Washington, Güney Lübnan’daki “pilot bölgeleri” belirleyecek
Hizbullah, Ali el-Tahir ile ilgili gelişmeleri önemsiz gösteriyor
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Lübnan Özel Askeri Koordinasyon Grubu Başkanı General Joseph Clearfield’ı, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa ile birlikte kabul etti. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Washington, Güney Lübnan’daki “pilot bölgeleri” belirleyecek
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Lübnan Özel Askeri Koordinasyon Grubu Başkanı General Joseph Clearfield’ı, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa ile birlikte kabul etti. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
ABD, Güney Lübnan’daki “pilot bölgelerin” genişletilmesi kapsamına alınması öngörülen beldeleri belirlemeye hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın Lübnanlı kaynaklardan aktardığına göre bu bölgelerden İsrail’in çekilmesiyle Lübnan ile İsrail arasındaki anlaşmazlığın sona erdirilmesi ve “ilk pilot bölge”de Lübnan ordusunun konuşlanmasını denetleyecek bir mekanizmanın oluşturulmasına ilişkin uzlaşının kolaylaştırılması hedefleniyor.
Bu arada Hizbullah, Ali el-Tahir tepelerinden çekilmeyi reddederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun tepeye atfettiği önemi küçümsüyor.
Hizbullah’ın tutumuna yakın kaynaklar, Netanyahu’nun siyasi söyleminde tepeye ilişkin sembolik ve güvenlik boyutlarını öne çıkararak, burayı ele geçirmesi halinde elde edeceği kazanımı olduğundan büyük göstermeyi ve bunu seçimlerde siyasi amaçlarla kullanmayı hedeflediğini belirtti. Kaynaklar, söz konusu tesisin, Hizbullah’ın daha önce Litani Nehri’nin güneyinde Lübnan ordusuna teslim ettiği bazı diğer tesislerden daha küçük olduğunu ifade etti.
«Sözümüzü tuttuk»... Ben-Gvir, Filistinlilerin asılarak idam edilmesi için ayrılan alanın görüntülerini paylaştıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309442-s%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCz%C3%BC-tuttuk-ben-gvir-filistinlilerin-as%C4%B1larak-idam-edilmesi-i%C3%A7in-ayr%C4%B1lan
«Sözümüzü tuttuk»... Ben-Gvir, Filistinlilerin asılarak idam edilmesi için ayrılan alanın görüntülerini paylaştı
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (ortada), (AFP)
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, terör suçlarından hüküm giyen Filistinlilerin asılarak idam edileceği bir tesisin inşa edildiğini gösteren video yayımladı. Tesiste, benzer nedenlerle suçlanan Yahudi aşırılık yanlılarının ise kapsam dışında tutulacağı belirtiliyor.
Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre daha önce faaliyetleri nedeniyle uluslararası yaptırımlara ve kınamalara maruz kalan Ben-Gvir, tesiste kurbanların ailelerinin infazları izleyebilmesine olanak sağlayacak izleme bölmelerinin bulunacağını ifade etti.
Ben-Gvir, yeri açıklanmayan tesise yaptığı ziyareti gösteren videoyu sosyal medyada paylaştı. İsrail medyasında yayımlanan görüntülerde ise bir buldozer ve inşaat çalışmaları görülüyor. Çalışmaların bir cezaevinin yakınında yürütüldüğü öne sürülürken, aşırı sağcı bakan temel atma çalışmalarını göstererek buranın, kendi ifadesiyle, “teröristlerin idam edileceği yer” olduğunu söyledi.
Gazete ayrıca Ben-Gvir’in bu yılın başlarında 50. yaş gününü, darağacı ipi şeklinde tasarlanmış bir pasta ile kutladığını hatırlattı.
Ben-Gvir videoda, “Teröristlerin cezaevlerindeki tutukluluk koşullarını ağırlaştıracağımıza söz verdim ve sözümüzü tuttuk. Teröristler için idam cezasını öngören bir yasanın çıkarılacağına söz verdim ve bunu yaptık. Şimdi de idam mahkûmları bölümünün ve asma tesisinin hatları şekillenmeye başladı” ifadelerini kullandı.
Ben-Gvir, Filistinlilerin asılması için hazırlanan bir yerin videosunu yayınladı (X)
The Guardian, Filistinlilerin askeri mahkemelerde “terör” suçundan hüküm giymeleri halinde idam edilmelerinde kullanılacağı belirtilen darağacının inşasına ilişkin haberlerin, bu yılın başlarında kabul edilen yeni yasanın ardından geldiğini belirtti.
Yasa, askeri mahkemelerin, başka bir seçenek bulunmaması halinde idam cezası vermesini öngörüyor. Mahkeme, özel koşullar bulunduğuna karar verirse, ömür boyu hapis cezasına hükmedebiliyor. Uygulamada ise Yahudi İsrailliler, yasanın uygulanmasını “İsrail Devleti’nin varlığını inkâr etme niyetiyle” işlenen cinayetlerle sınırlandıran madde sayesinde idam cezasından korunuyor.
