Kremlin, Moskova’nın hedef alınmasına sert bir yanıt vermekle tehdit etti

Rusya, Ukrayna’ya yaptığı saldırılar sonucunda bir askeri istihbarat karargahının tahrip edildiğini söyledi

Dün Rus başkentine yönelik İHA saldırısında hasar gören bir binanın yakınında orduya gönüllü olmayı teşvik eden bir reklam afişi (Reuters)
Dün Rus başkentine yönelik İHA saldırısında hasar gören bir binanın yakınında orduya gönüllü olmayı teşvik eden bir reklam afişi (Reuters)
TT

Kremlin, Moskova’nın hedef alınmasına sert bir yanıt vermekle tehdit etti

Dün Rus başkentine yönelik İHA saldırısında hasar gören bir binanın yakınında orduya gönüllü olmayı teşvik eden bir reklam afişi (Reuters)
Dün Rus başkentine yönelik İHA saldırısında hasar gören bir binanın yakınında orduya gönüllü olmayı teşvik eden bir reklam afişi (Reuters)

Rusya’nın başkenti sekiz insansız hava aracının (İHA) kullanıldığı benzeri görülmemiş büyüklükte bir saldırıya maruz kaldıktan sonra Kremlin sert bir yanıt vermekle tehdit etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, terör saldırısını kınayarak bunun Moskova sakinlerini korkutmayı amaçladığını söyledi ve Batı’yı Ukrayna’yı ‘Rusya düşmanı bir varlık’ haline getirmekle suçladı. Moskova, İHA saldırısını Rus ordusunun Ukrayna başkentine yönelik güçlü saldırılarına bağladı. Rusya Savunma Bakanlığı, son iki gündür Kiev’e odaklanan saldırılarının, Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatı’nın karargahı da dahil olmak üzere ‘karar alma merkezlerinin’ tahrip edilmesiyle sonuçlandığını açıkladı.

Ruslar dün sekiz İHA tarafından gerçekleştirilen saldırı haberleriyle güne başladı. İHA’lar Rusya’nın başkentindeki iki yeri hedef aldı ancak ağır kayıplar yaşanmadı. Rus medyası, İHA’ların amacının, Rusya Devlet Başkanı’nın Moskova dışındaki ikametgahından Kremlin’e geçtiği zamanlarda genellikle kullandığı bir yolu vurmak olduğunu öne sürdü. Ancak medyaya göre, hava savunması kısa menzilli Pantsir füze sistemlerini kullanarak İHA’ların beşini düşürmeyi başarırken, diğer üç İHA’nın elektronik devre dışı bırakma mekanizmaları kullanılarak yönleri değiştirildi ve etkisiz hale getirildi.

FOTOĞRAF ALTI: Dün Moskova’ya yapılan İHA saldırısında hasar gören bir binanın önünde duran bir polis memuru (AFP)
Dün Moskova’ya yapılan İHA saldırısında hasar gören bir binanın önünde duran bir polis memuru (AFP)

Bu, Moskova’nın ay başında Kremlin’e iki İHA tarafından saldırıldığını duyurmasından bu yana yaşanan en ciddi olay sayılıyor. Kiev, saldırıyla ilişkisi olmadığını söyleyerek bunu Rus muhaliflerin yapmış olabileceğini söyledi. Batılı taraflar, saldırının Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik saldırısını genişletmesini ve Kiev’deki liderlik makamını hedef almasını haklı çıkarmak için Rus servisleri tarafından düzenlenmiş olabileceğini ima etti.

Resmi Rus haber ajansı RİA Novosti, dün Moskova’ya düzenlenen saldırının, son günlerde Kiev ve diğer Ukrayna şehirlerini hedef alan saldırıların yoğunlaşmasına karşı Ukrayna’nın bir misillemesi olduğunu öne sürdü. Pazartesi akşamı Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko’nun Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’e yaptığı ‘başkent Moskova’nın sakinlerini hedef alma’ çağrısına dikkat çekti. Ajansa göre, Klitschko bir televizyon programında bir ‘terör dengesi’ sağlama çağrısında bulunarak “Bununla ilgili soru Zalujnıy’e sorulmalı. Moskovalılar huzurlu ve rahatken Ruslar neden Ukrayna başkentinde terör estirebiliyor?” ifadelerini kullandı.

