Teksas’ta saldırı düzenleyen zanlının Nazi sempatizanı olduğu ortaya çıktı

Teksaslılar dün Allen kentindeki terör saldırısında ölenlere saygı için için bir araya geldi. (AFP)
Teksaslılar dün Allen kentindeki terör saldırısında ölenlere saygı için için bir araya geldi. (AFP)
TT

Teksas’ta saldırı düzenleyen zanlının Nazi sempatizanı olduğu ortaya çıktı

Teksaslılar dün Allen kentindeki terör saldırısında ölenlere saygı için için bir araya geldi. (AFP)
Teksaslılar dün Allen kentindeki terör saldırısında ölenlere saygı için için bir araya geldi. (AFP)

Teksas’taki bir alışveriş merkezinde sekiz kişiyi öldürmekle suçlanan zanlı, saldırı öncesinde daha çok savaşacağını duyurmuştu. Ardından, zanlının Nazi dövmeleri yaptırdığı ve Nazi ideolojisini övdüğü paylaşımları ortaya çıktı.

Allen Premium Outlets’te alışveriş yapanlara tüfeğiyle ateş açtıktan sonra polis tarafından etkisiz hale getirilen 33 yaşındaki Mauricio Garcia, Rus sosyal paylaşım sitesi OK’daki hesabında dövmelerinin fotoğraflarını ve planlı bir saldırı olduğunu belirttiği şifreli uyarılar yayınladı.

Sosyal medya hesabında kadınlara ve Yahudilere yönelik nefret paylaşımında bulunan şahıs Hispanik etnik kökeni hakkında ise nadir gönderide bulunuyor. Ayrıca sayfasında silahlarının, zırhının ve kafatası çizimlerinin fotoğrafları da yer alıyor. Saldırganın etkisiz hale getirildiğinde üzerindeki kıyafette RWDS harfleri yer alıyordu. Bu harflerin aşırı sağcı grupların kullandığı Rıght Wing Death Squad’ı (Sağ Kanat Ölüm Mangası) ifade edebileceği düşünülüyor.

Ancak Garcia’nın geçtiğimiz cumartesi günü gerçekleştirdiği saldırıda herhangi bir gruba dahil olduğuna veya herhangi birinin desteğini aldığına  dair hiçbir somut kanıt yok.

Yetkililere göre Garcia, Teksas’ın kuzeyindeki Dallas kentindeki bir AVM’ye saldırı başlattıktan kısa bir süre sonra polis tarafından etkisiz hale getirildi.

Saldırıda Kore asıllı ABD vatandaşı bir aileden üç kişi, iki küçük kız kardeş, Hintli asıllı ABD vatandaşı bir mühendis, bir güvenlik görevlisi ve 32 yaşında bir erkek öldürüldü.

Dövmeler, fotoğraflar ve kişisel belgeler

ABD merkezli televizyon kanalı MSNBC, soruşturma kapsamında Garcia’nın OK platformundaki sosyal medya hesabının incelendiğini aktardı.

PSYCOVİSİON5 adlı bir sayfanın ve Hitler tarzı bıyıklı gülen bir yüz olan logonun Garcia’ya ait olduğuna dair güçlü işaretler var.

Sayfada çok sayıda kişisel fotoğraf, kimlik belgeleri, trafik cezası kişisel eşyalar da yer alıyor.

Garcia, göğsünde büyük bir gamalı haç ve Nazi Partisi WAFFEN SS’in askeri kanadının logosu da dahil olmak üzere geçen ay aldığı dövmelerin fotoğraflarını yayınladı. Ayrıca görünüşe göre internette bulduğu neo-Nazi gruplarının fotoğraflarını “En sevdiğim insanlar” başlığıyla yayınladı. Ancak bu gruplardan herhangi birine tabi olduğuna dair hiçbir somut belirti yok.

