İran Cumhurbaşkanı Reisi: "OPEC ile işbirliğini güçlendireceğiz"

AA
AA
TT

İran Cumhurbaşkanı Reisi: "OPEC ile işbirliğini güçlendireceğiz"

AA
AA

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, bazı Batılı ülkelerin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri arasında ayrılık oluşturmaya çalıştığını ve buna karşılık üye ülkeler arasında işbirliğinin güçlenmesi gerektiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Reisi, başkent Tahran'da OPEC Genel Sekreteri Heysem el-Gays ile görüştü.

Görüşmede, bazı Batılı ülkeleri, kendi çıkarlarını güvence altına almak için OPEC üyesi ülkeler arasında bölünme ve ayrılık oluşturmaya çalışmakla suçlayan Reisi, "Buna karşılık OPEC üyeleri, aralarındaki uyumu güçlendirerek bu hedeflerin gerçekleşmesini engellemelidir." ifadelerini kullandı.

Reisi, "İran'ın OPEC ile her zaman yapıcı bir işbirliği olmuştur. Seviyeyi yükselterek bunu devam ettireceğiz ve OPEC ile işbirliğini güçlendireceğiz." açıklamasında bulundu.

OPEC Genel Sekreteri Gays da İran'ın örgüt ve üyeleriyle her zaman faydalı, etkili ve yapıcı bir işbirliği içinde olduğunu ifade etti.

Gays, petrol piyasasındaki gelişmelere işaret ederek, "Umarım OPEC üyeleri arasındaki fikir birliği ve İran'ın desteğinden ve yapıcı işbirliğinden yararlanarak piyasaya huzuru getirmeyi başarırız." değerlendirmesinde bulundu.



İran: Ulaşım yollarının herkesin menfaatini sağlayacak şekilde geliştirilmesine katılıyoruz

(AA)
(AA)
TT

İran: Ulaşım yollarının herkesin menfaatini sağlayacak şekilde geliştirilmesine katılıyoruz

(AA)
(AA)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Kenani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Nahçıvan dönüşü Zengezur Koridoru’na ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamasının hatırlatılması üzerine, "Ulaşım yollarının herkesin menfaatini sağlayacak, refah getirecek şekilde geliştirilmesine katılıyoruz ancak jeopolitik değişimlere karşı olduğumuzu da vurguluyoruz." dedi.

Sınırların değişmesini kabul etmediklerini söyleyen Kenani, şöyle devam etti:

Biz Azerbaycan ve Ermenistan'ın toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Karabağ'ın Azerbaycan'a iadesi konusunda tutumumuz netti ve bunu her zaman destekledik. Ancak biz anlaşmazlıkların sınırların değiştirilmesi yoluyla çözülmesine karşıyız. 3+3 süreci çerçevesinde bölgesel diyalogları ve bu çerçevede ülkelerle istişareleri destekliyoruz.

(AA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan Nahçıvan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlamış ve Zengezur Koridoruna ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı.

Bizim temennimiz buraları barış koridoru haline getirerek açmaktır. Hala bir savaşın egemen olduğu bir koridoru düşünmek mümkün değil. Çünkü gerek Zengezur gerek Laçin koridorlarını eğer barış koridoru olarak düşüneceksek kavga gürültü olmadan bu işi çözmemiz gerekiyor. Hele hele bunların raylı sistem olduğunu düşünürsek, Türkiye'den gelen tren Nahçıvan'dan, Ermenistan'dan geçerek Azerbaycan'a gidecek. Ermenistan'dan geçme konusuna gelince. Ermenistan bu işin önünü açmazsa nereden geçecek? İran'dan geçecek. İran şu anda buna olumlu bakıyor, olumlu baktığı için de İran'dan artık Azerbaycan'a geçiş imkanı olabilecek.


