İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 2'si çocuk 5 Filistinli öldühttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5310776-i%CC%87srailin-gazze-%C5%9Feridine-d%C3%BCzenledi%C4%9Fi-hava-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1nda-2si-%C3%A7ocuk-5
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 2'si çocuk 5 Filistinli öldü
Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 2'si çocuk 5 Filistinli öldü
Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)
Gazze Şeridi’ne dün düzenlenen bir dizi İsrail hava saldırısında, aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Bilgi, sağlık kaynakları ve sivil savunma ekipleri tarafından paylaşıldı.
Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, “Şafaktan bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırılarında, aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 5 şehit verildiğini” açıkladı.
Şafak saatlerinde Gazze Şeridi’nin merkezindeki Deyr el-Belah kentinde bir çadırın İsrail hava saldırısında hedef alınması sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetti. Basal’ın yanı sıra Aksa Şehitleri Hastanesi de iki kişinin cansız bedenlerinin kendilerine ulaştırıldığını doğruladı.
Şeridin güneyindeki Han Yunus kentinde ise Nasır Hastanesi, “Han Yunus’un kuzeyinde işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu 10 yaşındaki Amal Nişat Ebu Hatır’ın hayatını kaybettiğini” duyurdu.
Gazze’deki Ambulans ve Acil Durum Servisi daha sonra, Gazze Şeridi’nin merkezindeki Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında 4 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı.
Sivil Savunma da yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin merkezindeki Bureyc Kampı’nın doğusunda bir evin hedef alınmasının ardından bir çocuğun cansız bedeninin enkazdan çıkarıldığını, bir anne ile çocuğunun ise enkaz altından kurtarıldığını bildirdi.
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Şeyh Radvan mahallesine İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmek için çalışıyor (EPA)
Öte yandan Han Yunus’un batısına düzenlenen İsrail hava saldırısında bir kişinin daha hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi. Sivil Savunma ve Nasır Hastanesi, saldırının can kaybına yol açtığını doğruladı.
Gazze Şifa Hastanesi ise en az 7 kişinin, iki ayrı saldırıda yaralandığını bildirdi. Saldırılardan biri Gazze kentinin batısındaki bir su arıtma tesisini, diğeri ise yakındaki Şati Mülteci Kampı’ndaki bir mescidi hedef aldı.
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise yaptığı açıklamada, “yerinden edilmiş kişilerin yoğun olarak bulunduğu bölgelere yönelik artan bombardımanın ve çadırlarının imha edilmesinin, ateşkes anlaşmasına rağmen işgal güçlerinin tehcir planını hâlâ gündeminde tuttuğunu gösterdiğini” savundu.
Kasım, söz konusu saldırıların “ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır, Türkiye ve Katar liderlerinin imzaladığı ateşkes anlaşmasına yönelik açık bir umursamazlığın doruk noktası” olduğunu ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Gazze’de ateşkesin geçen yıl 10 Ekim’de yürürlüğe girmesinden bu yana, İsrail saldırılarında en az bin 286 Filistinli hayatını kaybetti. Hamas tarafından yönetilen Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre hazırlanan bu rakamların Birleşmiş Milletler tarafından güvenilir kabul edildiği belirtildi.
Buna karşılık İsrail ordusu, aynı dönemde 5 askerinin öldüğünü açıkladı.
Hamas, geçen temmuz ayının sonunda, savaşın ikinci aşamasına geçilmesini öngören ABD öncülüğündeki yol haritasını kabul etmişti. Plan, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yüzde 60’ından fazlasını kontrol eden İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini öngörüyordu. Ancak İsrail planı kabul etmedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Gazze Şeridi’nden herhangi bir çekilme gerçekleşmeden önce Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşuyor.
