Yemen’de Husilere karşı yeni cepheler açılıyor: İkmal yolları hedefte

Husilerin Taiz'in batısında ikmalinin kesilmesi, Beyda'da ilerleme ve Cevf'te kabile hareketliliği

Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
TT

Yemen’de Husilere karşı yeni cepheler açılıyor: İkmal yolları hedefte

Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)

Yemen ordusu ve Ulusal Direniş, Husilerin saflarında art arda yaşanan kırılmalar ve geri çekilmeler devam ederken dün Taiz, Beyda ve Cevf illerindeki cephelerde nitelikli bir ilerleme kaydetti. Diğer yandan Cevf ili, sahada ilerleme kaydeden hükümet güçlerini destekleyen kabile hareketliliğine sahne oluyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, hükümet güçlerinin Beyda (ülkenin orta kesimi) cephesinde sahada önemli bir ilerleme (yarma) gerçekleştirdiğini duyurdu. Nitekim güçler, "Hayd el-Hazzan ve el-Fuleyhan mevzilerini kurtararak Nasıfe bölgesine ve ilk köyü olan Zi Emahşeb köyüne kadar ulaşmayı" başardı. Bu adım, güçlere Husilerin orta ve güney illeri arasındaki ikmal yollarını kesmek için coğrafi bir üstünlük sağlıyor.

Bu ilerleme, Zahir ilçesine hakim olan tüm tepe ve platoların kontrol altına alınmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.

Beyda İli Medya Müdürü Arif el-Ömeri, silahlı kuvvetlerin Zahir ilçesine hakim stratejik yüksekliklerin kontrolünü sağladığını ve hükümet güçlerinin ildeki konumunu güçlendiren bir gelişme olarak, ‘Zi Naim’ bölgesine ilerlemeye hazırlık amacıyla halihazırda Nasıfe bölgesinde arama tarama faaliyetleri yürüttüğünü teyit etti.

vfghyju
Yemen Hava Kuvvetleri, Beyda ilinin Zahir ilçesinde hava saldırısı düzenledi (X platformu)

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid el-Nuzeyli ise silahlı kuvvetlerin, ‘devlet kurumlarını geri alma ve Husi darbesini sona erdirme amaçlı operasyonlar çerçevesinde’ Cevf ve Beyda cephelerinde eş zamanlı ilerleme ve zaferler elde ettiğini belirterek, grup unsurlarını can güvenliklerini korumak için ilerleme hatlarından ayrılmaya ve hafif silahlarıyla birlikte mevzilerini terk etmeye çağırdı.

Batı ekseninde ise Ortak Güçler, hakim tepelerde konuşlanan Husi ceplerini püskürttükten sonra Taiz’i Batı Kıyısı'na bağlayan hayati bir bağlantı yolunu güvence altına almayı başardı. Medya Merkezi, ‘Taiz'in batısındaki Kadha cephesinde yer alan Nakil ve Kura Dağı'nda tam kontrolün sağlandığını’ teyit etti.

Hükümet güçleri ayrıca, şehrin batısındaki Şer'ab kavşağında yer alan Ravd okulu yakınları ile Ruba'i bölgesinde büyük bir Husi askeri takviye gücünü hedef aldı. Berh ve Makbene cephelerini desteklemek ve ‘Han Dağı’na saldırmak üzere yola çıkan 21'den fazla askeri aracı barındıran bu hedefin vurulması, personel ve teçhizat açısından ağır kayıplara yol açtı.

Cevf ilinde, hükümetin askeri operasyonlarına paralel bir saha gelişmesi olarak, güçlerin ildeki çeşitli cephelerde devam eden ilerlemesiyle eş zamanlı şekilde, Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Husi grubuna karşı yürüttüğü askeri operasyonları desteklemek üzere hareketlilik başladı.

Yerel kaynaklara göre kabileler, bölgede devam eden askeri operasyonlar sırasında hükümet güçlerinin birçok bölge, mevzi ve stratejik kampı kontrol altına almasının ardından, güçlere destek vermek ve kırılmaya başlayan grubun mevzileri üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla ilin kuzeyindeki Yetime ilçesine doğru harekete geçti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri dün, ildeki Hazm şehrine doğru ilerleyerek çevresindeki stratejik mevzileri kontrol altına aldı. Bununla birlikte Lebanat kampında ilerleme kaydetti ve kurtarılan bölgeleri güvence altına alma operasyonlarını sürdürdü.

Tüm bu gelişmeler; hükümet güçleri ve Ortak Güçler’in Batı Kıyısı'ndaki Husi saldırısının seyrini inisiyatifi yeniden ele aldıkları bir karşı saldırıya dönüştürmeyi başarmalarının ardından, Yemen güçlerinin Hudeyde ilindeki Hays ilçesinin tamamını kurtardığını ve kuzeydeki Cerrahi ilçesine doğru ilerlemeye başladığını duyurmasının hemen ertesinde meydana geldi. Bu durum, Yemen dosyasını nüfuz haritasını yeniden çizen bir dönüm noktasına taşıyor.



İsrail’in gerilimi artırması karşısında Hizbullah’ın seçenekleri neler?

(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
TT

İsrail’in gerilimi artırması karşısında Hizbullah’ın seçenekleri neler?

(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)

İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını son birkaç günde genişletmesiyle Hizbullah, son derece karmaşık bir denklemle karşı karşıya bulunuyor: İsrail’in giderek yoğunlaşan saldırılarına, geniş çaplı bir çatışmaya sürüklenmeden nasıl karşılık verecek? Zira İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, İsrail’deki seçimleri ertelemek ya da seçimlerdeki konumunu güçlendirmek amacıyla böyle bir çatışmayı tetiklemeye çalışıyor olabileceği değerlendiriliyor.

Hizbullah’ın saldırılara maruz kalan tabanından örgüt üzerindeki baskı da giderek artıyor. Taban, Tel Aviv’i caydıracak bir karşılık verilmesini talep ederken, örgütün seçenekleri büyük ölçüde bölgesel gelişmeler, özellikle de ABD-İran müzakerelerinin seyri ve Lübnan’daki iç siyasi hesaplarla şekilleniyor.

Bu yanıt Netanyahu’nun işine geliyor

Hizbullah’ın tutumuna yakın kaynaklar, örgütün şu aşamada misilleme yapacağına yönelik herhangi bir açıklama yapmaktan büyük ölçüde kaçındığını belirtiyor. Kaynaklar, “Hizbullah şu anda Lübnan yönetiminin sorumluluklarını yerine getirmesi yönüne işaret ediyor. Örgüt daha önce de İsrail’in saldırılarını genişletmesi ve müzakerelerin başarısız olması karşısında Lübnan yönetimini diyalog çağrısı yapmıştı” değerlendirmesinde bulunuyor.

dfefrbf
Mustafa Ferhat adlı çocuk, evini hedef alan ve ailesinin bazı üyelerinin ölümüne yol açan İsrail hava saldırısı sonucu yaralandıktan sonra, yanında büyükannesi ile birlikte tedavi görüyor. (AP)

Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, şu ana kadar Hizbullah’ın askeri karşılık verme yönünde ilerlediğine işaret eden herhangi bir emare bulunmadığını belirtti. Kaynaklara göre İsrail’in saldırılarını genişletmesinin amaçlarından biri, Hizbullah’ı ve beraberinde İran’ı karşılık vermeye, dolayısıyla geniş çaplı bir savaşa sürüklemek. Bunun ise Netanyahu’ya seçimler açısından avantaj sağlayabileceği veya seçimleri ertelemesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Karşı koyma imkânı yok

Buna karşılık, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Dr. Hilal Haşan, Hizbullah’ın ‘askeri gücünün çöktüğünü’ belirterek, örgütün önünde herhangi bir seçenek bulunduğunu düşünmüyor. Haşan, özellikle örgütün ‘gurur sembolü’ olarak nitelendirdiği Ali et-Tahir’i Lübnan ordusuna teslim etmek yerine İsrail’e teslim etme kararının ardından askeri kapasitesinin daha da zayıfladığını savunuyor. Haşan, “Örgütün İsrail’le savaşacak gücü bir yana, onu provoke edecek kapasitesi dahi bulunmuyor... İki insansız hava aracı (İHA) gönderdi ve sonuçlarını gördük” dedi.

Haşan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın şu aşamadaki hedefinin, İsrail’e karşı askeri rolünün sona ermesinin ardından silahlarını ülke içinde muhafaza etmek olduğunu belirtti. Örgütün hâlâ ‘inkâr halinde yaşamayı sürdürmekte ısrar ettiğini’ söyleyen Haşan, İsrail’deki rekabetin yoğun olduğu seçimler öncesinde İsrail’in saldırılarını sürdürmesini beklediğini ifade etti. Haşan’a göre bu tırmanış Lübnan’la sınırlı kalmayacak; Batı Şeria, Gazze ve Suriye’nin güneyini de kapsayacak. İran’a yönelik saldırı tehditlerinin de devam edeceğini belirtti.

