İsrail hükümeti Hamas'la ateşkes anlaşmasını onayladı

Hamas'ın elindeki rehinelerin yakınları İsrail başbakanlık konutunun önünde toplandı (AP)
Hamas'ın elindeki rehinelerin yakınları İsrail başbakanlık konutunun önünde toplandı (AP)
TT

İsrail hükümeti Hamas'la ateşkes anlaşmasını onayladı

Hamas'ın elindeki rehinelerin yakınları İsrail başbakanlık konutunun önünde toplandı (AP)
Hamas'ın elindeki rehinelerin yakınları İsrail başbakanlık konutunun önünde toplandı (AP)

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan kısa resmî açıklamaya göre, İsrail hükümeti bu sabah Hamas ile Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında Gazze'de tutulan rehinelerin serbest bırakılmasını öngören ateşkes planını onayladı.

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından yayınlanan açıklamada, “Hükümet rehinelerin serbest bırakılması planını onayladı. Rehinelerin serbest bırakılması planı 19 Ocak 2025 Pazar günü yürürlüğe girecek” denildi.

Şarku’l Avsat’ın Axios haber sitesinden aktardığına göre güvenlik kabinesi üyelerinden biri, 24 bakanın anlaşma lehinde oy kullandığını, 8 bakanın ise anlaşmaya karşı çıktığı belirtti.



Birleşmiş Milletler, savaş nedeniyle İran'dan ayrılan göçmenlere yardım ediyor

İranlı kadınlar, Tahran'da düzenlenen bir yürüyüş sırasında, dini lider Mücteba Hamaney ve askerlerin resimlerinin yer aldığı bir reklam panosunun önünden geçiyor (EPA)
İranlı kadınlar, Tahran'da düzenlenen bir yürüyüş sırasında, dini lider Mücteba Hamaney ve askerlerin resimlerinin yer aldığı bir reklam panosunun önünden geçiyor (EPA)
TT

Birleşmiş Milletler, savaş nedeniyle İran'dan ayrılan göçmenlere yardım ediyor

İranlı kadınlar, Tahran'da düzenlenen bir yürüyüş sırasında, dini lider Mücteba Hamaney ve askerlerin resimlerinin yer aldığı bir reklam panosunun önünden geçiyor (EPA)
İranlı kadınlar, Tahran'da düzenlenen bir yürüyüş sırasında, dini lider Mücteba Hamaney ve askerlerin resimlerinin yer aldığı bir reklam panosunun önünden geçiyor (EPA)

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün Ortadoğu'daki savaş sırasında zor durumda olan bazı göçmenlerin İran'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu ve yüzlerce kişiden yardım talebi aldığını açıkladı.

BM kuruluşu, yoğun bombardıman ve büyük ölçekli yerinden edilme göz önüne alındığında, İran'daki göçmenlerin içinde bulunduğu tehlikeli durumu vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "krizde mahsur kalan göçmenlere ve diğer üçüncü ülke vatandaşlarına destek vermeye" hazır olduğunu ifade etti.

Uluslararası Göç Örgütü yetkilisi David John Cenevre'de yaptığı bilgilendirme toplantısında, "Bazı göçmenlerin İran'dan evlerine dönmelerine yardımcı olduk" dedi ve "taleplerin yüzlerce olduğunu ve her gün arttığını" belirtti. Ancak ayrılan veya yardım isteyenlerin uyrukları hakkında ayrıntı vermedi.

Tahliyelerin yüksek maliyetine ve kaynak yetersizliğine dikkat çeken yetkili, bunun büyük bir engel teşkil ettiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler'e göre İran, dünyanın en büyük mülteci barındıran ülkesi olup, aralarında Afganistan'dan milyonlarca ve Irak'tan yüz binlerce kişinin de bulunduğu çok sayıda göçmene ev sahipliği yapıyor.

3,2 milyon kişi yerinden edildi

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), perşembe günü yaptığı açıklamada, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in İran'a düzenlediği saldırının ardından başlayan savaş nedeniyle İran'da 3,2 milyon kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), İran'daki sivil kayıplar arasında göçmen işçilerin de bulunduğunu belirtti. BM kuruluşu ayrıca, Lübnan'daki çeşitli büyükelçiliklerin vatandaşlarını tahliye etmek için kendileriyle iletişime geçtiğini duyurdu.

Örgüt, Ortadoğu'daki savaşın binlerce göçmeni yerinden ettiğini ve bunların çoğunun Lübnan'da olduğunu tahmin ediyor.

