Yemen'de cepheler yeniden hareketlendi: Taiz'de şiddetli çatışmalar, Marib'de ilerleme

Batı Taiz'de Yemen hükümet güçlerine mensup bir savaşçı, havan mermisinin ateşlenmesi sırasında kulaklarını kapatıyor (AFP)
Batı Taiz'de Yemen hükümet güçlerine mensup bir savaşçı, havan mermisinin ateşlenmesi sırasında kulaklarını kapatıyor (AFP)
TT

Yemen'de cepheler yeniden hareketlendi: Taiz'de şiddetli çatışmalar, Marib'de ilerleme

Batı Taiz'de Yemen hükümet güçlerine mensup bir savaşçı, havan mermisinin ateşlenmesi sırasında kulaklarını kapatıyor (AFP)
Batı Taiz'de Yemen hükümet güçlerine mensup bir savaşçı, havan mermisinin ateşlenmesi sırasında kulaklarını kapatıyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar çarşamba günü birçok cephede şiddetlenirken en yoğun çatışmalar ülkenin batısında, özellikle Taiz'in el-Kedha, el-Berh ve el-Vaziiye bölgelerinde yaşandı. Marib, Cevf ve Beyda'nın yanı sıra Dali vilayetindeki Müris cephesinde de askeri hareketlilik sürerken hükümet güçleri son günlerde elde ettiği kazanımları pekiştirmeye çalışıyor.

Husiler, özellikle Taiz'in batısında kontrol altına alınması tehlikeye giren bölgelere büyük takviyeler göndererek hükümet güçlerinin ilerleyişini durdurmaya ve sahile açılan daha fazla bölgeye ulaşmasını engellemeye çalışıyor. Buna karşılık hükümet güçleri ve ortak güçler çatışma hatlarına takviye göndermeyi sürdürüyor. Çatışmalar ve hava saldırıları nedeniyle Husilerin kayıplarının arttığına ilişkin işaretler bulunuyor.

Batı Yemen sahili, mevcut tırmanışın ağırlık merkezine dönüşmüş durumda. Husiler son dönemde ele geçirdikleri mevzileri korumaya çalışırken hükümet güçleri saldırıyı kırmayı, Taiz kentinin Moha ile bağlantısını kesmeye yönelik girişimleri engellemeyi ve sahile ve Bab el-Mendeb'e doğru ilerlemeyi hedefliyor.

dcfvg
Husilere karşı çatışmalar sırasında ağır makineli tüfek taşıyan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Taiz'in batısında en şiddetli çatışmalar el-Kedha, el-Berh ve el-Vaziiye'de yaşanıyor. Hükümet güçleri ve ortak güçler, Husilerin son günlerde ele geçirdiği mevzileri geri almak amacıyla örgütle şiddetli çatışmalara giriyor.

Taiz eksenindeki silahlı kuvvetler ile Vatan Kalkanı Güçleri salı günü Makbana ilçesine bağlı el-Kedha bölgesini kurtarmak amacıyla ortak askeri operasyon başlattıklarını duyurdu. Taiz ekseni kurmay başkanı Tümgeneral Abdülaziz el-Mecidi, operasyona katılan güçlerin el-Mekazime ve el-Mihal bölgeleri ile bunlara bitişik çok sayıda tepeyi geri aldığını ve ardından çatışmaların şiddetlendiğini söyledi.

Bu gelişmeye, silahlı kuvvetlere ait savaş uçaklarının el-Hubeyşi Dağı'ndaki er-Rahbe Okulu'nda Husilere ait bir toplanma alanı ve komuta merkezini hedef alan hava saldırısı eşlik etti. Askeri bir kaynağa göre saldırı, Husilerin söz konusu alanı askeri amaçlarla kullanmasının ardından düzenlendi.

Sahil cephesinin diğer bölgelerinde Ulusal Direniş Güçleri mevzilerini savunmayı sürdürürken Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tümgeneral Abdurrahman el-Lahci de Moha'ya ulaştı. Bu sırada Husilerin bu cephedeki tırmanışına karşı koymak amacıyla askeri hazırlıklar devam ediyor.