Haşan, “ABD’nin İsrail’e baskı yapma kapasitesi sınırlı görünüyor... Bu da operasyonların Beka Vadisi’ne kadar genişletilebileceği ihtimalini göz ardı etmememize neden oluyor” diye konuştu.

Hizbullah için üç seçenek

Haşan’ın değerlendirmesinin aksine, emekli Tuğgeneral Münir Şehade, Hizbullah’ın önünde üç seçenek bulunduğunu belirtiyor.

Şehade’ye göre birinci seçenek, ‘geniş çaplı doğrudan bir askeri karşılık vermek’. Ancak bunun İsrail’e aradığı bahaneyi sağlayarak hedef listesini genişletmesine, çatışmayı daha derin bölgelere taşımasına ve hatta Lübnan’ın altyapısını hedef almasına yol açabileceğini belirten Şehade, “Bu nedenle maliyeti yüksek bir seçenek” diyor.

fvgthyju
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Haniye kasabasına düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İkinci seçenek ise ‘karşılık vermekten tamamen kaçınmak’. Bunun da bir bedeli olduğunu belirten Şehade, İsrail tarafından bunun, özellikle Ali et-Tahir çevresindeki gerilimin ve devam eden saldırıların ardından, İsrail’in herhangi bir bedel ödemeden yeni fiili durumlar yaratabildiği şeklinde yorumlanabileceğini ifade ediyor.

Üçüncü seçenek olan ‘ölçülü ve sınırlı bir karşılık’ konusunda ise Şehade, bunun Hizbullah karşılık vermeye karar verdiği takdirde en mantıklı seçenek olduğunu düşünüyor. Şehade, “Bence bu, ‘saldırının bir bedeli vardır’ denkleminde ısrar etmeyi amaçlayan, ancak topyekûn bir çatışmaya sürüklenmeyen bir karşılık olmalı. Aynı zamanda örgüt, özellikle siyasi manevra alanını korumak istiyorsa, belirsizlik politikasını sürdürebilir ve gerçekleştirdiği tüm operasyonları açıklamayabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Şehade, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın daha karmaşık bir hesapla karşı karşıya olabileceğini belirterek, “Örgüt şimdi mi İsrail’e karşılık vermeli, yoksa ABD-İran müzakerelerinin nasıl sonuçlanacağının netleşmesini mi beklemeli?” sorusunu gündeme getiriyor. Şehade, “ABD-İran sürecinin sonucunu beklemek, teslim olmak veya hiçbir şey yapmadan beklemek anlamına gelmiyor. Bu, büyük çaplı bir karşılığı ertelemek, ancak sınırlı bir karşılık seçeneğini açık tutmak anlamına gelebilir. Çünkü şu anda yaşanacak geniş çaplı bir çatışma, bölgesel tablo netleşmeden önce savaşı genişletme fırsatı sağlayarak Hizbullah’tan çok İsrail’in çıkarına hizmet edebilir” diyor.

Şehade, yakın vadede Hizbullah’ın topyekûn bir savaşı başlatacak geniş çaplı bir karşılık verme girişiminde bulunmayacağını, ancak İsrail’in saldırılarını hiçbir karşılık vermeden sonsuza kadar sürdürmesine de tahammül edemeyeceğini düşünüyor.

Bu nedenle Şehade’ye göre en gerçekçi senaryo, ‘gerilimi kontrol altında tutmak, sahadaki gelişmeleri izlemek, ABD-İran sürecinden yararlanmak ve İsrail’in belirli sınırları aşması halinde sınırlı ve hesaplı bir karşılık verme seçeneğini açık tutmak’.


Yemen ordusu Cevf muharebesini başlattı

Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
TT

Yemen ordusu Cevf muharebesini başlattı

Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)

Yemen ordusu, Husilerin saldırılarını tırmandırmasının beşinci gününe girmesi ve hükümet güçlerinin bu saldırıları engellemekten ziyade onları takip etmeye ve yeni mevzileri geri almaya başlamasıyla sahadaki dikkat çekici bir değişimin ortasında, dün Husilere karşı yürüttüğü askeri operasyonları çeşitli cephelere genişletti.

En belirgin gelişme, hükümet güçlerinin ili kurtarmak için geniş çaplı bir askeri operasyon başlattığı Cevf ilinde yaşandı. Güçler, Husilerin saflarındaki çöküşler ve alınan esirlerle ilgili haberler gelirken, Lebanat kampı ve çevresi ile Hazm şehrinin doğusundaki diğer mevzileri geri almayı başardı.

Eş zamanlı olarak Yemen ordusu, Beyda ilinde yeni bir cephe açtı. Zahir cephesindeki askeri bir operasyon sırasında Hayd el-Hazzan ve el-Fuleyhan mevzilerini kurtarmayı başaran güçler, Husilerin saflarında çöküşler tüm hızıyla devam ederken, Uzlet el-Nasıfe bölgesine doğru ilerleyişini sürdürdü.

Bu gelişmeler, askeri kaynaklara göre Husilerin onlarca ölü ve yaralı verdiği Batı Kıyısı ve Taiz'de, özellikle de Berh, Makbene, Sukm ve Kadha'da devam eden çatışmalarla aynı zamana denk geldi.


İsrail Savunma Bakanı Katz’dan Filistin yönetimine “Kapsamlı savaş” tehdidi

Filistinli bir çocuk, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail yerleşimcileri tarafından öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tobasi'nin cenaze töreninde ağlıyor (AFP)
Filistinli bir çocuk, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail yerleşimcileri tarafından öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tobasi'nin cenaze töreninde ağlıyor (AFP)
TT

İsrail Savunma Bakanı Katz’dan Filistin yönetimine “Kapsamlı savaş” tehdidi

Filistinli bir çocuk, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail yerleşimcileri tarafından öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tobasi'nin cenaze töreninde ağlıyor (AFP)
Filistinli bir çocuk, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail yerleşimcileri tarafından öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tobasi'nin cenaze töreninde ağlıyor (AFP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Batı Şeria’daki herhangi bir tırmanışa katılması veya Filistin yönetiminin “Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıya benzer bir saldırı planladığının” tespit edilmesi halinde, Filistin yönetimini kapsamlı bir savaş başlatmakla tehdit etti.

Katz, dün Batı Şeria’nın kuzeyinde bir İsrailli yerleşimcinin bıçaklanması olayına ilişkin yaptığı açıklamada, “Yahudiye ve Samiriye’deki (Siyonistlerin Batı Şeria için kullandığı adlandırma) politikamız açık: Filistin terörünü güçlü şekilde takip etmek, Yahudi yerleşimlerini geliştirmek ve güçlendirmek ve güvenlik istikrarını korumak” dedi. Bununla birlikte Katz, “Filistinlilerin silahlı faaliyetlerinin şu anda son birkaç on yılın en düşük seviyesinde olduğunu” belirtti.

Katz, “Filistin yönetimine bağlı güvenlik güçlerinin veya bunlarla bağlantılı unsurların taraf olduğu çatışma ve karışıklıkların yaşanması ya da bunların İsrail ordu güçlerine ve Yahudi yerleşimlerine yönelik 7 Ekim tarzı bir saldırı hazırlığında olduğunun anlaşılması halinde, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte İsrail ordusuna yönetimin üst düzey yetkililerine, güvenlik birimlerine ve bunlarla bağlantılı unsurlara karşı kapsamlı bir savaş başlatmaya hazırlıklı olma talimatı verdiklerini” söyledi. Bu savaşın “Yahudiye ve Samiriye’deki bütün terör altyapısını” da hedef alacağını ifade etti.

İsrail medyasının haberine göre Katz, Filistin yönetimine yönelik olası savaşın ayrıntılarını da gizlemedi. Gerilimin artması halinde uygulanmak üzere, “onları mümkün olan en kısa sürede ezici bir yenilgiye uğratmayı” amaçlayan bir plan açıkladı.

Katz’a göre plan, “Filistin yönetiminin üst düzey yetkililerine yönelik hedefli suikastları, altyapının imha edilmesini ve operasyonların başlatılacağı Filistin kent ve köylerinden halkın tahliye edilmesini” kapsayacak. Buna karşılık İsrail ordusunun tahliye edilen bölgelerde kalacağını belirtti.

Filistinliler, işgal altındaki Batı Şeria’da Nablus kentinin batısındaki bir köyde İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tubasi’nin cenazesini taşıyor. (EPA)
Filistinliler, işgal altındaki Batı Şeria’da Nablus kentinin batısındaki bir köyde İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu öldürülen 20 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Ömer Tubasi’nin cenazesini taşıyor. (EPA)

Katz bu açıklamaları, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus çevresinde bir Filistinlinin İsrailli bir yerleşimciyi bıçaklayarak ağır yaralaması ve ardından olay yerinden kaçması üzerine yaptı. İsrail ordusu, bir süre devam eden takibin ardından saldırganı öldürdü. Katz’ın neden Filistin yönetimini kapsamlı bir savaşla tehdit ettiği ise açıklığa kavuşmadı.

Seçim kampanyası

Filistin yönetimi Katz’ın tehditlerine hemen cevap vermezken, Filistinli bir güvenlik kaynağı Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bunun “seçim kampanyasının bir parçası” olduğunu söyledi.

Kaynak, “7 Ekim’den bu yana Filistin yönetiminin bu saldırıyı desteklediğini ve benzer bir saldırı planladığını söylüyorlar... Bunlar asılsız ve boş sözler. Katz bunu söyleyen ilk yetkili değil. Filistin yönetiminin devrilmesi, devlet hayalinin ortadan kaldırılması, Filistinlilerin sürülmesi, hatta kentlerin, köylerin ve mülteci kamplarının işgal edilmesi çağrısında bulunuyorlar” dedi.

Kaynak, bunun “kuşatma altında tutulan ve zayıflatılan Filistin yönetimine yönelik geniş çaplı ve devam eden bir kışkırtma kampanyasının devamı” olduğunu belirterek, “Gazze Şeridi’ni Filistin davasını tasfiye etmeye yönelik sistematik bir kampanya kapsamında yok ettikten sonra Batı Şeria’da da kaos istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “Filistinlilerin kanı üzerinden seçim rekabetinin yürütüldüğü bir dönemde bu tür açıklamaları daha fazla duyacağımızı düşünüyoruz. Bunun seçim kampanyası ateşi olduğunu biz de herkes de biliyor.”

Batı Şeria’nın kuzeyindeki saldırı, bölgede gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail güvenlik teşkilatı, bayram dönemi ve seçimler öncesinde “bir dizi saldırı” yaşanmasından endişe ediyor.

Filistinli gençler, pazartesi günü Batı Şeria’daki Filistin köyü Osrin’in karşısında bulunan İsrail yerleşim karakoluna bakıyor. (AFP)
Filistinli gençler, pazartesi günü Batı Şeria’daki Filistin köyü Osrin’in karşısında bulunan İsrail yerleşim karakoluna bakıyor. (AFP)

İsrail ordusu bu hafta Batı Şeria’daki operasyonlarını yoğunlaştırdı. Ordu, bölgede düzenlediği özel operasyonlarda saldırı hazırlığında bulunan aranan kişileri ve silahlı kişileri, silah üretim atölyesi sahiplerini ve silah tüccarlarını gözaltına aldığını açıkladı.

İsrail ordusu pazar günü yaptığı açıklamada, Batı Şeria’nın kuzey ve merkezindeki “silahlı hücrelerin etkisiz hale getirildiğini” ve Tubas yakınlarında fırlatma rampası bulunmayan bir roket mühimmatının tespit edilerek derhal imha edildiğini bildirdi.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi, bıçaklı saldırının ardından Batı Şeria’daki gerilimin artış eğiliminde olduğunu yazdı. Gazeteye göre sahadaki gerilim, yerleşimcilerin tutumu ve hem Filistin yönetiminde hem de İsrail’de yapılması planlanan seçimler Batı Şeria’da yeni bir çatışmayı tetikleyebilir.

İsrail ordusunun tüm operasyon ve önlemleri yerleşimcileri ve liderlerini ise ikna etmiş değil. Batı Şeria’nın kuzeyindeki yerleşim konseyi başkanı Yossi Dagan, bıçaklı saldırının ardından, “Bu çok ciddi bir saldırı. İsrail ordusu askerlerinin elini sıkıyor ve yaralının iyileşmesi için dua ediyorum. Ancak bölgeye tam bir abluka uygulanmasını, geniş çaplı askeri operasyon başlatılmasını, silahların toplanması için ev ev arama yapılmasını ve altyapının dağıtılmasını bekliyorum” ifadelerini kullandı.