Moskova’ya yapılan saldırı, Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko’nun bildirdiğine göre Ukrayna’nın başkenti Kiev’de en az bir kişinin ölümüyle sonuçlanan yeni Rus gece saldırılarının ardından geldi.

Saldırılar, Rusya’nın uzun menzilli İHA ve bombardıman uçakları kullandığı yoğun bombalama operasyonlarının bir uzantısıydı. Geçtiğimiz birkaç gün boyunca Ruslar, Kiev ve kenar semtlerinin yanı sıra başka kentlerde havalimanlarına ve altyapı tesislerine yönelik saldırılarını sürdürdü.

Bir terör saldırısı

Rusya Devlet Başkanı dün yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Moskova’daki hava saldırılarının amacının halkı ‘terörize etmek’ olduğunu söyleyerek saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdi. Rus savunmasının titiz çalışmasını öven Putin, Kiev’in ‘sivilleri kasten hedef alırken, tüm Rus saldırılarının askeri tesislere ve merkezlere yönelik olduğunu’ kaydetti. Bu fırsattan istifade Rus kuvvetlerinin pazar günü yoğun bir saldırıyla Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatı’nın karargahını yerle bir ettiğini söyledi. Günün daha erken saatlerinde Rusya Savunma Bakanlığı bununla ilgili bir açıklama yapmıştı.

FOTOĞRAF ALTI: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Moskova’daki bir sergiyi ziyareti sırasında Stratejik Girişimler Ajansı (ASI) Genel Müdürü Svetlana Chupsheva ile konuşurken (Sputnik - Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Moskova’daki bir sergiyi ziyareti sırasında Stratejik Girişimler Ajansı (ASI) Genel Müdürü Svetlana Chupsheva ile konuşurken (Sputnik - Reuters)

Yine Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nü (NATO) hedef alan Putin, bu oluşumun Rusya’yı doğuya doğru yayılmama vaatleriyle kandırdığını ve Ukrayna’yı ilhak etmeye çalıştığını söyledi. Ayrıca Batı’nın ‘Ukrayna olarak adlandırılan bölgeyi son yıllarda Rusya düşmanı bir varlık haline getirdiğine’ dikkat çekti.

Putin, ülkesinin ordusunun, ‘Rus başkentinin büyüklüğü Suriye şehirleriyle kıyaslanamaz olsa da böyle saldırılarla Suriye’de karşılaştığını’ söyledi.

Yanıt verme hakkının saklı tutulması

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna güçlerinin Moskova’ya yönelik saldırısını kınadı ve Rusya’nın ‘yanıt olarak en sert önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu’ vurguladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Kiev’in Moskova ve kenar semtlerindeki bölgelere İHA’lar kullanarak gerçekleştirmeye çalıştığı saldırılar, tamamen panik yaratmak için sivil halka yöneliktir” ifadeleri kullanılarak ‘Batı’nın Kiev rejimine verdiği desteğin, Ukrayna liderliğini daha pervasız bir şekilde suç işlemeye ittiği’ vurgulandı.

Rus medyası, saldırıyı ‘Rusya’nın son günlerde Ukrayna’daki altyapı tesislerine ve karar alma merkezlerine şiddetli ve yoğun saldırılar düzenleyerek elde ettiği başarılar nedeniyle Ukrayna tarafının öfkesinin artmasına’ bağladı. Askeri İstihbarat Teşkilatı’nın hedef alındığının duyurulmasının yanı sıra, medya kuruluşları, Moskova’nın iddiasına göre Batının askeri teknolojilerini teslim almak için yoğun bir şekilde kullanılan Odessa limanının büyük bir kısmının Rusların saldırılarıyla tahrip edildiğini ortaya koydu.

FOTOĞRAF ALTI: Dün Kremlin yakınlarındaki bir oyun şehri (AFP)
Dün Kremlin yakınlarındaki bir oyun şehri (AFP)

Odessa Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı’nın danışmanlığını yapan Sergey Bratchuk, Rus kuvvetlerinin Odessa bölgesine sekiz adet kanatlı Kalibr füze fırlattığını söyledi.

Ancak bu saldırıda dikkat çeken şey, limanın öncelikle Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde imzalanan ‘tahıl anlaşmasını’ uygulamak için kullanılıyor olması.

Rus askeri uzmanı Vladimir Gundarov, Moskova’nın tahıl yüklü gemileri vurmamak için saldırılarını son derece hassas bir şekilde yönlendirmeye çalışmakla birlikte, Ukrayna’nın aktif bir şekilde hazırlandığı ‘karşı atağını’ engellemek amacıyla Batı mühimmatı ve teçhizatını içeren depolara ek olarak liman altyapısını vurduğunu söyledi.

