Şarku’l Avsat, Hamas’ın önde gelen bir yetkilisinin kaçırılma operasyonunun ayrıntılarını açıklıyor

Planlama iki hafta sürdü ve Şin-Bet ajanları uluslararası bir yardım kuruluşunun çalışanları kılığına girdi

Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde İsrail’in düzenlediği ve bir Hamas güvenlik görevlisinin kaçırılmasıyla aynı zamana denk gelen hava saldırısının gerçekleştiği bölgedeki Filistinliler (EPA)
Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde İsrail’in düzenlediği ve bir Hamas güvenlik görevlisinin kaçırılmasıyla aynı zamana denk gelen hava saldırısının gerçekleştiği bölgedeki Filistinliler (EPA)
TT

Şarku’l Avsat, Hamas’ın önde gelen bir yetkilisinin kaçırılma operasyonunun ayrıntılarını açıklıyor

Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde İsrail’in düzenlediği ve bir Hamas güvenlik görevlisinin kaçırılmasıyla aynı zamana denk gelen hava saldırısının gerçekleştiği bölgedeki Filistinliler (EPA)
Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde İsrail’in düzenlediği ve bir Hamas güvenlik görevlisinin kaçırılmasıyla aynı zamana denk gelen hava saldırısının gerçekleştiği bölgedeki Filistinliler (EPA)

Hamas kaynakları, hareketin önde gelen güvenlik yetkililerinden Muin el-Arabid’in geçtiğimiz salı günü kaçırılmasına ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. El-Arabid’in, Gazze kentinin batısında Hamas’ın kontrolündeki bölgelerin kalbine düzenlenen nadir bir operasyonla İsrail’e ait özel bir birlik tarafından kaçırıldığı belirtildi.

Operasyon sırasında kaçırılan yetkilinin eşi Samah el-Arabid hayatını kaybederken, iki oğlu ve kızı ile iki refakatçisi yaralandı. İsrail özel kuvvetlerinin operasyonu gerçekleştirdiği sırada bölgede bulunan iki çocuk da hayatını kaybetti.

Sürecin başlangıcı

Soruşturmanın ayrıntılarına vakıf kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, güvenlik operasyonunun yaklaşık iki ay önce başladığını belirtti. Kaynaklara göre İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet mensubu ajanlar, uluslararası bir yardım kuruluşunun çalışanları kimliğine bürünerek bölgede yaşayan Filistinlilere destek sağlamak amacıyla küçük ölçekli projeler hayata geçireceklerini bildirdi. Söz konusu projeler arasında, Gazze kentinin batısındaki Ketibe mahallesinde, özellikle Villalar Caddesi olarak bilinen bölgede sebze, içecek ve benzeri ürünlerin satıldığı seyyar tezgâhların kurulması da yer aldı.

Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde bir Hamas güvenlik yetkilisinin kaçırılmasına yol açan İsrail saldırısının gerçekleştiği yerde kanla lekelenmiş oyuncaklar (EPA)
Geçtiğimiz salı günü Gazze şehrinde bir Hamas güvenlik yetkilisinin kaçırılmasına yol açan İsrail saldırısının gerçekleştiği yerde kanla lekelenmiş oyuncaklar (EPA)

Kaynaklara göre Şin-Bet, söz konusu projeyi hayata geçirmek için aralarında kadınların da bulunduğu Filistinli kişileri kullandı. Bu kişilere her gün sebze temin edilerek bunların yardım kuruluşundan sağlanan destek olduğu, satışlardan elde edilen gelirin ise projeden yararlananlara verileceği söylendi. Ancak daha sonra bu kişilerden bazı evleri ve bölgede bulunan belirli kişilerin hareketlerini, bunlar arasında el-Arabid’in de bulunduğu kişileri izlemeleri istendi.

Kaynaklar, projeyi yürüten kişilerin operasyonun ardından Şin-Bet adına çalışan muhbirler olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Operasyon günü ise bazı tezgâhların başında daha önce görülmeyen yeni kişilerin bulunduğu, bazı kişilerin ise bir gün önceden bölgeye gelerek sebze satmaya başladığı kaydedildi. Bunların Şin-Bet mensupları olduğu ve silahlarını tezgâhların içine gizledikleri sonradan anlaşıldı. Saldırının gerçekleştirilmesi için belirlenen saat geldiğinde operasyona katılan bu kişiler, daha sonra ortadan kaybolarak bölgeden çekildi.

