Suriyeli gözlemciler: SDG, entegrasyon anlaşmasının tamamlanması için taleplerini artırıyor

KDSÖY’den bir yetkili, Şera ile Abdi arasındaki görüşmenin ardından bir ilerleme olacağı öngörüsünde bulunmuştu

 altı) Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi arasında geçtiğimiz salı günü gerçekleşen görüşmeden (SANA)
altı) Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi arasında geçtiğimiz salı günü gerçekleşen görüşmeden (SANA)
TT

Suriyeli gözlemciler: SDG, entegrasyon anlaşmasının tamamlanması için taleplerini artırıyor

 altı) Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi arasında geçtiğimiz salı günü gerçekleşen görüşmeden (SANA)
altı) Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi arasında geçtiğimiz salı günü gerçekleşen görüşmeden (SANA)

Şam’da geçtiğimiz salı günü Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (KDSÖY) Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed’i bir araya getiren görüşmenin sonuçları konusunda sessizlik sürüyor. Ancak Suriyeli gözlemciler, aksi yöndeki yoğun açıklamalara rağmen toplantının ‘taraflar arasındaki anlaşmazlık konularına çözüm getirmediğini’ belirtiyor.

Görüşme öncesinde, Suriye hükümeti ile SDG arasında geçtiğimiz ocak ayında imzalanan anlaşma kapsamında entegrasyon sürecinin tamamlanması ve SDG ile KDSÖY’nin feshedilmesi gibi başlıklarda yaşanan sorunlara ilişkin tarafların görüşlerini birbirine yaklaştıracağı yönündeki iyimserlik de yerini belirsizliğe bıraktı. Bunun, Kürt tarafının ‘taleplerinin çıtasını yükselttiğinin’ ortaya çıkmasının ardından yaşandığı belirtiliyor.

Şam’da SDG liderliğiyle yapılan önceki toplantılardan (SANA)
Şam’da SDG liderliğiyle yapılan önceki toplantılardan (SANA)

İyimserliğin azalmasını güçlendiren gelişmelerden biri de Suriye resmi haber ajansı SANA’nın toplantıya ilişkin yayımladığı kısa haber oldu. Yalnızca 41 kelimeden oluşan haberde, Şera’nın Şam’daki Halk Sarayı’nda Abdi’yi Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile Deyrizor Valisi Ziyad el-Ayiş’in katılımıyla kabul ettiği belirtildi. Haberde, “Görüşmede 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasının tamamlanması ve devlet kurumları bünyesinde entegrasyon sürecinin takip edilmesi ele alındı” ifadesine yer verildi; fotoğraflarda görülmesine rağmen İlham Ahmed’in görüşmeye katıldığına değinilmedi.

Entegrasyon anlaşmasının uygulanmasının tamamlanmasının önündeki engellerin neler olduğu ve SDG ile KDSÖY’nin Suriye yönetiminin karşılamayı reddettiği taleplerinin neler olduğu konusunda çeşitli sorular gündeme geldi.

KDSÖY’nin Şam Temsilcisi Abdulkerim Ömer, Şera ile Abdi arasındaki görüşmenin sonuçlarını ‘olumlu’ olarak değerlendirdi. Ömer, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, toplantının ‘dostane ve olumlu bir atmosferde, diyaloğun başarıya ulaşması konusunda ortak sorumluluk ve hassasiyet ruhuyla gerçekleştirildiğini’ söyledi. Ömer’e göre görüşmede, 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasının tamamlanmasının yanı sıra KDSÖY’e bağlı askeri, güvenlik ve idari kurumların, ‘mevcut mutabakatlarla ve ulusal çıkarla uyumlu şekilde’ devlet kurumlarına entegrasyonunun sürdürülmesine ilişkin adımlar ele alındı. Ömer, ‘entegrasyon sürecinin olumlu ve sorunsuz ilerlediğini’, ancak üzerinde uzlaşıya dayalı çözümlere ulaşılması için daha fazla diyalog ve görüşme gerektiren bazı meseleler ile zorlukların bulunduğunu belirtti. Söz konusu konuların toplantıda ‘yapıcı bir ruhla’ ele alındığını ifade etti.

Ömer, üzerinde mutabık kalınmış çözümlere ulaşmak için daha fazla diyalog ve görüşme gerektiren ‘meseleler ve zorlukların’ ayrıntılarına girmedi. Ancak görüşmede ortaya çıkan sonuçların önümüzdeki günlerde somut şekilde hayata geçirilmesini beklediğini belirterek, bunun ‘anlaşmanın uygulanması sürecinin güçlendirilmesine, istikrarın pekiştirilmesine ve ortak anlayış çabalarının ilerletilmesine’ katkı sağlayacağını söyledi.

Geçtiğimiz ocak ayında Rakka’da Suriye hükümetiyle durumlarını düzenlemek üzere sıraya giren SDG mensupları (Reuters)
Geçtiğimiz ocak ayında Rakka’da Suriye hükümetiyle durumlarını düzenlemek üzere sıraya giren SDG mensupları (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Haseke vilayetinde görev yapan bir Suriyeli yetkili ise Şera ile Abdi arasındaki görüşmenin sonuçları ve KDSÖY ile SDG’nin taleplerine ilişkin Şarku’l Avsat’ın sorularını yanıtlamadı.

Zorluklar

Buna rağmen olumlu yönde ilerleme sağlandığı yönündeki açıklamalara karşın, kamuoyuna duyurulan gelişmeler, Kadın Koruma Birlikleri de dahil olmak üzere farklı askeri oluşumların entegrasyon mekanizmaları önünde çeşitli zorluklar bulunduğunu gösteriyor. Bu zorluklar arasında Kürt bölgelerinde Kürtçe eğitim meselesi, Rojava ve Kobani üniversitelerinin geleceği ile yerinden edilenlerin memleketlerine dönüşü dosyası yer alıyor. Özellikle Resulayn, Tel Abyad ve Rakka’ya dönüşler bu kapsamda öne çıkıyor. Bunun yanı sıra hizmet, idare ve insani konularla ilgili başka dosyalar da bulunuyor.

Suriyeli Kürt yazar ve siyasi araştırmacı Ali Temmi, Şam’daki görüşmenin yalnızca ‘karşılıklı görüş alışverişiyle sınırlı kaldığını’ söyledi. Temmi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “SDG taleplerinin çıtasını yükseltiyor ve zaman faktörünü kullanmaya çalışıyor. Dolayısıyla şu ana kadar kendisini feshetmekten kaçınıyor. Çünkü artık bir tarafta Suriye hükümeti, diğer tarafta Türkiye olmak üzere iki taraf arasında sıkışmış durumda. Bu nedenle zaman kazanmaya çalışacaktır” dedi.

Temmi’ye göre SDG’nin şu aşamada feshedilmesi beklenmiyor. Bunun nedenini ise SDG’nin ‘anayasal güvenceler talep etmesine’ bağlayan Temmi, “Bu durum meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor. Hükümetin dayatmaları kabul edebileceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Ayn el-Arab’taki (Kobani) SDG güçleri (Arşiv – Reuters)
Ayn el-Arab’taki (Kobani) SDG güçleri (Arşiv – Reuters)

Temmi, entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını engelleyen üç ek unsur bulunduğunu söyledi. Bunların ilkini, SDG’nin hükümete teslim etmediği ağır silahlar; ikincisini devlet kurumlarının devredilmemesi; üçüncüsünü ise sınır kapıları oluşturuyor. Temmi, bu başlıkların tamamının hâlâ çözümsüz kaldığına dikkat çekti.

Temmi açıklamasını, “Anlaşmanın süresinin gelecek yılbaşında dolacağını düşünüyorum ve şu ana kadar olumlu yönde herhangi bir işaret bulunmuyor” sözleriyle tamamladı. Öte yandan, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani’nin Ankara ziyareti ve Türk yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmelerin, Şera ile Abdi arasındaki toplantıdan yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşmesi dikkati çekiyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Ankara’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Ankara’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Suriye’nin kuzeyindeki siyasi aktivistler, Şeybani’nin Ankara ziyareti ile Şam’daki görüşme arasında bağlantı kurdu. İsmini vermek istemeyen bir aktivist, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “SDG dosyası artık uluslararası bir mesele haline geldi. Türkiye bu konuya büyük önem veriyor ve meseleyi PKK dosyasıyla ilişkilendiriyor” dedi. Türk medyasında yer alan haberlere göre, ‘SDG’nin feshedilmesi, PKK’nın ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.’ Aktivist, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki PKK üyelerinin isimlerinden oluşan bir listeye sahip olduğunu ve Ankara’nın bu listeyi Suriye yönetimine ileteceğini, Suriye yönetiminin de listeyi Abdi’ye sunacağını belirtti. Aktiviste göre söz konusu dosya, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan çerçeve yasayla bağlantılı.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.