Gazete, daha önce ırkçılığa kışkırtma, görev başındaki bir polisin görevini yapmasını engelleme ve yasaklı terör örgütü Kah hareketini destekleme suçlarından mahkûm edilen Ben-Gvir’in, 2022'den bu yana, geçen yılki iki aylık ara dışında, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptığını kaydetti.
Ben-Gvir, İsrail’de yeni idam cezası yasasının başlıca savunucularından biri olarak biliniyor ve uzun süredir aşırı söylemleri ve provokatif eylemleriyle gündeme geliyor.
İsrailli milletvekillerinin bu yıl kabul ettiği iki yasadan biri olan idam cezası düzenlemesi, 62'ye karşı 48 oyla Knesset’ten geçmesinin ardından geniş çaplı uluslararası tepki aldı. Eleştirilerde yasanın “ayrımcılık” içerdiği vurgulandı.
Uluslararası Af Örgütü’nden Erika Guevara-Rosas, yasanın kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, düzenlemenin “keyfi olarak yaşamdan mahrum bırakılmayı önlemeye ve adil yargılanma hakkını korumaya yönelik temel güvenceleri de zayıflattığını” ve “Filistinlilere karşı ayrımcı onlarca yasayla desteklenen İsrail’deki apartheid sistemini güçlendirdiğini” ifade etti.
Son aylarda Ben-Gvir’e Fransa ve İrlanda tarafından yaptırım uygulanırken, İngiltere de geçen yıl yaptırım getirmişti. Ben-Gvir ayrıca birkaç gün önce Gazze’de gecede 30 ila 40 kişinin öldürülmesini öngören bir “cezalandırıcı öldürme politikası” uygulanması çağrısında bulunması nedeniyle yoğun tepki çekti.
Ben-Gvir, “Bence her gece 30 ila 40 infaz gerçekleştirmeliyiz. Çünkü bazı insanlar yaşamayı hak etmiyor... Onlar insan bile değil” ifadelerini kullanmıştı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, çarşamba günü Ben-Gvir’in açıklamalarını “kabul edilemez ve insanlık dışı” olarak nitelendirirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bakanın “uluslararası hukuku ihlal eden insanlık dışı çağrılarını” sert biçimde kınadı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de Ben-Gvir’in açıklamalarını “dehşet verici”, “iğrenç”, “insanları insanlıktan çıkaran” ve “tehlikeli” sözleriyle niteledi.
Videonun yayımlanması, İsrail’in politikalarına yönelik uluslararası kınamaların arttığı bir dönemde gerçekleşti. Bu kapsamda Kudüs dışında yer alan büyük E1 yerleşim projesi için yeni ihalelerin açılması da tepki çekti. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, söz konusu adımı “kabul edilemez ve yıkıcı bir eylem” olarak nitelendirerek Batı Şeria ile Doğu Kudüs’ün birbirinden ayrılması riskine dikkat çekti ve İsrail maslahatgüzarını protesto için bakanlığa çağırdı.
Miliband, “Birleşik Krallık gerek özel görüşmelerde gerekse kamuoyu önünde, E1 projesine karşı olduğunu ve Filistinliler ile İsraillilerin uzun vadeli güvenlik ve barışını sağlamanın tek yolu olarak iki devletli çözümü desteklediğini açıkça ortaya koydu. Bütün yerleşimler bu ihtimali baltalıyor ve uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Korsanlar, Yemen açıklarında bir gemiyi ele geçirdihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309393-korsanlar-yemen-a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda-bir-gemiyi-ele-ge%C3%A7irdi
Korsanlar, Yemen açıklarında bir gemiyi ele geçirdi
Somali korsanlarını taşıyan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Deniz güvenliği kuruluşları, yaptıkları açıklamada, korsanların Yemen açıklarında Aden Körfezi’nde bir gemiyi ele geçirerek rotasını Somali’ye çevirmeye zorladığını bildirdi.
Deniz taşımacılığını izleyen Vanguard şirketine göre, “Simoom” adıyla bilinen ve SIBU 1 olarak da anılan tanker, silahlı kişilerin kendisine yaklaşmasının ardından yardım çağrısı yaptı. Olay, Mukalla kentinin 136 deniz mili doğusunda dün meydana geldi.
Avrupa Birliği’nin bölgedeki korsanlıkla mücadele deniz misyonuna bağlı Hint Okyanusu Deniz Güvenliği Merkezi (MSCIO), “altı silahlı kişinin gemiye çıktığını ve şu anda geminin kontrolünü ellerinde tuttuğunu, rotasını Somali’ye çevirdiklerini” doğruladı. Merkez, mürettebatın durumunun iyi olduğunu belirtti.
ABD, geçen aralık ayında Simoom tankerine yaptırım uygulamıştı. Washington, gemiyi İran’ın petrolünü yanıltıcı sevkiyat yöntemleri kullanarak taşıdığı öne sürülen “gölge filosunun” bir parçası olarak tanımladı.