Ukrayna, ABD yardımının kesintiye uğramasından endişeli

ABD Kongre binası. (AP)
ABD Kongre binası. (AP)
TT

Ukrayna, ABD yardımının kesintiye uğramasından endişeli

ABD Kongre binası. (AP)
ABD Kongre binası. (AP)

Ukrayna dün yaptığı açıklamada, Kiev’e yönelik destek maddelerinin anlaşmadan çıkarılmasının ardından duyduğu endişeler nedeniyle yeni yardımlar almak için ABD’deki yetkililerle iletişim kurduğunu duyurdu. Söz konusu anlaşma, ABD’deki federal kuruluşların kapatılmasını önlemek üzere ABD hükümetinin finansmanına ilişkin Kongre tarafından onaylanmıştı.

ABD Temsilciler Meclisi ve Senato geçen cumartesi akşamı, ABD federal yönetimine sağlanan finansmanın 45 gün süreyle geçici olarak sürdürülmesine izin veren bir acil durum tedbirini kabul etti. Ayrıca oturumda, Başkan Joe Biden’ın bütçeye dahil etmek istediği Ukrayna’ya yapılacak 24 milyar dolarlık askeri ve insani yardımla ilgili ayrı bir yasa tasarısının görüşülmesi ertelendi. Amerikan harcamalarında Ukrayna’ya yapılan yardımın dondurulması, Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı sağ kanadının baskısı ile gelişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Ukrayna Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Oleg Nikolenko, dün yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ukrayna hükümeti, önümüzdeki 45 gün içinde hazırlanacak yeni ABD bütçe kararının, Ukrayna’yı destekleyecek yeni kaynakları içermesini sağlamak için şu anda Amerikalı ortaklarıyla aktif olarak çalışıyor. ABD’nin geçici bütçesine ilişkin durum, daha önce açıklanan yardım akışını durdurmayacak.”

Fotoğraf Altı: Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi lider Kevin McCarthy, yaptığı açıklamada “Cumhuriyetçilerin kontrolü altındaki Kongre, Ukrayna’ya açık çek vermeyecektir” dedi. (AFP)
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi lider Kevin McCarthy, yaptığı açıklamada “Cumhuriyetçilerin kontrolü altındaki Kongre, Ukrayna’ya açık çek vermeyecektir” dedi. (AFP)

Diğer yandan Biden, hükümetin ‘kapanmasını’ önlemek için anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Ancak Kongre’ye, Ukrayna’nın anlaşmadan çıkarılmasının ardından yardımları hızla onaylaması çağrısında bulundu. Biden, yaptığı açıklamada “Meclis Başkanı Kevin McCarthy’nin Ukrayna halkına olan bağlılığını sürdürmesini ve bu kritik anda Ukrayna’ya yardım etmek için gerekli desteğin iletilmesini sağlamasını bekliyorum” dedi.

ABD, 40 milyar doları aşan askeri desteğiyle Ukrayna’ya yardım sağlayan ülkeler listesinin başında yer alıyor. Ancak Ukrayna’ya verilen destek, özellikle ABD 2024’te yapılması planlanan başkanlık seçimlerine hazırlanırken, ABD’de Demokrat Biden yönetimi ile Cumhuriyetçi Parti arasında iç siyasi bölünmenin konusu haline geldi.

Kiev, Şubat 2022’de başlayan Rus işgaline karşı koymak için çoğunlukla Batı yardımına güveniyor. Birkaç gün önce Ukrayna, Rusya’ya karşı savaşın uzamasıyla Batı desteğinin azalacağı korkusu çerçevesinde Batılı silah üreticilerini Ukrayna topraklarında üretim fabrikaları kurmaya teşvik etmeyi amaçlayan bir foruma ev sahipliği yaptı.

Fotoğraf Altı: 29 Nisan’da, Delaware Askeri Üssü’nden Ukrayna’ya gönderilen askeri yardım. (AP)
29 Nisan’da, Delaware Askeri Üssü’nden Ukrayna’ya gönderilen askeri yardım. (AP)