Askeri kaynaklar, Husilerin savunma hatlarını güçlendirmek ve hükümet güçlerinin ilerleyiş alanını genişletmesini engellemek amacıyla Taiz'in batısına çok sayıda militan gönderdiğini belirtiyor. Örgütün ayrıca saldırıya uğramasını beklediği bölgelere çok sayıda mayın döşeyerek ilerleyişi yavaşlatmaya ve hükümet güçlerine daha ağır kayıplar verdirmeye çalıştığı ifade ediliyor.

ghyj
Husilerin bir mevzisine saldırı düzenleyen Yemen hükümet güçlerine ait askeri araç (AFP)

Batı sahilindeki çatışmalar, Taiz cephelerinin sınırlarını aşan bir önem taşıyor. Bunun nedeni bölgenin Moha ve Bab el-Mendeb'e uzanan yol üzerindeki stratejik konumu. Yemen hükümeti, Husilerin sahile doğru hareketlenmesinin, örgütün nüfuzunu güçlendirmeye ve bölgenin en önemli deniz geçiş noktalarından birinde uluslararası deniz taşımacılığını tehdit etmeye yönelik İran kaynaklı hedeflerin parçası olduğunu değerlendiriyor.

Marib ve Cevf'te hareketlilik

Marib'de hükümet güçleri kentin batısındaki bazı mevzilerde ilerleme kaydederken 7. Askeri Bölge birlikleri vilayetin kuzeyinde Husilerin mevzilerine yönelik saldırı başlattı. Bu gelişmeye Sırvah şehrinde  Husilerin takviyelerini hedef alan hava saldırıları eşlik etti.

Cevf'te ise hükümet güçleri son günlerde elde ettiği kazanımları pekiştirmeye yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Güçler, Hayb ve eş-Şaaf ilçesindeki el-Yetme bölgesini ve daha önce el-Lebenat bölgesindeki bazı mevzileri geri almıştı.

cdfgh
Yemen güçleri Taiz'in batısında Husilere karşı şiddetli çatışmalara giriyor (AFP)

Askeri kaynaklara göre hükümet güçleri el-Lebenat Kampı'ndaki Husi gruplarını kuşatmaya çalışıyor. Bu kapsamda el-Hazm kenti çevresindeki örgüt mevzileri ve toplanma alanları hava ve topçu saldırılarıyla hedef alınıyor. Güçler aynı zamanda kampa uzanan kuzey ikmal hattına ulaşarak içeride bulunan Husilere takviye gönderilmesini engellemeyi amaçlıyor.

Bu hareketlilik, hükümet güçlerinin son günlerde Cevf'teki operasyonlarını genişletmesinin ardından yaşandı. Amaç, sahadaki sınırlı ilerlemeleri kalıcı olarak tutulabilecek mevzilere dönüştürmek. Mevcut operasyonların Husi ikmal hatları ve tahkimatlarına odaklanması da bununla bağlantılı.

Beyda'da hükümet güçleri son günlerde ilerlediği mevzileri pekiştirmeye çalışırken Dali'deki Müris cephesinde çatışmalar devam ediyor. Hükümet güçleri, Husilerin daha önce kaybettiği mevzileri geri alma girişimi kapsamında düzenlediği saldırıları püskürttü.

Kara operasyonlarına paralel olarak silahlı kuvvetlere ait savaş uçakları birçok cephede Husi mevzileri ve toplanma alanlarına saldırılar düzenledi. İnsansız hava araçlarının da kullanıldığı operasyonlar kapsamında Husiler cephe hatlarındaki güçlerini yeniden konuşlandırmaya ve savunmalarını güçlendirmeye çalışıyor.

