Gazze savaşı: Mısır için kritik bir dönemde tehlikeli gerilim

AFP
AFP
TT

Gazze savaşı: Mısır için kritik bir dönemde tehlikeli gerilim

AFP
AFP

Amr İmam

Mısır, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği ve yüzlerce İsraillinin ölümüne yol açan saldırısının ardından İsrail ile Gazze'deki direnişçi gruplar arasında artan gerilime son verme çabalarını yoğunlaştırıyor.

Bu amaçla Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, aralarında Gazze'den İsrail'e yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in de bulunduğu çok sayıda uluslararası yetkiliyle bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘kışkırtıcı eylemlerden’ kaçınması gerektiğini vurgulayarak her iki tarafı da itidalli davranmaya ve gerilimin artmasını engellemeye çağırdı. Aynı zamanda, mevcut gerilimin Filistinliler ile İsrailliler arasındaki barış çabalarına yansımaları konusunda da uyarıda bulundu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 7 Ekim'de Filistinliler ile İsrailliler arasındaki çatışmanın durdurulması için çaba gösterilmesi çağrısında bulundu. Üçüncü dönem için adaylığını açıkladıktan sonra şu anda cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını başlatmaya hazırlanan Mısırlı lider, 8 Ekim'de Ürdün Kralı 2. Abdullah ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki taraf arasındaki gerilim üzerinde duruldu. İki lider, şiddeti durdurmak ve iki taraf arasında dökülen kana son vermek için ortak bölgesel ve uluslararası çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Gazze'yle 12 kilometre, İsrail'le ise 245 kilometre sınırı olan Mısır, ortak sınır boyunca bölgeye onlarca ambulans ve sağlık ekibinin gönderilmesi de dahil olmak üzere birçok hazırlık yaptı. Yerel sağlık yetkilileri, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının artma olasılığı ve Gazze Şeridi'ndeki hastanelerin önümüzdeki birkaç saat içinde aşırı kalabalıklaşması olasılığı göz önüne alındığında, Gazze Şeridi'ndeki yaralıların tedavi görmek üzere Mısır'a götürülmesini istiyor.

8 Ekim'de, bir polis memurunun Mısır'ın kuzeyindeki kıyı kenti İskenderiye'de bir grup İsrailli turiste silahla ateş etmesi ve iki İsrailli ile bir Mısırlıyı öldürmesiyle Mısır, doğrudan gerilimin içine çekildi. Şu ana kadar rütbesi açıklanmayan polis, İsrailli turist grubunu korumakla görevlendirilmişti. Mısırlı yetkililer polis memurunu sorgulamaya başladı. Ayrıca Mısır’ın İsrail'den resmi olarak özür dilemesi bekleniyor.

Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir sonraki İsrail saldırısına hazırlık amacıyla Gazzelilerden topraklarını terk etmelerini istemesinin ardından, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının artmasının Sina sınırında yaralı Filistinlilerin izdihamına yol açmasından korkuyor. Bazıları şimdiden Mısır'ın tek taraflı olarak sınırlarını bu Filistinlilere açıp açmayacağını merak etmeye başladı.

Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir sonraki İsrail saldırısına hazırlık amacıyla Gazzelilerden topraklarını terk etmelerini istemesinin ardından, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının artmasının Sina sınırında yaralı Filistinlilerin izdihamına yol açmasından korkuyor. Bazıları şimdiden Mısır'ın tek taraflı olarak sınırlarını bu Filistinlilere açıp açmayacağını merak etmeye başladı.

Ekonomik yansımalar

İsrailli turistlerin vurulmasının olası bir sonucu, önemli bir döviz kaynağı olan yerel turizm sektörünü olumsuz etkilemek olabilir.

Turistlerin vurulması olayı, Mısır'ın, başta Koronavirüs ve ardından Ukrayna'daki mevcut savaş olmak üzere son yıllarda ağır darbelere maruz kalan turizm sektöründen elde ettiği gelirleri artırmak için yoğun şekilde çalıştığı bir döneme denk geldi.