Tanker, merkezi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Qatrat al-Nada al-Masi Shipping Management şirketinin işlettiği dört gemiden biri. Şirketin daha önce nefta ve motorin de dahil olmak üzere İran petrol ürünlerini birçok kez taşıdığı belirtiliyor.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Somali açıklarında korsanlık, 2000’li yılların ilk on yılında geniş çapta yayılmış ve 2011’de zirveye ulaşmıştı. Uluslararası deniz güçlerinin bölgede konuşlandırılması ve ticari gemilerin yeni güvenlik önlemleri alması sayesinde saldırılar daha sonra büyük ölçüde azaldı.
Ancak Somalili korsanlar bu yıl faaliyetlerini yeniden artırdı. Nisan ve mayıs aylarında petrol ve gübre taşıyan üç tankerin korsanlar tarafından ele geçirildiği ve bu gemilerin hâlen Somali açıklarında tutulduğu belirtildi. Korsanlar temmuz ayında ise Yemen karasularında bir kimyasal madde tankerini ele geçirerek Somali kıyılarına götürdü.
Mazlum Abdi, “SDG’nin askeri ve idari kurumlarının Suriye devletine entegrasyonunun tamamlandığını” açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309389-mazlum-abdi-%E2%80%9Csdg%E2%80%99nin-askeri-ve-idari-kurumlar%C4%B1n%C4%B1n-suriye-devletine
Mazlum Abdi, “SDG’nin askeri ve idari kurumlarının Suriye devletine entegrasyonunun tamamlandığını” açıkladı
“Suriye Demokratik Güçleri” lideri Mazlum Abdi, (Arşiv-AFP)
Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Lideri Mazlum Abdi, yaptığı açıklamada, Özerk Yönetim’e bağlı askeri, idari ve güvenlik kurumlarının yeni Suriye devletinin kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığını duyurdu. Abdi, böylece Baas rejiminin çöküşünün ardından yeni bir dönemin başladığını ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın Rudaw’dan aktardığına göre Abdi yaptığı açıklamada, bu yılın başında varılan anlaşma uyarınca SDG’nin askeri yapılarının yanı sıra idari ve güvenlik birimlerinin de Suriye devletinin ulusal kurumlarına entegre edilmesini öngören sürecin başlatıldığını söyledi. Abdi, bu süreçte söz konusu yapıların “kendi özgün kimliklerini” koruyacağını ifade etti.
Abdi, Batı Kürdistan’da Kamışlı kentinin kuruluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte dün yaptığı konuşmada, “Askeri, hizmet ve idari kurumlarımızın ulusal devlet kurumlarına entegrasyon süreci tamamlandı. Bundan sonra yeni bir süreç başlıyor” ifadelerini kullandı.
Daha önce Özerk Yönetim sınırları içinde bulunan bölgelerde Suriye devleti adına yeni kurumların oluşturulacağını belirten Abdi, mevcut kurumların da faaliyetlerini sürdüreceğini söyledi. Abdi, bölge halkına bu kurumları koruma çağrısında bulunarak bunların “devrimin kazanımları ve halkın fedakârlıkları” olduğunu vurguladı.
SDG’nin yeni Suriye’nin inşası çalışmalarının bir parçası olmaya karar verdiğini belirten Abdi, bölge halklarının, özellikle de Kürtlerin meşru haklarının yeni Suriye anayasasında güvence altına alınması için verilen mücadelenin siyasi yollarla sürdürüleceğini ve güçlendirileceğini söyledi. Abdi ayrıca ortak yaşamın güçlendirilmesi ve dışlanmışlığın sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.
Abdi, “Kürtler, Araplar, Süryaniler, Asuriler, Ermeniler ve diğer topluluklar Cezire bölgesinde bir asırdan fazla süredir birlikte yaşıyor” dedi.
Yeni Suriye’nin, Baas rejiminin bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi, kimlikleri ve dilleri yasaklamayı ve bölge halkları arasında bölünme yaratmayı amaçlayan politikalarını reddedeceği yönündeki umudunu dile getiren Abdi, çocukların ana dillerinde eğitim görebileceği ve farklı toplulukların kendi kültürlerini özgürce yaşayabileceği bir Suriye temennisinde bulundu.
Abdi ayrıca, SDG’nin son 15 yılda Suriye iç savaşı sırasında bölgeyi büyük çaplı saldırılardan korumadaki rolüne dikkat çekerek, Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen ve çatışmalarda hayatını kaybeden savaşçıları andı. Halktan, bu kişilerin fedakârlıklarıyla kurulan kurumları desteklemeyi sürdürmesini isteyen Abdi, Kamışlı’nın barış ve istikrarın hâkim olduğu bir Suriye içinde “kültür, siyaset ve refah merkezi” haline gelmesi çağrısında bulundu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة