Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs zirvesi: Değişen çıkarlar karşısında ortaklık korunuyor

Kahire Türkiye’ye yaklaşıyor, Atina İsrail’le savunma iş birliğini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı’nı El Alameyn’de kabul etti
Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı’nı El Alameyn’de kabul etti
TT

Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs zirvesi: Değişen çıkarlar karşısında ortaklık korunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı’nı El Alameyn’de kabul etti
Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı’nı El Alameyn’de kabul etti

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasında üçlü zirve, dün Mısır’ın kuzeybatısındaki El Alameyn kentinde düzenlendi. Uzman ve analistlere göre zirve, Kahire’nin bütün ülkelerle ilişkilerini ve ortaklıklarını çeşitlendirme ve “stratejik denge” politikasını sürdürme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in katıldığı zirvede, üç ülke ortak bir açıklamayla mevcut ortaklığın önemini ve sürdürülmesine yönelik bağlılıklarını teyit etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre Sisi, üçlü ortaklığın “Doğu Akdeniz bölgesinde istikrar ve kalkınmayı sağlamaya yönelik bölgesel iş birliği açısından örnek teşkil ettiğini” belirterek, üçlü mekanizma çerçevesinde yapıcı iş birliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis de üçlü iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik kararlılıklarını ifade ederek, söz konusu mekanizmanın “barışın pekiştirilmesi ve bölgesel güvenliğin desteklenmesi açısından öncü bir platform” haline geldiğini belirtti.

 Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı basın toplantısında
Mısır Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı mevkidaşı ve Yunanistan Başbakanı basın toplantısında

Görüşmelerde ticaret ve yatırım, enerji, turizm, eğitim ve kültür alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra göç, istihdam ve nitelikli Mısırlı iş gücünün iki ülkeye transferi konuları ele alındı. Üç ülke ayrıca düzensiz göç ve organize suç gibi ortak tehditlerle mücadelede güvenlik iş birliğinin önemini vurguladı. Bölgesel istikrarın güçlendirilmesi amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonun sürdürülmesi konusunda da mutabık kalındı.

Gerilim alanlarını kontrol altına almak için pratik çözümler

Görüşmelerin sonunda düzenlenen basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, “Deneyimlerimiz, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs’ı bir araya getiren unsurun; temelleri istikrar ve kalkınmaya dayanan, bölgesel bir model oluşturma yönündeki ortak irade olduğunu ve gerilim alanlarını kontrol altına almak için pratik çözümler sunduğunu gösterdi.” dedi.

Sisi, “Bu kurumsal çerçeveyi geliştirmeyi ve mekanizmalarını güçlendirmeyi sürdüreceğimize olan bağlılığımızı teyit ediyorum. Bunu, bu ortaklığın önemi ve halklarımızın daha güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir geleceğe yönelik beklentilerini karşılamak için sunduğu fırsatlarla uyumlu şekilde yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Üç ülkenin ortak açıklamasında da ortaklığın korunmasına yönelik kararlılık vurgulandı. Açıklamada, “Kasım 2014’te Kahire’de kurulmasından bu yana üçlü iş birliği mekanizması, başarılı bir bölgesel iş birliği modeli haline gelmiştir. Güven, karşılıklı saygı ve iş birliği ilkeleri temelinde bu mekanizmayı geliştirmeyi sürdürme konusunda kararlıyız. Devletlerin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin, güç kullanma tehdidinde bulunulmamasının veya güç kullanılmamasının yanı sıra uluslararası hukuk kurallarına ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine tam uyulmasının önemini vurguluyoruz.” denildi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı eski yardımcısı ve eski “Mısır-Avrupa Ortaklığı Programı” Başkanı Büyükelçi Cemal Beyyumi Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasındaki üçlü zirvenin, üç ülke arasındaki uzun soluklu stratejik ittifakı pekiştirme ve derinleştirme amacı taşıdığını söyledi. Beyyumi, zirvenin aynı zamanda söz konusu ilişkilerin diğer bölgesel gerilimlerden veya yakınlaşmalardan etkilediğine yönelik iddiaları da boşa çıkardığını belirtti.

Beyyumi, bu ortaklığın devam edeceğini ifade ederek, bunun merkezi Kahire’de bulunan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulmasıyla sonuçlanan kurumsal iş birliğinin doğal bir uzantısı olduğunu ve Mısır’ın, Kıbrıs ve Yunanistan ile köklü ve istikrarlı ilişkilere sahip bulunduğunu kaydetti.

El Alameyn’de dün düzenlenen Mısır-Yunanistan-Kıbrıs zirvesi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
El Alameyn’de dün düzenlenen Mısır-Yunanistan- Güney Kıbrıs zirvesi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel ilişkiler uzmanı Kerem Said ise üçlü zirvenin düzenlenmesinin, Mısır’ın bölgesel güçlerle ve coğrafi çevresiyle ilişkilerinde “stratejik denge” politikasını yerleştirme konusundaki hassasiyetini gösterdiğini söyledi. Said, bu ortaklığın “Doğu Akdeniz’de güvenlik ve denge ekseninin korunmasında temel dayanak noktalarından biri” olduğunu vurguladı.

Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın “herhangi bir tarafa zarar vermeyi amaçlamayan dengeli bir bölgesel çıkar ağı oluşturmaya çalıştığını” belirtti. Kahire’nin egemenliğe saygı, devletlerin iç işlerine müdahale etmeme ve anlaşmazlıkların çözümünde diplomatik seçenekleri kullanma ilkelerine sıkı şekilde bağlı olduğunu ifade etti.

Zirve, Mısır ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın ve Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğinin arttığı bir dönemde gerçekleştirildi. Zirveden bir gün önce Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Türk mevkidaşı Hakan Fidan’dan telefon aldı. Görüşmede, ikili ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması, son dönemde ivme kazanan ilişkilerin geliştirilmesi ve başta ticaret ve yatırım olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı. Ayrıca Türkiye’de yapılması planlanan bir sonraki Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına yönelik hazırlıklar değerlendirildi.

Ağustos ayının sonlarında Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğinde önemli bir gelişme yaşandı. İki ülke, 3 milyar avro (yaklaşık 3,48 milyar dolar) değerinde bir askeri anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında İsrail, Yunanistan’da çok katmanlı bir hava savunma sistemi kuracak. İsrail Savunma Bakanlığı, anlaşmayı “İsrail ile Yunanistan ilişkileri tarihindeki en büyük savunma ihracatı anlaşması ve İsrail tarihindeki en büyük anlaşmalardan biri” olarak nitelendirdi.

Beyyumi, Mısır ile Türkiye arasındaki mevcut yakınlaşmanın Mısır-Yunanistan ilişkilerinin gücünü ve sağlamlığını hiçbir şekilde etkilemediğini söyledi. Mısır dış politikasının “istikrar, sağduyu, uzun vadeli bakış ve denge” ilkeleriyle öne çıktığını belirten Beyyumi, Kahire’nin bölgesel istikrarı ve stratejik çıkarlarını gözeterek, stratejik ortaklıklarını güçlendirmeye ve koordine etmeye önem verdiğini vurguladı.

Said de Mısır’ın Türkiye ile yakınlaşmasının Yunanistan ve Kıbrıs’la olan ortaklığıyla hiçbir şekilde çelişmediği görüşünü dile getirdi. Mısır’ın, “deniz sınırlarının uluslararası hukuk çerçevesinde belirlenmesine uyulması gerektiği yönünde net bir tutum benimsediğini ve bunun bölgedeki kaynakların tüm halkların yararına adil biçimde kullanılmasını güvence altına almayı amaçladığını” belirtti.



Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
TT

Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ABD ile gerçekleştirdiği yoğun temaslar, cumartesi gününden bu yana tırmanan İsrail askeri kampanyasının frenlenmesine katkı sağladı. Öte yandan Lübnan, Amerikan tarafının İsrail ile müzakerelerin sekizinci turunun tarihini belirlemesini bekliyor.

En az 28 kişinin ölümüne, onlarca kişinin yaralanmasına, yüzlerce kişinin Nebatiye şehri ile çevresindeki köylerden göç etmesine yol açan üç günlük hava saldırıları ve topçu bombardımanının ardından, dün Lübnan'ın güneyinde İsrail'in tırmandırma hızı düştü ve ardından geri dönüş dalgası başladı.

Diğer taraftan Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye şehrine yönelik tehlikenin artması, sivil ve siyasi aktivistlerin ordunun varlığının güçlendirilmesini ve devletin şehrin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmesini talep eden ‘Nebatiye 2 Çağrısı’nı yayınlamasına yol açtı.

Lübnan ordusu, halka güvence vermek amacıyla Nebatiye şehrindeki askeri devriyelerini hızla artırdı.


Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
TT

Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)

Ürdün ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeyi hedef alan İran kaynaklı 20 balistik füzeye müdahale ettiği, bunlardan 18'inin imha edildiği, 2 füzenin ise ıssız bir bölgeye düştüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca can kaybı yaşanmadığı vrugulandı.