Yerel gözlemciler, İsrailli turistlerin vurulmasının Mısır'ın Filistinliler ile İsrailliler arasındaki arabuluculuk çabalarını olumsuz yönde etkileyeceğini söylüyor.

(foto altı) Mısır polisi, 8 Ekim 2023'te İskenderiye'de bir polisin iki İsrailli turisti ve bir Mısırlıyı öldürdüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)
Mısır polisi, 8 Ekim 2023'te İskenderiye'de bir polisin iki İsrailli turisti ve bir Mısırlıyı öldürdüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı'nın eski yardımcısı Cemal Beyumi, Al Majalla'ya verdiği demeçte “Mısır, Filistinliler ile İsrailliler arasında ateşkes için arabuluculuk yapmaya çalıştığından bu olay muhtemelen kamuoyundaki atmosferi olumsuz etkileyecektir” dedi. Beyumi, “Mısır'ın tüm konuyu açıklığa kavuşturmaya ve arabuluculuk çabalarını ilerletmeye çalışacağını, çünkü her iki tarafın da bu çabalara ihtiyacı olduğunu” vurguladı.

Uzun süredir Filistinliler ile İsrailliler arasında arabuluculuk rolünü üstlenen Mısır, sükunetin yeniden tesis edilmesinde pek çok başarı elde etti.

Mısır'ın arabuluculuk çabaları muhtemelen Gazze'deki İsrailli rehinelerin güvenliğini sağlamaya ve ardından İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlarla yapılması beklenen bir takas anlaşmasıyla bu rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamaya odaklanacak.

Uzun süredir Filistinliler ile İsrailliler arasında arabuluculuk rolünü üstlenen Mısır, sükunetin yeniden tesis edilmesinde pek çok başarı elde etti.

Kahire'de, bu kez arabuluculuk çalışmalarının Gazze-İsrail arasındaki önceki çatışmalarda olduğu kadar kolay olmayacağı yönünde bir görüş hâkim. Gerçek şu ki, Hamas'ın İsrail'in güneyine yönelik 7 Ekim saldırılarının boyutu ve İsrail'in insan kayıpları, Mısır gibi arabuluculuk çabaları içinde olan ülkelere kapıyı kapatabilir.

Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırılarda şu ana kadar yaklaşık 900 İsrailli öldürüldü. Yaralananlardan bazılarının durumunun kritik olması nedeniyle bu sayı giderek artıyor. Aralarında üst düzey asker ve subayların da bulunduğu 50'den fazla İsrailli Gazze'de rehin alındı. Bu nedenle ateşkes, en azından yakın gelecekte uzak bir olasılık haline geldi.

Kahire Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Ekrem Bedreddin, Al Majalla'ya yaptığı açıklamada, “Hizbullah, Filistinlilerin bu savaşta yalnız olmadığı mesajını iletmeye çalışıyor. Her iki tarafta da özellikle sivillere yönelik şiddetin artması ihtimali çok yüksek” dedi. Bedreddin, Filistin-İsrail anlaşmazlığının adil ve kapsamlı bir şekilde çözülmesi çağrısında bulundu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın 7 Ekim'de yaptığı açıklamada, İsrail ile Gazze arasındaki çatışmanın daha da büyümesini önlemek için etkili uluslararası taraflara müdahale çağrısında bulunmasının nedeni bu kasvetli tahminler olabilir.

Kahire'de, bu kez arabuluculuk çalışmalarının Gazze-İsrail arasındaki önceki çatışmalarda olduğu kadar kolay olmayacağı yönünde bir görüş hâkim. Gerçek şu ki, Hamas'ın İsrail'in güneyine yönelik 7 Ekim saldırılarının boyutu ve İsrail'in insan kayıpları, Mısır gibi arabuluculuk çabaları içinde olan ülkelere kapıyı kapatabilir.

İsrailli turistlerin vurulması olayı, Gazze'deki Filistinliler ile İsrailliler arasında yeni bir savaşın sonucu olarak Mısır'ın karşı karşıya olduğu güvenlik risklerine keskin bir bakış sağlıyor. Mısır, özellikle turizm sektörünün toparlanmaya başlamasının ardından sektörü her türlü güvenlik riskinden korumak ve Mısır hazinesine acil ihtiyaç duyduğu parayı sağlamak için var gücüyle çalışıyor.