Ortadoğu'daki savaş, Hizbullah'ın savaşın ilk gününde İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine karşılık olarak Lübnan'a füze saldırısı düzenlemesiyle Lübnan'a da sıçradı.

İsrail o zamandan beri Lübnan'a büyük çaplı hava saldırılarıyla karşılık verdi ve güçleri güneye doğru ilerledi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 94 binden fazla Suriyelinin Lübnan'dan ülkelerine döndüğünü, 10 bin Lübnanlının ise Suriye'ye gittiğini bildirdi.


Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
TT

Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani, Bağdat'taki federal hükümete Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) roketli saldırılar düzenleyen grupların isimlerinin yer aldığı bir liste gönderdi.

Bu grupların faaliyetlerinin durdurulması ve onlara karşı gerekli önlemlerin alınması için ciddi adımlar atılması çağrısında bulunan Talabani, “Bağdat'taki dostlarımızın durumun tırmanmasını önlemek için ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum, ancak gerekli önlemler alınmazsa, bu sorunu kendimiz çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kürtçe yayın yapan haber ajansları, Darbandikhan ilçesi yakınlarındaki Zamnako Dağları'nda bulunan iletişim kulelerinin insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırıya uğradığını bildirdi. Pazartesi öğleden sonra itibariyle başkent Erbil’de 162, Süleymaniye’de 26, Duhok'ta 5 ve Halepçe'de 3 saldırı kaydedildi.

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, pazar günü, Peşmerge güçlerinin hiçbir tarafın haksızlığına veya saldırısına maruz kalmadığını ve bu grupların savaşı körüklemek ve IKBY’nin istikrarını ve vatandaşlarının güvenliğini bozmak için yaptıkları bu provokasyonların devam edemeyeceğini ve etmemesi gerektiğini vurguladı. Barzani, Irak hükümetini, Temsilciler Meclisi’ni ve başta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi olmak üzere tüm siyasi güçleri bu saldırılar karşısında ciddi bir tavır sergilemeye ve bu saldırılara son vermeye çağırdı.


İsrail, Beyrut'ta üç İran Kudüs Gücü komutanının öldürüldüğünü duyurdu

Başkent Beyrut'ta İsrail tarafından bombalanan bir otelin önünden geçen Lübnanlı kadınlar (DPA)
Başkent Beyrut'ta İsrail tarafından bombalanan bir otelin önünden geçen Lübnanlı kadınlar (DPA)
TT

İsrail, Beyrut'ta üç İran Kudüs Gücü komutanının öldürüldüğünü duyurdu

Başkent Beyrut'ta İsrail tarafından bombalanan bir otelin önünden geçen Lübnanlı kadınlar (DPA)
Başkent Beyrut'ta İsrail tarafından bombalanan bir otelin önünden geçen Lübnanlı kadınlar (DPA)

İsrail ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, dün sabaha karşı Lübnan’ın başkenti Beyrut'un er-Ravşe bölgesindeki bir otele düzenlediği saldırıda, İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Kudüs Gücü'nün üç komutanı da dahil olmak üzere beş kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

Açıklamada, saldırının donanma tarafından gerçekleştirildiği ve DMO Kudüs Gücü'nün Lübnan ve Filistin kolordularından beş komutanı, Lübnan'ın başkentindeki bir otelde toplantı yaparken hedef alındığını belirtildi.

Saldırıda, Kudüs Gücü'nün üç merkezi komutanı, bir istihbarat subayı ve Filistin Kolordusu'nun Hizbullah temsilcisi olmak üzere beş kişinin öldürüldüğü belirtildi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Beyrut'ta İran'ın Kudüs Gücü komutanlarını hedef alan bir operasyon gerçekleştirdik. Ortadoğu'da, ne Beyrut'ta ne de başka bir yerde İran'ın şeytan ekseni için güvenli bir yerin olmadığına sizi temin ederim.”

Ortadoğu'daki savaş, geçtiğimiz hafta Hizbullah'ın İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından Lübnan'a sıçradı. Hizbullah, bu saldırıyı cumartesi günü ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıda İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ‘intikamı’ olarak nitelendirdi.

Saldırının ardından İsrail, Hizbullah’ın ‘ağır bir bedel’ ödeyeceğini söyledi ve hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyine asker gönderdi.

Buna karşılık Hizbullah, İsrail'e onlarca saldırı düzenledi ve İsrail’in kuzeyinde yaşayanlara ‘bu bölgelerin askeri konuşlanma noktaları olarak kullanıldığı’ gerekçesiyle sınırdan beş kilometre uzak durmaları çağrısında bulundu.