Cezayir'deki bir Çocuk Bakımevinde yangın: 11 ölü, en az 20 yaralı

Başkent Cezayir, (Arşiv- Reuters)
Başkent Cezayir, (Arşiv- Reuters)
TT

Cezayir'deki bir Çocuk Bakımevinde yangın: 11 ölü, en az 20 yaralı

Başkent Cezayir, (Arşiv- Reuters)
Başkent Cezayir, (Arşiv- Reuters)

Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı Basın Sözcüsü Yüzbaşı Kerim Bin Fahsi, bugün yaptığı açıklamada, başkent Cezayir’in doğu banliyösünde bulunan Muhammediye belediyesindeki bir çocuk bakımevinde yangın çıktığını duyurdu. Olayda 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 20'den fazla kişinin ise çeşitli derecelerde yanıklarla yaralandığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Bin Fahsi, sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme ve tahliye çalışmalarına devam ettiğini, yaralıların tedavi edilmek üzere hastanelere sevk edildiğini ifade etti. Yangının çıkış nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Sivil Savunma Teşkilatı, sabah saatlerinde yaptığı ilk duyuruda, bakımevi içerisinde yangın çıktığını bildirmiş ve ekiplerin olay yerindeki çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.



BM: Arap zamkı ticareti Sudan’daki savaşı körüklüyor

Sudan’ın zamk üretiminin bir kısmı çatışmalardan etkilenen bölgelerden geliyor. (AFP)
Sudan’ın zamk üretiminin bir kısmı çatışmalardan etkilenen bölgelerden geliyor. (AFP)
TT

BM: Arap zamkı ticareti Sudan’daki savaşı körüklüyor

Sudan’ın zamk üretiminin bir kısmı çatışmalardan etkilenen bölgelerden geliyor. (AFP)
Sudan’ın zamk üretiminin bir kısmı çatışmalardan etkilenen bölgelerden geliyor. (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği dün yaptığı açıklamada, Sudan’daki Arap zamkı sektörüne bağlı devletler, şirketler ve ilgili tüm taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısında bulundu. Komiserlik, sektörden elde edilen gelirlerin ülkede devam eden iç savaşın sürmesine katkı sağladığı uyarısında bulundu.

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında dördüncü yılına giren çatışmalar, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine ve ülkenin geniş bölgelerinin yıkıma uğramasına yol açtı.

Dünya Arap zamkı üretiminin yaklaşık yüzde 80’i Sudan’da gerçekleştiriliyor.

Arap zamkı, akasya ağaçlarından elde edilen doğal bir madde olup gazlı içecekler, ilaçlar ve kozmetik ürünleri başta olmak üzere çok sayıda yaygın üründe bileşenleri karıştırmak, sabitlemek ve kıvam artırmak amacıyla kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) yayımladığı raporda, önemli miktarda Arap zamkının HDK’nin kontrolündeki bölgelerden çıkarılarak komşu transit ülkelere kaçırıldığı, burada yerel üretim ürünü olarak ihraç edildiği ve bu nedenle kaynağının izlenmesinin zorlaştığı belirtildi.

Raporda ayrıca, Sudan ordusunun kontrolündeki bölgelerden de Arap zamkının Port Sudan’a taşınarak buradan ihraç edildiği ifade edildi.

Raporda, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin de çatışmalardan kaynaklanan insan hakları riskleriyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuldu.

Sudan’daki Arap zamkı üretiminin bir bölümü çatışmalardan etkilenen bölgelerde gerçekleştiriliyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, sektörde çalışanların güvenliklerine yönelik tehditlerle karşı karşıya kaldığını ve hem Sudan ordusu hem de HDK dahil olmak üzere çatışmanın taraflarınca yaygın yağma olaylarına maruz kaldıklarını tespit etti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, şirketlere insan hakları ihlallerine veya çatışmanın sürmesine katkıda bulunmadıklarından emin olmaları çağrısında bulundu.

