Yemen ordusu ve Husilere karşı savaşan güçler hakkında 10 soru

Ordu, “Devler” (El-Amâlika), “Vatan Kalkanı”, “Acil Müdahale”, “Ulusal Direniş” ve “Tihame” güçleri, çatışmalara katılan başlıca askerî birlikleri oluşturuyor

Devlet bağlantılı askeri kapasiteler; personel, silah donanımı ve coğrafi konuşlanma açısından farklılık gösteren birliklerle kara, hava ve deniz muharebe alanlarını kapsamaktadır (Independent Arabia)
Devlet bağlantılı askeri kapasiteler; personel, silah donanımı ve coğrafi konuşlanma açısından farklılık gösteren birliklerle kara, hava ve deniz muharebe alanlarını kapsamaktadır (Independent Arabia)
TT

Yemen ordusu ve Husilere karşı savaşan güçler hakkında 10 soru

Devlet bağlantılı askeri kapasiteler; personel, silah donanımı ve coğrafi konuşlanma açısından farklılık gösteren birliklerle kara, hava ve deniz muharebe alanlarını kapsamaktadır (Independent Arabia)
Devlet bağlantılı askeri kapasiteler; personel, silah donanımı ve coğrafi konuşlanma açısından farklılık gösteren birliklerle kara, hava ve deniz muharebe alanlarını kapsamaktadır (Independent Arabia)

Yemen hükümetine bağlı güçler, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad Muhammed el-Alimi’nin genel seferberlik ilan etmesi ve “Kurtuluş Savaşı” adını verdiği operasyonun başlatıldığını duyurmasının ardından birçok cephede şiddetli çatışmalar yürütüyor. Operasyonların amacı, Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak ve Yemen Cumhuriyeti’nin bütün topraklarında devlet egemenliğini tesis etmek. Askerî faaliyetler, “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında sürüyor.

Çatışmalara, bir kısmı savaş yıllarında kurulan, bir kısmı ise sonraki dönemlerde yeniden yapılandırılan farklı askerî birlikler katılıyor. Bu güçlerin bazılarının komuta ve idari yapılarında da son aylarda değişiklikler yaşandı.

Yemen’de Husilere karşı mücadele eden başlıca askerî güçleri ve birliklerini tanımak için öne çıkan 10 soru ve cevap şöyle:

1. Husilere karşı savaşan Yemen güçleri hangileri?

Husilere karşı mücadele eden güçler arasında düzenli Yemen ordusu, Vatan Kalkanı Güçleri, Acil Müdahale Güçleri, Devler Tugayları (El-Amâlika), Ulusal Direniş Güçleri ve Tihame Direniş Güçleri bulunuyor. Bunlara farklı cephelerde operasyonlara katılan güvenlik birimleri, askerî oluşumlar, halk güçleri ve aşiret birlikleri de eşlik ediyor.

Hükümete bağlı kuvvetler kara, hava ve deniz unsurlarını kapsıyor. Birlikler; personel sayısı, silah kapasitesi ve coğrafi konuşlanma bakımından birbirinden ayrılıyor.

2. Yemen ordusu askerî bölgelere nasıl dağılıyor?

Düzenli ordu, farklı vilayetlerdeki operasyon alanlarını kapsayan yedi ana askerî bölgeye ayrılıyor. Bu yapılanma, muharip birliklerin askerî teşkilatlanma çerçevesinde düzenlenmesi ve görev bölgelerine dağıtılması amacıyla oluşturuldu.

Askerî bölgelerin karargâhları şu şekilde sıralanıyor:

Birinci Askerî Bölge: Hadramut vilayetindeki Seyun.

İkinci Askerî Bölge: Aynı vilayetteki Mukalla.

Üçüncü Askerî Bölge: Marib.

Dördüncü Askerî Bölge: Aden.

Beşinci Askerî Bölge: Hudeyde.

Altıncı Askerî Bölge: Umran ve Cevf çevresi.

Yedinci Askerî Bölge: Zamar ve Sana çevresi.

Korgeneral Tahir el-Ukeyli Savunma Bakanlığı görevini yürütürken, Korgeneral Sağir bin Aziz de Genelkurmay Başkanı olarak görev yapıyor.

3. Vatan Kalkanı Güçleri nedir, kim tarafından yönetiliyor?

Vatan Kalkanı Güçleri, Nisan 2022’de Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nin kurulmasının ardından oluşturulan ilk askerî güç olarak öne çıkıyor. Birliğin kuruluşu, 29 Ocak 2023’te resmî olarak ilan edildi. Kuruluş kararı, kuvvetlerin personel sayısını, görevlerini ve operasyon alanlarını belirleme yetkisini silahlı kuvvetlerin başkomutanına verdi.

Güçlerin komutanlığını Tümgeneral Bassam Mihdar es-Sanbi, kurmay başkanlığını ise Tümgeneral Abdurrahman Salih el-Lahci yürütüyor. Ana karargâhları Lahic vilayetindeki el-Aned Hava Üssü’nde bulunuyor.

Üç askerî tümen ve bunlara bağlı çeşitli tugaylarla muharip birliklerden oluşan gücün yaklaşık 45 bin personelden meydana geldiği tahmin ediliyor. Envanterinde zırhlı araçlar, zırhlı muharebe araçları, sahra topları, uçaksavar sistemleri ve ağır silahlar yer alıyor.

Birlikler Aden, Lahic, Ebyen ve Dali vilayetlerinden Vadi Hadramut, Marib, Cevf ve Mehri’ye kadar uzanan geniş bir alana yayılmış durumda. Aden, Lahic ve Dali ile Ebyen’in bazı kesimlerinde ve Taiz’in çeşitli ilçelerinde dokuz tugayın konuşlandığı belirtiliyor.

4. Acil Müdahale Güçleri nedir, kaç askerden oluşuyor?

Acil Müdahale Güçleri, Nisan 2022’deki Birleşmiş Milletler ateşkesinin ardından başlayan görece sakinlik döneminde ileri muharebe eğitimi ve silah desteği alan kara piyade birliklerinden oluşuyor. Bu güçler, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kuruluşuyla aynı dönemde şekillendi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Müşterek Kuvvetler Komutanlığına bağlandı.

Altı askerî tümen ve 22 tugaydan oluşan gücün yaklaşık 35 bin askere ulaştığı tahmin ediliyor. Personelin büyük bölümünün Yemen’in kuzey vilayetlerinden geldiği belirtiliyor. Bu durumun, birliklere operasyon düzenlenen bölgelerin coğrafyasını ve arazi koşullarını tanıma açısından avantaj sağladığı ifade ediliyor.

Acil Müdahale Güçleri, son çatışmalarda özellikle Cevf vilayetindeki faaliyetleriyle öne çıktı.

5. Devler Tugayları nedir, kim tarafından yönetiliyor?

Devler Tugayları, Husilere karşı mücadele eden en önemli askerî oluşumlardan biri olarak kabul ediliyor. Birliğin komutanlığını, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zer'a el-Muharremi yürütüyor.

Birliğin personel yapısının bir bölümü, Yemen’in güney vilayetlerinde faaliyet gösteren Selefi çevrelerin komutan ve mensuplarına dayanıyor. Bu grupların bir kısmı, Husilerin 2014 yılında Saada vilayetindeki Dammaç merkezine yönelik saldırısı sırasında çatışmalara katıldı.

Muharip personel sayısının yaklaşık 12 bin olduğu tahmin edilen Devler Tugayları, Yemen’in güney vilayetlerinde ve Kızıldeniz’e kıyısı bulunan batı sahilinde Husilerle çatışmalara girdi. Birlikler ayrıca Şebve’nin kuzeybatısı ve Marib’in güneyindeki muharebelerde de yer aldı.

6. Ulusal Direniş Güçleri nedir, kim tarafından yönetiliyor?

Ulusal Direniş Güçleri, Yemen’in batı kıyısında Husilere karşı faaliyet gösteren başlıca askerî oluşumlardan biri. Birliğin karargâhı ve operasyon merkezi, Taiz vilayetinin batısındaki Muha ilçesinde bulunuyor.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Tarık Muhammed Abdullah Salih tarafından yönetilen güçlerin personelinin büyük bölümü, eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih dönemindeki Cumhuriyet Muhafızları ve özel kuvvetler yapılanmalarından geliyor.

Ulusal Direniş Güçleri, 2017’den beri Husilere karşı çatışmalara katılıyor. Özgün haberde personel sayısının 3 bin ile 10 bin arasında olduğu tahmin edilirken bazı birliklerin Eylül 2026’da geçirdiği teşkilat değişiklikleri sonrasındaki güncel sayı net olarak bilinmiyor.

7. Tihame Direniş Güçleri nedir, nasıl bağımsız bir askerî yapı hâline geldi?

Tihame Direniş Güçleri, Tihame bölgesinden gelen askerî birliklerden oluşuyor. Bu güçler, Hudeyde vilayeti ve batı sahilindeki Husilere karşı yürütülen çatışmalara katıldı.