Rus medyası dün, Rusya İçişleri Bakanlığı’nın Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı ‘arananlar listesine’ koyduğunu bildirdi. Bakanlığın arananlara ilişkin veri tabanına göre Zalujnıy’ın hangi madde uyarınca arandığı belirtilmedi.

FOTOĞRAF ALTI: Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu dün Moskova’da bir savunma konferansına başkanlık ederken (Rusya Savunma Bakanlığı - Reuters)
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu dün Moskova’da bir savunma konferansına başkanlık ederken (Rusya Savunma Bakanlığı - Reuters)

Bu bağlamda, Rusya Savunma Bakanlığı askeri operasyonların gidişatına ilişkin günlük brifinginde kuvvetlerinin, ‘Batı istihbarat servislerinin Rusya’ya karşı operasyonlar planladığı Ukrayna’daki karar alma merkezlerini’ hedef aldığını ve ‘hedeflerin başarıyla vurulduğunu’ duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Rus hava saldırıları ve batı muharebe grubunun top atışları Kupyansk’ta askeri personel ve teçhizatın yoğunlaştığı noktaları vurdu. Öte yandan Luhansk ve Harkov’da ‘Ukrayna sabotaj ve keşif gruplarının’ eylemleri engellendi. ‘Düşmanın bu eksendeki kayıpları 40 askere ulaşırken üç araç da imha edildi’.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan gelen bilgilere göre Donetsk’te Rus ordusunun taktik operasyonel havacılığının gerçekleştirdiği saldırıların sonucunda, Krasnoye köyü yakınlarındaki Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir mühimmat deposunun tahrip olmasının yanı sıra 145 Ukrayna askeri hayatını kaybetti.

Toplamda, ordunun taktik operasyonel havacılığı ile Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin topçuları, son 24 saat içinde 96 Ukrayna bölgesinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin 88 topçu birimi, personeli ve teçhizatına saldırılar düzenledi.



ABD'nin İran savaşında öncelik sırası değişti: Önce petrol, sonra nükleer program

ABD'nin İran savaşında öncelik sırası değişti: Önce petrol, sonra nükleer program
TT

ABD'nin İran savaşında öncelik sırası değişti: Önce petrol, sonra nükleer program

ABD'nin İran savaşında öncelik sırası değişti: Önce petrol, sonra nükleer program

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran'la savaşta Washington'ın birinci önceliğinin nükleer program değil, petrol arzının yeniden güvence altına alınması ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi olduğunu söyledi. Trump yönetimi, yaklaşık altı aydır süren çatışmada askeri saldırıları artırmak yerine İran üzerindeki ekonomik baskıyı yoğunlaştırmaya hazırlanıyor.

Bu kapsamda ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Perşembe günü bir televizyon programında yaptığı açıklamada İran'ı yeni ekonomik yaptırımlarla tehdit etti. Washington'ın Tahran'a karşı 40 yılı aşkın süredir uyguladığı baskı politikasının daha da sertleştirileceğinin işaretini verdi.

Vance, Fox News kanalına yaptığı açıklamada, önceliğin petrol arzının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden akışının sağlanması olduğunu ve bunun nükleer meselenin önüne geçtiğini belirtti.

Vance, “Birinci hedef, ülkemizin her yerindeki Amerikalılar için petrol ve gaz fiyatlarının düşük kalmasını sağlamak. İkinci hedefin ise İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak olduğu açık” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Hazine Bakanı Bessent, İran'ı ekonomik izolasyonla karşı karşıya bırakma tehdidinde bulunarak gelecek hafta yeni yaptırımların açıklanabileceğinin sinyalini verdi. Bessent, alınacak önlemlerin dünyanın daha önce benzerini görmediği bir ekonomik izolasyonun bileşimi olacağını söyledi.

Bessent ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki devam eden ablukanın İran limanlarına herhangi bir şeyin girmesini veya limanlardan çıkmasını engelleyeceğini belirtti.

Diğer yandan uydu görüntüleri ve video kayıtları, İran karasularında iki petrol sızıntısı bulunduğunu ortaya koydu. Tahran ile Washington arasında petrol tankerleri ve diğer gemilere yönelik karşılıklı saldırıların sürdüğü bir dönemde, söz konusu gelişme Körfez'de meydana gelebilecek çevresel zararlara ilişkin endişeleri artırıyor.