Türk, “Şirketler, çatışmalardan etkilenen tedarik zincirlerinden ürün temin ederken faaliyetlerini her zamanki gibi sürdüremez” ifadesini kullanarak, kullandıkları hammaddelerin kaynaklarının titizlikle denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Raporda, Mayıs 2025’te HDK’nin en-Nuhud kentindeki Arap Zamkı Borsası'nı, depolarını ve daha geniş pazar alanının bazı bölümlerini yağmaladığına ilişkin haberler örnek gösterildi. Söz konusu olayın bölge halkının geçim kaynaklarını olumsuz etkilediği kaydedildi.


Fas, Gazze'deki uluslararası istikrar gücüne katılmak için anlaşma imzaladı

Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
TT

Fas, Gazze'deki uluslararası istikrar gücüne katılmak için anlaşma imzaladı

Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)
Gazze şehrinin doğusundaki El-Zerka bölgesinde, savaşta yıkılan binaların yakınlarına kurulan çadırlar, 11 Temmuz 2026 (DPA)

Reuters’ın haberine göre Fas, Gazze'de görev yapacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne katılım için dün bir anlaşma imzaladı.

Fas Haber Ajansı, anlaşmanın başkent Rabat'ta düzenlenen bir toplantı sırasında imzalandığını bildirdi. Toplantıya Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, üst düzey askeri yetkililer, Gazze Barış Konseyi Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov ve Uluslararası İstikrar Gücü komutanının da yer aldığı bir heyet katıldı.

Şarku’l Avsat’ın Fas Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Fas Ulusal Savunma İdaresi yaptığı açıklamada, anlaşmanın "bu bölgede barış ve güvenlik ortamının oluşturulmasına yönelik somut insani ve güvenlik girişimleri aracılığıyla ortak katkı sağlama iradesini yansıttığı" ifade etti.

Haberde, Gazze Barış Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü Komutanlığı'nın Fas'ın girişime katılma kararını memnuniyetle karşıladığı belirtildi. Plan kapsamında üst düzey askeri subayların yanı sıra jandarma ve polis unsurlarının konuşlandırılması, ayrıca bir sahra askeri hastanesinin kurulmasının öngörüldüğü belirtildi.


Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
TT

Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)

Lübnan'ın güneyinde belirlenecek deneme bölgesine ilişkin öneri, altı köy olarak netleşti. Bu köylerden birinin bazı bölümleri İsrail’in işgali altındayken, diğer beşi İsrail’in ateş menzilinde yer alıyor. Bunlar da biri Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunan Zavtar eş-Şarkiye, diğeri ise Litani Nehri’nin güneyinde olmak üzere iki bölgeye ayrılıyor.

Salı ve çarşamba günleri İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Lübnan-İsrail müzakerelerinin altıncı turunda önerilen deneme bölgesi, Zavtar el-Garbiye, Farun, El-Ganduriye, Kefer Kila (Kalaviye), Burc Kalaviye ve Sarifa beldelerini kapsıyor. Sarifa'nın, İsrail güçlerinin sahada bulunduğu en yakın noktaya, Vadi el-Hucayr'a yaklaşık beş kilometre uzaklıkta olduğu ve İsrail güçlerinin 1985 yılında Lübnan'ın güneyindeki sınır kuşağına çekilmesinden bu yana, 2000 yılındaki tam çekilmeden önce de dahil olmak üzere bu köye hiçbir zaman girmediği belirtiliyor.

ds8o9p
Geçtiğimiz mayıs ayında Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgesini hedef alan İsrail topları (arşiv - Reuters)

Görüşmeleri yakından takip eden Lübnanlı kaynaklara göre deneme bölgesi hâlâ önerilen bir bölge niteliğinde. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Lübnan ordusunun ‘müzakere turunun sonuçlarından henüz haberdar edilmediğini, zira temsilcilerinden hiçbirinin müzakere masasında bulunmadığını’ belirtti.