Husi kayıpları

Mevcut tırmanış, Cevf, Beyda, Marib, Taiz ve batı sahili cephelerinde eş zamanlı yürütülen ve günler süren askeri operasyonların ardından geldi. Bu süreç, çatışmaların görece kontrol altında tutulduğu bir aşamadan hükümet güçlerinin geniş çaplı kara harekâtına geçtiği yeni bir döneme işaret ederken Husiler de takviye göndererek savunma hazırlıklarını artırdı.

bhyju
Yemen ordusu ile Husiler arasındaki çatışmalar nedeniyle Taiz'in batısındaki el-Kedha bölgesinde yükselen duman (AFP)

Sahil çatışmalarında Husilerin verdiği kayıpların boyutuna ilişkin bir göstergede, Ulusal Direniş Güçleri Tıbbi Hizmetler Dairesi Başkanı Dr. Tarık el-Azani, Moha'ya getirilen öldürülen ve esir alınan Husi sayısının “son derece yüksek” olduğunu söyledi. El-Azani, hastanelerin morglarının örgüt mensuplarının cesetleriyle dolduğunu ve yaralı olarak esir alınan Husiler nedeniyle yatakların da dolduğunu belirtti.

Husiler kayıplarını telafi etmek amacıyla çatışma hatlarına yeni takviyeler göndermeye, mevzilerini tahkim etmeye ve yoğun şekilde mayın döşemeye çalışıyor. Hükümet güçleri ise askeri baskıyı kullanarak son dönemde elde edilen kazanımların kapsamını genişletmeye çalışıyor.

Bu gelişmeler, Husilerin bölgesel çapta tırmanışını da sürdürdüğü bir döneme denk geliyor. Örgüt, Güney Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının yanı sıra sivil ve ekonomik altyapıyı hedef alan bir dizi saldırı düzenledi. Resmi açıklamalara göre saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 73 sivil yaralandı.

Avrupa Birliği, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik son saldırılarını şiddetle kınayarak Riyad'la dayanışma içinde olduğunu belirtti. Birlik, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğu ve Yemen'deki çatışmaya barışçıl çözüm bulma çabalarına yönelik riskleri artırdığı uyarısında bulundu.

Avrupa Birliği, Husilere Yemen içinde ve dışında tüm saldırıları derhal durdurma çağrısı yaptı. Birlik ayrıca Kızıldeniz'deki ticari gemileri hedef alan saldırılar da dahil olmak üzere tüm saldırıların sona erdirilmesini ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarına uyulmasını istedi.

Washington'da ise ABD'nin Yemen Büyükelçiliği, Yemen hükümetinin “halkını savunma ve İran rejimi tarafından desteklenen terörist Husi milislerinin terör uygulama kapasitesine son verme konusunda tam hakkı bulunduğunu” belirtti. Büyükelçilik, Husilerin “bu çatışmayı başlatan taraf olduğunu ve saldırganlıklarının sonuçlarını üstlenmeleri gerektiğini” ifade etti.

Büyükelçilik ayrıca Suudi Arabistan'ın topraklarını ve vatandaşlarını savunma ve Yemen hükümetinin Husi tehdidini sona erdirme çabalarını destekleme hakkını vurguladı.



Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor
TT

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen güçleri Batı Sahili'ndeki kazanımlarını pekiştiriyor, Babülmendeb'deki mevzilerini güçlendiriyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri, Batı Sahili'nde elde ettiği kazanımları pekiştirirken Babülmendeb Boğazı'na hakim bölgedeki mevzilerini güçlendirdi. Bu gelişmeler, Yemen'in batısındaki Taiz vilayetine bağlı el-Vaziye ilçesinde ilerleyişin sürdürülmesiyle eş zamanlı olarak yaşandı. Operasyonlar, “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında yürütülürken Taiz'in güney kırsalında ve kent çevresindeki cephelerde Husilerle çatışmalar devam ediyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, son saatlerde 1.800'den fazla Husi unsurunun etkisiz hale getirildiğini açıklarken orduya ait verilere göre Husilerin son iki hafta içinde farklı cephelerde düzenlenen hava ve kara saldırıları sonucunda yaklaşık 10 bin ölü ve yaralı verdiği bildirildi.