İsrail’in ihlalleri, Gazze ateşkesini çökme noktasına getiriyor

Filistinli bir çiftçi, Gazze şehrinin Şeyh Aclin mahallesinde üzüm toplarken yanında boş bir mermi kovanı görülüyor, 13 Ağustos 2026. (AFP)
Filistinli bir çiftçi, Gazze şehrinin Şeyh Aclin mahallesinde üzüm toplarken yanında boş bir mermi kovanı görülüyor, 13 Ağustos 2026. (AFP)
TT

İsrail’in ihlalleri, Gazze ateşkesini çökme noktasına getiriyor

Filistinli bir çiftçi, Gazze şehrinin Şeyh Aclin mahallesinde üzüm toplarken yanında boş bir mermi kovanı görülüyor, 13 Ağustos 2026. (AFP)
Filistinli bir çiftçi, Gazze şehrinin Şeyh Aclin mahallesinde üzüm toplarken yanında boş bir mermi kovanı görülüyor, 13 Ağustos 2026. (AFP)

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki güvenlik durumuna ilişkin, Filistinli kaynakların ‘uydurma’ olarak nitelendirdiği ve saldırıların tırmandırılmasını, ayrıca bölgede son günlerde yaşanan görece sakinliğin sona erdirilmesini amaçladığını belirttiği iddiaları yeniden gündeme getirdi. Söz konusu görece sakinliğin, Gazze Barış Kurulu’nun Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini, Hamas’ın kontrolündeki bölgelerin derinliklerine yönelik hava saldırılarını durdurmaya zorlamasının ardından oluştuğu ifade ediliyor.

İsrail, bu iddiaların gölgesinde saldırılarını sürdürürken, dün düzenlenen saldırılarda en az iki kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden birinin, Hamas hükümetine bağlı Gazze Emniyet Müdürü olduğu belirtildi.

Yisrael Beiteinu (İsrail Evimiz) Partisi lideri Avigdor Liberman, çarşamba günü tartışma yaratan bir açıklama yaptı. Liberman, Başbakan Netanyahu’nun, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları bünyesindeki Nuhbe birliklerinden, Gazze Şeridi çevresindeki bir İsrail yerleşimine saldırı düzenlemek ve burayı ele geçirmek üzere eğitim almış 50 militanın kimliklerinin tespit edilmesine ilişkin bilgileri gizlediğini öne sürdü.

Liberman, seçim kampanyası kapsamında Gazze Şeridi çevresindeki yerleşim ve kasabaları ziyaret ettiği sırada, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ın en doğusunda yer alan Kerem Şalom Sınır Kapısı’nda konuştu. İsrail ordusunun söz konusu militanları hedef almak üzere derhal harekete geçmek istediğini, ancak siyasi kademeden bu kişilere dokunulmaması yönünde talimat aldığını söyledi.

csdrgthy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yıkılmış binaların önünden geçen Filistinli bir genç, 11 Ağustos 2026 (AFP)

Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, Liberman’ın iddialarını hızla yalanlarken İsrail ordusu ise söz konusu bilgilerin doğruluğuna işaret eden bir açıklama yaptı. Ordu, salı akşamı Gazze Şeridi’nde silahlı kişilerin eğitim gördüğüne ilişkin bilgi ulaştığını, durum değerlendirmesinin ardından istihbari hazırlıkların güçlendirilmesine karar verildiğini bildirdi. Ancak istihbarat araçlarıyla herhangi bir aşamada silahlı kişilere veya örgütsel bir faaliyete rastlanmadığı belirtildi. Ordu ayrıca, herhangi bir tehdidin ortadan kaldırılmasına yönelik ateş açma talimatlarının değişmeden yürürlükte olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın İsrail Ordu Radyosu’ndan aktardığına göre, silahlı kişilerin bir araya geldiğine ilişkin istihbarat alınmasının ardından alarm durumuna geçildi ve konumlarının belirlenmesi amacıyla bölgeye bir insansız hava aracı (İHA) gönderildi. Ancak herhangi bir hareketlilik tespit edilmedi. Bunun üzerine alarm durumunun gece boyunca sürdürülmesine ve olası senaryolara karşı güvenlik önlemlerinin artırılmasına karar verildi. Daha sonra durum normale döndü.