Paylaşımlarında kendisini, duygusal başarısızlıkları nedeniyle kadınların hor gördüğü bir erkek olarak tanımladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Hispanik etnik kökeni, Nazilerin beyaz üstünlüğü teorisini desteklediğine dair raporların geçerliliği hakkında soru işaretlerini akla getirdi.

Amerikan Üniversitesi’nde aşırılık çalışmalarında uzmanlaşmış bir profesör olan Cynthia Miller-Idris, beyaz ırktan olmayan bir kişinin aşırı beyaz üstünlükçü teorileri takip etmesinin garip olmadığını vurguluyor.

Miller-Idris bir tweetinde beyaz ırkın sınıflandırılmasının sürekli değiştiğini belirterek, “Neo-Nazi hareketleri ve aşırı beyaz üstünlükçü teoriler ırkla sınırlı değil” dedi. Bazı azınlıkların kendilerini sınıflandırmayı seçebileceğini veya kendilerini beyaz bir ırk olarak görebileceğini belirtti.

Miller-Idris ayrıca bazılarının kadın düşmanlığı ve Hıristiyan üstünlüğü teorisi gibi üstünlük inançlarının diğer yönlerini de etkilediğini vurguladı.



Putin, İran Dışişleri Bakanı ile bugün görüşecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
TT

Putin, İran Dışişleri Bakanı ile bugün görüşecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)

Rus haber ajansı TASS'a göre Kremlin, İran-ABD barış görüşmelerindeki çıkmazın devam ettiği bir dönemde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bugün Rusya'yı ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşeceğini doğruladı.

İran Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, Arakçi’nin dün Islamabad’dan ayrılarak Rusya’ya gittiğini duyurdu.

Arakçi’nin, müzakerelerdeki son gelişmeleri paylaşmak üzere Umman’ın başkenti Muscat’a gittikten sonra, Tahran ile Washington arasında yürütülen arabuluculuk çabalarına öncülük eden Pakistan’a pazar günü yeniden döndü.

İran’ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, “X” platformunda yaptığı paylaşımda, Arakçi’nin “ülke çıkarlarını savunmak amacıyla yürütülen diplomatik çabaların sürdürülmesi ve dış tehditler ışığında” Putin ile Saint Petersburg’da bir araya geleceğini ifade etti.

Celali, paylaşımında İran ve Rusya’nın, “tek taraflılık ve Batı hegemonyasından arındırılmış bir dünya hedefleyen ülkelere karşı çıkan küresel baskın güçlere karşı” birleşik bir cephe oluşturduğunu savundu.

Öte yandan, ISNA ajansının aktardığına göre Celali, Arakçi’nin Rus yetkililerle müzakerelerdeki son gelişmeler, ateşkes süreci ve ilgili diğer konular hakkında görüş alışverişinde bulunacağını belirtti.


Fransa, Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye ulaşmaya çalışan 119 göçmeni kurtardı

Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
TT

Fransa, Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye ulaşmaya çalışan 119 göçmeni kurtardı

Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)

Fransız yetkililer, hafta sonu boyunca Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaşmaya çalışan 100’den fazla göçmenin kurtarıldığını, bir kişinin ise hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

Yetkililerin dün yaptığı açıklamaya göre cumartesi günü düzenlenen çeşitli operasyonlar kapsamında Fransa’nın kuzey kıyılarında görev yapan arama kurtarma ekipleri, geçiş girişiminde bulunan 119 kişiyi kurtardı. Söz konusu operasyonlar, bölgeden sorumlu Fransız sahil güvenlik kurumu “Premar” tarafından yürütüldü.

Bilincini kaybettiği belirtilen bir göçmen, helikopterle kuzey kıyısındaki Boulogne kentinde bulunan bir hastaneye sevk edildi.

Öte yandan, perşembe günü İngiltere ile Fransa arasında, düzensiz göçmenlerin Manş Denizi üzerinden geçişini engellemeye yönelik üç yıl süreli yeni bir anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında Londra yönetimi, Fransız operasyonlarının finansmanına katkısını artırdı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre 2025 yılında Fransa’nın kuzey kıyılarından İngiltere’nin güneyine geçmeye çalışan 29 göçmen hayatını kaybetti.