Yemen askeri medyasına göre Ulusal Kalkan Güçleri, Amalika Tugayları ve Müşterek Kuvvetler, Kahbub cephesinde kontrolü tamamen sağladı. Bu gelişme, hükümet güçlerinin Babülmendeb'e hakim yüksek kesimlerdeki konumunu güçlendirirken stratejik öneme sahip bu hattın güvenliğini sağlama kapasitesini de artırdı. Operasyonlar Batı Sahili'nde devam ediyor.

Yemen'in Taiz vilayetindeki Acil Durum Komitesi, Husilerin kontrolüne geçen ilçelerde güvenlik koşullarının olağanüstü boyutlara ulaşması nedeniyle okullar, enstitüler ile kamu, vakıf ve özel üniversitelerde eğitime ara verdi. Komite ayrıca söz konusu bölgelerdeki kamu kurumlarında çalışan personele geçici izin verdi.

Birleşmiş Milletler ise Husi saldırılarının, yerinden edilmelerin ve insani yardımların bölgeye ulaştırılmasına yönelik kısıtlamaların artmasıyla Taiz'deki insani durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu. Ana yolların kapalı kalması, sınırlı hizmet ve kaynaklar üzerindeki baskının artmasıyla birlikte bölgedeki insani koşullar ağırlaşıyor.

Birleşmiş Milletler, yayımladığı son raporda Taiz kentine doğudan ulaşan yolun hâlâ kapalı olduğunu belirtti. Aden ile Taiz arasındaki yolların kesilmesi ise Aden depolarından gelen başlıca ikmal hatlarından birinin devre dışı kalmasına yol açtı. Bu durum, insani yardım kuruluşlarının ihtiyaç sahiplerine ulaşma ve giderek artan ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesini sınırlıyor.


Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu
TT

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Koalisyon güçleri Riyad saldırısında kullanılan füze rampasının imha edildiğini duyurdu

Yemen'de Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, Riyad'a düzenlenen saldırıda kullanılan bir balistik füze fırlatma rampasının imha edildiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, imha operasyonunun Suudi Arabistan'a yönelik eli kulağında bir saldırının hazırlıkları sürerken, Sana'da gerçekleştirildiğini bildirdi.

Koalisyon daha önce dün, Husi milisler tarafından fırlatılan bir balistik füzenin Riyad şehrinin kuzeyinde engellenerek imha edildiğini açıklamıştı.

Tümgeneral el-Maliki, "Fırlatma rampasını Koalisyonun istihbarat sistemiyle Sana semalarında takip ediyoruz ve imha edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Süveyda'da el-Hicri yandaşlarının 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail'e destek vermesi kınandı

Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
TT

Süveyda'da el-Hicri yandaşlarının 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail'e destek vermesi kınandı

Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)
Süveyda’daki Es-Seyr Meydanı’nda (eski adıyla Kerame Meydanı), 7 Ekim’in yıl dönümünde İsrail ve Netanyahu’ya destek amacıyla düzenlenen gösteri. (El-Hicri yanlısı siteler)

Suriye'nin Dürzi nüfusun çoğunlukta olduğu Süveyda vilayetindeki kaynaklar, Ruhani Lider (Şeyh el-Akl) Hikmet el-Hicri'nin takipçileri tarafından çarşamba günü 7 Ekim saldırılarının yıl dönümünde İsrail ile dayanışma amacıyla düzenlenen etkinlikleri kınadı. Suriye hükümeti ile Dürziler arasında arabuluculuk yürüten Dürzi bir isim, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Hicri hareketine karşı "alternatif bir akımın" oluşumunun tamamlandığını açıkladı.

Süveyda kentinde bugün, İsrail bayraklarının yanı sıra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile vilayetin büyük bölümünde (Süveyda kenti dahil) kontrolü elinde tutan "Ulusal Muhafızlar" grubunun lideri Şeyh Hicri'nin fotoğraflarının taşındığı bir gösteri ve konvoy düzenlendi. Kendisine bağlı güçlerle daha önce "Başan Devleti" adını verdiği yapının kuruluşunu ilan eden Hicri kanadı, bu gösteriyi 2023'ten bu yana Gazze savaşını başlatan 7 Ekim saldırılarının yıl dönümünde İsrail ile dayanışma amacıyla gerçekleştirdi.