Saldırılar ve yaralanmalar

Bu medya açıklamalarıyla eş zamanlı olarak İsrail ordusu, Hamas mensubu bir kişiyi, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden saldırılar planlayan bir hücrenin komutanı olduğu iddiasıyla hedef aldı. Çarşamba akşamı kuzeydeki Beyt Lahiya beldesinin Batı Kavşağı bölgesinde bulunan Hamas mensubunun, İsrail’in Sarı Hat olarak adlandırdığı hattın yaklaşık 1 kilometre uzağında düzenlenen saldırıda ağır yaralandığı bildirildi.

Saha kaynakları ise hedef alınan kişiyle ilgili İsrail’in iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kaynaklar, söz konusu iddiaların ateşkesin başlamasından bu yana İsrail tarafından öne sürülen ve silahlı grupların mensuplarını hedef almayı gerekçelendiren suçlamaların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Bu sürecin aşamalı şekilde ilerlediği ve sonunda Gazze Şeridi’nin derinliklerindeki üst düzey saha komutanlarına yönelik suikastlara kadar uzandığı kaydedildi.

Kaynaklar, hedef alınan Hamas mensubunun Beyt Lahiya’nın kuzeybatısındaki bölgede yerinden edilmiş kişilere hizmet sunmak amacıyla bir su kuyusu açma çalışmalarını denetlediğini aktardı.

Dün düzenlenen bir diğer saldırıda ise Kassam Tugayları’na bağlı bir saha komutanının, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta elektrikli bisikletle seyir halindeyken İsrail’in düzenlediği hava saldırısında öldürüldüğü açıklandı. İsrail ayrıca Gazze kentinin güneyine bir hava saldırısı düzenledi. Saldırıda, Gazze Emniyet Müdürü Cemal Ebu Kemil hayatını kaybetti.

Hamas taahhüdünü yineledi

Hamas’tan siyasi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kassam Tugayları’nın askeri kanadına herhangi bir askeri faaliyette bulunulmaması yönünde talimat verildiğini belirtti. Kaynak, bu husustaki teyitlerin arabuluculara ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a iletildiğini ifade etti.

Kaynak, Hamas ve diğer Filistinli grupların Ekim 2025’te varılan anlaşmaya ve ardından yapılan yazılı ve sözlü mutabakatlara tam bağlılıklarını teyit ettiğini söyledi. Bu mutabakatlar arasında, bölgede sükûnetin korunmasına ilişkin son ‘yol haritasının’ da bulunduğu kaydedildi.

fyhjukı
Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Han Yunus’taki çadırların arasında, su doldurmak için boş kap taşıyan yerinden edilmiş iki Filistinli, 11 Ağustos 2026 (AFP)

Kaynak, İsrail’i ‘Gazze Şeridi’ndeki ortamı yeniden germe, hedefleri vurma ve asılsız güvenlik gerekçeleriyle, acil tehditleri ortadan kaldırma iddiası altında suikastlar düzenleme’ amacıyla güvenlik gerekçeleri uydurmakla suçladı. Filistinli grupların ateşkes sürecinin başarıya ulaşması ve sivillere yardım ulaştırılmasıyla ilgilendiğini belirten kaynak, grupların şu aşamada Gazze halkının hayatını kurtarmak için yalnızca siyasi sürece odaklandığını ifade etti.

Filistinli gruplar, İsrail’in ateşkesi ihlal etmek ve daha önceki ateşkeslerde defalarca yaptığı gibi sürpriz suikastlar düzenlemek amacıyla istihbarat toplama faaliyetlerini yoğunlaştırdığı uyarısında bulunarak mensuplarını dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

İsrail ise Hamas’ın silah üretimi ve yeni militanların saflara katılması yoluyla yeniden yapılanmaya çalıştığını sürekli olarak öne sürüyor. Hamas ise bu iddiaları reddediyor.

İsrail’in suçlamaları, Netanyahu hükümetinin Hamas’ın ‘yol haritası’ anlaşmasında silahlarını sınırlandırma konusunda ortaya koyduğu niyetlere ilişkin şüphelerinin sürdüğü bir dönemde geldi. Bu durum, iki taraf arasında karşılıklı güvensizliğe yol açarken, sürecin karmaşıklığı, aşamalı bir anlaşmaya ulaşmaya çalışan Mladenov tarafından da dile getirildi. Taraflar, Mladenov’un girişiminin başarılı olup olmayacağını bekliyor.


