Bargusi'nin oğlu "Şarku'l Avsat"a konuştu: Babamın hedef alınması onun sembolik önemini gösteriyor

Mervan'ın İsrail cezaevlerinde bir kurşunla yaralandığını doğruladı

Fetih lideri Mervan Bargusi, Kudüs'teki bir mahkemede (AP- Arşiv)
Fetih lideri Mervan Bargusi, Kudüs'teki bir mahkemede (AP- Arşiv)
TT

Bargusi'nin oğlu "Şarku'l Avsat"a konuştu: Babamın hedef alınması onun sembolik önemini gösteriyor

Fetih lideri Mervan Bargusi, Kudüs'teki bir mahkemede (AP- Arşiv)
Fetih lideri Mervan Bargusi, Kudüs'teki bir mahkemede (AP- Arşiv)

Filistinli önde gelen lider Mervan Bargusi'nin (67) oğlu Arab Bargusi, babasının tekrar tekrar hedef alınmasının ve İsrail'de kendisine yönelik yürütülen kışkırtıcı kampanyanın, "Mervan'ın büyüklüğünü, konumunu, etkisini ve sembolik değerini ortaya koyduğunu" belirtti. Arab Bargusi, sonunda babasının kazanacağına ve özgürlüğüne kavuşacağına inandığını ifade etti.

Bargusi'nin oğlu dün "Şarku'l Avsat"a yaptığı açıklamada, geçen hafta İsrail'in güneyindeki Negev Çölü'nde bulunan Ganot Cezaevi'nde bir İsrailli gardiyanın babasına plastik mermiyle ateş ettiğini ve Mervan Bargusi'nin yarasına rağmen tedavi edilmediğini vurguladı. Arab Bargusi, "Gardiyan babamı ayağından vurdu. Aile, olayı babamın avukatı, önde gelen İsrailli hukukçu Avigdor Feldman aracılığıyla öğrendi" dedi.

Yaklaşık çeyrek asırdır tutuklu bulunmasına rağmen Mervan Bargusi'nin adı Filistin siyasetinde etkisini sürdürüyor. Bargusi, iki ay önce Fetih Hareketi tarafından düzenlenen seçimlerde, Merkez Komite üyeliğine seçilenler arasında en yüksek oyu alan isim olmuştu.

İsrail Cezaevi İdaresi ise Fransız Haber Ajansı'na (AFP) yaptığı açıklamada, Barguti'nin yaralandığı yönündeki iddianın "asılsız olduğunu" savundu.



Ürdün ordusu, İran'dan fırlatılan üç füzenin düşürüldüğünü duyurdu

Ürdün askerleri (Reuters- Arşiv)
Ürdün askerleri (Reuters- Arşiv)
TT

Ürdün ordusu, İran'dan fırlatılan üç füzenin düşürüldüğünü duyurdu

Ürdün askerleri (Reuters- Arşiv)
Ürdün askerleri (Reuters- Arşiv)

Ürdün ordusu, hava savunma sistemlerinin çarşamba sabahı İran'dan fırlatılan üç balistik füzeyi düşürdüğünü, olayda herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar meydana gelmediğini açıkladı.

Ordudan yapılan açıklamada, sorumlu bir askeri kaynağın, "Hava savunma sistemleri bu sabah (çarşamba) İran topraklarından gelerek Ürdün hava sahasına giren üç balistik füzeyi engelledi ve düşürdü." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, füzelerin herhangi bir yaralanmaya veya maddi hasara yol açmadığı belirtildi.


İsrail'in Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlediği saldırıda aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti

Filistinliler, 29 Mayıs 2026'da Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir binanın enkazında, (DPA)
Filistinliler, 29 Mayıs 2026'da Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir binanın enkazında, (DPA)
TT

İsrail'in Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlediği saldırıda aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti

Filistinliler, 29 Mayıs 2026'da Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir binanın enkazında, (DPA)
Filistinliler, 29 Mayıs 2026'da Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir binanın enkazında, (DPA)

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde, bugün sabaha karşı İsrail'in düzenlediği hava saldırısında, aralarında bir çocuğun da bulunduğu aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altından çıkarılan başka bir çocuk ise saldırıdan sağ kurtuldu.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Filistinli sağlık ve yerel kaynaklar, bir helikopterin El-Berake Kavşağı yakınlarında Ebu Kasım ailesine ait eve saldırı düzenlediğini bildirdi. Saldırı sonucu binada büyük hasar meydana gelirken, geniş çaplı bir yangın çıktı.

