Gözlemevi: Gazze nüfusunun üçte ikisi yıl sonuna kadar ciddi açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yerinden edilmiş Filistinliler, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan bir yardım kuruluşuna ait aşhanede yardımlarını almak için bekliyor (AP)
Yerinden edilmiş Filistinliler, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan bir yardım kuruluşuna ait aşhanede yardımlarını almak için bekliyor (AP)
TT

Gözlemevi: Gazze nüfusunun üçte ikisi yıl sonuna kadar ciddi açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yerinden edilmiş Filistinliler, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan bir yardım kuruluşuna ait aşhanede yardımlarını almak için bekliyor (AP)
Yerinden edilmiş Filistinliler, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan bir yardım kuruluşuna ait aşhanede yardımlarını almak için bekliyor (AP)

Küresel bir açlık gözlemevi dün yaptığı açıklamada, insani yardım kuruluşlarının fon yetersizliği nedeniyle yardım akışını azaltmasıyla birlikte, Gazze nüfusunun üçte ikisinden fazlasının yıl sonuna kadar aşırı açlıkla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) tarafından yürütülen son değerlendirme, Ekim 2025'te İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin ardından artan gıda tedariki ve beslenme hizmetleri sayesinde, özellikle çocuklardaki akut yetersiz beslenme seviyelerinin belirgin şekilde düştüğünü ortaya koydu. Ancak gözlemevi bir raporda, durumdaki bu iyileşmenin gerileme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

Raporda, çoğu hane için gıda tüketiminin yetersiz kalmaya devam ettiği ve bazı kişilerin dilenmeye ve çöplerden yiyecek aramaya başvurduğu belirtildi.

Raporda ayrıca, 1,2 milyon kişiden fazla insanın, yani Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 59'unun, nisan ortası ile haziran sonu arasındaki dönemde kriz seviyesi veya daha kötü olarak tanımlanan aşırı açlıkla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Bu sayı içerisinde yaklaşık 212 bin kişinin acil durum kategorisinde bulunduğu kaydedildi. Aralık ayına kadar bu rakamın artarak 1,4 milyon kişiyi, yani şerit nüfusunun yüzde 67'sini aşmasının beklendiği belirtildi. 2023 yılında başlayan savaşın ardından yaşanan sık yer değiştirmeler ve İsrail'in yardım ulaştırma konusundaki katı kısıtlamaları nedeniyle, Gazze nüfusunun çoğunluğu yardım malzemelerine bağımlı durumda bulunuyor. Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye gıda girişine kısıtlama getirmediğini, Ekim 2025'ten beri 1,8 milyon tondan fazla gıda maddesinin bölgeye girişini kolaylaştırdığını savundu.

Hassas durum

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması, aralık ayında yaptığı açıklamada, ağustos ayındaki bulgusundan geri adım atarak Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinin artık kıtlık koşullarıyla karşılaşmadığını belirtmişti. Sınıflandırma şimdi ise yardım miktarının azalmaya başlamasıyla birlikte bu ilerlemenin tehlikede olduğu uyarısında bulunuyor.

Hamile ve emziren kadınlara yönelik tamamlayıcı beslenme programları, bu yılın ocak ve mayıs ayları arasında yararlandıkları kişi sayısını yarı yarıya azaltarak 6 bin kadına düşürdü.

Yardımlarda yapılacak ilave kesintilerin fon eksikliğinden ve yardım kuruluşlarının bölgedeki faaliyetlerine ilişkin belirsizliklerden kaynaklanması muhtemel görünüyor.

İsrail, Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması'nın ağustos ayındaki sonuçlarını reddetmişti ve o dönemde gıda kıtlığını kabul etmesine rağmen, Gazze'de açlık politikası izlediği yönündeki suçlamaları sürekli olarak reddetti. İsrail daha önce savaş sırasında bölgeye yeterli yardımın girişine izin verdiğini belirtmişti. Gazze'ye yardım akışını denetlemekle sorumlu İsrail askeri kolu olan Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinasyon Birimi (Cogat), IPC raporunu reddederek, taraflı olarak nitelendirdi. Ateşkesin ardından Gazze'ye çok miktarda gıda, su ve tıbbi malzemenin girdiğini belirten birim, Hamas'ı yardım malzemelerinin güzergahını değiştirmek ve bunları yağmalamakla suçladı. Yardım kuruluşları ise Gazze'nin su ve kanalizasyon şebekelerinde benzeri görülmemiş bir çöküşle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Savaş, Hamas liderliğindeki savaşçıların güney İsrail'e saldırısıyla başlamıştı. İsrail, saldırıda çoğunluğu sivil bin 200 kişinin öldürüldüğünü ve 251 kişinin rehin alındığını belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın Gazze'deki sağlık yetkililerinden edindiği bilgiye göre, bu saldırının ardından düzenlenen İsrail taarruzlarında çoğunluğu sivil 73 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini ifade ediyor.