Çekilme karşılığında çekilme

Müzakereler, bölgeleri biri eteklerinde İsrail'in bulunduğu, diğeri ise Hizbullah'ın bulunduğu bölgeler olmak üzere iki kısma ayırmış gibi görünüyor. Bu doğrultuda önerilen deneme bölgesi haritası, ‘çekilme karşılığında çekilme’ ilkesini dayatıyor. Buna göre, iki bölge İsrail ordusundan ve Hizbullah savaşçılarından boşaldıktan sonra Lübnan ordusu her iki bölgeye eş zamanlı olarak girecek.

Litani Nehri, Zavtar, Farun ve Sarifa'nın eteklerinden geçiyor. İsrail ordusu, birbirine bağlı bu derin vadilerin Hizbullah'ın füze mevzilerini barındırdığına inanıyor. Ne var ki son savaş sırasında bu bölgeleri yoğun şekilde hedef aldığı ve geçtiğimiz ay kara birliklerinin Farun’a sızma girişimleri gerçekleştirdiği bu görüşü destekliyor. El-Ganduriye, Kefer Kila ve Burc Kalaviye beldeleri ise, yüksek kesimlerinin Vadi el-Hucayr'ın doğusunda yer alan ve İsrail ordusu tarafından işgal edilen köylere hakim olması nedeniyle stratejik bir coğrafi konuma sahip; bu köyler Lübnan'ın İsrail ile sınırından on kilometreden daha uzak bir mesafede bulunuyor.

Hizbullah tarafından anlaşmanın sonuçlarına ilişkin yeni bir açıklama gelmedi. Örgütün Genel Sekreteri Naim Kasım, geçen ay, ‘egemenlik çıtasının, yalnızca Litani Nehri'nin güneyi ilkesi üzerine kurulu 27 Kasım 2024 anlaşmasının sonuçları çerçevesinde kalınarak sağlanabileceğini’ vurgulamış, İsrail'in ‘kayıtsız ve şartsız’ çekilmesi çağrısında bulunmuş ve ‘İsrail'in çekilmesinin ardından gelecek dönem için kapsamlı bir ulusal güvenlik stratejisinin incelenmesi’ gerektiğini belirtmişti.

Lübnan ordusunun sahadaki adımları

ABD’nin arabuluculuğu ve kolaylaştırıcılığında Lübnan ve İsrail orduları arasında cuma günü düzenlenmesi öngörülen, İsrail ordusunun çekilmesi ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanması gibi anlaşmanın uygulama mekanizmalarının ele alınacağı teknik görüşmeler öncesinde, Lübnan ordusu deneme bölgesi kapsamındaki köylerden birinde sahadaki adımlarına başladı. Yerel medya organları, ordunun Sarifa beldesinin Deyr Kifa köyüne açılan kavşağında büyük bir kontrol noktası kurduğunu ve kasabaya geçiş yapan araç ve motosikletlerin sıkı bir şekilde denetlendiğini bildirdi.

kı
Lübnan'ın güneyindeki batı kesimde İsrail'in işgal ettiği tepelerin arka planda göründüğü, Sur kentinin sahilindeki Lübnan bayrakları (DPA)

Öte yandan İsrail ordusu, Beyt Yahun, Bint Cubeyl, El-Hıyam ve Kunine beldelerinde imha operasyonları gerçekleştirdi ve Bint Cubeyl'den sınır kasabası Marun er-Ras'a uzanan yolları düzleştirdi. İsrail askerleri ayrıca, Mecdel Zun ve El-Mansuri beldeleri yakınlarındaki bahçeleri kontrol etmeye çalışan bazı sakinlerin üzerine ateş açtı. Bir İsrail dronu Tel Debin'e, başka bir dron ise El-Mansuri'ye ses bombası attı. Bunun yanı sıra İsrail güçleri, Zavtar beldesine doğru makineli tüfeklerle ateş açtı. Ayrıca zırhlı bir birlik, Haddasa beldesinin Hariss beldesine bakan eteklerine doğru sızma girişiminde bulundu.