Süveyda kentindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a yaptıkları değerlendirmede, "Hicri'nin çeteleri" olarak nitelendirdikleri grubun katıldığı bu etkinliklerin İsrail'in kucağına atılmak için izlenen yöntemlerden biri olduğunu belirterek, bunun yerine İsrail tarafından katledilen binlerce Gazzeli çocukla dayanışma gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

vfgbhj
Süveyda'da Hikmet el-Hicri yanlısı grubun, 7 Ekim olaylarında İsrail işgaliyle dayanışma amacıyla düzenlediği yürüyüş (Hicri yanlısı web siteleri)

Diğer yandan, Süveyda vilayetinde Temmuz 2025'teki kanlı olaylardan bu yana süren krizi çözmek amacıyla "Suriye hükümeti ile Dürziler arasında arabuluculuk" yürüten Dürzi bir kaynak, 15 üyeden oluşan ve Süveyda'daki aileleri, şeyhleri, akademisyenleri ile entelektüel kesimleri temsil eden geniş bir danışma kuruluna sahip "Acil Durum Komitesi"nin kurulduğunu açıkladı. Kaynağımız, bu aşamada arabuluculuk sürecinin gizliliğini ve katılanların güvenliğini sağlamak adına isminin açıklanmamasını tercih etti.

Kaynak, komitenin Süveyda içinden ve dışından Dürzi şahsiyetlerin yanı sıra yurt dışındaki Suriyeli Dürzi toplumundan isimleri de barındırdığını kaydetti.

Suriye içi çözüm

Kaynak; hükümet ile Süveyda halkı arasında, Şeyh Hicri'nin artık çözümün değil sorunun bir parçası haline geldiği yönünde zımni bir uzlaşma ve yüksek bir bilincin bulunduğunu belirtti. İki taraf arasında "her türlü çözümün Suriyeliler arasında (Suriye içi) olması gerektiği ve bundan taviz verilmeyeceği" konusunda prensip anlaşması sağlandığı ifade edildi.

Süveyda halkının tamamının, hükümetin Temmuz 2025 olaylarından önce Süveyda halkı tarafından sunulan neredeyse tüm talepleri kabul ettiğinin ve vilayet halkının güvenliğini ve onurunu güvence altına alacak şekilde hâlen pek çok şey sunmaya hazır olduğunun bilincinde olduğunu belirten kaynak, iki tarafın çıkarının ortak olduğunu vurguladı: Tüm ülke topraklarında Suriye egemenliğinin sağlanması ve özellikle kendi bölgeleriyle ilgili konularda Dürzilerin ulusal karar alma süreçlerinde temsil edilmesi.

Ancak sözcü, Suriye hükümetinin Dürzilerle çalışırken "vatansever olan fakat Süveyda'daki çözümlerin niteliği konusunda hükümetle kısmen ayrışan güçlü Dürzi ulusal figürleri göz ardı etme ve ötekileştirme eğiliminde olduğu" eleştirisinde bulundu.

Sözcü, "Suriye hükümeti, vilayetteki Dürzilerin Şam karşısında kendilerini kararlı bir şekilde temsil edemeyeceğini ve haklarını talep edemeyeceğini düşündüğü kişileri destekledi. Dolayısıyla toplumun kaygılarını, çıkarlarını ve endişelerini temsil eden liderlerle temas kurmadı" dedi.