Gazze ile İsrail arasında savaşın patlak vermesi Sina'daki güvenlik durumuna da tehdit oluşturuyor. Mısır, yakın zamanda DEAŞ'ın bir kolunu yenilgiye uğrattıktan sonra 60 bin kilometrekarelik bölgeyi terörden arındırdığını ilan etti. Mısır'ın Sina'da yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü terörle mücadele operasyonları ülkeye hem insani hem de mali açıdan çok pahalıya mâl oldu.

Bu nedenle Kahire'de, Sina sınırında artan gerilimin Mısır topraklarındaki radikal kesimi güçlendireceği korkusu başladı. Bu durum radikal gruplardan bazılarını Kızıldeniz'deki Şarm eş-Şeyh de dahil olmak üzere Sina'daki turistik tesislere yönelik eylemlerde bulunmaya veya Kahire ile Tel Aviv arasında gerginliğe neden olabilecek sınır ötesi saldırılar düzenlemeye teşvik edilebilir.

Kritik dönem

Mevcut savaş, ekonomik açıdan sıkıntı çeken Mısır için tamamen uygunsuz bir zamana denk geldi. Bölgede ortaya çıkan şiddet olaylarının Mısır ekonomisine, özellikle de turizm sektörüne olumsuz yansımaları muhtemel. Mısır aynı zamanda ekonominin ön planda olduğu yeni cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor.

İsrail ile Gazze arasındaki mevcut savaşın olası güvenlik boyutları, özellikle savaşın daha uzun sürmesi ve her iki taraftan da daha fazla can kaybına yol açması halinde, seçim hazırlıklarını olumsuz etkileyebilir.

En büyük korku, radikal İslamcıların, özellikle de Müslüman Kardeşler'in takipçilerinin, İsrail ile Gazze arasındaki mevcut çatışmayı, Mısır'ın çeşitli şehirlerindeki turistik tesislere, turistlere veya hükümet merkezlerine yönelik saldırıları kışkırtmak için kullanması yönünde.

(foto altı) İsrail'in 10 Ekim 2023'te Gazze Şehri'ndeki er-Rimal mahallesine düzenlediği hava saldırılarının ardından eşyalarını taşıyan Filistinliler. (AFP)
 İsrail'in 10 Ekim 2023'te Gazze Şehri'ndeki er-Rimal mahallesine düzenlediği hava saldırılarının ardından eşyalarını taşıyan Filistinliler. (AFP)

Mısır’da bazı kesimler şimdiden Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesi yönünde çağrıda bulunuyor. Seçimlerin Haziran 2024'te yapılması planlanıyordu ancak Mısırlı yetkililer, Kahire'nin ulusal ekonomiyi mevcut durumdan kurtarmak için bir dizi katı ekonomik önlemin kapısını açmak üzere adım atacağı beklentileri arasında seçimleri planlanan tarihten önce yapacak.

* Şarku’l Avsat tarafından Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde


Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
TT

Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)

Irak’ta Nuri el-Maliki'nin yeni hükümetin başbakanlığına adaylığı, artan iç baskı ve petrol gelirlerini de etkileyebilecek ABD yaptırımları tehdidi nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.

Maliki, adaylığını kararlaştırmak üzere pazartesi gecesi yapılması planlanan Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki önemli toplantıya katılmaktan son dakikada vazgeçti ve ‘sonuna kadar’ devam etmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Koordinasyon Çerçevesi koalisyonu içinde, birliği korumak için ona gönüllü olarak çekilme şansı vermeyi tercih edenler ile onu görevden alabilecek bir iç oylama yoluyla sorunun çözülmesini isteyenler arasındaki bölünme de giderek artıyor.

Eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, ‘Şii partilerin’ Maliki'nin adaylığıyla ilgili olarak Beyaz Saray'dan iki yeni ret mektubu aldığını belirterek, ‘yeni cumhurbaşkanının ona hükümet kurma görevini vermeyeceğini’ açıkladı.