Hizbullah’ın hamleleri, ülke içinde gerilimin artabileceği endişelerini artırıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5331159-hizbullah%E2%80%99%C4%B1n-hamleleri-%C3%BClke-i%C3%A7inde-gerilimin-artabilece%C4%9Fi-endi%C5%9Felerini
Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)
Hizbullah’ın hamleleri, ülke içinde gerilimin artabileceği endişelerini artırıyor
Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)
Lübnan’da, Hizbullah destekçilerinin Beyrut ve güney banliyölerindeki saha hareketliliği ile örgütün özellikle patlayıcı sevkiyatına el konulması başta olmak üzere son güvenlik ve yargı tedbirlerine yönelik sert siyasi tutumu nedeniyle ülke içinde gerilimin yükselebileceği endişeleri artıyor.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, istikrarın ancak devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesi ve savaş ile barış kararının anayasal kurumların yetkisinde olmasıyla sağlanabileceğini vurguladı. Selam, Beyrut’ta güvenlik güçlerinin konuşlandırılmasının artırılmasını memnuniyetle karşılarken, Dahr el-Baydar bölgesinde ele geçirilen patlayıcı sevkiyatına ilişkin yasal işlemlerin ve soruşturmaların sürdürüleceğini belirtti.
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesini sorguladı. Netanyahu ayrıca İsrail’in, Lübnan’ın güneyinde “güvenlik bölgesi” olarak nitelendirdiği alanda asker bulundurmaya devam edeceğini ifade etti.
Tağşiş edilmiş benzin ve halkın öfkesi, Suriye Petrol Şirketi Başkanı’nı koltuğundan ettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5331158-ta%C4%9F%C5%9Fi%C5%9F-edilmi%C5%9F-benzin-ve-halk%C4%B1n-%C3%B6fkesi-suriye-petrol-%C5%9Firketi-ba%C5%9Fkan%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1
Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)
Tağşiş edilmiş benzin ve halkın öfkesi, Suriye Petrol Şirketi Başkanı’nı koltuğundan etti
Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)
Yusuf Kablavi’nin Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Başkanlığı görevinden alınması ve yerine yeni bir ismin atanması, kendisinin “iş yoğunluğu baskısı” nedeniyle istifasını sunmasından ve hakkında parlamentoda ve kamuoyunda hesap vermesi yönündeki taleplerin artmasından günler sonra gerçekleşti. Suriye hükümetine yakın kaynaklar, Kablavi’nin görevden alınmasının nedeninin standartlara uygun olmayan benzin krizi olduğunu belirtiyor. Söz konusu kriz, kamuoyunda tartışmalı ve çatışmacı bir figüre dönüşen Kablavi’ye ve Suriye Petrol Şirketi’ne yönelik tepkiyi daha da artırdı.
Bu çerçevede Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün 190 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni yayımlayarak mühendis Mahir Halil el-Hasan’ı Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Başkanı olarak atadı. Böylece ülkedeki akaryakıt sektörünü etkileyen geniş çaplı kamuoyu tartışmaları ile operasyonel ve idari krizlerin ardından eski Başkan Yusuf Kablavi’nin görevine son verildi.
Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Eski Başkanı mühendis Yusuf Kablavi (SANA)
Mühendis Kablavi’nin görev süresi, Suriye enerji sektörünün en çok tartışılan dönemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Kablavi, özellikle çatışmacı açıklamaları ve kamuoyunda tartışma yaratan çıkışları nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldı. Bunların başında, şirketteki çalışanların maaşlarının aylık 4 bin ila 10 bin dolar arasında değiştiğine ilişkin açıklamaları geldi. Ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz ortamında bu sözler geniş çaplı tepkiye yol açtı.
En önemli kırılma noktalarından biri ise sosyal medya platformlarında petrol anlaşmalarını eleştirenleri hedef alarak, “Facebook’un peşinden sürü gibi gidiyorlar” ifadesini kullanması oldu. Gelen tepkiler ve görevden alınması yönündeki çağrıların ardından Kablavi özür dilemek zorunda kaldı.
Standartlara uymayan “tağşiş edilmiş benzin” krizi ve aykırı yakıt sevkiyatına imza atmayı reddeden bir teknik mühendisin işten çıkarıldığına ilişkin sızıntılar, Kablavi Kablavi’nin görevindeki son aşamayı oluşturdu. Bu gelişmeler, parlamentoda ve kamuoyunda kendisinden hesap sorulmasına yönelik sert talepleri beraberinde getirdi. Denetim ve teftiş soruşturmalarıyla aynı dönemde istifasını sunan Kablavi’nin görevden alınması, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yayımlanmasıyla kesinleşti.
Kuzey Suriye’deki Bab kentinde göstericiler, 14 Eylül Pazartesi günü akaryakıt fiyatlarındaki artışı protesto etmek amacıyla yanan lastiklerle yolu kapattı (AFP)
Suriye Enerji Bakanlığı ile Merkezi Denetim ve Teftiş Kurumu tarafından yürütülen soruşturmalar, standartlara aykırı yakıt sevkiyatının ciddi bir “operasyonel hata” sonucu Suriye Petrol Şirketi’nin depolarına boşaltıldığını ortaya çıkardı. Olay yüzlerce vatandaşın aracının zarar görmesine ve kamuoyunda büyük öfkeye neden oldu. Şirket ayrıca daha önce yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla da karşı karşıya kaldı.
Enerji Bakanlığı, hata ve ihmalle bağlantılı sorumlular hakkında her birinin sorumluluk derecesine göre yasal işlem başlatıldığını duyurdu. Bakanlık ayrıca Suriye Petrol Şirketi’ni, zarar gören vatandaşların zararının tazmin edilmesi için bir mekanizma oluşturmakla görevlendirdi. Petrol ürünlerinin teslim alınması, depolanması ve yeniden sevk edilmesine ilişkin operasyonel ve denetim süreçlerinin gözden geçirilmesi; ürünlerin piyasaya sunulmadan önce standartlara uygunluğunun doğrulanması da talimatlar arasında yer aldı.
Yeni icra kurulu başkanı Mahir el-Hasan kimdir?
1986 yılında Hama’da doğan mühendis Mahir Halil el-Hasan, mevcut geçiş dönemi yönetiminin liderliğine yakın genç teknokrat isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Hasan, 2010 yılında Humus Üniversitesi Petrol Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Meslek hayatına Hayyan Petrol Şirketi’nde saha çalışmalarında başlayan Hasan, Humus’un doğusundaki petrol sahalarının yönetiminde de denetleyici olarak görev yaptı.
Hasan, daha sonra eski rejimin devrilmesinin ardından Muhammed el-Beşir başkanlığında kurulan geçiş dönemi hükümetinde İç Ticaret ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı görevini üstlendi. Aralık 2024 ile Mart 2025 arasındaki bu dönemin ardından iç ticaretten sorumlu Ekonomi ve Sanayi Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Gıda güvenliği, tahıl, değirmenler ve piyasa denetimi dosyalarının yönetiminde öne çıktı.
Ancak Hasan’ın atanması, gıda güvenliği, tahıl ve fırıncılık alanlarından Suriye ekonomisinin en karmaşık ve hayati sektörlerinden biri olan enerji alanına geçişi konusunda çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Hasan’ın bu dosyayı yönetme kapasitesi, yoğun baskılarla başa çıkabilmesi ve önündeki acil sorunlara çözüm üretme yeteneği yakından izlenecek.
Bu sorunların başında kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak, standartlara aykırı yakıtın yol açtığı zararları gidermek, sıkı bir denetim sistemi geliştirmek ve arzın istikrarını sağlamak geliyor. Vatandaşlara kesintisiz akaryakıt ve ev tüpü gazı tedarikinin güvence altına alınmasının yanı sıra yolsuzlukla mücadele, sözleşmelerin yeniden yapılandırılması, petrol yatırımlarında tam şeffaflığın sağlanması ve zarar gören kritik tesislerin denetleyici kurumların gözetiminde yeniden işler hâle getirilmesi de Hasan’ın öncelikleri arasında bulunuyor.
Suriye Petrol Şirketi bünyesindeki Suriye Gaz Şirketi, kısa süre önce sabotaj saldırısında zarar gören Cebse gaz ihracat hattının Arabidi bölgesindeki onarım çalışmalarına başladı (Suriye Petrol Şirketi)
Uzmanların bir bölümü, yürütme organına bağlı kurumlarda görevlerin aynı isimler arasında yeniden dağıtılmasının ve mevcut yönetime yakın kişilerin atanması politikasının sürdürülmesinin sakıncalarına dikkat çekiyor. Bazıları ise Mahir el-Hasan’ın atanmasının Suriye Petrol Şirketi’ndeki yetkinliği artırmayı, kuruma yeniden disiplin kazandıracak esnek bir mühendislik yaklaşımı geliştirmeyi ve şirketin ekonomi ile enerji başta olmak üzere ilgili kurum ve bakanlıklarla koordinasyonunu güçlendirmeyi amaçladığını savunuyor.
Suriye Halk Meclisi Enerji Komisyonu Başkanı İkbal Mansur’a göre, Mahir el-Hasan’ın alanında uzman, idari deneyime ve kurumsal tecrübeye sahip bir isim olarak atanmasının karar alma süreçlerinde esnekliği ve bağımsızlığı güçlendirdiğini, ayrıca yürütme organının kamuoyundan gelen talepleri takip ettiğini gösterdiğini belirtiyor.
Hasan’ın göreve gelmesinin, kamu kurumları, Enerji Bakanlığı ve parlamenter otorite arasındaki koordinasyonu artırarak, bakanlıkların çalışmalarında şeffaflığın güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Mısır’dan Suudi Arabistan’a her türlü desteği sağlama mesajıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5331154-m%C4%B1s%C4%B1r%E2%80%99dan-suudi-arabistan%E2%80%99-her-t%C3%BCrl%C3%BC-deste%C4%9Fi-sa%C4%9Flama-mesaj%C4%B1
Mısır’dan Suudi Arabistan’a her türlü desteği sağlama mesajı
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi başkanlığında dün toplanan Ulusal Savunma Konseyi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi, Suudi Arabistan’ın talepte bulunması hâlinde Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye olası bir müdahale için yetki verilmesini görüşmek üzere bugün ikinci gün üst üste toplanıyor. Mısır Ulusal Savunma Konseyi ise Suudi Arabistan’a güvenliğini ve istikrarını koruması, kaynaklarını ve toprak bütünlüğünü muhafaza etmesi ve İslam’ın kutsal mekânlarını savunması için gerekli ve mümkün olan her türlü desteğin sağlanacağını açıkladı.
Sisi, dün Ulusal Savunma Konseyi toplantısına başkanlık etti. Toplantıda, bölgedeki mevcut gelişmeler ve özellikle Suudi Arabistan’ın maruz kaldığı kabul edilemez saldırıların artması karşısında yaşanan ciddi gelişmeler ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed eş-Şinavi, Ulusal Savunma Konseyi’nin, iki kardeş ülkenin halklarını birbirine bağlayan tarihî ilişkiler ve güçlü bağlar doğrultusunda Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olma ve ülkeyi bütünüyle destekleme kararı aldığını belirtti. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğinin Mısır ve Arap dünyasının ulusal güvenliğiyle bağlantılı olduğuna inanıldığı vurgulandı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ulusal Savunma Konseyi ayrıca, bölgedeki gerilimin azaltılmasına ve yaşanan krizlerin barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili bölgesel ve uluslararası taraflarla koordinasyon içinde yürütülen siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesi ve yoğunlaştırılması kararı aldı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة