Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi, Hâkim Fahreddin el-Uryan başkanlığında dün aldığı kararla, devrik rejim lideri Beşar Esed, kardeşi Mahir Esed ve yönetimin firari diğer 7 üst düzey yetkilisi hakkında gıyaben, eski güvenlik yetkilisi Atıf Necib hakkında ise idam cezasına hükmetti. Sanıklar; cinayet, işkence, hürriyetten yoksun bırakma, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından suçlu bulundu.
Kararın açıklanmasının ardından Adalet Sarayı salonlarında, koridorlarında ve çevresinde sevinç sloganları atıldı. Bu kararlar, eski rejimin 2024 yılının sonlarında devrilmesinden sonra bu nitelikteki ilk yargı kararları olma özelliğini taşıyor.
Hâkim El-Uryan, yürütülen soruşturmaların ve tanık ifadelerinin, Atıf Necip'in 2011 yılında Dera'daki protestoların başlamasının ardından çok sayıda tutuklunun sorgulanmasındaki suç ortaklığını ve Dera'daki sivil halka karşı "Kapan" adı verilen güvenlik operasyonunu yönettiğini kanıtladığını belirtti. El-Uryan, Beşşar Esed'in bu suçlardaki rolünün ise "en üst düzey karar verici sıfatıyla, devlet aygıtını bu amaç doğrultusunda seferber etmek" suretiyle gerçekleştiğini belirtti.
Uluslararası takip ve Kırmızı Bülten süreci
Suriye Barolar Birliği Başkanı Ali el-Tavil, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, firari sanıkların uluslararası düzeyde takibi hususuna değindi. El-Tavil, suçluların iadesini düzenleyen uluslararası anlaşma ve sözleşmeler bulunduğunu, Suriye'nin bunlara dayanabileceğini belirterek, ayrıca Interpol'ün devletin talebi üzerine "Kırmızı Bülten" çıkarabileceğini ifade etti.