13 Eylül 2026’da alınan kararla, Ulusal Direniş Güçleri’nin Birinci ve İkinci Tümenlerinden oluşturulan Tihame Direniş Güçleri bağımsız bir askerî yapı hâline getirildi. Tümgeneral Zayid Munser birliğin komutanlığına atandı. Yayımlanan karar hakkındaki bilgilere göre kuvvete mali, idari ve operasyonel bağımsızlık tanınırken, Arap Koalisyonu’nun müşterek operasyonlarıyla bağlantısı korundu.

Tihame Direniş Güçleri’nin sekiz muharip tugaydan oluştuğu ve birliklerinin batı sahilindeki askerî operasyonlara katıldığı belirtiliyor.

8. Yemen güçlerinin başlıca silahları ve askerî kapasitesi neler?

Yemen hükümetine bağlı kuvvetler kara, hava ve deniz unsurlarının yanı sıra çeşitli güvenlik birimlerine ve askerî oluşumlara sahip. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre envanterlerinde zırhlı araçlar, sahra topları, ağır silahlar ve farklı görevler için kullanılan insansız hava araçları (İHA) bulunuyor.

Kuvvetler, topçu atışlarını yönlendirmek ve yakın mesafeli saldırıları desteklemek amacıyla küçük keşif dronlarından yararlanıyor. Bunun yanında farklı hava platformları ve uzun menzilli saldırı dronları da kullanılıyor.

Yemen Savunma Bakanı, Haziran 2026’da yaptığı açıklamada yeni bir İHA grubunun askerî envantere dâhil edildiğini duyurdu.

9. İHA’lar Yemen ordusunun operasyonlarında nasıl bir rol oynuyor?

Yemen Silahlı Kuvvetleri, Husilere karşı cephelerde keşif ve saldırı amaçlı İHA kullanmaya başladı. Savunma Bakanı Tahir el-Ukeyli’nin açıklamasına göre bu araçların bir bölümü yerel olarak üretilirken diğerleri satın alınarak envantere katıldı.

Hükümet güçlerinin yayımladığı görüntülerde, hareketli hedefleri takip edip vurabilen birinci şahıs görüşü (FPV) sistemli dronların yanı sıra havadan mühimmat bırakabilen orta büyüklükte İHA’ların kullanıldığı görüldü.

Savunma Bakanlığı, Sana kentine hâkim iki dağın adını taşıyan “Aybân” ve “Nukm” adlı iki İHA’yı da tanıttı. Şeba İstihbarat platformuna göre bu araçlar, SKYWASP (Sky Wasp) tipi sistemler arasında yer alıyor. Açıklanan bilgilere göre araçların menzili bin 500 kilometreye kadar ulaşırken 30 ila 50 kilogram ağırlığında harp başlığı taşıyabildikleri öne sürülüyor. Ancak bu teknik özellikler bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.

Askerî ve stratejik Uzman Faysal el-Hamd, daha önce yaptığı değerlendirmede, yayımlanan görüntülerdeki hedefleme hassasiyetinin dron operatörlerinin ileri düzey eğitimine işaret ettiğini belirtti. El-Hamd, bu araçların askerî hareketliliğin izlenmesi, temas hatlarına yakın araç ve mevzilerin hedef alınması ve muharipler üzerinde psikolojik etki oluşturulması açısından rol oynadığını ifade etti.

10. Yemen güçleri arasında askerî koordinasyon nasıl sağlanıyor?

Hükümete bağlı güçler, cepheler arasındaki saha hareketlerini ve destek faaliyetlerini koordine etmek amacıyla üst askerî komutanlığın gözetiminde ortak bir operasyon merkezi üzerinden faaliyet yürütüyor.

Bu koordinasyon; "Yemen Şafağı" operasyonunda "Vatan Kalkanı", "Devler Tugayı" (El-Amalika) ve "Tihame Direniş Güçleri " ve Suudi Arabistan liderliğindeki Meşru Hükümete Destek Koalisyonu'nun hava desteğiyle Zebab, Babülmendeb ve Muha'nın geri alınmasında, son olarak da bu ayın 8'inde Kahbub cephesinde kontrolün sağlanmasında belirgin bir şekilde öne çıktı.



“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor
TT

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

Yemen’de yürütülen “Yemen Şafağı” askerî operasyonu bugün altıncı gününe girerken hükümet güçleri Babülmendeb Boğazı ve stratejik öneme sahip Meyyun Adası’nın kontrolünü tamamen sağladıklarını duyurdu. Güçlerin uluslararası deniz geçiş güzergâhına hâkim yüksek kesimlerdeki mevzilerini tahkim ettiği, bunun da ülkenin batı kıyısındaki askerî konumunu güçlendirdiği bildirildi.

Yemen’in güneybatısındaki Taiz vilayetinin geniş kesimlerinde internet ve iletişim hizmetleri kesintiye uğradı. Kesintiler, Husilerin vilayetin güneyinde askerî faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı.

