Mustafa Rüstem
Suriye'nin başkenti Şam, sınırda ileri mevzilere doğru askeri konvoyların sevk edilmesi sebebiyle bir bekleyiş hali yaşıyor. Savunma Bakanlığı'ndan tüm savaşçıları muharebe birliklerine ve oluşumlara katılmaya çağıran bir seferberlik çağrısının ardından gelen bu askeri hareketlilik, ordu mevzilerinin veya konvoylarının fotoğrafının çekilmesini yasaklayan sıkı talimatlarla eş zamanlı olarak geldi. Suriyeli medya kurumlarına göre, alarm seviyesi (C) düzeyine yükseltildi ve Suriye-Irak sınırı boyunca askeri birlikler konuşlandırıldı.
Bu seferberlik, Suriye'nin kuzeydoğusunda eski rejim ordusuna veya SDG güçlerine karşı yakın zamanda girişilen savaşlardan sonra yoğunluğu bakımından eşi benzeri görülmemiş bir durum. Suriye ve Irak arasındaki sınır yaklaşık 600 kilometre uzunluğunda ve üç ana resmi kara sınır kapısı içeriyor; Suriye'nin Haseke şehri ile Irak'ın Ninova şehrini birbirine bağlayan Yarubiye-Rabia Sınır Kapısı, Suriye'nin Deyrizor şehri ile Irak'ın Anbar şehrini birbirine bağlayan Elbukemal-el-Kaim Sınır Kapısı, Suriye-Irak-Ürdün sınır üçgenine yakın konumda bulunan el-Tanf-el-Velid Sınır Kapısı.
İran yanlısı milisler
Iraklı bir siyasi kaynağa göre, ağustos ayı başlarında Suriye, Irak'a iki ülke arasındaki sınır yakınlarında İran yanlısı milis grupların hareketlerini gözlemlediğini iletti ve Irak topraklarından yapılacak herhangi bir saldırıya karşılık verileceği konusunda uyardı.
Kaynaklar, Suriye tarafının bu uyarıları iletmek için doğrudan Iraklı yetkililerle temasa geçtiğini ve Irak topraklarının Suriye'yi hedef alan herhangi bir eylem için kullanılmasını önlemek için önlemler alınmasını talep ettiğini belirtti.
İlgili kaynaklar, özellikle Irak sınırına doğru Deyrizor'a takviye birliklerinin ulaştığını teyit etti; bu gelişme, iki ülke arasındaki yaklaşık 600 kilometrelik ortak sınır boyunca Haşdi Şabi Güçleri'nin sınırın karşı tarafında seferber edildiği ve konuşlandırıldığı ile ilgili haberlerin ortasında gerçekleşti. Buna ilave olarak, Bağdat, kaçakçılığı engellemek için beton duvarlar inşa edilmesi ve sınır muhafızları konuşlandırması da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik önlemleri aldı.
Haberler ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hizbullah'ı kuşatmak, güvenlik ve askeri aygıtını yok etmek için Şam'ı Lübnan’a girmeye itme niyetine atıfta bulunarak, İran'a bağlı Iraklı Haşdi Şabi Güçlerinin, Suriye ordusunun bu adımına karşılık olarak bir saldırı başlatmak için işaret bekleyerek Suriye'ye girmeye hazırlandığından da bahsetti. Bu arada, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ordunun Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri adımıyla ilgili haberleri reddederek tüm taraflarla diyalog çağrısında bulundu.
Bu gelişmeler, Cumhurbaşkanı Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Lideri Mazlum Abdi arasında SDG'nin Suriye hükümeti ve ordusuna entegrasyonunu görüşmek üzere yapılan bir toplantıya dair haberlerle eş zamanlı oalarak geldi. Bu arada, Kamışlı'daki kaynaklar, geniş çaplı bir güvenlik seferberliği kapsamında SDG’nin el-Cevadiye kasabasında ve el-Abbasiye köyüne giden yol yakınlarında hareketlilik gösterdiğini belirtti. Kürdistan Bölgesi Başkanının 3 Ağustos'ta Şam'a yaptığı ziyaret ve Cumhurbaşkanı Şara ile yaptığı görüşme, istikrarlı ve birleşik bir Suriye'yi destekleme, etnik ve dini grupların haklarını koruma konusunda fikir birliği olduğunu gösterdi.
Ayrıca, askeri kurum içinde ve özellikle de Hama'daki el-Amşat ve el-Hamzat Tugayları gibi birliklerin komutanlarıyla anlaşmazlıklar olduğuna dair haberler de var. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre dolaşan bilgiler, Selefi fraksiyonlar ile eskiden “Milli Ordu” olarak bilinen muhalif güçler arasındaki karmaşık ilişkiye dair uzun süredir devam eden anlaşmazlıklara rağmen, gizli, ilan edilmemiş bir isyanı işaret ediyor.
