Z kuşağından Filistinliler, barış ümitlerini kaybetti: "Kimsenin deneyimlememesi gereken şeyler yaşadık"

"ABD, Gazze'ye kurduğu yüzer iskeleyi kaldırıyor"

İsrail ordusu Refah'taki ilerleyişini sürdürürken, siviller kalan eşyalarını toplayıp bölgeden kaçıyor (AFP)
İsrail ordusu Refah'taki ilerleyişini sürdürürken, siviller kalan eşyalarını toplayıp bölgeden kaçıyor (AFP)
TT

Z kuşağından Filistinliler, barış ümitlerini kaybetti: "Kimsenin deneyimlememesi gereken şeyler yaşadık"

İsrail ordusu Refah'taki ilerleyişini sürdürürken, siviller kalan eşyalarını toplayıp bölgeden kaçıyor (AFP)
İsrail ordusu Refah'taki ilerleyişini sürdürürken, siviller kalan eşyalarını toplayıp bölgeden kaçıyor (AFP)

Z kuşağından Filistinliler, İsrail'le birlikte yaşamanın imkansız olduğunu düşünüyor.

Amerikan gazetesi Wall Street Journal'ın (WSJ) görüştüğü Z kuşağından Filistinliler, barışa dair umutlarını yitirdiklerini söyledi. 

Batı Şeria'daki Nablus şehrinde yaşayan 22 yaşındaki Mahmud Kilani, internet üzerinden tanıştığı bir kadınla görüşmek için İsrail'deki Hayfa'ya geçtiğini, daha sonra çalışma izni alıp burada barmenlik ve garsonluk yaptığını söyledi.

Ancak Hamas'ın 7 Ekim'de Aksa Tufanı saldırısıyla Gazze savaşının başlamasının ardından diğer Filistinliler gibi onun da çalışma izni iptal edilmiş.

İsrail ordusunun şehrine düzenlediği saldırıların ardından yakın arkadaşlarının silahlı direnişe katılmaya karar verdiğini belirten Kilani, şöyle konuştu: 

Onları vazgeçirmeye çalışıyorum ama başaramıyorum. Başka bir yol görmediklerini söylüyorlar. Nihayetinde yaşadıkları yerdeki insanların öldürüleceğini düşünüyorlar. O yüzden İsrail ordusu için işleri daha da zorlaştırmak istiyorlar.

Gazze Şeridi'nde yaşayan 15 yaşındaki Layan Haruda ise İsrail bombardımanlarından kaçarak farklı yerlere sığındıklarını söyledi.

Haruda, barış ümidini korumanın güçleştiğini belirterek "Kimsenin deneyimlememesi gereken şeyler yaşadım" dedi.

Savaşın başlamasının ardından kasımda Katar'a kaçtıklarını söyleyen Haruda, Gazze'deki arkadaşları bombardıman altında çadırlarda yaşarken, kendisinin temiz suya ve eğitime erişimi olduğu için utanç duyduğunu belirtti. 

Ramallah merkezli Filistin Politika ve Anket Araştırma Merkezi'nin WSJ'yle paylaştığı bilgilere göre 25 yaş altı Filistinlilerin çoğu geleceğe iyimser yaklaşmıyor. Merkezin direktörü Halil Şikaki, şunları söyledi: 

Gençler yaşadıklarını, Güney Afrika'da apartheid rejimi altındaki insanların mücadelesine benzetiyor. İşgal düzenini yıkmak için İsrail'i zorlamaları gerektiğini düşünüyorlar.

Diğer yandan İsrailliler de Filistinlilerle birlikte yaşama düşüncesine iyimser yaklaşmıyor.

İsrailli düşünce kuruluşu Kudüs Halkla İlişkiler Merkezi'nin mayıstaki anketine katılanların yüzde 79'u bağımsız Filistin devletinin kurulmasını desteklemediğini söylemişti. 7 Ekim'den önceki bir anketteyse bu oran yüzde 69'du.

İsrail ordusunun Refah'taki kara harekatı sürerken ABD'nin Gazze Şeridi'ne yardım için kurduğu yüzer limanın geçici olarak kaldırılacağı bildirildi.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir ABD'li yetkilinin İsrailli haber sitesi Times of Israel'le paylaştığı bilgilere göre iskele, kötü hava koşulları nedeniyle sökülüp İsrail'deki Aşdod limanına taşınacak. İskelenin Gazze'ye tekrar ne zaman kurulacağıysa belli değil.

17 Mayıs'ta faaliyete geçen yüzer iskele, dalgaların yarattığı hasar nedeniyle 28 Mayıs'ta tamire alınmıştı. Birleşmiş Milletler, bu sürede iskele üzerinden toplamda 900 tonluk insani yardımın Gazze'ye ulaştırıldığını bildirdi. Bunun ardından iskele tekrar hasar almış, onarıldıktan sonra 7 Haziran'da yeniden faaliyete geçmişti. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Times of Israel



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.