Hizbullah, son günlerde Lübnan yönetimine, özellikle de Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik söylemlerini sertleştirdi. Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Washington ziyareti öncesinde bir Hizbullah milletvekili, “Yönetimle köprüler artık atıldı ve bunun sonuçları ağır olabilir” ifadesini kullanarak gerilimi açık şekilde tırmandırdı. Hizbullah, Lübnan ordusunun komuta kademesini hedef almamayı sürdürüyor. Ancak örgüt, daha önce yaptığı açıklamalarda silahlarının zorla alınmasına yönelik herhangi bir girişime, İsrail ordusuna karşı gösterdiği tavrın aynısıyla karşılık vereceğini duyurmuştu.
Lübnan, ABD ve İsrail arasında Güney Lübnan’da ‘pilot bölgeler’ önerisinin hayata geçirilmesine yönelik temaslar sürerken, Hizbullah’ın son sert açıklamaları bu plana destek vermeye hazır olmadığı yönünde açık mesajlar olarak değerlendiriliyor. Söz konusu öneri, belirlenen bölgelerin Lübnan ordusunun kontrolüne bırakılmasını ve hem İsrail ordusunun hem de Hizbullah ile örgütün askeri unsurlarının bu bölgelerden çekilmesini öngörüyor. Hizbullah daha önce de çerçeve anlaşmasını ve içerdiği hükümleri sert ifadelerle eleştirmişti.
Geçtiğimiz hafta Roma’da ABD’nin himayesinde gerçekleştirilen ve pilot bölgelerin uygulanmasına devam edilmesi konusunda anlaşmaya varılan yeni bir Lübnan-İsrail müzakere turunun sona ermesiyle eş zamanlı olarak, Lübnan ordusuna ait bir devriye, Lübnan’ın güneyindeki Sur ilçesinde devriye gezdi. (AFP)
Zorla çatışmaya yönelik bir karar yok
Askeri kaynaklara göre, pilot bölgeler planının güç kullanılarak uygulanmasına yönelik ne siyasi ne de askeri düzeyde alınmış bir karar bulunuyor. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Bu konu diyalog ve siyasi yollarla çözülmeli. Ordunun sahada Hizbullah ile doğrudan karşı karşıya getirilmesi doğru olmaz. Böyle bir senaryonun sonuçları her açıdan felaket olur” değerlendirmesinde bulundu.
Hafta ortasında Hizbullah’ın parlamentodaki grubunun üyesi Hasan Fadlallah, meclis kürsüsünden Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a sert eleştiriler yöneltmiş ve Avn’ın ‘ülke birliğinin simgesi olan cumhurbaşkanı olmak yerine, Lübnanlılar arasındaki ayrışmayı derinleştiren siyasi bir aktöre dönüştüğünü’ savunmuştu. Hizbullah Milletvekili Ali Feyyad ise dün yaptığı açıklamada, “Bu yönetimle yaşanan sorun artık çok büyük bir noktaya ulaştı. Aramızdaki köprüler tamamen koptu, uzlaşma ihtimali kalmadı ve bunun doğuracağı sonuçlar hayra alamet olmayacak” ifadelerini kullandı.
Sokaklarda gerginlik artıyor mu?
Beyrut Amerikan Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Haşşan, Hizbullah’ın yönetime yönelik giderek sertleşen söylemlerini, örgütün karşı karşıya bulunduğu ‘varoluşsal tehditlere’ bağladı. Haşşan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Hizbullah artık hedef tahtasına konuldu ve askeri kanadının tasfiye edilmesi yönünde karar alındı. Bu nedenle Hizbullah’ın önümüzdeki gün ve haftalarda, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ‘sokağa inmek kırmızı çizgidir’ uyarısına rağmen, sokaktaki tansiyonu yükseltmesi ihtimal dışı değil” dedi.
Haşşan, mevcut göstergelerin Hizbullah’ın olası bir çatışmaya hazırlandığına ve önümüzdeki dönemin ‘son derece zorlu ve tehlikeli’ geçeceğine işaret ettiğini belirtti. Lübnan ordusunun Hizbullah’la karşı karşıya getirilmesi durumunda orduda bölünme yaşanabileceğine ilişkin kaygıların haklı olduğunu vurgulayan Haşşan, “Böyle bir kararın sonuçları hafife alınamaz. Ordu Komutanı da bunun tamamen farkında ve tutumunu buna göre belirliyor. Askeri kökeni ve kurumu yakından tanıması nedeniyle Cumhurbaşkanı Avn da bu tabloya yabancı değil” ifadelerini kullandı.
Haşşan’a göre Hizbullah şu anda siyasi ve askerî açıdan zayıf bir konumda bulunuyor. Bununla birlikte, toplumsal dayanışma nedeniyle Şii toplumunun büyük bölümü, örgütün tamamen yenilgiye uğraması halinde son yıllarda elde edilen ‘Şiilerin kazanımlarının’ ortadan kalkacağına inandığı için Hizbullah’ın etrafında kenetlenmeyi sürdürüyor. Haşşan, bu kesimin ülkedeki belirleyici konumunu korumayı hedeflediğini ifade etti.
Lübnan askerleri ülkenin güneyinde bir kontrol noktası kurdu. (Lübnan Ordu Komutanlığı sitesi)
Suikastlar geri mi dönüyor?
Siyasi yazar ve Janoubia internet sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Ali el-Emin ise Hizbullah’ın artık ‘Lübnanlı bir siyasi parti gibi hareket etmediğini’ savundu. El-Emin, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Hizbullah, Cumhurbaşkanı’nın müzakereler, Lübnan’ın dış ilişkileri ya da ülkenin ve halkının güvenliğine ilişkin ulusal hassasiyetlerini dikkate alan bir yapı değil. Bugün yüzde 100 İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bir uzantısıdır. Bu nedenle Hizbullah’ın Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a yönelik tutumu, aslında İran’ın Avn’a yönelik tutumudur” ifadelerini kullandı.
El-Emin’e göre Hizbullah’ın söylemlerinin, yönetime veya kendisine muhalif siyasi güçlere karşı sahada harekete geçmesinin ön hazırlığı olma ihtimali de göz ardı edilemez. Bunun suikastlar ya da sokakta kaos yaratmaya yönelik girişimler gibi farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten el-Emin, ancak böyle bir sürecin Hizbullah’ın lehine sonuç vermeyeceğini söyledi. El-Emin, “Dikkat çeken nokta, Hizbullah, Avn’ı her hedef aldığında Lübnanlıların ona desteğinin artması ve Hizbullah’ın daha da yalnızlaşmasıdır. Bu nedenle örgütün içeride bir çatışma çıkarmaya yönelik herhangi bir girişimi herkese zarar verir. Ancak bunun en ağır bedelini ödeyecek taraf da hiç kuşkusuz Hizbullah olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Hizbullah, tarafsız bir ordu istiyor
Bir soru üzerine el-Emin, Hizbullah’ın orduyu hedef almaktan kaçınmasının samimi bir yaklaşım olmadığını savundu. El-Emin, bunun ordunun ‘herkesin sevdiği bir askeri kurum’ olarak aşırı şekilde övülmesiyle bağlantılı olduğunu belirterek, “Ordunun sevilmesinin şartı, tüm siyasi güçleri memnun etmesi ve dolayısıyla tarafsız kalmasıdır” dedi. Şarku’l Avsat’a konuşan el-Emin, Hizbullah’ın orduyu her zaman kendi çıkarlarıyla uyumlu olmadığı sürece ‘etkisiz bir güç’ olarak görmek istediğini ifade etti. Bunun, ordunun Hizbullah’tan mevzilerini teslim almasını istediği durumlarda örgütün neden karşı çıktığını açıkladığını belirten el-Emin, Litani Nehri’nin kuzeyindeki Ali Tahir Tepesi’nde yaşananları buna örnek gösterdi. El-Emin ayrıca, kasım ayında varılan anlaşmanın ardından Sur ilçesinde Hizbullah’a ait tünellerden birini teslim almaya çalışan askerlerin hedef olduğu ve altı askerin hayatını kaybettiği patlamayı hatırlattı. El-Emin sözlerini şöyle noktaladı: “Hizbullah ayrıca hükümet ile ordu arasında, görünürde küçük dahi olsa ortaya çıkan her türlü görüş ayrılığını derinleştirmeye ve büyütmeye çalışıyor.”
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’ta Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad’ı ağırladı. (Dibeybe’nin ofisi)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Washington’da daha önce gerçekleşen bir görüşmede (LUO Genel Komutanlığı)