Bu durumun hükümet tarafından düzeltilmesi gereken bir sorun olduğunu vurgulayan sözcü; dış güçlerin piyonu olmayan, hükümet karşısında eğilmeyen, aynı zamanda hem vatanın hem de toplumun çıkarlarını kararlılıkla savunan Dürzi şahsiyetlerle iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti.

cvfg
Süveyda'dan Suriye vatandaşları günlük işlerini kolaylaştırmak adına valilik binasında işlemleriyle ilgileniyor (Süveyda Valiliği)

Sözcü, "Süveyda krizini çözmek için büyük bir umut var, ancak asıl sorun İsrail'de. Bu iki konu birbiriyle yakından bağlantılı; bunların birbirinden ayrılması ve Süveyda sorununun Suriyeliler arasında çözülmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arabuluculuk sürecinin şu anda hükümetin ne sunacağı ve Süveyda halkının neyi kabul edeceği üzerine odaklandığını kaydedederek, hükümet tarafının bu taleplere olumlu cevap verdiğini belirtti.

Sonuç olarak her iki taraf arasında büyük bir uzlaşı ve Suriyeliler olarak çıkarlarının ortak olduğuna dair bir bilinç bulunuyor. Dürzi toplumuna zarar veren şey Suriye'ye de zarar verir; Suriye'ye zarar veren şey Dürzi toplumuna da zarar verir. Ancak süreç, vilayette her türlü çözümü engelleyen odaklarla —yani Hicri'nin oğlu Selman tarafından yönetilen 'Güvenlik Ofisi' liderliğiyle— nasıl bir çözüm izleneceğine bağlı.

Tamamen güvenlik odaklı bir engel

Sözcü, masada pek çok çözümün bulunduğunu ancak bunlar üzerinde uzlaşmanın, arabuluculuk aşamasından tek masa etrafındaki doğrudan müzakereler aşamasına geçildiğinde gerçekleşeceğini vurguladı.

Sözcü şöyle devam etti: "Müzakerelerde siyasi ve sosyal boyutun çözüldüğü, birçok konuda anlaşmaya varıldığı görüldü. Geride kalan tek engel tamamen güvenlik odaklı; o da vatansever bir unsur olduğu için 'çetelerle' mücadele edecek, para, mühimmat ve medya desteğiyle güçlendirilecek tarafın kim olacağı meselesidir."

Komitenin gün yüzüne çıkması için ABD Elçisi ve uluslararası toplum tarafından "çete" olarak nitelendirilen yapıların nüfuzuna son verilmesi gerektiğini belirten kaynak, "Şu anda üzerinde çalışılan ve incelenen sorun bu; burada İsrail faktörü devreye giriyor" dedi.

Sözcü, "2026 yılı başından bu yana İsrail'in Hicri'ye maddi destek göndermediğini" belirterek, ABD'nin genel olarak Suriye konusunda İsrail üzerinde muazzam bir baskı uyguladığına ve Süveyda'nın Suriye-ABD-İsrail ilişkilerinde küçük bir detay olduğuna dikkat çekti.

Sözcü konuşması sırasında, ellerine ihanet, doğrudan ajanlık ve vatana komplo bulaşmamış kişiler ile "çete ve çapulcu" olarak nitelendirilenler arasında ayrım yapılması gerektiğini, birinci gruptakilerin Süveyda'da ve gelecekte devlet kurumlarında yeri olacağını vurguladı.

"Ulusal Muhafızlar" içindeki anlaşmazlıklar artıyor

"Ulusal Muhafızlar" bünyesindeki gruplar arasında artan anlaşmazlıkların bir göstergesi olarak, Süveyda'daki en büyük yerel silahlı gruplardan biri olan (yaklaşık 8 bin savaşçıya sahip) "Rical el-Kerame" (Onurlu Adamlar Hareketi) liderlerinden Basım Ebu Fahr, isim vermeden Hicri ve destekçilerini, vilayet halkını bir "kan projesine" sürüklemekle suçladı.

Ebu Fahr, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "İnsanları bir kan projesinin içine soktular; bunun için başkalarını kışkırtan, aşağılıkları öne çıkaran ve şerefli insanları arkadan bıçaklayan yüzlerce hesap görevlendirdiler. Sonunda kandırılanların zihninde hakkı batıl, batılı da hak yaptılar."

Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgilere göre Ebu Fahr ailesinden paylaşılan bu ifadeleri kınamaları ve reddetmeleri istendi; ancak ailenin çoğunluğu bu metni reddetmeyi kabul etmedi.