İsrail’in Gazze Şeridi içinde operasyon düzenlemek amacıyla uluslararası kuruluşların kimliğini kullanması ilk kez yaşanmıyor. Bunlardan biri, Mart 2024’te İsrail özel kuvvetlerinin Şifa Hastanesi kompleksine sızması sırasında gerçekleşmişti. Operasyon, bölgeye askeri takviye birliklerinin ulaşmasının ardından devam etmiş ve yaklaşık iki hafta sürmüştü. Bu süreçte Hamas ve farklı güvenlik birimlerine bağlı çok sayıda militan öldürülmüş veya yakalanmış, aralarında İzzeddin el-Kassam Tugayları komutanlarının da bulunduğu bazı üst düzey isimler de hedef alınmıştı.

Önceden var olma

Gazze kentinin batısında düzenlenen son operasyona ilişkin ayrıntıları aktaran kaynaklar, İsrail özel kuvvetleri mensuplarının operasyon öncesinde bölgeye yalnızca birkaç kez ve kısa süreliğine girmiş göründüğünü belirtti. Bu girişlerin, operasyon için hazırlanan nihai planın oluşturulabilmesi amacıyla bölgenin durumu hakkında daha kapsamlı bilgi edinmeye yönelik olduğu ifade edildi. Ancak İsrail güçlerinin, kendileri adına çalışan muhbirlerin daha önce yaptığı gözlemlere dayandığı kaydedildi. Süren soruşturmaya göre muhbirlerin operasyonun asıl hedefini bilmedikleri ve gerçek planın farkında olmadıkları anlaşılıyor. Bazılarının ise İsrailli yöneticileri tarafından kendilerinden istenen hususları görüntülediği belirtildi.

Soruşturmalara göre operasyonu gerçekleştiren Şin-Bet mensuplarından bazıları, operasyondan bir veya iki gün önce hareket halindeki araçlarla bölgede bulunuyordu. Bu araçlardan en az birinin, olayın ardından İsrail savaş uçakları tarafından bombalanarak imha edildiği kaydedildi.

Geçtiğimiz salı günü İsrail saldırısında kaçırılan Hamas güvenlik görevlisinin evinin yakınlarında bulunan Filistinliler (EPA)
Geçtiğimiz salı günü İsrail saldırısında kaçırılan Hamas güvenlik görevlisinin evinin yakınlarında bulunan Filistinliler (EPA)

Sıfır anı

Saldırının başlamasıyla birlikte özel kuvvet, evinden refakatçisiyle birlikte çıktığı sırada el-Arabid’e ateş açarak onu gafil avlamaya çalıştı. Ancak el-Arabid, İsrail güçlerine ateş açmayı başardı. Özel kuvvet mensupları ise el-Arabid’e uyuşturucu madde içeren mermilerle ateş etti. Bu sırada başka bir refakatçisi de İsrail güçlerine ateş açarken, iki oğlu ve eşi de özel kuvvete ateş etti. Ancak kısa süre içinde hepsi vuruldu. Ayrıca küçük bir insansız hava aracı (İHA) eve bomba attı.

Saldırı sonucunda eşi hayatını kaybederken, oğullarından biri ağır yaralandı. Diğer oğlunun ise gözü ameliyatla çıkarıldı. Bu oğlunun aynı gün nişan töreninin yapılmasının planlandığı belirtildi. Refakatçilerden ve aile üyelerinden bazıları da yaralandı.

Yaralılarla yapılan soruşturmaya göre çatışmalar sırasında el-Arabid, evin arka tarafından kaçmaya çalıştı. Ancak burada başka bir İsrail gücüyle karşılaştı. Yaralı halde ve sürünerek kaçmaya çalışan el-Arabid, bu güç tarafından takip edildi. Kendilerine ateş açmasına rağmen İsrail askerleri, yakınına ses bombası attıktan sonra onu kaçırdı.