Ambulans ve sivil savunma ekipleri olay yerine sevk edildi. Ekipler, yangını söndürmek ve hayatını kaybedenleri enkazdan çıkarmak için çalışma yürüttü. Hedef alınan dairede yangının bir süre devam ettiği bildirildi.

İsrail ordusu henüz olayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Saldırı, geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen bölgede devam eden gerilim ortamında gerçekleşti. Filistinli resmi kaynaklar, ateşkesten bu yana Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail'in hava ve topçu saldırıları sonucu binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.


Trump-Zeydi görüşmesi üzerinde İran’ın etkisi hissediliyor

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 13 Temmuz 2026 tarihinde Washington’daki konaklama yerinde (Hükümet Basın Ofisi)
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 13 Temmuz 2026 tarihinde Washington’daki konaklama yerinde (Hükümet Basın Ofisi)
TT

Trump-Zeydi görüşmesi üzerinde İran’ın etkisi hissediliyor

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 13 Temmuz 2026 tarihinde Washington’daki konaklama yerinde (Hükümet Basın Ofisi)
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 13 Temmuz 2026 tarihinde Washington’daki konaklama yerinde (Hükümet Basın Ofisi)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, göreve gelmesinin ardından gerçekleştirdiği ilk yurt dışı ziyareti kapsamında Washington’a giderken, çantasındaki gündem görünürde ekonomi olsa da, ABD, Bağdat ile Washington arasındaki en hassas müzakere süreçlerinden birine sahne olmaya hazırlanıyor.

Zeydi’nin bugün ABD Başkanı Donald Trump ile yapması beklenen görüşme, yalnızca ABD ile İran arasında artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın olası bir şekilde kapanmasının doğurabileceği sonuçlara ilişkin kaygıların gölgesinde gerçekleşmeyecek. Görüşme aynı zamanda Trump yönetiminin, İran’ın nüfuzunu azaltarak Irak’ın Ortadoğu’daki rolünü yeniden şekillendirme ve Bağdat’ı bir çatışma sahasından ABD’nin başlıca ekonomi ve güvenlik ortaklarından biri haline getirme hedefiyle de yakından bağlantılı.

Zeydi’nin ziyaret öncesinde yaptığı açıklamalar ise Washington ile ilişkilerin niteliğini yeniden tanımlama çabasını açık biçimde ortaya koyuyor. Zeydi, terörle mücadele ve ABD’nin Irak’taki askerî varlığının belirlediği ilişki modelinin yerine, yatırımlar, kalkınma ve teknoloji odaklı yeni bir dönemin kapısını aralamayı hedefliyor.

Zeydi, Washington Post’ta yayımlanan makalesinde amacının ‘kriz yönetiminden fırsat üretimine geçiş yapmak’ olduğunu belirterek, Irak’ın ABD siyaseti açısından yalnızca bir güvenlik dosyası değil, ekonomik bir ortak olmak istediğini vurguladı.

Zeydi, temaslarına dün akşam ABD’nin Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Irak heyetinin konakladığı yerde gerçekleştirdiği basına kapalı görüşmeyle başladı. Görüşmenin, Trump yönetimiyle yapılacak temasların gündemini belirlemeye yönelik hazırlık niteliği taşıdığı değerlendirilirken, devletin silah tekelinin sağlanması, hükümet denetimi dışında faaliyet gösteren silahlı grupların varlığının sona erdirilmesi, İran’ın nüfuzunun sınırlandırılması ve uluslararası koalisyonun görevinin 30 Eylül’de sona ermesinin ardından ABD askerî varlığının geleceği ele alınan başlıca konular arasında yer aldı.

Daha sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, Pentagon’daki üst düzey temasları öncesinde Irak Başbakanı onuruna resmî bir karşılama töreni düzenlemesi planlanıyor. Ardından Zeydi’nin Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor.

Zeydi yarın Dünya Bankası Başkanı ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Başkanı ile görüşecek. Program kapsamında ayrıca Michigan, Teksas ve Kaliforniya eyaletlerinden Iraklı topluluk temsilcileri, özel sektör temsilcileri ve yurt dışında eğitim gören Iraklı öğrencilerle buluşacak. Zeydi, perşembe günü ise Teksas eyaletinin Houston kentine geçerek Halliburton, Chevron ve ExxonMobil şirketlerini ziyaret edecek, ayrıca ABD Ticaret Odası Başkanı ile görüşecek.

Zeydi’nin programında, Irak’ta faaliyet gösteren enerji şirketleri ile ülkede yatırım yapmayı planlayan şirketlerin temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek bir yuvarlak masa toplantısı da yer alıyor.

Irak Başbakanı, cuma günü yeniden Washington’a dönerek ABD Ticaret Odası’nın düzenlediği üst düzey iş zirvesine katılacak. Zirvede Irak ile ABD arasındaki ekonomik ortaklığın geleceği, finansal teknolojiler, bankacılık ve dijital dönüşüm alanlarındaki iş birliği ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin genişletilmesi imkânları ele alınacak.

Bağdat’ın öncelikleri

Zeydi, hükümetini ekonomik reform odaklı bir yönetim olarak tanıtmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, petrol, ticaret ve dışişleri bakanlarının yanı sıra Merkez Bankası Başkanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve iş insanlarının da yer aldığı 27 bakan ve üst düzey yetkiliden oluşan Irak heyetinin yapısına da yansıdı.

Irak Hükümet Sözcüsü Haydar Abudi gazetecilere yaptığı açıklamada, petrol dosyasının görüşmelerin önemli başlıklarından biri olacağını belirterek, Hürmüz Boğazı’nın olası bir şekilde kapanmasının yol açabileceği olumsuzluklara karşı Irak petrolünün ihracatı için yeni güzergâhların değerlendirileceğini söyledi.

dfrgthy
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 13 Temmuz 2026 tarihinde Washington’daki konaklama yerinde ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı ağırladı. (Hükümet Basın Ofisi)

Irak’ın günlük 3,4 milyon varillik petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.

Zeydi daha önce yaptığı açıklamada, Irak’ın önümüzdeki üç yıl içinde günlük petrol üretimini 7 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini ifade etmişti.

Iraklı yetkililer, heyetin Washington’a taşıdığı temel mesajın, ABD’li yatırımcılara Irak’ın enerji, dijital ekonomi, yapay zekâ ve altyapı alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurmak istediğini göstermek olduğunu belirtiyor. Ancak Washington, bu ekonomik gündeme farklı bir perspektiften yaklaşıyor. ABD yönetimine göre Amerikan yatırımlarının başarılı olabilmesi için öncelikle şirketlerin Irak’a yönelmesini sağlayacak istikrarlı bir güvenlik ortamının oluşturulması gerekiyor. Bu durum ise silahlı gruplar dosyasını yeniden görüşmelerin en önemli başlıklarından biri haline getiriyor.

Trump’ın istedikleri

Ziyaret programı resmî olarak ekonomi ve yatırımlara odaklansa da güvenlik başlıklarının Beyaz Saray’daki görüşmelerin en önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

Trump yönetiminin öncelikleri üç ana başlıkta toplanıyor: Silahların yalnızca Irak devletinin kontrolünde bulunmasının sağlanması, İran bağlantılı silahlı grupların nüfuzunun sona erdirilmesi ve Irak topraklarının ABD güçleri ya da çıkarlarına yönelik saldırılar için kullanılmasının engellenmesi. Bunun yanı sıra Washington, Amerikan şirketlerine petrol, enerji ve altyapı projelerinde güçlü bir konum sağlayacak ekonomik ortaklığın geliştirilmesini de hedefliyor.

ABD yönetimi, Zeydi hükümetinin silahların devletin tekeline alınmasına yönelik taahhütlerini hayata geçirme başarısını, yeni dönemde ikili ilişkilerin en önemli sınavı olarak görüyor.

Zeydi ise hükümetinin göreve başlamasının üzerinden henüz 60 gün geçmeden yolsuzlukla mücadele ve bazı silahlı grupların devlet kurumlarına entegre edilmesi gibi alanlarda önemli ilerleme kaydettiğini Trump yönetimine anlatmaya çalışıyor. Ancak Washington’ın performansını özellikle Tahran’a yakın gruplarla nasıl mücadele edeceğine göre değerlendireceğinin farkında olan Zeydi, bu süreçte ABD’den istihbarat, teknik ve askerî destek talep ediyor.

Öte yandan, ziyaretten birkaç gün önce silahlı grupların yaptığı açıklamalar süreci daha da karmaşık hale getirdi. Kendisini Irak İslami Direnişi olarak adlandıran grup, silah bırakmayı reddettiğini duyururken, buna ilişkin bir dizi siyasi şart öne sürdü ve Amerikan şirketleri aracılığıyla askerî işgalin ekonomik işgalle değiştirilmek istendiğini savundu.

fgthyju
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Irak’ın Necef Havalimanı’nda, Ali Hamaney’in cenaze töreni öncesinde (Reuters)

Ketaib Hizbullah lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de söylemini sertleştirerek hükümeti ‘direnişin iradesine boyun eğmeye’ çağırdı ve grubun İran ekseniyle bağlarını sürdüreceğini vurguladı.

Washington ise bu açıklamaların yalnızca Irak hükümetine yönelik olmadığını, aynı zamanda Trump yönetimine İran’ın Irak’taki nüfuzunu azaltmanın kolay olmayacağı mesajını vermeyi amaçladığını değerlendiriyor.

Washington ile Tahran arasında

Zeydi, bir yandan ABD ile stratejik bir ilişki kurmayı hedeflerken, diğer yandan Irak’ta siyaset ve güvenlik alanlarında hâlâ geniş nüfuza sahip olan İran’la doğrudan bir çatışmaya girmek istememesi nedeniyle zorlu bir denge kurmaya çalışıyor. Bu nedenle Zeydi, birçok kez Irak’ın ‘hiçbir eksene katılmayacağını’ vurgulayarak, Bağdat’ın Washington ile Tahran arasındaki gerilimin tarafı değil, iki ülke arasında arabulucu rolü üstlenmeyi amaçladığını ifade etti.

Zeydi, ABD yönetimini İran’ın nüfuzunun doğrudan bir çatışmayla değil, güçlü bir devlet yapısı ve siyasi sistem içindeki farklı aktörleri kapsayabilecek sağlam bir ekonomi inşa edilerek sınırlandırılabileceğine ikna etmeye çalışıyor. Bu nedenle Bağdat, Washington ile ilişkileri yeniden şekillendirmenin en gerçekçi yolunun ekonomik iş birliğinden geçtiği görüşünü benimsiyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) eski komutanı emekli General David Petraeus, Washington Post’ta yayımlanan makalesinde Irak’ın, onlarca yıl süren diktatörlük, savaşlar, terör ve dış müdahalelerin ardından devletini yeniden inşa edebilmesi için ‘nadir görülen tarihî bir fırsatın’ eşiğinde bulunduğunu belirtti. Petraeus, Zeydi’nin Washington ziyaretinin ABD ile yeni bir ortaklığın temellerini atmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Petraeus’a göre Irak’ın başarısı; hükümetin yolsuzluk ağlarını ve milis yapılanmalarını tasfiye etmesine, silahların devletin tekelinde toplanmasına, hukukun üstünlüğünü güçlendirmesine ve özellikle İran’a aşırı bağımlılığı azaltacak şekilde ekonomik ortaklıklarını çeşitlendirmesine bağlı olacak.