Aynı şekilde Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell dün Kiev’e yaptığı ziyarette, Ukrayna’nın daha fazla askeri yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi ve AB’nin bu konuda desteğinin devam edeceği sözü verdi. Borrell, X platformu üzerinden (eski adıyla Twitter) yaptığı bir açıklamada “Ukrayna’nın daha fazla yeteneğe ihtiyacı var ve bunlara daha hızlı ihtiyacı var” dedi. Ukrayna Savunma Bakanı Rustem Umarov ile yaptığı ilk görüşmede, AB’den sürekli askeri yardım sağlanmasını görüştüğünü de belirten Borrell, “Ukrayna’ya uzun vadeli güvenlik taahhütleri veriyoruz” ifadesini kullandı. Avrupa Savunma Ajansı, Reuters’in sorularına yanıt olarak, yedi AB ülkesinin, Ukrayna’nın acilen ihtiyaç duyduğu ‘top mermilerini teslim etme ve Batı’nın tükenen stoklarını yenileme’ planı kapsamında mühimmat satın alma talebinde bulunduğunu ifade etti.

Diğer yandan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, bir kez daha Ukrayna’nın AB’ye katılması yönünde çağrıda bulundu. Yeşiller Partisi’nin Bavyera eyaletindeki seçim etkinliğinde, partinin eski başkanı dün yaptığı açıklamada Ukrayna’nın bu korkunç savaş nihayet sona erdiğinde AB’ye katılabilmesinin Almanya’nın görevi olduğunu söyledi. Baerbock, AB’nin kapsamını genişletmenin Almanya’nın elindeki bir mesele olduğuna inandığını ifade etti. Ayrıca Ukrayna’nın 28 Şubat 2022’de, yani Rusya’nın Ukrayna topraklarını işgalinin başlamasından dört gün sonra AB’ye katılım başvurusunda bulunduğuna dikkati çekti.

Ukrayna, geçen yıl 24 Haziran’da bloğa katılmak için adaylık statüsü elde etti.


Rusya Dışişleri Bakanlığı: Ukrayna’ya yönelik yardımı hariç tutan geçici bütçe tasarısı sadece halka yönelik bir gösteri

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Rusya Dışişleri Bakanlığı)
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Rusya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Rusya Dışişleri Bakanlığı: Ukrayna’ya yönelik yardımı hariç tutan geçici bütçe tasarısı sadece halka yönelik bir gösteri

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Rusya Dışişleri Bakanlığı)
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Rusya Dışişleri Bakanlığı)

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD Kongresi’nin hükümetin kapatılmasını önleyen ve Ukrayna’ya yönelik yardımı hariç tutan geçici bütçe tasarısına değinerek, Washington’un Kiev’e verdiği milyarlarca dolarlık destek konusunda ‘hiçbir şeyin değişmeyeceğini’ söyledi.

Şarku’l Avsat’ın RIA Novosti’den aktardığı habere göre, Ryabkov konuya ilişkin açıklamasında, “Desteklerini sürdürecekler. Herhangi bir şeyin değiştiğini düşünmemeliyiz. Bu sadece halka yönelik bir gösteri” dedi.

Reuters’ın haberine göre Ryabkov ayrıca, daha önce yürürlükten kaldırılan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler anlaşması kapsamında yer alan ABD yapımı füzelerin, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinde ortaya çıkabileceğini de vurguladı.

ABD Kongresi, federal kurumların kapatılmasını önlemek amacıyla hükümetin finansmanı konusunda anlaşmaya vardı. Ancak Kiev’in desteklenmesine ilişkin hükümleri anlaşmadan çıkardı.

ABD, 40 milyar doları aşan askeri desteğiyle Ukrayna’ya yardım sağlayan ülkeler listesinin başında yer alıyor.

Ancak Ukrayna'ya verilen destek, özellikle ülke 2024’te yapılması planlanan başkanlık seçimlerine hazırlanırken, Demokrat Biden yönetimi ile Cumhuriyetçi Parti arasında iç siyasi bölünmenin konusu haline geldi.


Elon Musk: Trudeau, Kanada'da ifade özgürlüğünü bastırmaya çalışıyor

Elon Musk (AA)
Elon Musk (AA)
TT

Elon Musk: Trudeau, Kanada'da ifade özgürlüğünü bastırmaya çalışıyor

Elon Musk (AA)
Elon Musk (AA)

Musk, X'te, söz konusu düzenlemenin yer aldığı bir gönderiyi alıntılayarak "Trudeau, Kanada'da ifade özgürlüğünü bastırmaya çalışıyor. Utanç verici." ifadeleriyle paylaştı.