Kaynaklardan biri, el-Arabid’in başlangıçta kaçırıldığı yönündeki haberlerin yalanlanmasının, oğlunun onun kaçmayı başardığı yönündeki ifadelerinden kaynaklandığını söyledi. Ailenin, bölgede bulunan başka bir İsrail gücünün el-Arabid’i kaçırdığını bilmediği ve olayın ilk saatlerinde bilgi karmaşasına yol açan hususun da bu olduğu belirtildi.

Soruşturmalara göre İsrail özel kuvveti, el-Arabid’in kaçmasının ardından yaralıların kimliğini belirlemeye çalışmak amacıyla onları kontrol etti. Daha sonra yaralıları, aralarında el-Arabid’in eşinin de bulunduğu ve bazılarının kanaması devam ettiği halde olay yerinde bıraktı. El-Arabid ise yaralı olmasına rağmen kaçmaya çalıştığı sırada evin arka tarafındaki sokakta yakalanarak götürüldü.

Casusların tutuklanması

Kaynaklardan birinin aktardığı bilgilere göre, şu ana kadar İsrail özel kuvvetine yardım ettikleri şüphesiyle en az 36 şüpheli gözaltına alındı ve haklarında soruşturma yürütülüyor. Kaynak, şüphelilerden bazılarının İsrail adına casusluk yaptıklarını itiraf ettiğini ve soruşturmaların sürdüğünü belirtti.

Şarku’l Avsat kaynaklarının aktardıklarına yakın bir anlatımda bulunan Gazze’deki el-Haris güvenlik platformu da aralarında bir kadının bulunduğu 3 muhbirin gözaltına alındığını açıkladı. Platform, söz konusu kişilerin bölgede daha rahat hareket edebilmek ve bilgi toplamak amacıyla uluslararası bir yardım kuruluşunun kimliğine büründüklerini bildirdi. Platformun aktardığına göre şüphelilerin ifadeleri, İsrail özel kuvvetinin fark edilmeden yalnızca birkaç saat önce operasyon bölgesine geldiğini ve daha öncesinde bölgede herhangi bir varlık göstermediğini ortaya koydu. İfadelerde ayrıca çatışmaların başlamasının ardından özel kuvvetin İsrail uçaklarından hava desteği talep ettiği belirtildi.

 İsrail’in geçtiğimiz salı günü Gazze Şeridi sınırında üst düzey bir Hamas yetkilisini kaçırdığı sırada bir İsrail askeri aracı (Reuters)
İsrail’in geçtiğimiz salı günü Gazze Şeridi sınırında üst düzey bir Hamas yetkilisini kaçırdığı sırada bir İsrail askeri aracı (Reuters)

Hamas, 2018 yılında da benzer bir operasyonun ardından, İsrail özel kuvvetlerinin Gazze Şeridi’ne sızarak aylar boyunca geniş çaplı faaliyet yürütmesi üzerine operasyona yardım ettiğinden şüphelenilen onlarca kişiyi gözaltına almıştı.

Yeni bir kaçırma girişimi...

Bu kapsamda, İslami Cihad Hareketi’nin silahlı kanadı Kudüs Seriyyeleri bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, silahlı gruplara mensup kişilerin Han Yunus’un kuzeydoğusundaki el-Karara beldesinde bulunan el-Cemize Caddesi’nde mensuplarından birini kaçırmaya çalıştığını duyurdu. Açıklamada, söz konusu kişilerin bölgeye İsrail’e ait İHA’ların desteğiyle ilerlediği, daha sonra fark edilmeleri üzerine bölgede çatışma çıktığı ve çatışmalarda söz konusu gruptan bazı kişilerin öldüğü ve yaralandığı belirtildi.

Kudüs Seriyyeleri, İsrail’e ait İHA’ların özel kuvvetin bölgeden çekilmesine yardımcı olmak amacıyla müdahalede bulunduğunu, gruba mensup kişilerin ise tugay mensubu Fadi el-Abadile’yi ateş açarak öldürdükten sonra cesedini olay yerinde bıraktığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki bir kaynak, el-Abadile’nin elleri kelepçeli halde Nasır Tıp Kompleksi’ne ulaştığını belirterek, bunun kaçırma girişiminin başarılı olduğunu gösterdiğini söyledi. Kaynak, el-Abadile’nin kaçırılmaya çalışılmadan önce sorguya çekilmiş olabileceğini, ardından infaz edilmiş olabileceğini ifade ederken, bu konudaki soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.



Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor
TT

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri, Batı Sahili'nde elde ettiği kazanımları pekiştirirken Babülmendeb Boğazı'na hakim bölgedeki mevzilerini güçlendirdi. Bu gelişmeler, Yemen'in batısındaki Taiz vilayetine bağlı el-Vaziye ilçesinde ilerleyişin sürdürülmesiyle eş zamanlı olarak yaşandı. Operasyonlar, “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında yürütülürken Taiz'in güney kırsalında ve kent çevresindeki cephelerde Husilerle çatışmalar devam ediyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, son saatlerde 1.800'den fazla Husi unsurunun etkisiz hale getirildiğini açıklarken orduya ait verilere göre Husilerin son iki hafta içinde farklı cephelerde düzenlenen hava ve kara saldırıları sonucunda yaklaşık 10 bin ölü ve yaralı verdiği bildirildi.

Yemen askeri medyasına göre Ulusal Kalkan Güçleri, Amalika Tugayları ve Müşterek Kuvvetler, Kahbub cephesinde kontrolü tamamen sağladı. Bu gelişme, hükümet güçlerinin Babülmendeb'e hakim yüksek kesimlerdeki konumunu güçlendirirken stratejik öneme sahip bu hattın güvenliğini sağlama kapasitesini de artırdı. Operasyonlar Batı Sahili'nde devam ediyor.

Yemen'in Taiz vilayetindeki Acil Durum Komitesi, Husilerin kontrolüne geçen ilçelerde güvenlik koşullarının olağanüstü boyutlara ulaşması nedeniyle okullar, enstitüler ile kamu, vakıf ve özel üniversitelerde eğitime ara verdi. Komite ayrıca söz konusu bölgelerdeki kamu kurumlarında çalışan personele geçici izin verdi.

Birleşmiş Milletler ise Husi saldırılarının, yerinden edilmelerin ve insani yardımların bölgeye ulaştırılmasına yönelik kısıtlamaların artmasıyla Taiz'deki insani durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu. Ana yolların kapalı kalması, sınırlı hizmet ve kaynaklar üzerindeki baskının artmasıyla birlikte bölgedeki insani koşullar ağırlaşıyor.

Birleşmiş Milletler, yayımladığı son raporda Taiz kentine doğudan ulaşan yolun hâlâ kapalı olduğunu belirtti. Aden ile Taiz arasındaki yolların kesilmesi ise Aden depolarından gelen başlıca ikmal hatlarından birinin devre dışı kalmasına yol açtı. Bu durum, insani yardım kuruluşlarının ihtiyaç sahiplerine ulaşma ve giderek artan ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesini sınırlıyor.


Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu
TT

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Yemen'de Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, Riyad'a düzenlenen saldırıda kullanılan bir balistik füze fırlatma rampasının imha edildiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, imha operasyonunun Suudi Arabistan'a yönelik eli kulağında bir saldırının hazırlıkları sürerken, Sana'da gerçekleştirildiğini bildirdi.

Koalisyon daha önce dün, Husi milisler tarafından fırlatılan bir balistik füzenin Riyad şehrinin kuzeyinde engellenerek imha edildiğini açıklamıştı.

Tümgeneral el-Maliki, "Fırlatma rampasını Koalisyonun istihbarat sistemiyle Sana semalarında takip ediyoruz ve imha edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Süveyda'da el-Hicri yandaşlarının 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail'e destek vermesi kınandı

Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
TT

Süveyda'da el-Hicri yandaşlarının 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail'e destek vermesi kınandı

Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)

Suriye'nin Dürzi nüfusun çoğunlukta olduğu Süveyda vilayetindeki kaynaklar, Ruhani Lider (Şeyh el-Akl) Hikmet el-Hicri'nin takipçileri tarafından çarşamba günü 7 Ekim saldırılarının yıl dönümünde İsrail ile dayanışma amacıyla düzenlenen etkinlikleri kınadı. Suriye hükümeti ile Dürziler arasında arabuluculuk yürüten Dürzi bir isim, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Hicri hareketine karşı "alternatif bir akımın" oluşumunun tamamlandığını açıkladı.