Açıklamada, ordunun resmi sözcüsünün şu ifadeleri yer aldı:

“Ürdün hava savunma sistemleri, Ürdün topraklarına doğru (İran'dan) fırlatılan 20 balistik füzeye müdahale eederken, bunlardan 18'i başarılı bir şekilde engellenip imha edildi, 2 füze ise yerleşim yerlerinden uzak boş alanlara düştü.”

Sözcü, herhangi bir can kaybı yaşanmadığını vurguladı.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), resmi İran medya organları tarafından bu sabaha karşı yayımlanan bir açıklamada, Ürdün'ün Ezrak bölgesindeki Amerikan üssü olarak nitelendirdiği yeri balistik füzelerle vurduğunu duyurmuş ve bunun, İran petrol tankerlerini hedef alan Amerikan saldırılarına karşılık olarak gerçekleştiğini belirtmişti.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre DMO ayrıca, Kuveyt ve Bahreyn'deki petrol tankerlerini hedef alacakları uyarısında bulunarak mürettebattan ‘derhal gemilerini terk etmelerini’ istedi.

IRNA, DMO’nun şu mesajını aktardı:

“Terörist Amerikan ordusunun İslam Cumhuriyeti'ne ait bir dizi petrol tankerini hedef alarak işlediği düşmanca eylemler göz önüne alındığında; bu teröristlere ev sahipliği yapan ve düşmanca eylemlerine ortak olan Kuveyt ile Bahreyn iskelelerinin çevresinde bulunan tüm petrol tankerlerinin mürettebatını uyarıyor, bekleme bölgelerinde veya iskelelerde olsunlar, hedef alınacakları için gemilerini derhal terk etmeleri gerektiğini ihtar ediyoruz.”

Diğer taraftan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), DMO’nun son iki gün içinde ABD Donanmasına ait bir savaş gemisini iki kez balistik füzelerle hedef almasının ardından, 8 Eylül'de beş İran ham petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. ABD savaş gemisi İran'ın saldırı girişimlerini bertaraf etmeyi başarmış ve Amerikan personelinde hiçbir yaralanma olmaksızın bölgesel sulardaki devriyesine devam etti.


Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
TT

Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)

Lübnan ordusu, yaptığı açıklamada, ülkenin kuzey kıyıları açıklarında, düzensiz yollarla göçmen taşımaya çalışırken arızalanan bir teknedeki 20’den fazla kişinin kurtarıldığını duyurdu.

Ordu tarafından dün yapılan açıklamada, deniz kuvvetlerinin Sivil Savunma ve Kızılhaç ekiplerinin desteğiyle, kuzeydeki Trablus kenti açıklarında arızalanan bir teknede “yasa dışı yollarla kaçırılmaya çalışılan 22 kişiyi” kurtardığı belirtildi.

Açıklamada, “diğer yolcuların kurtarılması için çalışmaların sürdüğü” ifade edilirken, teknede toplam kaç kişinin bulunduğuna ilişkin bilgi verilmedi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’ndan aktardığına göre teknedeki yolcuların 20’den fazlası Suriyeli, diğerleri ise Lübnanlı uyruklu.

Lübnan’dan teknelerle ayrılan göçmen ve sığınmacılar, Avrupa’da daha iyi bir yaşam arayışıyla yola çıkıyor. Göçmenlerin çoğu, Lübnan kıyılarına 200 kilometreden daha kısa mesafede bulunan Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs’a ulaşmaya çalışıyor.

Suriye’de 2011 yılında Beşşar Esed yönetiminin hükümet karşıtı barışçıl gösterileri bastırmasıyla başlayan savaş, 500 binden fazla kişinin ölümüne ve nüfusun yaklaşık yarısının yerinden edilmesine yol açtı.

Esed’in 2024’ün sonlarında devrilmesinin ardından ülkede göreceli bir istikrar sağlanmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) göre halen yaklaşık 1,12 milyon Suriyeli Lübnan’da mülteci olarak bulunuyor.

UNHCR, yaklaşık 400 bin Suriyelinin 2025 yılında Lübnan’dan ülkelerine geri döndüğünü tahmin ediyor.

Lübnan’da ise 2019’un sonlarında başlayan ekonomik çöküş ve yaşam koşullarındaki kötüleşme, çok sayıda Lübnanlıyı düzensiz göç yollarına yöneltti.

Lübnan ordusu, son yıllarda deniz yoluyla göçmen kaçırılmasına yönelik çok sayıda girişimi de engelledi.