Bölge sakinleri, uydu internet hizmeti Starlink’i kullanan yerel ağlara yöneldi. Ancak Husiler, kısa süre önce kontrol altına aldıkları bölgelerde bu hizmete ait cihazlara el koymaya başladı. Güvenlik ve denetim önlemleri kapsamında güvenlik kameraları ve cep telefonları da hedef alındı.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise Lahic ve Aden vilayetlerinde yerinden edilmiş kişilerin sağlık ve yaşam koşullarının kötüleştiği uyarısında bulundu. Örgüt, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden kaçan sivillerin akut yetersiz beslenme, kolera, akut sulu ishal, kızamık ve diğer bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Açıklamada, yerinden edilen kişilerin gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişim imkânlarının da giderek azaldığına dikkat çekildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının devam etmesini sert bir dille kınadı. Kınama açıklamasında, salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınması da yer aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet eden kişiler arasında ölenler ve yaralananlar oldu.

BM Sözcüsü, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.


Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
TT

Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)

Sudan’ın Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Sudanlı bir hukuk örgütü saldırının insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirildiğini bildirdi.

Acil Durum Avukatları grubu, cuma gecesi ile cumartesi sabahı arasında Facebook hesabından yaptığı açıklamada, Mavi Nil bölgesindeki Ved el-Mahi ilçesinde bulunan Ebu Şindi yerinden edilmiş kişiler barınma merkezine düzenlenen İHA saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 41’e yükseldiğini duyurdu. Grup, saldırıyı Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) gerçekleştirdiğini öne sürdü.

HDK’nin öncülüğündeki Sudan Kurucu İttifakı (Tesis) ise Ebu Şindi barınma merkezini hedef aldığı yönündeki iddiaları reddetti. İttifak, söz konusu iddiaları “istihbarat servisleri tarafından üretilmiş, yanıltıcı ve kışkırtıcı haberler” olarak nitelendirdi.

Tesis tarafından Facebook üzerinden yayımlanan açıklamada, HDK’ye yöneltilen suçlamaların, bölgede elde edildiği belirtilen “büyük zaferlerin” ardından kuvvetlerin imajını zedelemeye yönelik umutsuz ve açık bir girişim olduğu savunuldu.

İttifak ayrıca, herkesi kapsayan, demokratik, ademi merkeziyetçi ve gönüllü birlik esasına dayalı yeni bir Sudan’ın kurulması için çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.

Sudan’da ordu ile paramiliter HDK arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden savaşta en az 59 bin kişi hayatını kaybetti. Çatışmalar yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olurken ülkenin birçok bölgesinde kıtlık yaşanmasına yol açtı. Ülkede 30 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.


Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
TT

Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)

Gazze Şeridi’nde sağlık yetkilileri, İsrail’in bugün düzenlediği iki ayrı hava saldırısında en az 5 Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre saldırılar Gazze kentinin farklı noktalarında gerçekleşti.

Sağlık görevlileri, Gazze kentindeki Panda Mall alışveriş merkezi yakınlarına düzenlenen İsrail saldırısında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, kentin güneyindeki Tuffah Mahallesi’ne yönelik bir başka saldırıda ise bir kişinin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu, her iki saldırıda da silahlı kişilerin hedef alındığını belirtirken, konuya ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

İsrail, Hamas’ın yeniden silahlandığını ve ateşkes ihlali olarak nitelendirdiği saldırılar düzenlediğini öne sürerek son haftalarda örgüte yönelik hava saldırılarını artırdı.

Hamas ise silah stoklarını yeniden oluşturduğu veya saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddiaları reddediyor. Örgüt, İsrail’i ABD arabuluculuğunda sağlanan ve bir yıl önce üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesi zayıflatmakla suçluyor.

Ateşkes anlaşması, Gazze Şeridi’nin nihayetinde yeniden inşa edilmesini öngörüyor. Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini de içeren çatışmayı sona erdirme anlaşmasının uygulanması konusunda şimdiye kadar sınırlı ilerleme kaydedildi.

Gazze’deki sağlık yetkilileri, geçen yıl ekim ayında ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmasından bu yana İsrail ateşinde en az bin 400 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ise aynı dönemde Gazze’de silahlı kişiler tarafından 4 askerinin öldürüldüğünü belirtiyor.

Gazze’deki savaş, Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıların ardından başladı. İsrail verilerine göre saldırılarda yaklaşık bin 200 kişi öldü, 251 kişi rehin alındı.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, Hamas’ın saldırısının ardından İsrail’in bölgede yürüttüğü bombardıman ve kara operasyonlarında 74 binden fazla kişi hayatını kaybetti.