Süveyda kentinde bugün, İsrail bayraklarının yanı sıra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile vilayetin büyük bölümünde (Süveyda kenti dahil) kontrolü elinde tutan "Ulusal Muhafızlar" grubunun lideri Şeyh Hicri'nin fotoğraflarının taşındığı bir gösteri ve konvoy düzenlendi. Kendisine bağlı güçlerle daha önce "Başan Devleti" adını verdiği yapının kuruluşunu ilan eden Hicri kanadı, bu gösteriyi 2023'ten bu yana Gazze savaşını başlatan 7 Ekim saldırılarının yıl dönümünde İsrail ile dayanışma amacıyla gerçekleştirdi.

Süveyda kentindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a yaptıkları değerlendirmede, "Hicri'nin çeteleri" olarak nitelendirdikleri grubun katıldığı bu etkinliklerin İsrail'in kucağına atılmak için izlenen yöntemlerden biri olduğunu belirterek, bunun yerine İsrail tarafından katledilen binlerce Gazzeli çocukla dayanışma gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

vfgbhj
Süveyda'da Hikmet el-Hicri yanlısı grubun, 7 Ekim olaylarında İsrail işgaliyle dayanışma amacıyla düzenlediği yürüyüş (Hicri yanlısı web siteleri)

Diğer yandan, Süveyda vilayetinde Temmuz 2025'teki kanlı olaylardan bu yana süren krizi çözmek amacıyla "Suriye hükümeti ile Dürziler arasında arabuluculuk" yürüten Dürzi bir kaynak, 15 üyeden oluşan ve Süveyda'daki aileleri, şeyhleri, akademisyenleri ile entelektüel kesimleri temsil eden geniş bir danışma kuruluna sahip "Acil Durum Komitesi"nin kurulduğunu açıkladı. Kaynağımız, bu aşamada arabuluculuk sürecinin gizliliğini ve katılanların güvenliğini sağlamak adına isminin açıklanmamasını tercih etti.

Kaynak, komitenin Süveyda içinden ve dışından Dürzi şahsiyetlerin yanı sıra yurt dışındaki Suriyeli Dürzi toplumundan isimleri de barındırdığını kaydetti.

Suriye içi çözüm

Kaynak; hükümet ile Süveyda halkı arasında, Şeyh Hicri'nin artık çözümün değil sorunun bir parçası haline geldiği yönünde zımni bir uzlaşma ve yüksek bir bilincin bulunduğunu belirtti. İki taraf arasında "her türlü çözümün Suriyeliler arasında (Suriye içi) olması gerektiği ve bundan taviz verilmeyeceği" konusunda prensip anlaşması sağlandığı ifade edildi.

Süveyda halkının tamamının, hükümetin Temmuz 2025 olaylarından önce Süveyda halkı tarafından sunulan neredeyse tüm talepleri kabul ettiğinin ve vilayet halkının güvenliğini ve onurunu güvence altına alacak şekilde hâlen pek çok şey sunmaya hazır olduğunun bilincinde olduğunu belirten kaynak, iki tarafın çıkarının ortak olduğunu vurguladı: Tüm ülke topraklarında Suriye egemenliğinin sağlanması ve özellikle kendi bölgeleriyle ilgili konularda Dürzilerin ulusal karar alma süreçlerinde temsil edilmesi.

Ancak sözcü, Suriye hükümetinin Dürzilerle çalışırken "vatansever olan fakat Süveyda'daki çözümlerin niteliği konusunda hükümetle kısmen ayrışan güçlü Dürzi ulusal figürleri göz ardı etme ve ötekileştirme eğiliminde olduğu" eleştirisinde bulundu.

Sözcü, "Suriye hükümeti, vilayetteki Dürzilerin Şam karşısında kendilerini kararlı bir şekilde temsil edemeyeceğini ve haklarını talep edemeyeceğini düşündüğü kişileri destekledi. Dolayısıyla toplumun kaygılarını, çıkarlarını ve endişelerini temsil eden liderlerle temas kurmadı" dedi.

Bu durumun hükümet tarafından düzeltilmesi gereken bir sorun olduğunu vurgulayan sözcü; dış güçlerin piyonu olmayan, hükümet karşısında eğilmeyen, aynı zamanda hem vatanın hem de toplumun çıkarlarını kararlılıkla savunan Dürzi şahsiyetlerle iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti.

cvfg
Süveyda'dan Suriye vatandaşları günlük işlerini kolaylaştırmak adına valilik binasında işlemleriyle ilgileniyor (Süveyda Valiliği)

Sözcü, "Süveyda krizini çözmek için büyük bir umut var, ancak asıl sorun İsrail'de. Bu iki konu birbiriyle yakından bağlantılı; bunların birbirinden ayrılması ve Süveyda sorununun Suriyeliler arasında çözülmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arabuluculuk sürecinin şu anda hükümetin ne sunacağı ve Süveyda halkının neyi kabul edeceği üzerine odaklandığını kaydedederek, hükümet tarafının bu taleplere olumlu cevap verdiğini belirtti.

Sonuç olarak her iki taraf arasında büyük bir uzlaşı ve Suriyeliler olarak çıkarlarının ortak olduğuna dair bir bilinç bulunuyor. Dürzi toplumuna zarar veren şey Suriye'ye de zarar verir; Suriye'ye zarar veren şey Dürzi toplumuna da zarar verir. Ancak süreç, vilayette her türlü çözümü engelleyen odaklarla —yani Hicri'nin oğlu Selman tarafından yönetilen 'Güvenlik Ofisi' liderliğiyle— nasıl bir çözüm izleneceğine bağlı.

Tamamen güvenlik odaklı bir engel

Sözcü, masada pek çok çözümün bulunduğunu ancak bunlar üzerinde uzlaşmanın, arabuluculuk aşamasından tek masa etrafındaki doğrudan müzakereler aşamasına geçildiğinde gerçekleşeceğini vurguladı.

Sözcü şöyle devam etti: "Müzakerelerde siyasi ve sosyal boyutun çözüldüğü, birçok konuda anlaşmaya varıldığı görüldü. Geride kalan tek engel tamamen güvenlik odaklı; o da vatansever bir unsur olduğu için 'çetelerle' mücadele edecek, para, mühimmat ve medya desteğiyle güçlendirilecek tarafın kim olacağı meselesidir."

Komitenin gün yüzüne çıkması için ABD Elçisi ve uluslararası toplum tarafından "çete" olarak nitelendirilen yapıların nüfuzuna son verilmesi gerektiğini belirten kaynak, "Şu anda üzerinde çalışılan ve incelenen sorun bu; burada İsrail faktörü devreye giriyor" dedi.

Sözcü, "2026 yılı başından bu yana İsrail'in Hicri'ye maddi destek göndermediğini" belirterek, ABD'nin genel olarak Suriye konusunda İsrail üzerinde muazzam bir baskı uyguladığına ve Süveyda'nın Suriye-ABD-İsrail ilişkilerinde küçük bir detay olduğuna dikkat çekti.

Sözcü konuşması sırasında, ellerine ihanet, doğrudan ajanlık ve vatana komplo bulaşmamış kişiler ile "çete ve çapulcu" olarak nitelendirilenler arasında ayrım yapılması gerektiğini, birinci gruptakilerin Süveyda'da ve gelecekte devlet kurumlarında yeri olacağını vurguladı.

"Ulusal Muhafızlar" içindeki anlaşmazlıklar artıyor

"Ulusal Muhafızlar" bünyesindeki gruplar arasında artan anlaşmazlıkların bir göstergesi olarak, Süveyda'daki en büyük yerel silahlı gruplardan biri olan (yaklaşık 8 bin savaşçıya sahip) "Rical el-Kerame" (Onurlu Adamlar Hareketi) liderlerinden Basım Ebu Fahr, isim vermeden Hicri ve destekçilerini, vilayet halkını bir "kan projesine" sürüklemekle suçladı.

Ebu Fahr, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "İnsanları bir kan projesinin içine soktular; bunun için başkalarını kışkırtan, aşağılıkları öne çıkaran ve şerefli insanları arkadan bıçaklayan yüzlerce hesap görevlendirdiler. Sonunda kandırılanların zihninde hakkı batıl, batılı da hak yaptılar."

Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgilere göre Ebu Fahr ailesinden paylaşılan bu ifadeleri kınamaları ve reddetmeleri istendi; ancak ailenin çoğunluğu bu metni reddetmeyi kabul etmedi.