Rapor: ABD Kongresi’ndeki bir komite, Çin’in Birleşik Krallık’taki İsrail karşıtı protestoları desteklediğini iddia ediyor

ABD Kongresi (Arşiv – EPA)
ABD Kongresi (Arşiv – EPA)
TT

Rapor: ABD Kongresi’ndeki bir komite, Çin’in Birleşik Krallık’taki İsrail karşıtı protestoları desteklediğini iddia ediyor

ABD Kongresi (Arşiv – EPA)
ABD Kongresi (Arşiv – EPA)

İngiliz Telegraph gazetesinin dün bildirdiğine göre, ABD Kongresi’ndeki bir komite, ABD’de kurulan sol görüşlü feminist protesto grubu Code Pink’e yönelik gizli Çin desteği iddialarını araştırıyor. Komite üyelerinin, dış müdahale soruşturması kapsamında örgütün Birleşik Krallık’taki faaliyetlerini de incelediği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı haberde, Code Pink’in Birleşik Krallık’ta, ülkenin ‘Gazze Şeridi’ndeki soykırıma’ dahil olmasına karşı protestolar düzenlediği, aktivistlerini Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) üslerinin önünde gösteri yapmaya teşvik ettiği ve İngiliz liderlerin ‘Siyonizm tarafından satın alındığını’ öne süren açıklamalar yayınladığı kaydedildi.

Soruşturmanın; Pekin’in, Batı’daki tartışmalı konuları toplumsal gerilimleri tırmandırmak ve eleştirmenlerin ifadesiyle rakiplerine karşı bir ‘siyasi savaş’ yürütmek amacıyla kullanmaya çalıştığına dair endişelerin ortasında geldiği vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın Telegraph’tan aktardığına göre, ABD Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi, dünya genelinde Çin propagandasını finanse etmekle suçlanan teknoloji devi Neville Roy Singham ile bağlantılı şirketlerden, Code Pink’in Birleşik Krallık’taki uzantısıyla ilişkili bir firmaya ödeme yapıldığı iddialarını inceliyor.

dvfgthyj
Büyük Halk Salonu’nda asılı olan ABD ve Çin bayrakları (Arşiv – AP)

Komite ayrıca Singham’ı, ‘ilerici savunuculuk ile Çin Komünist Partisi (ÇKP) söylemini harmanlayan gruplara yüz milyonlarca dolar aktararak ÇKP propagandasını etkili bir şekilde beslemek ve yurt dışındaki ideolojik aşılama çabalarını finanse etmekle’ suçladı. ABD Adalet Bakanlığı da Çin ile bağlantıları nedeniyle Singham hakkında bir soruşturma başlattı.

Çin ile yakın ilişkileri bulunan Singham, Şanghay’da yabancılara ‘Çin’in küresel alanda imza attığı mucizeleri’ tanıtmayı amaçlayan devlet bağlantılı bir şirketle aynı ofisi paylaşıyor.

The New York Times tarafından yapılan bir araştırmaya göre Singham, 2023 yılında ÇKP’nin partinin uluslararası alanda tanıtımına ilişkin düzenlediği bir çalıştaya katıldı.

Singham’ın ağına yönelik incelemeler, Pekin’in yalnızca Çin hakkında olumlu bir imaj çizmekle kalmayıp, Batılı demokrasilerdeki siyasi bölünmelerden yararlanmaya çalıştığına dair geniş çaplı endişelerin ortasında yürütülüyor.

Çin, daha önce de Batı’daki mevcut gerilimleri tırmandırmak amacıyla gizli sosyal medya kampanyaları yürütmekle suçlanmıştı.

ABD Kongresi Bütçe Komitesi Başkanı Jason Smith, Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, “Komitemizin yürüttüğü soruşturma, Singham’ın parasının ve nüfuzunun ABD sınırlarıyla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Komite, Singham’ın sağladığı finansmanın yalnızca ABD’de değil, Birleşik Krallık da dahil olmak üzere yurt dışında da Hamas ve komünizm yanlısı unsurları desteklediğinin farkındadır” ifadelerini kullandı.

Kongre’den bir kaynak ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, müfettişlerin Birleşik Krallık’taki gruplara yönelik Çin finansmanı iddialarından haberdar olduğunu ve bu hususun soruşturmanın bir parçası olduğunu belirtti. Kaynak, “Çin’in Birleşik Krallık ve ABD’deki Hamas destekçilerini ve solcu grupları finanse ettiğinin farkındayız. Bu nedenle konuyu araştırıyoruz ve araştırmaya devam edeceğiz” dedi.

ABD’deki Code Pink örgütü, ağının Pekin’deki komünist rejim lehine Çin yanlısı propaganda ürettiği gerekçesiyle çok sayıda soruşturmayla karşı karşıya kalan Singham’dan milyonlarca dolar fon sağladı. Kongre Komitesi, Singham’ın eşi Jodie Evans tarafından kurulan Code Pink örgütünün “Singham ve Çin Komünist Hükümeti tarafından finanse edildiği ve yönlendirildiği” iddiasında bulundu.

Telegraph’ın aktardığına göre Code Pink ile bağlantılı İngiliz bir şirket, 2020 ve 2021 yıllarında Singham’ın ağına mensup olduğu öne sürülen kuruluşlardan 250 bin dolardan fazla ödeme aldı.

Söz konusu şirket, 2024 yılında ise Singham ağıyla ilişkili olduğundan şüphelenilen bir diğer kuruluş olan People’s Support Foundation’dan ‘danışmanlık hizmetleri’ karşılığında 94 bin 950 dolar ek finansman temin etti.

scdfvgthy
7 Ekim’in ardından binlerce Filistin destekçisi Londra sokaklarında gösteri düzenledi. (Arşiv – Reuters)

Code Pink örgütü, aktivistleri Filistin yanlısı kitlesel yürüyüşlere katılmaya teşvik ederken; Londra’da Savunma Bakanlığı ile bir savunma sanayii şirketinin ofisi önünde gösteriler düzenledi.

Örgüt, kendisini savaşları ve emperyalizmi sona erdirmek, barış ile insan haklarını desteklemek amacıyla faaliyet gösteren taban tabana yayılmış bir feminist kuruluş olarak tanımlıyor.

Birleşik Krallık’ın yurt dışındaki askeri üslerinin kapatılması çağrısında bulunan Code Pink, RAF’ın Gazze Şeridi üzerindeki keşif uçuşları için kullandığı Kıbrıs’taki Ağrotur Üssü’nde de protesto gösterisi düzenlemişti.

bghyjuk
Londra’daki Parlamento Meydanı’nda Big Ben saatinin yanında dalgalanan İngiliz bayrakları (Reuters)

Geçen yılın mayıs ayında kuruluş, İngiliz hükümetinin İsrail’e verdiği desteği kınamıştı. İsrailli bakanların, askeri operasyonlarını ‘dünyanın durduramayacağına’ ilişkin açıklamalarına yanıt veren Code Pink, “Siyonizm tarafından satın alınan liderlerimiz bunu kesinlikle yapmayacak, ancak halk yapacak” ifadesini kullanmıştı.

Gazeteye göre kuruluş, finansman kaynakları ve Pekin yanlısı tutumu nedeniyle Washington’da inceleme altına alındı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili Telegraph’a yaptığı açıklamada, “Code Pink hem ABD’nin hem de müttefiklerinin çıkarlarına karşı kışkırtıcılık yapmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu iddialar, İngiliz milletvekillerinin durumun doğruluğunun yetkili makamlarca soruşturulmasını talep etmesine yol açtı. İşçi Partisi Milletvekili Sarah Champion, “Birleşik Krallık, yapılan ödemeleri, bunların etki derecesini ve nihai sorumlularını araştırmak üzere ABD ile ortak hareket etmelidir. ABD ile tek bir cephe oluşturmalı ve sıfır tolerans göstermeliyiz” dedi.

Muhafazakâr Parti Milletvekili Alicia Kearns ise, “ÇKP’nin oluşturduğu tehdit teorik ya da soyut bir tehdit değildir. Demokrasimize müdahaleyi sistematik ve geniş çaplı bir operasyona dönüştüren, ÇKP’nin kışkırtıcı söylemlerini papağan gibi tekrarlayan grupları organize edip fonlayan bu aracılarda somutlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kearns ayrıca, “Sözleriyle ve eylemleriyle demokrasimizi, güvenliğimizi ve egemenliğimizi baltalıyorlar. Hükümet bu ağları acilen soruşturmalı ve ÇKP adına hareket eden kayıtsız kişileri yargılamak için Ulusal Güvenlik Yasası'nı tümüyle uygulamalıdır” çağrısında bulundu.