Irak hükümeti, cuma günü, daha önce 30 Eylül olarak belirlenen “silahların devletin kontrolünde toplanması” tarihinden geri adım attığı izlenimi verdi. Londra ise Irak’taki yasa dışı silahlı grupların Avrupa’nın güvenliğini tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abbudi, yerel medyaya yaptığı açıklamada, “Gelecek 30 Eylül, ABD güçlerinin Irak’tan çekileceği tarihtir; grupların silahlarını devletin kontrolüne teslim etmeleri için son tarih değildir” dedi.
Abbudi, Başbakan Ali Zeydi’nin de katıldığı Bağdat Diyaloğu konferansı sırasında, “Açıklanan tarih, Irak hükümetinin güvenlik ve istikrar denklemini sağlamlaştırma çabalarını artırması için bir fırsattır” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Abbudi, “Gruplarla yürütülen diyalog düzenli biçimde devam ediyor ve devletin egemenliği ile Irak halkının çıkarları temelinde yürütüldüğü için kayda değer ilerleme sağlandı. Bu iki temel konuda herhangi bir anlaşmazlık yok” dedi.
Abbudi, ardından “mekanizmalar konusunda endişe ve görüş ayrılıkları bulunduğunu” belirtti. Ancak dosyanın, “Irak halkını karşılaşabileceği herhangi bir olası sınamadan uzak tutacak doğru yönde, gerçekçi göstergeler doğrultusunda yürütülen diyaloğun konusu olduğunu” söyledi.
Başbakan Ali Zeydi de Bağdat Diyaloğu Forumu’ndaki bir panelde bu “görüş ayrılıklarına” değindi ancak ayrıntı vermedi.
Zeydi, “Tüm siyasi güçler, silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda tamamen hemfikir ve silahların teslim edilmesi ve bu durumun tamamen sona erdirilmesine yönelik mekanizmalar üzerinde çalışılıyor” dedi.
Başbakan, “Doğrudan silah bırakmayı reddeden bazı gruplarla, diğer bazı gruplarla ise dolaylı olarak yürütülen bir diyalog var” ifadelerini kullandı. Zeydi, “İlgili tarafların çoğu silahlarını teslim etmeye ikna olmuş durumda, ancak anlaşmazlık mekanizma konusunda” dedi.
Zeydi, “Sonuçta hedef gerçekleştiği sürece bu konuda bir sorun yok” diye ekledi.

Silahların devlet kontrolüne alınmasının mekanizması
Zeydi, “silahların devletin kontrolüne alınması mekanizmasını” da açıkladı. Buna göre süreç üç aşamadan oluşuyor: Öncelikle silahlı grup askeri faaliyet yürütmeyeceğini ilan edecek, ardından silahlarını hükümete teslim edecek ve son olarak örgütsel bağını sona erdirecek.
Zeydi’ye “bağın sona erdirilmesi” ile ne kastettiği sorulduğunda, “Grup artık savaşçılarını sevk ve yönlendiremeyecek; bunu, Haşdi Şabi kurumu aracılığıyla federal hükümet yapacak” yanıtını verdi.
Zeydi ayrıca herhangi bir askeri çatışma niyeti veya ihtimali bulunmadığını vurguladı.
Silahların devletin kontrolüne alınması için 30 Eylül olarak belirlenen tarihten örtülü biçimde geri adım atılmasının, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Bağdat ziyaretiyle eş zamanlı olarak silahlı gruplar ile iktidardaki Şii Koordinasyon Çerçevesi içindeki bazı liderlerin uyguladığı yoğun siyasi baskının ardından geldiği değerlendiriliyor.
Kalibaf, geçen çarşamba günü Bağdat’a varışının ardından, Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’in Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınında öldürüldüğü yerde bulunan anıtlarını ziyaret etti. Kalibaf burada, “Irak’taki direniş artık küresel gücün temel unsurlarından biri haline geldi” dedi ve Bağdat ile Tahran arasındaki ilişkilerin dış müdahalelerden uzak, yeni bir sistemin pekiştirilmesi yönünde ilerlediğini belirtti.
Geçen haftanın sonunda bazı kaynaklar, Kalibaf’ın Irak hükümeti ile İran yanlısı gruplar arasında doğrudan bir çatışmayı önlemek amacıyla İran’ın bazı önerilerini Bağdat’a taşıdığını bildirmişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu öneriler arasında, grupların silahlarının geleceğine ilişkin siyasi bir uzlaşıya varılana kadar ağır silahların “dondurulması” veya gizlenmesine yönelik fikirlerin de bulunduğu öne sürüldü.
Ancak bu önerilerin ayrıntıları bağımsız olarak doğrulanamadı ve Tahran ya da Irak hükümeti tarafından bunlara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Gruplar, Avrupa’nın güvenliğini tehdit ediyor
İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisi Sadık Han ise kontrol dışındaki silahların Avrupa güvenliği açısından oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Han, Irak’ta devlet dışında silah taşıyan grupların komşu bir devlet tarafından desteklendiğini belirterek İran’a işaret etti.
Sadık Han, televizyonda yaptığı açıklamada, “Kontrolsüz silahların varlığı Irak ve bölge için bir tehlike. O nedenle buna odaklanıyoruz” dedi ve “Irak’taki kontrolsüz silahlar Avrupa’yı tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.
Büyükelçi, “Hükümet şiddet kullanma konusunda karar verme yetkisine sahip değilse egemenliğe de sahip değildir” dedi. Dini merciin ve halkın silahlı gruplara karşı olduğunu, ancak bu grupların güçlerini komşu bir devletten aldığını söyledi.
Han, grupların silahlı güce sahip olduğunu ve bunlarla karşı karşıya gelinmesindeki tereddüdün nedeninin iç çatışma korkusu olduğunu belirtti. Haşdi Şabi’nin teorik olarak bir devlet kurumu olduğunu, ancak gerçekte kurum ile silahlı gruplar arasında iç içe geçmiş bir yapı bulunduğunu ifade etti.
“Haşdi Şabi’nin DEAŞ’a karşı savaşta oynadığı role saygı duyuyoruz” diyen Han, “ancak Haşdi Şabi’nin bazı tugayları başkomutanın emirlerini uygulamıyor” dedi. Ayrıca, silahların bırakılmaması karşılığında Batılı çıkarların hedef alınmayacağına dair herhangi bir güvenceye güvenilemeyeceğini söyledi.
İngiliz büyükelçi, grupların silahsızlanma konusundaki tutumlarının devam etmesi halinde “silahlı çatışmalarla karşı karşıya kalınacağı” uyarısında bulundu.
Irak hükümet sözcüsü ise daha önce silahların devletin kontrolüne alınması meselesinin durumu yatıştırmaya yönelik uluslararası arabuluculuklara tabi olmadığını, bunun Irak’ın egemenlik alanına giren bir konu olduğunu belirtmişti. Sözcü, “Bütün görüşmeler, tüm federal yetkileri ve siyasi güçleriyle devletin sorumluluğundadır” demişti.

İHA’ların teslim edilmesi
Bu gelişmeler, yerel haberlerde Koordinasyon Çerçevesi’nin önde gelen isimlerinden Kays el-Hazeli’nin liderliğindeki Asaib Ehlil-Hak grubunun silahlarını devlete teslim etmeye başladığının bildirilmesiyle eş zamanlı olarak geldi.
“Siyasi bir kaynak” olarak nitelendirilen kaynağa dayandırılan haberlere göre, haziran ayında örgütsel bağını sona erdirmeyi kabul eden Asaib Ehlil-Hak, iki gün önce Bağdat’ın güneyindeki Yusufiye bölgesinde bulunan merkezlerinden birinde elindeki silahları teslim etti.
Kaynağa göre silahlar, kısa süre önce Haşdi Şabi bünyesine katılan 41. ve 42. tugaylara aitti. Teslim edilenler arasında 10’a yakın yerli üretim ve İran menşeli İHA, tamamı mühimmatsız olmak üzere, çeşitli başka silahlar da bulunuyordu.
Haberlere göre teslim işlemi, silahlı grupların silahlarını teslim alma sürecini denetleyen komitenin huzurunda gerçekleştirildi. Komitede İçişleri ve Savunma bakanlıkları, Ulusal Güvenlik Müsteşarlığı ve Haşdi Şabi temsilcileri yer alıyor.
Bu tür haberleri bağımsız olarak doğrulamak zor. İlgili makamlar da silahların nasıl teslim edildiği ve hükümetin bunlar üzerindeki kontrolünün hangi mekanizmalarla sağlandığını doğrulamaya imkân verecek bilgileri paylaşmaktan kaçınıyor.



