İsrail, Gazze'de silah tüccarlarına yönelik operasyonlarını ve silah üretim noktalarına saldırılarını yoğunlaştırdı

Aynı kabileden 112 Filistinli için cenaze töreni düzenlendi

Filistinliler, enkaz altından çıkarılan aynı aileden 112 kişinin cenazesini dün omuzlarında taşıdı, (AFP)
Filistinliler, enkaz altından çıkarılan aynı aileden 112 kişinin cenazesini dün omuzlarında taşıdı, (AFP)
TT

İsrail, Gazze'de silah tüccarlarına yönelik operasyonlarını ve silah üretim noktalarına saldırılarını yoğunlaştırdı

Filistinliler, enkaz altından çıkarılan aynı aileden 112 kişinin cenazesini dün omuzlarında taşıdı, (AFP)
Filistinliler, enkaz altından çıkarılan aynı aileden 112 kişinin cenazesini dün omuzlarında taşıdı, (AFP)

İsrail, Gazze'yi silahtan arındırılmış bir bölgeye dönüştürme ve güvenlik kontrolünü sürdürme planları doğrultusunda, silah üretimi ve ticaretiyle bağlantılı olduğu öne sürülen kişilere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırırken, silah üretildiğinden şüphelenilen noktalara saldırılarını da artırıyor.

İsrail, pazartesi günü Gazze'de sahadaki sükûneti bozarak, yeni bir hedefli saldırı gerçekleştirdi. Gazze kentinden orta kesimlere doğru seyreden bir aracı hedef alan saldırıda iki Filistinli hayatını kaybetti.

scdfrgth
Filistin sivil savunma personeli, Gazze şehrinde bombardıman sonucu hasar gören bir araçtaki yangını söndürmeye çalışıyor (EPA)

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda dün düzenlenen cenaze töreninde, saldırıda yaşamını yitiren Samir Ebu Delal ile Muhammed Derviş toprağa verildi. Aynı saatlerde Gazze kentinde, savaş sırasında hayatını kaybeden ancak cenazelerine ulaşılamayan aynı kabileden 112 Filistinli için geniş katılımlı bir cenaze töreni düzenlendi.

Silah ticareti yapanlara yönelik operasyonlar

Sahadaki kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Ebu Delal ile Derviş'in uzun yıllardır çeşitli Filistinli gruplara bağlı silahlı unsurlara farklı türlerde silah temin eden kişilerle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

Kaynaklara göre İsrail, temmuz ayında üç silah tüccarını hedef aldı. Bunlardan birinin, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın ikmal birimi adına doğrudan faaliyet yürüttüğü iddia edildi.

 cvfghyj
Filistinliler, Gazze şehrinde aracına düzenlenen hava saldırısında öldürülen Muhammed Derviş'in cenaze töreninden önce dün Deyr el-Belah'ta yas tutuyor (AP)

İsrail ordusu geçen ayın sonunda Hamas'ın askeri kanadının ikmal biriminde görevli olduğu belirtilen Muhammed el-Abd'ın öldürüldüğünü açıkladı. Ordu, 13 Temmuz'da ise Mustafa el-Uveysi'nin öldürüldüğünü duyurdu ve onu, Kassam Tugayları'nın yeniden yapılanmasına destek amacıyla Gazze'ye askeri malzeme kaçırmaya çalışmakla suçladı.

Kaynaklar, İsrail'in savaş boyunca Kalaşnikof tüfekleri gibi hafif silahların yanı sıra tanksavar füzeleri ve modern keskin nişancı tüfekleri gibi silahların ticaretiyle uğraştığı öne sürülen çok sayıda kişiyi hedef aldığını ifade etti.

İsrail ayrıca, silah depolandığı iddiasıyla bazı kişilerin evlerini vururken, silah üretiminde kullanıldığını öne sürdüğü atölyelere de hava saldırıları düzenledi.

fgthyjuk
Hava saldırısında araçları hedef alınarak hayatını kaybeden iki Filistinli için Deyr el-Belah'taki Aksa Şehitleri Hastanesi'nde düzenlenen cenaze töreninde yakınları son vedalarını yapıyor. (DPA)

Kaynaklara göre İsrail'in Hamas ve İslami Cihad bünyesinde silah üretimiyle ilgilenen kişilere yönelik operasyonları, 7 Ekim 2023 saldırısına katıldığı veya savaş sırasında İsrailli rehineleri tuttuğu öne sürülen kişilere yönelik operasyonlarla benzer yoğunlukta sürdürülüyor.

Sahadaki son durum

Mısır'da geçen cuma Hamas ile üzerinde mutabakata varılan "yol haritası" anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi amacıyla yürütülen diplomatik temaslar dün de sürerken, Gazze'de yeni bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Pazar günü bir apartman dairesine düzenlenen İsrail hava saldırısında yaralanan bir Filistinlinin, aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı.

Gün içinde Han Yunus'un batısındaki Mevasi bölgesinde İsrail askeri araçlarından açılan ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı. İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) ise Han Yunus'un doğusu ile Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi üzerinde ses bombaları attı.

Öte yandan yüzlerce Filistinli, Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi'nde savaş sırasında düzenlenen bombardımanlarda hayatını kaybeden El-Hasayine-Ebu Şeria ailesinden 112 kişi için cenaze töreni düzenledi.

Filistin bayraklarına sarılı cenazeler ve naaşlardan çıkarılan kalıntılar, yıkılan evlerin enkazı yakınındaki bir alana getirildi. Cenaze namazının ardından Zeytun Mahallesi'ndeki el-Ma'medani Mezarlığı'na defnedildi.

fvgthyju
Filistinliler dün Gazze şehrinin doğusunda bir kabileye mensup 112 kişi için cenaze töreni düzenledi (EPA)

Bu tören, Gazze Şeridi'nde şimdiye kadar düzenlenen en kalabalık cenazelerden biri olarak kayda geçti.

İsrail savaş uçakları, 22 Kasım 2023'te söz konusu aileye ait yerleşim bloğunu yoğun bombardımana tutmuştu. Şarku’l  Avsat’ın yerel kaynaklardan aktardığına göre saldırıda 16 yaşın altında 44 çocuk dahil 308 kişi hayatını kaybetmiş, İsrail güçleri uzun süre cenazelerin enkaz altından çıkarılmasına izin vermemişti.

Hayatını kaybedenler arasında 37 kadın ile 10'dan fazla engelli bireyin de bulunduğu ifade edildi.

Gazze Sivil Savunma ekipleri, 14 Temmuz'da başlattıkları ve 1 Ağustos'ta tamamlanan çalışmalar sonucunda 112 kişinin naaşına ulaştı. Yetkililer, uygun ekipman eksikliği nedeniyle enkaz altında kalan diğer cenazelerin çıkarılmasında ciddi güçlükler yaşandığını kaydetti.



Yemen yönetimi öncelikleri yeniden belirleyerek inisiyatifi ele almaya çalışıyor

Yemen yönetimi öncelikleri yeniden belirleyerek inisiyatifi ele almaya çalışıyor
TT

Yemen yönetimi öncelikleri yeniden belirleyerek inisiyatifi ele almaya çalışıyor

Yemen yönetimi öncelikleri yeniden belirleyerek inisiyatifi ele almaya çalışıyor

Yemen yönetimi, hükümet güçlerinin batı kıyısında geniş bir bölgedeki mevzilerini Husilere kaptırmasının ardından önceliklerini yeniden belirlemeye çalışıyor. Husiler, 3-11 Eylül tarihleri arasında düzenledikleri saldırıda Hays, el-Huha ve el-Muha ile limanını ele geçirerek Kızıldeniz'in güneyindeki Bab el-Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve Yemen'e ait diğer adalara kadar ilerledi.

Yemen yönetimi, güçlerini yeniden organize etmeyi ve yeniden konuşlandırmayı hedeflerken çatışmaların devam edeceğini ve inisiyatifin yeniden ele geçirileceğini vurguluyor. Hükümet kaynakları, bazı askerlerin Marib'e intikal ettiğini ve eş zamanlı olarak yerinden edilenleri karşılamaya yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih'in liderliğindeki Ulusal Direniş, İran'ı, Devrim Muhafızları ve bölgedeki müttefikleri aracılığıyla saldırıya doğrudan destek vermek ve operasyonu yönetmekle suçladı. Ulusal Direniş, saldırının Husilerin kıyı boyunca geniş alanları ve mevzileri ele geçirmesiyle sonuçlandığını bildirdi.


Lübnan’da İsrail’in güneydeki patlamalarının sismik etkilerine ilişkin endişe

İsrail saldırısının ardından el-Mansuri kasabasından duman yükseliyor (AP)
İsrail saldırısının ardından el-Mansuri kasabasından duman yükseliyor (AP)
TT

Lübnan’da İsrail’in güneydeki patlamalarının sismik etkilerine ilişkin endişe

İsrail saldırısının ardından el-Mansuri kasabasından duman yükseliyor (AP)
İsrail saldırısının ardından el-Mansuri kasabasından duman yükseliyor (AP)

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde art arda gerçekleştirdiği patlamalar artık yalnızca “Hizbullah”a ait tesis ve mevzileri hedef alan askerî operasyonlar olmaktan çıktı. Bu patlamaların ardından, yer altında neler yaşanabileceğine ilişkin soru işaretleri ve endişeler de artmaya başladı.

İsrail’in özellikle yer altındaki tesisleri ve tünelleri hedef aldığı güney Lübnan’daki kasaba ve bölgelerde düzenlediği saldırılarda büyük miktarlarda patlayıcı kullanılıyor. Bu patlamalar, zaman zaman hedef alınan bölgenin çevresinin çok ötesinde hissedilen şok dalgaları ve sarsıntılar oluşturuyor.

Patlamaların tekrarlanmasıyla birlikte, etkilerinin yalnızca yeryüzündeki yıkımla sınırlı kalmayıp bölgede hâlihazırda aktif olan jeolojik katmanları ve fay hatlarını da etkileyebileceğine yönelik endişeler artıyor.

fvghy
Lübnanlılar, güney Lübnan’ın Sur kentinde sahilde vakit geçirirken, İsrail saldırısının hedef aldığı Mansuri kasabasından dumanlar yükseliyor. (Reuters)

Uzmanlara göre bu patlamaların sonuncusu ve en büyüğü, Ali et-Tahir Tepesi içindeki yer altı tesislerini hedef alan saldırıydı. Televizyon ekranlarına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerde tepenin içinden dev alevlerin yükseldiği görülürken, geniş bir alanda yaşayanlar patlamanın neden olduğu sarsıntıları hissetti.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, 4,1 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildiğini bildirdi.

O gece bölge sakinleri büyük korku yaşadı. Patlama bölgesine yaklaşık 20 kilometre mesafede yaşayan bir kişi yaşananları, “Yer yaklaşık beş saniye boyunca bizimle birlikte sallandı” sözleriyle anlattı. Bu ifade, sarsıntıların hissedildiği alanın ne kadar geniş olduğunu ortaya koyuyor.

Yer altında oluşan ek basınç için daha fazla araştırma gerekiyor

Bu endişeler ışığında, söz konusu patlamaların sonuçlarının ve gelecekte sarsıntı ya da depremlere yol açıp açmayacağının belirlenmesi için daha fazla zaman ve araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

cdfvgt
Güney Lübnan’ın Haniye köyünden görülen İsrail İHA’sı, Mansuri köyündeki evlerin üzerine bırakıp patlatmak üzere bir kutu dolusu patlayıcı taşıyor. (AP)

Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi’ne bağlı Jeofizik Merkezi Müdürü Dr. Marlin el-Bereks de bu görüşü destekliyor. Bereks, “Patlamanın oluşturduğu ve 4,2 büyüklüğündeki bir depremle karşılaştırılabilecek dalgalar gerçekten kaydedildi” dedi.

Ali et-Tahir’deki patlamanın en büyüğü olduğunu, onu Şakif’teki patlamanın izlediğini belirten Bereks, “Büyük çaplı patlamalar yer altında ilave bir basınç oluşturuyor. Bu basınç, faylarda zaten mevcut olan gerilime ekleniyor. Ancak şu aşamada bu basıncın boyutunu belirlemek ya da kayalarda kırılmaya veya sarsıntı ve depremlerin tetiklenmesine yetecek düzeyde olup olmadığını kesin olarak söylemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Bereks, “Şarku’l Avsat”a yaptığı açıklamada, patlamaların ardından doğal sismik hareketliliğin bilimsel açıdan dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. “Bu aktivitede olağandışı bir değişiklik meydana gelirse, bu endişe gerektiren bir işaret olabilir” diyen Bereks, merkez tarafından şu ana kadar bu patlamalarla ilişkilendirilebilecek olağandışı bir hareketlilik kaydedilmediğini belirtti. Ancak kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için daha ayrıntılı veri ve araştırmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Tekrarlanan patlamaların etkisine ilişkin endişe

Afet yönetimi ve tıbbı uzman Dr. Cibran Karnauni ise konuya daha kaygı verici bir açıdan yaklaşıyor.

Karnauni, “Ali et-Tahir Tepesi, Yammune Fayı’ndan ayrılan Rum Fayı üzerinde bulunuyor. Bölge aktif faylar içeriyor. Bu nedenle, özellikle büyük miktarlarda patlayıcı kullanılan saldırıların devam ettiği bir ortamda, tekrarlanan patlamaların bu faylar üzerindeki etkisi endişe yaratıyor” dedi.

Lübnan’da çok sayıda sismik fay bulunuyor. Rum Fayı, Lübnan’ın güneyinde yoğunlaşıyor; Cezin’den başlayarak Sayda’nın doğusundaki Rum kasabasına uzanıyor, ardından İklim el-Harub ve Damur yönüne kıvrılarak Hilda ve Beyrut’un Ra’s Beyrut bölgesine kadar ilerliyor. Bazı görüşlere göre fay, kuzeye doğru Akdeniz’e kadar uzanıyor.

dfgthy
İsrail ordusunun kontrolüne geçirdiği ve perşembe gecesi güney Lübnan’ın Nebatiye kenti yakınlarında Hizbullah’a ait tünel ağını patlattığı Ali et-Tahir Tepesi. (AP)

Karnauni, “Şarku’l Avsat”a yaptığı açıklamada, “Risk yalnızca patlamanın gerçekleştiği anla sınırlı değil. Asıl sorun, özellikle fay hatlarının yakınındaki bölgelerde patlamaların tekrarlanmasıyla etkilerin zaman içinde birikme ihtimali” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak Karnauni, bu operasyonların gerçekten sismik hareketliliği tetikleyip tetikleyemeyeceğinin belirlenmesi için uzmanlaşmış jeolojik ve sismik değerlendirmelere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Bu patlamaların İsrail’i de olumsuz etkileyip etkilemeyeceği ve sarsıntı veya deprem olasılığını artırıp artırmayacağı sorusuna ise Karnauni şu yanıtı verdi:

“Kesin bir hükme varmak mümkün değil. Ancak İsrailliler patlamaların şok dalgasını kontrol edebilir ve bunun yönünü güneye, yani kuzey İsrail’e değil, Lübnan yönüne çevirebilir.”

Endişeler yalnızca depremlerle sınırlı değil. Karnauni’ye göre derin ve şiddetli patlamalar, kaya katmanları, yer altı suları ve çevredeki kanalizasyon şebekeleri üzerindeki basınç konusunda da soru işaretleri yaratabilir. Şebekelerin zarar görmesi ve kanalizasyon suyunun içme suyuna karışması halinde altyapıda hasar veya su kaynaklarında kirlenme meydana gelebilir.

Endişeler 2023’ten bu yana sürüyor

Bu endişeler yeni değil. Ekim 2023’te “Hizbullah” ile İsrail arasında savaşın başlamasından, 2024 boyunca İsrail’in güney Lübnan’daki askerî operasyonlarını genişletmesinden ve ardından yıkım ve patlatma faaliyetlerinin sürmesinden bu yana, zaten sismik hareketliliğin görüldüğü bölgelerde art arda gerçekleştirilen patlamaların yaratabileceği etkiler gündeme geliyor.

Son yıllarda büyük çaplı patlamaların yaşandığı başlıca bölgeler Adise ve Kefr Kila oldu.

Bu patlamalardan önce de Beyrut’un güney banliyölerini hedef alan iki büyük saldırı gerçekleşmişti. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın öldürülmesi amacıyla her biri yaklaşık 2 bin libre ağırlığında 85 sığınak delici bomba kullanılırken, Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin’e yönelik saldırıda toplam ağırlığı 73 tona ulaşan bombalar kullanılmıştı.


Irak, İran’la sınır kapılarını yeniden açıyor

Irak tarafındaki Şelemçe Sınır Kapısı’nda vatandaşlar ve güvenlik görevlileri. (AFP)
Irak tarafındaki Şelemçe Sınır Kapısı’nda vatandaşlar ve güvenlik görevlileri. (AFP)
TT

Irak, İran’la sınır kapılarını yeniden açıyor

Irak tarafındaki Şelemçe Sınır Kapısı’nda vatandaşlar ve güvenlik görevlileri. (AFP)
Irak tarafındaki Şelemçe Sınır Kapısı’nda vatandaşlar ve güvenlik görevlileri. (AFP)

Irak makamları, dün İran’la arasındaki üç kara sınır kapısının kademeli olarak yeniden açılacağını açıkladı. Söz konusu sınır kapıları, Suudi Arabistan’daki bir petrol boru hattına yönelik İHA saldırısının ardından kapatılmıştı. Bağdat, saldırının Irak topraklarından gerçekleştirildiğini kabul etti.

Resmî “Güvenlik Medyası Birimi”, Başbakan ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ali Zeydi’nin, Şelemçe, Mendeli ve Şeyb sınır kapılarının yeniden açılması için belirli takvimlerin oluşturulması yönünde talimat verdiğini bildirdi.

Söz konusu üç sınır kapısı Basra, Meysan ve Mendeli vilayetlerinde bulunuyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar, Meysan vilayetindeki Şeyb Sınır Kapısı yakınlarından gerçekleştirildi. Bunun üzerine Başbakan, vilayet emniyet müdürünü görevden aldı; güvenlik birimlerinin yöneticilerini ise görevden uzaklaştırarak, soruşturma için ilgili makamlara sevk etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre analistler, sınır kapılarının kapatılması kararının İran tarafına yönelik eşi görülmemiş bir “uyarı mesajı” niteliği taşıdığı değerlendirmesinde bulundu. Güvenlik Medyası Birimi daha önce yaptığı açıklamada, “Yetkili güvenlik birimleri, bazı sınır kapılarında idari ve güvenlik düzenlemelerine yönelik işlemleri başlattı. Bu durum söz konusu kapıların kapatılmasını gerektirdi. İhlal ve usulsüzlüklerin koşullarını ortaya çıkarmak amacıyla gerekli hukuki tedbirler alınmış, istihbarat çalışmalarının yanı sıra soruşturma ve denetimler yoğunlaştırılmıştır” ifadelerini kullanmıştı.