Şam hükümeti, teyakkuz halinin Irak veya Lübnan sınırındaki tehditlerle bağlantısı hakkında resmi bir açıklama yapmadı. Bununla birlikte durum, Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden, güvenlik servislerinin ve bütün askeri birliklerin dağıtılmasından, savaşçı fraksiyonların “Saldırganlığı Önleme” operasyonu odasında birleştirilmesinden ve Savunma Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılmasından beri yeni Suriye ordusunun ilk seferberliği olarak kabul ediliyor.
İnsan hakları ve siyasi aktivist Ahmed es-Seyyid Ömer yaptığı açıklamada, olağanüstü hâl (C) deklare edildikten sonra konuşulmaya başlanan takviyelerin, 86. Tümen'den kuvvetlerin yanı sıra keşif ve gözetleme birimlerinin, seçkin birliklerin ve sınır muhafızlarının, Irak sınırına yakın Elbukemal bölgesi ile Deyrizor'un doğu kırsalı da dahil olmak üzere çeşitli yerlere konuşlandırılmasıyla başladığını belirtti.
Ömer, “Şu ana kadar bu hareketliliğin nedenleri bilinmiyor ve askeri liderler arasında herhangi bir çekişme olasılığını doğrulamak veya dışlamak mümkün değil. Ancak takviyeler sınırlara yakın yerlere ulaştığında bu dış tehditlerle ilgilidir. Özellikle de Suriye Devlet Başkanı’nın, ordusunun ülke sınırları dışında savaş veya operasyonlara girme niyetinde olmadığını birden fazla kez teyit ettiği göz önüne alındığında” değerlendirmesinde bulundu.
Lübnan sınırında
Bu arada, yeni Suriye ordusunun sınır boyunca konuşlanmasıyla Lübnan-Suriye sınırında bir bekleyiş hali yaşanıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen eski bir Suriye ordusu subayı, bu alarm durumunun, özellikle uyuşturucu kaçakçılığından insan kaçakçılığına kadar her türlü kaçakçılığın yaygın olduğu sınır bölgelerinde Hizbullah fraksiyonlarının varlığı göz önüne alındığında, sınır koruması için normal olduğunu belirtti.
Askeri analist ve eski subay Cuma el-Sattam, Doğu Suriye'deki Iraklı fraksiyonlar ile Lübnan tarafındaki yoğunlaşan faaliyetler arasında bir bağlantı olduğu düşüncesinde. Suriye güçlerinin dikkatini dağıtmak amacıyla her iki cepheyi aynı anda ateşlemek için aralarında bir güvenlik veya askeri koordinasyon olmasını da göz ardı etmiyor. Sattam, “Suriye sınırındaki Hizbullah faaliyetlerini ve Şam ile çevresindeki kırsal bölgeleri hedef alabilecek füze rampalarına sahip olduğunu unutmamalıyız” uyarısında bulunuyor.
Yeni Suriye ordusunun herhangi bir Arap ülkesine girmesi olasılığını dışladı, ancak Lübnan sınırındaki mevcut seferberliğin “belirli bir koruma ihtiyacından, sınırda algılanan tehditler ışığında savunma kapasitesini güçlendirmekten veya iki ülke arasındaki yollar ile diğer alanlardaki boşlukları kapatmaktan kaynaklandığı” görüşünü dile getirdi.
Savunma Bakan Yardımcısı (Doğu Bölgesi İşleri) Sipan Hemo ise Suriye-Irak sınırında çatışma olduğuna dair haberleri yalanlayarak, yerel bir kanala yaptığı açıklamada güvenlik durumunun istikrarlı olduğunu belirtti. Öte yandan, Irak Sınır Muhafız Kuvvetleri Komutanı Muhammed Abdulvahab Sakr, sınırda durumun normal olduğunu, bütün faaliyetlerin Iraklılarla koordineli olduğunu ve şu anda herhangi bir tehdit bulunmadığını ifade etti.
Ağustos ayı başlarında Irak Başbakanı Ali Faleh ez-Zeydi, bölgedeki güvenlik gelişmelerini görüşmek ve ülkesinden güvenlik ve istikrarı bozabilecek herhangi bir eylemi önlemek amacıyla düzenlenen acil güvenlik toplantısına başkanlık ederek, ülkesinin topraklarından komşu ülkelere yönelik herhangi bir ihlal veya tehdidi önleme konusundaki kararlılığını yineledi.
*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.