Kanada Hükümeti, 29 Eylül'de, ülkede yayın hizmeti verenlerin, Radyo-Televizyon ve Telekomünikasyon Komisyonuna (CRTC) kayıt yaptırmasını gerektiren düzenlemeye ilişkin yazılı açıklama yayımlamıştı.

Açıklamada, sosyal medya ve podcast hizmeti sunan çevrim içi servislerin CRTC'ye kayıt yaptırması gerektiği belirtilmiş, sadece video oyunu ve sesli kitap hizmeti sunanların ise kayıt yaptırma zorunluluğu olmadığı bildirilmişti.


Endonezya'da "Güneydoğu Asya'nın ilk yüksek hızlı tren hattı" açıldı

Endonezya'da hızlı tren yıkanıyor (AFP)
Endonezya'da hızlı tren yıkanıyor (AFP)
TT

Endonezya'da "Güneydoğu Asya'nın ilk yüksek hızlı tren hattı" açıldı

Endonezya'da hızlı tren yıkanıyor (AFP)
Endonezya'da hızlı tren yıkanıyor (AFP)

Endonezya'nın başkenti Cakarta ile Bandung kentini birbirine bağlayan "Güneydoğu Asya'nın ilk yüksek hızlı tren (YHT) hattı"nın açılışı gerçekleştirildi.

The Jakarta Post gazetesinin haberine göre, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin ortaklığında başlatılan Cakarta-Bandung YHT Hattı'nın açılışını Devlet Başkanı Joko Widodo yaptı.

Widodo, açılış töreninde, çıkardığı sesten esinlenerek trene "Whoosh" ismini verdiklerini söyledi.

Trenin ulaşabildiği en yüksek hızın saatte 350 kilometreyi bulduğunu belirten Widodo, projeyi "çevre dostu toplu taşımacılığın modernizasyonu" olarak nitelendirdi.

Büyük bir kısmını Çin'in finanse ettiği, maliyeti 7,3 milyar doları bulan hat, başkent Cakarta ile Bandung kentini 142 kilometrelik demir yoluyla birbirine bağlıyor.

İnşasına 2015'te başlanan Güneydoğu Asya'nın ilk YHT projesinin yüzde 75'i Çin Kalkınma Bankasından alınan krediyle finanse edildi.


Fransa'da TotalEnergies hakkında "Afrika'da iklim değişikliğini körüklemekten" suç duyurusu

(AA)
(AA)
TT

Fransa'da TotalEnergies hakkında "Afrika'da iklim değişikliğini körüklemekten" suç duyurusu

(AA)
(AA)

Le Monde'un haberine göre Darwin Climax Coalitions, Sea Shepherd France, Wild Legal ve Stop EACOP-Stop Total adlı 4 çevreci dernek, TotalEnergies'yi ortağı olduğu Doğu Afrika Ham Petrol Boru Hattı (EACOP) ile "çevreye zarar vermek" ve "iklim değişikliğini körüklemek" suçlamasıyla savcılığa şikayet etti.

Derneklerin suç duyurusunda "küresel felaketle mücadeleden kaçınma", "başkalarına ait mülkleri tahrip ederek insanlar için tehlike oluşturma" ve "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlamaları yer aldı.

TotalEnergies'ten yapılan açıklamada, şikayetten haberdar olunmadığı ve şirkete hangi suçlamaların yöneltildiğinin bilinmediği kaydedildi.

Açıklamada gerekli olduğu takdirde suçlamalara karşı mahkemede savunma yapılacağı bildirildi.

Geçen yıl ön soruşturma açılması kararlaştırılmıştı

TotalEnergies, geçen yıl Çin Ulusal Açık Deniz Petrol Şirketinin (CNOOC), Uganda ve Tanzanya'nın dahil olduğu EACOP kapsamında 10 milyar dolarlık anlaşmaya varıldığını duyurmuştu. 96 kilometresi Uganda, 1147 kilometresi Tanzanya sınırlarında yer alacak boru hattının toplam uzunluğu 1443 kilometre olacak.

