İran Cumhurbaşkanı Reisi, Mısır'la ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdi

İran ile Mısır arasında arabuluculuk yapan Umman Sultanı Heysem bin Tarık, geçen haftaki Kahire ziyaretinden sonra 28 Mayıs'ta Tahran'ı ziyaret etmişti

İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
TT

İran Cumhurbaşkanı Reisi, Mısır'la ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdi

İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf
İbrahim Reisi'nin 2018'de Yargı Erki Başkanlığı’na atanmasının ardından rejim lideri Ali Hamaney internet sitesinde yayımlanan bir fotoğraf

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 40 yılı aşkın süredir çoğunlukla maslahatgüzar seviyesinde tutulan Mısır ile ilişkilerin geliştirilmesi için Dışişleri Bakanlığına talimat verdiği bildirildi.

İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, Hükümet Sözcüsü Ali Bahadori Cehromi, başkent Tahran'da basın toplantısı düzenledi.

Cehromi, İran ile Mısır arasında ilişkilerin geliştirilmesi ihtimaline ilişkin bir soru üzerine, "Hükümet, Mısır ile ilişkileri geliştirmeye hazırdır. Büyük Devrim Rehberi'nin (İran lideri Ayetullah Ali Hamaney) emri sonrasında Cumhurbaşkanı (İbrahim Reisi), Dışişleri Bakanlığına bu konuda gerekli girişimlerde bulunulması talimatını verdi." dedi.

İran-Mısır ilişkileri

İran ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 1979'da Kahire'nin İran'ın devrik şahı Muhammed Rıza Pehlevi'ye iltica hakkı tanıması ve İsrail ile Camp David Barış Anlaşması'nı imzalaması nedeniyle kopmuştu.

İran-Irak Savaşı'nda Mısır'ın Irak'ı desteklemesiyle ilişkiler daha da bozulmuştu.

İki ülke 40 yıldan uzun süredir karşılıklı büyükelçi bulundurmuyor ve ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde yürütülüyor. İran yalnızca 2011'de eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminde bu ülkeye kısa süreliğine büyükelçi atamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Temmuz 2022'de yaptığı açıklamada, "Tahran ile Kahire arasındaki ilişkilerin güçlenmesi, bölge ülkelerinin ve iki ülke halklarının çıkarınadır." ifadelerini kullanmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de 2 Ocak'taki açıklamasında, Abdullahiyan'ın 20 Aralık 2022'de Ürdün'de düzenlenen "2. Bağdat İşbirliği ve Ortaklık Konferansı" sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi ile yaptığı kısa görüşmenin olumlu geçtiğini belirtmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) yayın yapan The National gazetesi, 24 Mayıs'ta Mısırlı yetkililere dayandırdığı haberde, Tahran ve Kahire'nin, Umman'ın aracılığında yürütülen bir süreç kapsamında birkaç ay içinde karşılıklı büyükelçi ataması yapabileceğini yazmıştı.

Umman Sultanı Heysem bin Tarık, geçen haftaki Kahire ziyareti sonrasında 28 Mayıs'ta başkent Tahran'ı ziyaret etmişti. İran lideri Hamaney ile Tarık arasındaki görüşmede konu gündeme gelmiş ve Hamaney, "Biz, bunu (Mısır'la ilişkilerin normalleştirilmesini) memnuniyetle karşılıyoruz. Bu konuda bir sorun bulunmamaktadır." ifadelerini kullanmıştı.



İran petrol tankerleri ABD'nin ablukası sebebiyle limanlara geri dönüyor

M/V Sevan gemisi, ABD Donanması'na ait bir helikopter tarafından Basra (Arap) Denizi'nde durdurulup cumartesi günü İran'a gözetim altında iade edilmeden önce İran’ın ‘gölge filosuna’ ait 19 gemiden biri olarak kayıtlara geçti (CENTCOM)
M/V Sevan gemisi, ABD Donanması'na ait bir helikopter tarafından Basra (Arap) Denizi'nde durdurulup cumartesi günü İran'a gözetim altında iade edilmeden önce İran’ın ‘gölge filosuna’ ait 19 gemiden biri olarak kayıtlara geçti (CENTCOM)
TT

İran petrol tankerleri ABD'nin ablukası sebebiyle limanlara geri dönüyor

M/V Sevan gemisi, ABD Donanması'na ait bir helikopter tarafından Basra (Arap) Denizi'nde durdurulup cumartesi günü İran'a gözetim altında iade edilmeden önce İran’ın ‘gölge filosuna’ ait 19 gemiden biri olarak kayıtlara geçti (CENTCOM)
M/V Sevan gemisi, ABD Donanması'na ait bir helikopter tarafından Basra (Arap) Denizi'nde durdurulup cumartesi günü İran'a gözetim altında iade edilmeden önce İran’ın ‘gölge filosuna’ ait 19 gemiden biri olarak kayıtlara geçti (CENTCOM)

Gemi takip verileri, pazartesi günü İran petrolünü taşıyan 6 tankerin ABD’nin ablukası nedeniyle İran limanlarına geri dönmek zorunda kaldığını ortaya koydu. Bu durum, İran ile yaşanan savaşın dünya petrol ihracatının en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine etkisini gözler önüne serdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından dün sabah yapılan açıklamada, ABD güçlerinin İran limanlarına abluka uygulamayı ve gemilerin giriş çıkışını engellemeyi sürdürdüğü belirtildi.

CENTCOM ayrıca abluka uygulanırken bir Amerikan gemisinin ticari bir gemiyi gözetlediğini belirterek ABD güçlerinin 38 gemiyi rota değiştirmeye ya da limana dönmeye zorladığını duyurdu.

ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı savaş öncesi günlük 125 ila 140 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Ancak Kpler şirketinin gemi takip verileri ve Cinemaks şirketinin uydu analizlerine göre dün yalnızca 7 gemi boğazdan geçiş yaptı. Reuters'ın aktardığına göre bu gemilerin hiçbiri küresel pazara yönelik petrol taşımıyordu.

Verilerde geçiş yapan gemiler arasında İran’daki limanlardan birinden hareket eden İran bandıralı kuru yük gemisi Pavand’ın yanı sıra Irak limanlarından kalkan başka gemilerin olduğu görüldü.

İran, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine kısıtlamalar getirirken ABD 13 Nisan'da İran bağlantılı deniz trafiğine abluka uygulayacağını duyurdu. ABD ordusu 25 Nisan'da ise, abluka başlangıcından bu yana 37 gemiyi geri çevirdiğini açıkladı. ABD ordusu, rotası değiştirilen gemilerin türleri ve müdahale operasyonlarının kesin konumları hakkında ayrıntılı bilgi vermedi.

Dünyanın en büyük nakliye hizmetleri sağlayıcısı olan Clarksons, pazartesi günü yayımladığı notta ‘İran'ın gerekli geçiş koşullarına uymayan gemilere saldırdığını ve bu gemileri alıkoyduğunu, ABD'nin ise ablukasını sürdürdüğünü’ belirtti.

TankerTrackers.com sitesinden uydu görüntüsü analizleri ise 6 İran tankerinin limanlara döndükten sonra son birkaç gün içinde yaklaşık 10,5 milyon varil petrol yüküyle boğazı yeniden geçtiğini ortaya koydu. ABD’nin Umman Körfezi'nde konuşlandırdığı güçler, bazı gemilere geri dönme talimatı verirken bazılarına yolculuğa devam etme izni tanındı.

TankerTrackers.com tarafından sağlanan veriler, yaklaşık 4 milyon varil İran petrolü taşıyan iki tankerin ABD’nin ablukasına rağmen 24 Nisan'da Asya'ya doğru yola çıktığına işaret etti. Aynı verilere göre Asya'dan dönen 4 boş İran petrol tankeri de en son Pakistan kıyıları açıklarında görüldü.

Analistler, ABD kuvvetlerinin İran bağlantılı gemileri doğuda Malakka Boğazı'na kadar rota değiştirmeye zorladığını belirterek bu yüklerin alıcılara mı ulaşacağının yoksa İran'a geri mi döneceğinin henüz netlik kazanmadığını ifade etti.

Öte yandan Körfez'de yüzlerce gemi ve yaklaşık 20 bin denizci mahsur kalmaya devam ediyor.


İsrail Genelkurmay Başkanı, askerlerini yağma eylemlerinin sonuçlarına karşı uyardı

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı, askerlerini yağma eylemlerinin sonuçlarına karşı uyardı

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün, askerlerini yağma eylemlerine karşı uyararak sosyal medyadaki ‘tartışmalı’ paylaşımların ‘kırmızı çizgi’ oluşturduğuna dikkati çekti.

Zamir, Haaretz gazetesinin asker ve saha komutanlarının ifadelerine dayanarak Lübnan'ın güneyinde askerlerin büyük miktarda sivil mülkü yağmaladığından şüphelenildiğini haberleştirmesinin bu uyarıyı yaptı.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Zamir'in bir grup subayıyla yaptığı toplantıda “Eğer yağma varsa bu ayıplı bir olgudur ve İsrail ordusunun imajına zarar verebilir. Bu tür olaylar yaşanmışsa soruşturacağız” dediği belirtildi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntülerinde, İsrail askerlerinin büyük olasılıkla Lübnan'ın güneyinde olduğu düşünülen mülklere zarar verirken şakalaşarak kendilerini kayıt altına aldığı görülüyor.

dwefgr
İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (EPA)

Güney Lübnan'ın Deble köyünde bir İsrail askerinin Hz. İsa heykelini çekiçle parçaladığını gösteren fotoğraf ise uluslararası kınama dalgasına yol açtı. İsrail ordusu, olaya karışan iki askerin cezalandırıldığını duyurdu.

Zamir, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Muvazzaf ve yedek askerler sosyal medyayı tartışmalı paylaşımlar için ya da öz tanıtım aracı olarak kullanmamalı. Bu aşılmaması gereken kırmızı bir çizgidir.”

Bu çizgiyi aşan herkes hakkında disiplin soruşturması açılacağını söyleyen Zamir, bu tür davranışların normalleşmesinin, operasyonel tehditler kadar tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu.

İsrail ordusu, Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığı bir başka açıklamasında ise ‘sivil mülklere yönelik her türlü saldırı ve her türlü yağma eylemini son derece ciddi bir mesele olarak değerlendirdiğini’ vurguladı.

Açıklamada, bu tür uygulamalara ilişkin her türlü raporun ‘derinlemesine incelendiği’ ve söz konusu eylemlerin gerçekliğine dair kanıt bulunması halinde ‘dava açılması da dahil olmak üzere’ disiplin ve cezai işlem uygulanabileceğini belirtti.

Açıklamada ayrıca askeri polisin ‘kuzey geçiş noktalarında kuvvetlerin operasyonlardan çıkışı sırasında arama işlemleri gerçekleştirdiği’ de belirtildi. Ancak yağmayı doğrulayan herhangi bir bulguya ulaşılıp ulaşılmadığı açıklanmadı.

İnsan hakları örgütü Breaking the Silence (Sessizliği Kırmak) ise yağma ve benzer davranışların İsrail'in 2023 yılı sonlarında Gazze Şeridi’ne yönelik kara saldırısının başlamasından bu yana son derece yaygın hale geldiğini, ancak Lübnan'daki askerlerden henüz ifade toplanmadığını açıkladı.


Trump, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın adını "ICE"den "NES"e değiştirmeyi hedefliyor

İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
TT

Trump, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın adını "ICE"den "NES"e değiştirmeyi hedefliyor

İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, tartışmalı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin adının değiştirilmesi fikrine destek verdi. Kurumun İngilizce kısaltması olan “ICE” yerine “NICE” adının kullanılmasını önerdi.

Trump’ın sözcüsü Karoline Leavitt, dün X üzerinden yaptığı paylaşımda isim değişikliğine işaret etti. Bu gelişme, Trump’ın Truth Social platformunda muhafazakâr influencer Alyssa Marie tarafından yapılan bir öneriyi paylaşmasının asonrasında geldi. Söz konusu öneride, kurumun mevcut adına “ulusal” kelimesinin eklenmesi teklif edildi.

Bu eklemeyle birlikte kısaltmanın “ICE” (İngilizcede “buz”) yerine “NICE” (İngilizcede “iyi, hoş”) şeklinde değişeceği belirtildi. Trump, öneriye “Harika fikir!!! Yapın bunu” sözleriyle destek verdi.

Söz konusu değişikliğin resmî olarak hayata geçirilip geçirilemeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Zira Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi, ABD İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteriyor.