ASEAN, Myanmar barış planını ilerletemedi

Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo dün ASEAN grubunun basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo dün ASEAN grubunun basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
TT

ASEAN, Myanmar barış planını ilerletemedi

Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo dün ASEAN grubunun basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo dün ASEAN grubunun basın toplantısında konuşuyor (Reuters)

Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo’nun, Endonezya'da düzenlenen bölgesel zirvenin son gününde yaptığı açıklamaya göre, Güney Asya ülkeleri, Myanmar’daki kanlı şiddeti sona erdirmek için bir barış planının uygulanması konusunda ‘somut bir ilerleme’ kaydedemedi.

2021'deki darbeden bu yana ordu tarafından kontrol edilen Myanmar'da tırmanan şiddet, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin (ASEAN) Endonezya'nın Flores adasındaki üç günlük toplantısına damgasını vurdu.

Aung San Suu Kyi liderliğindeki demokratik hükümeti devirdikten sonra, askeri cunta binlerce kişinin ölümüne yol açan bir baskı başlattı.

ASEAN, krizi darbecilerle iki yıl önce varılan beş maddelik bir barış planıyla çözmeye çalıştı. Ancak bu çabalar şimdiye kadar başarısız oldu. Burma ordusu, uluslararası kınamayı görmezden gelerek ve rejim muhalifleriyle konuşmayı reddederek planı büyük ölçüde görmezden geldi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Endonezya Cumhurbaşkanı, "Dürüst olmam gerekirse, beş maddelik konsensüsün (planın) uygulanması konusunda somut bir ilerleme olmadı" dedi. ASEAN’ı birleşmeye çağırdı, aksi takdirde örgütün ‘dağılma’ riskiyle karşı karşıya olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Wododo, gazetecilere verdiği demeçte, "ASEAN'daki hiçbir ülkenin bunu görmek istemediğini düşünüyorum. ASEAN içinde veya dışında hiçbir taraf Burma'daki iç çatışmalardan fayda sağlayamaz. Şiddet sona ermeli” dedi.

Bölünmeler

Bu örgütün üye devletleri arasındaki bölünmeler, çabaları engellemiş görünüyor. Dışişleri bakanları arasındaki tartışmalara ilişkin bir iç rapor, bazı ülkelerin ‘tecrit dönemi amacına hizmet ettiği’ için askeri konsey üyelerini toplantılara geri döndürme çağrısında bulunduğunu ortaya koydu.

AFP’nin haberine göre belgede, ASEAN'ın, onu diğer önemli hedeflerden uzaklaştıran Myanmar ile ilgili yorgunluktan mustarip olabileceği de kaydedildi.

Myanmar halen ASEAN üyesi, ancak askeri grubun barış planını uygulamadaki başarısızlığı nedeniyle üst düzey zirvelere katılması yasaklandı.

Öte yandan gerginlik devam ederken, geçtiğimiz Nisan ayı ortasında ülkenin merkezinde yer alan Sagaing şehrine yönelik ölümcül hava saldırılarında en az 170 kişi öldü.

ASEAN'ın Myanmar'daki insani yardımını koordine eden diplomatları ve yetkilileri taşıyan bir araç konvoyunun ateş altında kalması sonrasında geçtiğimiz Pazar günü bölgesel blok üzerindeki baskı arttı. Bu örgütün liderleri, saldırıları ve insan hakları ihlallerini kınamanın yanı sıra, barış planının etkili bir şekilde uygulanması konusunda anlaşamadılar. Endonezya'nın sonuç beyanı, bu alanda bir zaman çizelgesi veya uygulama önlemleri içermiyor.

Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi gazetecilere verdiği demeçte, bu ilerleme eksikliğinin ASEAN'ın ‘vazgeçmesi’ gerektiği anlamına gelmediğini söyledi.

Endonezya'nın gelecek yıl grubun başkanlığını komünist yönetimdeki Laos'a devretmesiyle, gözlemciler barış çabalarının sekteye uğramasından korkuyor.

Öte yandan Bölge liderleri, Güney Çin Denizi'ndeki ‘ciddi olayları’ ve çatışma risklerini azaltmak için bir davranış kuralları üzerinde devam eden müzakereleri ele aldılar. Pekin, her biri birbiriyle çelişen iddialara sahip dört ülke - Filipinler, Malezya, Vietnam ve Brunei - tarafından tartışılan bu deniz bölgesinin neredeyse tamamı üzerinde egemenlik iddiasında bulunuyor.

Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos zirvede "Güney Çin Denizi'nin silahlı çatışma yuvası haline gelmemesini sağlamalıyız” şeklinde konuştu.

Eylemsizliği nedeniyle eleştirilen Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin çalışmaları, uzlaşma ve karışmama ilkelerini destekleyen tüzüğü tarafından kısıtlanmaya devam ediyor.

Öte yandan Malezya Başbakanı Enver İbrahim, bölgedeki birçok ülkeyi güçlü bir şekilde etkileyen Myanmar krizi karşısında bu örgütü felç eden karışmama ilkesinin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

İbrahim dün Twitter hesabında yayınlanan bir videoda “ASEAN’ın, bize ilerlemek için hareket ve manevra esnekliği verebilecek yeni bir vizyona sahip olması gerek” ifadelerini kullandı.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.