Mustafa Rüstem
ABD ile Suriye arasındaki ilişkilerde ve Şam’a yönelik kısıtlamaların gevşetilmesi sürecinde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Washington, Suriye’ye uygulanan yaptırımlardan geriye kalan son iki kısıtlamayı da kaldırdı. Bunlar, silah satışı ve silah finansmanına yönelik yasak ile Suriye hükümetinin savunma hizmetlerine erişim hakkına ilişkin kısıtlamalardı.
Kısıtlamaların kaldırılması
Suriye’ye uygulanan silah ve askeri finansman kısıtlamalarının kaldırıldığına ilişkin karar, 1991 tarihli “Kimyasal ve Biyolojik Silahların Kontrolü Yasası” kapsamında kısa süre önce ABD Federal Sicili’nde yayımlandı. Bu adım, 2025’ten bu yana yaşanan yakınlaşma sürecindeki bir dizi kararın devamı niteliğinde. Söz konusu süreç, ABD ile onlarca yıl karşı karşıya gelen Esed rejiminin devrilmesinin ardından hız kazandı.
Washington’da yaşayan Suriyeli siyasetçi Ayman Abdel Nour yaptığı açıklamada, yaptırımların kaldırılması ve Suriye’nin terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarılmasını değerlendirdi. Abdel Nour, sürecin “parçalanması zaman alan çok sayıda bürokratik düzenlemeyle” bağlantılı olduğunu belirtti.
Abdel Nour, silah alımı konusunda hâlâ çeşitli sorunların bulunduğunu belirterek, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Yardımcısı Jacob McGee’nin Şam ziyareti sırasında Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ile görüştüğünü ve “ihracat konusunda çok sayıda engel bulunduğunu” kendisine aktardığını söyledi.
Abdel Nour, ABD’li yetkilinin Washington’a döndükten sonra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştüğünü, Rubio’nun da Suriyeli mevkidaşıyla iletişime geçerek çeşitli konularda bilgi aldığını belirtti. Ancak Şam’ın silah ihracatı konusunda hâlâ engellerle karşı karşıya olduğunu ve gerekli muafiyetlerin henüz çıkarılmadığını ifade etti.

Siyasi şartlar
ABD Senatosu, Esed rejimini ve rejimle iş yapan kişi, şirket ve ülkeleri cezalandırmak amacıyla Suriye savaşı sırasında 2019’da çıkarılan “Sezar Yasası”nın kaldırılması yönünde oy kullandı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre böylece Suriyeliler üzerinde yıllardır süren ağır ekonomik baskının sona erdirilmesinin önü açıldı.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed Hac Osman, silah satın alma yasağının kaldırılması kararının, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın ardından geldiğini değerlendiriyor. Osman’a göre bu gelişme, Şam’ın dış dünyaya daha fazla açılmasının önünü açarken, Suriye’ye yeni bir ordu kurmak için gerekli savunma hizmetleri ve silahlara erişim imkânı sağlıyor. Osman, bunun Aralık 2024’te “Saldırganlığı Caydırma” operasyon odasının, mevcut Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın liderliğinde ülkede yönetimi devralmasının ardından gerçekleştiğini belirtiyor. Eş-Şara’nın, komşu ülkelere ve bölgeye, Şam’ın dünyayla barış içinde yaşamak istediğine dair olumlu mesajlar vermeye önem verdiğini ifade ediyor.
Osman, Suriye’nin karşı karşıya olduğu güvenlik sorunları nedeniyle caydırıcı silahlara ihtiyaç duyduğunu, özellikle hava savunma sistemlerinin öne çıktığını belirtti. Ancak Şam’ın silah satın almasına izin verilmesinin, silahların hangi ülkeden alınabileceği ve ne tür silahlara erişilebileceği konusunda yeni sorunlar doğurabileceğini ifade etti.
Osman, İsrail’in gelişmiş silahların kendi ulusal güvenliğini tehdit edebilecek radikal grupların eline geçmesinden endişe duyduğunu belirterek, bu durumun Suriye’ye yönelik silah transferlerini sınırlayabileceğini kaydetti.
Washington ne istiyor?
Suriyeli siyasetçi Abdel Nour, silah satın alma yasağının kaldırılması kararının hemen silah anlaşmalarının yapılacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Abdel Nour, “Yeni karar buna izin veriyor; yani artık yasal ve izin verilen bir işlem. Ancak ABD silahlarının Suriye’ye ihraç edilebilmesi için Suriye hükümetinin karşılaması gereken onlarca şart bulunuyor” dedi.
Şam’ın şu anda ABD’nin silah ihracatı için öngördüğü koşulları karşılamadığını belirten Abdel Nour, ülkenin idari yapısında ve yeni ordunun doktrininde değişiklikler yapılması gerektiğini, ordudaki disiplin ve bağlılık düzeyinin de dikkate alınacağını söyledi.
Abdel Nour ayrıca Suriye’nin İsrail sınırındaki hassas konumunun da önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Yasağın kaldırılması hiçbir şekilde silah ihracatının artık serbest olduğu anlamına gelmiyor ve imzalanmış ve uygulanacak bir silah anlaşmasına işaret etmiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Abdel Nour, Suriye’nin silah ihtiyacını karşılamak için Türkiye’den veya bazı Arap ülkelerinden hafif silah ve savunma sanayisi ürünleri satın almaya yönelebileceğini belirtti Avrupa ülkeleri veya ABD’den silah alımının ise şu aşamada olası görünmediğini ifade etti.
Suriye’nin Çin’den silah satın alabileceğini, ancak Uygur meselesi ve Suriye’deki yabancı savaşçılar gibi konuların buna engel oluşturabileceğini ifade eden Abdel Nour, Rusya seçeneğinin de gündeme gelebileceğini ancak bunun kolay olmayacağını ve ABD ile ilişkilerde hassasiyet yaratabileceğini söyledi.
“Sezar Yasası”nın kaldırılmasının Arap ve Batılı ülkelerden yabancı yatırımcıların Suriye’ye dönüşünün önünü açtığı, ülkenin izolasyonunu kırdığı ve enerji, bankacılık ve inşaat gibi savaş sırasında büyük zarar gören kentlerin yeniden imarı açısından kritik sektörlerdeki kısıtlamaları hafiflettiği belirtiliyor. Söz konusu savaş, Esed rejiminin devrilmesiyle sona ermeden önce yaklaşık 15 yıl sürmüştü.
*"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir."