Libya: Bingazi Hükümeti Yatırım Bakanı, Libya'nın doğusunda Rus askeri üssü kurulacağı haberlerini yalanladı

Libya İstikrar Hükümeti Yatırım Bakanı Ali es-Saidi: Rusya'nın ordu güçlerimize verdiği eğitim para karşılığında gerçekleşiyor.

Ali es-Saidi, Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümette Yatırım Bakanı olarak görev yapıyor. (Şarku’l Avsat)
Ali es-Saidi, Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümette Yatırım Bakanı olarak görev yapıyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Libya: Bingazi Hükümeti Yatırım Bakanı, Libya'nın doğusunda Rus askeri üssü kurulacağı haberlerini yalanladı

Ali es-Saidi, Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümette Yatırım Bakanı olarak görev yapıyor. (Şarku’l Avsat)
Ali es-Saidi, Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümette Yatırım Bakanı olarak görev yapıyor. (Şarku’l Avsat)

Libya Temsilciler Meclisi (TM) tarafından atanan hükümette Yatırım Bakanı olarak görev yapan Ali es-Saidi dün (perşembe), Rusya ile ülkenin doğusunda askeri bir üs kurma anlaşması yapıldığına dair medyada yer alan haberlerin asılsız olduğunu beyan etti.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre (AWP) ajansa özel açıklamalarda bulunan Saidi, “Libya ordusunun Rusya için bir deniz ve hava üssü kurma yetkisinin olmadığını” ifade etti. Saidi ayrıca, “buna sadece TM’nin izin verebileceğini ve TM’de de bu konunun hiç tartışılmadığını” söyledi.

Batı basınında bu hafta başından itibaren yer alan haberlere göre Rusya, Libya'ya hava savunma sistemleri sağlama ve pilotları eğitme karşılığında Libya'nın doğusunda Rus kuvvetlerine hava üsleri verilmesi için Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter ile bir anlaşma imzalamaya çalışıyor. TM tarafından atanan Libya İstikrar Hükümeti’nin (LİH) Yatırım Bakanı Saidi, “Libya ve Rusya tarafları arasında havacılık veya donanma alanında eğitim için anlaşmalar yapılabileceğini, ancak Libya topraklarında Rus kuvvetleri için uzun vadeli üsler kurulamayacağını” açıkladı. Herhangi bir deniz veya hava üssü kurma yetkisinin askeri kurumda değil TM’de olduğunu ifade eden Saidi, “Libya ordusunu eğitmek ve donatmak için kısa vadeli sözleşmelere gelince, bu hususlar anlaşmalar gerektirmez ve askeri kurum, bunu TM’ye başvurmadan yapabilir” dedi. Saidi, askerî eğitim alanında Moskova'dan yardım istenmesinin “Libya ordusunun silahlarının çoğunun Rusya'dan gelmesinden ve aynı zamanda silahlanma sistemini de değiştirmemesinden kaynaklandığını” dile getirdi. Saidi, Libya’nın bu sebeple askeri kurum personelini denizde ve havada eğitmek için Rusya'dan yardım istediğini sözlerine ekledi. Eğitim karşılığında Libya'nın Rus tarafına ne sağlayacağı konusunda “bu eğitimin bedava değil, para karşılığında” olduğunu belirten Saidi, “Libya'nın şu anda asker ve subayların seviyesini yükseltme ve genel olarak güvenlik kurumlarını yeniden inşa etme” sürecinde olduğunu söyledi. Saidi, “Rus tarafı, askeri kurumlarımızın personellerini eğitmek için ülkemizde kalıyor. Çünkü 2011'den bu yana radarlarımız ve karargahlarımız da dahil olmak üzere askeri kurumlarımızın altyapısının çoğu yok edildi. Şimdi kurumlarımızı yeniden inşa etmemiz ve gelecek nesildeki evlatlarımızı yetiştirmemiz gerekiyor” diyerek sözlerini sürdürdü.

Saidi, LUO Komutanı Halife Hafter'in Eylül ayı sonunda Moskova'ya yaptığı ziyaretin zaman kazanmak için gerçekleştiğini doğruladı.

Saidi, “bugün Libya'nın askeri kurumlarını yeniden donatma sürecinde olduğunu ve Rusya'nın da şu anda en iyi müttefik konumunda bulunduğunu” söyledi. Saidi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya, Doğu ve Batı arasında bölünmüş durumda. Biz, emniyet ve askeri iş birliği alanlarında açık ve şeffaf bir ülke olduğu için Rusya'ya bağlıyız. Libya 2011'den bu yana iki hükümetin iktidar için yarıştığı siyasi bir bölünmeye sahne oldu. Bu hükümetlerin ilki ülkenin batısında yer alan, Trablus merkezli, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH). Diğer hükümet ise ülkenin doğusunda yer alan Bingazi merkezli Usame Hammad liderliğindeki LİH. TM tarafından atanan LİH, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki LUO tarafından destekleniyor.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.