Şirket, Uganda'da da 2025'e kadar 400 petrol sondaj kuyusu açmayı hedefliyor.

Ülkede 3 çevreci derneğin 2020'de TotalEnergies hakkında iklim değişikliğiyle mücadele politikalarında aldatma yoluna gittiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine savcılık, Ocak 2022'de ön soruşturma açılmasına karar vermişti.


İsrailli başhaham "seküler Yahudilerin düşük akıllı olduğunu" söyledi

(AA)
(AA)
TT

İsrailli başhaham "seküler Yahudilerin düşük akıllı olduğunu" söyledi

(AA)
(AA)

İsrailli başhaham Yitzhak Yosef, ülkedeki sekülerlerin dini kurallara uygun "koşer gıda yemedikleri için daha düşük akıllı olduklarını" ve Ultra Ortodoks (Haredi) Yahudileri kıskandığını söyledi.

Başhaham Yosef'in söz konusu açıklamaları İsrail'in Kanal 13 televizyon kanalında yayımlandı.

Yosef, İsrail'de yaşayan seküler kesimin Yahudi dini kurallarına uygun "koşer yemek yemedikleri için zihinlerinin hasar gördüğünü, daha düşük akıllı olduklarını" savundu.

İsrail'deki seküler kesimin "dünyanın peşinde koştukları için hayattan keyif alamadığını" söyleyen haham Yosef, "Sekülerler, Haredileri, aileleri, çocukları ve bayramlarıyla görüyor ve kıskanıyor. Haredi kesime nefretleri bu kıskançlıktan geliyor." ifadelerini kullandı.

Muhalefetten tepki

Ana muhalefet lideri ve eski Başbakan Yair Lapid, haham Yosef'in ifadeleri üzerine X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

Haham Yosef, başhaham değil, orduda hizmet eden, hayatını bu ülke için riske atan, feda eden, çalışarak bu ülkeyi ayakta tutanlara hakaret eden ağzı bozuk bir kesimin hahamı olduğunu gösterdi.Bir konuda haklıydı, maaşını ödeyenlerin kendileri olduğunu hatırladıklarında sekülerler kendini biraz aptal hissetti.

Muhalefet liderlerinden Avigdor Lieberman da "İfadelerindeki tek aptalca unsur seküler kesimin senin gibi cahil birisinin maaşını ödemesi." şeklindeki paylaşımıyla hahama tepki gösterdi.

Harediler İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 12'sini oluşturuyor

İsrail'de büyük çoğunluğu dini gerekçelerle askere gitmeyi reddeden Harediler, 9 milyon civarındaki ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 12'sini oluşturuyor.

Ülkedeki Haredi Yahudilerinin büyük çoğunluğu Batı Kudüs'teki Meaşerim Mahallesi'nde ve başkent Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak kentinde yaşıyor.

İsrail'de 1 Kasım'daki seçimlerden zaferle ayrılan Likud lideri Binyamin Netanyahu'nun koalisyon ittifakında aşırı sağcı partilerin yanı sıra Ultra Ortodoks Şas ve Birleşik Tevrat Yahudilik partileri yer alıyor.

Laik Yahudilerle aralarında birçok konuda görüş ayrılığı olan ve toplumun geri kalanına entegre olmayı reddeden Haredi Yahudilerin çoğu, orduda dinlerini yaşayacak uygun ortam bulunmadığı gibi gerekçelerle askerlik yapmayı da reddediyor.

Kadın ve erkekler için İsrail'de 3 yıl zorunlu askerlik hizmeti bulunuyor. Ultra Ortodoks Yahudilik inanca sahip Harediler ise 26 yaşına kadar Tevrat Kursları'nda (Yeşiva) eğitim almaları halinde askerlikten muaf tutuluyor.

İsrail Maliye Bakanlığı ve Merkez İstatistik Enstitüsünün raporları, 2022'de seküler İsraillilerin Ultra Ortodoks Yahudilere göre 6 kat fazla vergi ödediğini ortaya koymuştu.


Tahran'dan Kafkasya uyarısı: Jeopolitik değişim tehlike getirir

Azerbaycan'ın operasyonuyla birlikte Karabağ'ı fiili olarak yöneten ayrılıkçılar yönetimi Bakü'ye devretmeyi kabul etmişti (Reuters)
Azerbaycan'ın operasyonuyla birlikte Karabağ'ı fiili olarak yöneten ayrılıkçılar yönetimi Bakü'ye devretmeyi kabul etmişti (Reuters)
TT

Tahran'dan Kafkasya uyarısı: Jeopolitik değişim tehlike getirir

Azerbaycan'ın operasyonuyla birlikte Karabağ'ı fiili olarak yöneten ayrılıkçılar yönetimi Bakü'ye devretmeyi kabul etmişti (Reuters)
Azerbaycan'ın operasyonuyla birlikte Karabağ'ı fiili olarak yöneten ayrılıkçılar yönetimi Bakü'ye devretmeyi kabul etmişti (Reuters)

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'a yönelik operasyonunun yankıları sürerken, Ermenistan Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan, dün İran'ın başkenti Tahran'a bir ziyaret düzenledi.

Grigoryan, Tahran'da İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmedyan'la bir araya geldi.

Görüşme sonrası bir açıklama yapan Ahmedyan, bölgenin jeopolitiğinde yaşanacak değişimlerin, "güvensizlik ve istikrarsızlığı tetikleyebileceği" uyarısında bulundu.

Ahmedyan, İran'ın bölgede herhangi bir çatışmayı önlemek için komşularıyla işbirliğine hazır olduğunu belirtirken, "Bölge ülkeleri arasında açık ve yapıcı diyalog, bölgedeki halklar için sürdürülebilir güvenlik, dengeli kalkınma ve refahın yolunu açacaktır" ifadelerini kullandı.

Grigoryan ise yaptığı açıklamada, İran'ın Kafkasya'da barış ve istikrar için sunduğu katkıya dikkat çekti.

İki ülkenin güvenlik şeflerinin görüşmesi Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'da Ermenistan destekli ayrılıkçı yönetime yönelik operasyonundan günler sonra geldi.

Tahran'ın, bölgede Azerbaycan'ın artan etkinliğinden rahatsız olduğu biliniyor. Operasyon öncesinde İran medyasına yansıyan haberlerde, Tahran'ın Azerbaycan yönetimine herhangi bir askeri harekata girişmemesi yönünde uyarı gönderdiği öne sürülmüştü.

İran yönetimi ayrıca komşularıyla olan sınırlarında bir değişikliği kabul etmeyeceğini ve buna doğrudan yanıt vereceğini duyurmuştu.

Ermenistan'la kara sınırı bulunan İran, Türkiye'yle Azerbaycan'ı birbirine bağlaması beklenen Zengezur Koridoru'na karşı çıkıyor ve koridorun oluşturulmasının İran'la Ermenistan arasındaki kara bağlantısını yok edeceğini savunuyor.

Independent Türkçe


Rusya'nın ilhak ettiği bölgelerdeki vatandaşlar, Kiev'in kontrolündeki topraklara dönüyor

(AA)
(AA)
TT

Rusya'nın ilhak ettiği bölgelerdeki vatandaşlar, Kiev'in kontrolündeki topraklara dönüyor

(AA)
(AA)

Ukrayna ile Rusya arasında 24 Şubat 2022'den beri devam eden savaşta geçen yıl insani koridor oluşturuldu.

Rusya'nın Belgorod bölgesindeki Kolotilovka köyü ile Ukrayna'nın Sumi bölgesindeki Pokrovka köyü arasında oluşturulan koridor üzerinden esir asker ve ölen askerlerin ceset değişimi yapılıyor, siviller geçebiliyor.

(AA)
(AA)

Rusya tarafından ilhak edilen bölgelerden Ukrayna ordusunun kontrolündeki topraklara gelen vatandaşlar, Sumi bölgesinde Ukrayna Güvenlik Servisi tarafından denetleniyor.

Gerekli kontrollerin ardından gönüllü ekiplerce başkent Kiev ile Harkiv kentine ulaştırılan siviller, Ukrayna'nın güvenli kent ve köylerine gidiyor.

Bölgede bulunan AA ekibi, sivillerin Harkiv'e tahliye sürecini görüntüledi ve süreç hakkında bilgi aldı.

(AA)
(AA)

"Gelenleri karşılayıp Harkiv'e getiriyoruz"

"Ukrayna'nın Yolu" yardım kuruluşunun başkanı Vitaliy Dmitryuk, AA muhabirine, Rusya'nın ilhak ettiği Kırım dahil olmak üzere Ukrayna'nın Herson, Zaporijya, Donetsk ve Luhansk bölgelerinden vatandaşların Sumi bölgesindeki insani koridor üzerinden Kiev kontrolündeki topraklara döndüğünü söyledi.

Söz konusu vatandaşların ilk önce Rusya'ya gönderildiğini aktaran Dmitryuk, "Sivillerin, ilhak edilen bölgelerde Rusya'ya ulaştıktan sonra iki hafta içinde nereye gideceğine karar vermesi gerekiyor. Vatandaşlara ya Ukrayna'ya ya da dağıtım programı kapsamında Rusya'nın Tula, Dağıstan gibi uzak bölgelerine gönderilecekleri söyleniyor. Bu nedenle insanlar şok yaşıyor, ne yapacağını şaşırıyor. " dedi.

(AA)
(AA)

Böylece, bazı yardım kuruluşlarıyla ortaklaşa Rusya üzerinden Ukrayna'ya gelen vatandaşları Sumi'den başkent Kiev ve Harkiv'e tahliye ettiklerini anlatan Dmitryuk, söz konusu rotaların Ukrayna yönetimi tarafından belirlendiğini ifade etti.

Dmitryuk, "Gelenleri karşılayıp Harkiv'e getiriyoruz. Gerekli ödemeler yapıldıktan sonra insanları gidecekleri yerlere göre istasyonlara bırakıyoruz. İnsani koridor üzerinden günde 100 ila 150 arasında kişi geçiş yapıyor. Bunların 30 ila 40'nı biz karşılıyoruz. Ayda yaklaşık 600'e yakın kişiye yardımcı oluyoruz." diye konuştu.

(AA)
(AA)

"Rus ordusunu topraklarımızda istemiyoruz"

Ukrayna vatandaşlarından Gagauz Türkü Elena Guliyenko, Rusya tarafından ilhak edilen Luhansk bölgesindeki Alçevsk kentinden Rusya üzerinden Harkiv'e geldiğini söyledi.

Kendisinin Moldova'ya bağlı Gagauz Özerk Yeri'nin başkenti Komrat'ta doğduğunu belirten Guliyenko, "1988'de evlendim ve Alçevsk'e taşındım. 9 yıl işgal altında yaşadım. Çok zor bir süreçten geçtim. Ailem her şeyi kaybetti, çocuklarım sokakta kaldı. Onlar, Alçevsk'ten gitti. Onların orada kalmasını istemedim. Kendim de oradan çıkmak zorunda kaldım." dedi.

(AA)
(AA)

Rus pasaportunun alınması konusunda kendisine baskı yapıldığını ifade eden Guliyenko, şöyle devam etti:

Ne sözde Luhansk Halk Cumhuriyeti ne de Rus pasaportunu kabul ettim. Sistem öyle şekilde kurulu ki internet hizmetini ödemek için bile Rus pasaportuna sahip olmalısın. Rusya bizi her şeyden mahrum bıraktığı için Rus pasaportunu almak istemedim. Belgelerimi toparladım ve yola çıktım. Elde ettiğim her şey orada kaldı. Orada kayınvalide ve kayınpederin mezarları kaldı.

Guliyenko, Ukrayna'yı her zaman desteklediğini dile getirerek "Savaşta gençlerimiz ölüyor. Acımız çok büyük. Savaş çok korkunç bir şey. Ukrayna'ya destek çıkılması gerekiyor. Ukrayna çökerse savaşlar bitmez. Çünkü Ruslar silahlanacak. Rusya'da çok insan yaşıyor. Ukrayna'nın nüfusu yaklaşık 40 milyon ise Rusya'nın nüfusu 140 milyon. Bu nedenle Ruslar için insan hayatı önemsiz." şeklinde konuştu.

(AA)
(AA)

Luhansk bölgesindeki durum nedeniyle Moldova'da ölen anne babasının cenazesine bile gidemediğini söyleyen Guliyenko, Rus ordusunu topraklarında istemediklerini vurguladı.

Donetsk kentinden gelen Aleksandr da çocuklarla birlikte Harkiv'e geldiğini belirterek "Çocuklar bombalar eşliğinde hayatı sürdüremez. Lozova kentinde evimiz var. Oraya gideceğiz. O bölgede de çatışmalar devam ediyor. Oğlumuz bizi oraya götürecek." ifadelerini kullandı.


ABD uyuşturucu operasyonlarında Ekvador'a ordusunu sokacak

Cumhuriyetçi Crenshaw, Ekvador lideri Lasso'yla geçen hafta yapılan görüşmeden bir kare de paylaştı (Instagram / dancrenshawtx)
Cumhuriyetçi Crenshaw, Ekvador lideri Lasso'yla geçen hafta yapılan görüşmeden bir kare de paylaştı (Instagram / dancrenshawtx)
TT

ABD uyuşturucu operasyonlarında Ekvador'a ordusunu sokacak

Cumhuriyetçi Crenshaw, Ekvador lideri Lasso'yla geçen hafta yapılan görüşmeden bir kare de paylaştı (Instagram / dancrenshawtx)
Cumhuriyetçi Crenshaw, Ekvador lideri Lasso'yla geçen hafta yapılan görüşmeden bir kare de paylaştı (Instagram / dancrenshawtx)

Ekvador yönetimi, ülkedeki uyuşturucu operasyonlarına ABD ordusunun da katılabilmesi için Washington'la iki anlaşma imzaladı. 

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Dan Crenshaw, Washington Examiner haber sitesine yaptığı açıklamada, anlaşmaların Ekvador Devlet Başkanı Guillermo Lasso'nun geçen hafta çarşamba günü düzenlediği ziyarette imzalandığını belirtti. 

ABD Kongresi Meksikalı Uyuşturucu Kartelleriyle Mücadele Görev Gücü'nün başındaki Crenshaw, anlaşmalar kapsamında ABD ordusunun gerekli görüldüğü durumlarda hem karadan hem de denizden çıkarma yaparak operasyonlara katılabileceğini söyledi.

Cumhuriyetçi Crenshaw, ABD Donanması'na ait gemilerin, Ekvador kıyılarında Kolombiyalı kartellerin uyuşturucu kaçakçılığı için kullandığı kilit noktalarda konuşlandırılacağını da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı anlaşmaya dair açıklama yapmazken, bakanlıktan kimliğini paylaşmayan yetkililer, Washington Examiner'a sözleşmenin yapıldığını doğruladı.

Yetkililer, görüşmelerde Savunma Bakanlığı'nın yanı sıra İç Güvenlik Bakanlığı'ndan askeri görevlilerin ve Sahil Güvenlik'ten temsilcilerin yer aldığını söyledi.

Crenshaw, "Bu anlaşma, ülkeye doğrudan asker göndereceğimiz anlamına gelmiyor. Fakat artık bunu yapma yetkisine sahip olduğumuzu gösteriyor. Ayrıca Ekvador'un uyuşturucuyla mücadele sürecine daha fazla dahil olmamızı istediğine dair net bir mesaj da veriyor" dedi. 

ABD ordusu, uyuşturucu operasyonları ve Kolombiyalı kartellerin hareketlerinin takibi için 1999'da Ekvador hükümetiyle 10 yıllık bir anlaşma yaparak Manta şehrinde kurduğu hava üssünü kullanmıştı. Daha sonra dönemin Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa anlaşmanın uzatılmayacağını duyurmuş, ABD de 2009'da üssü boşaltmıştı. 

Independent Türkçe