Bu yılın başından beri ise söz konusu tehlikeli deniz yolculuğu sırasında en az 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.


Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
TT

Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün iki önemli gelişmeyle karşı karşıya kaldı. En büyük siyasi rakiplerinden ikisinin partilerini birleştirdiklerini açıklaması ve hakkında yıllardır süren yolsuzluk davasında af alma ihtimalinin zayıflaması, Netanyahu için çifte darbe olarak değerlendirildi. Söz konusu gelişmeler, bu yıl ekim ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde yaşandı.

Eski başbakanlardan sağ görüşlü Naftali Bennett ile merkez çizgideki Yair Lapid, ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda partileri “Bennett 2026” ile “Yesh Atid”in (Gelecek Var) birleştiğini duyurdu. Lapid, “Bu adımın amacı blok içindeki bölünmeleri sona erdirmek, tüm çabaları kritik seçimleri kazanmaya odaklamak ve İsrail’i geleceğe taşımaktır” ifadelerini kullandı. Bennett’in ofisi ise yeni partinin adının “Birlikte Partisi" olacağını ve liderliğini Bennett’in üstleneceğini açıkladı.

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Netanyahu hükümeti, kendi partisi Likud ile aşırı sağ ittifakına dayanırken, muhalefet ve merkez partiler şimdiye kadar hükümeti devirmek için birleşmekte başarısız olmuştu.

Siyasi cephedeki bu önemli gelişme, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un, Netanyahu’nun yolsuzluk davasında yaptığı af başvurusunu değerlendirmeyeceğini açıklamasından saatler sonra geldi. Herzog, olası bir af kararının ancak taraflar arasında suçun kabulüne yönelik bir anlaşma için tüm yollar denendikten sonra ele alınabileceğini belirtti. Bu açıklama, kısa vadede bir af kararının çıkmayacağını gösteriyor.

Netanyahu’nun yaklaşık 10 yıl önce başlatılan soruşturmalarla ilgili ortaya çıkan hukuki sorunları, 2019’da hakkında iddianame hazırlanmasından 2022’ye kadar geçen süreçte İsrail siyasetinde derin bölünmelere yol açmış ve beş seçim sürecini etkilemişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bir sonraki genel seçimlerin Ekim 2026 sonuna kadar yapılması planlanıyor. Netanyahu ise rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarını reddediyor.

Herzog dün yaptığı açıklamada, davada en uygun çözümün taraflar arasında bir uzlaşma olabileceğini ifade ederek, “Af başvurusunun değerlendirilmesinden önce, mahkeme dışında bir anlaşmaya varılması için tüm imkanların tüketilmesi gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin bu açıklaması, The New York Times gazetesinin Herzog’un bir suç kabulü anlaşmasına aracılık etmeyi planladığı yönündeki haberinin ardından yayımlandı. Bu durum, af kararının şimdilik ertelenebileceğine işaret ediyor.

Herzog’un sözcüsü, anlaşma girişimi olup olmadığına ilişkin sorulara yanıt vermezken, Netanyahu’nun ofisi de konuya dair yorum talebine karşılık vermedi.

Netanyahu, af başvurusunu kasım ayında yapmıştı. İsrail yasalarına göre cumhurbaşkanı mahkûmlara af yetkisine sahip olsa da devam eden bir yargılama sırasında af verilmesine dair bir emsal bulunmuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce birkaç kez Herzog’a Netanyahu’yu affetmesi çağrısında bulunmuş, bu çağrılardan biri mart ayında İran’la yaşanan savaş sırasında ve davanın geçici olarak askıya alındığı dönemde yapılmıştı.

2020’de başlayan yargı sürecinin devamı kapsamında Netanyahu’nun bu hafta yeniden mahkeme karşısına çıkması bekleniyor. Netanyahu, görevde iken hakkında ceza davası açılan ilk İsrail başbakanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.