Kosova Başbakan Yardımcısı Bislimi: Protestolar Belgrad'dan yönetiliyor

Kremlin ise NATO barış güçleriyle çatışan Sırp eylemcilerin "barışçıl şekilde haklarını aradığını" savundu

Sert çatışmaların yaşandığı protestolarda henüz can kaybı yok (Reuters)
Sert çatışmaların yaşandığı protestolarda henüz can kaybı yok (Reuters)
TT

Kosova Başbakan Yardımcısı Bislimi: Protestolar Belgrad'dan yönetiliyor

Sert çatışmaların yaşandığı protestolarda henüz can kaybı yok (Reuters)
Sert çatışmaların yaşandığı protestolarda henüz can kaybı yok (Reuters)

Kosova'da Sırp protestocuların, polis ve NATO birlikleriyle çatıştığı gösterilerin yankıları sürüyor.

Kosova'nın kuzeyinde yer alan ve Sırpların çoğunlukta olduğu İzveçan'da pazartesi günü yaşanan eylemlerde, polis ve NATO barış gücü birlikleri (KFOR) Sırp göstericilere karşı biber gazı ve ses bombası kullandı. 

KFOR ise eylemlere müdahale sırasında aralarında İtalyan ve Macar askerlerin yer aldığı 30 kişinin yaralandığını açıkladı. 

Belediye seçimlerine tepki

Protestolar, geçen ay Kosova'nın kuzeyindeki 4 belediyede yapılan tartışmalı yerel seçimlerin ardından patlak verdi. Bölgenin ağırlıklı nüfusunu oluşturan Sırpların boykot kararına rağmen düzenlenen seçimlerde katılım yüzde 4'ün altına kadar düşmüş, belediyeleri Arnavutlar kazanmıştı.

Geçen cuma günüyse yeni seçilen Arnavut belediye başkanları, Kosova polisinin de yardımıyla görevi devralmak üzere belediye binalarına girdi. Sırplar, yeni belediye başkanlarının görevi devralmalarına engel olmaya çalışsalar da Kosova polisinin müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.

Bunun üzerine Sırplar, pazartesi günü bölgedeki belediye binalarının önünde toplanarak yeni gösteriler düzenledi. Şiddetli gösterilerde Sırp eylemciler, KFOR ve Kosova polisiyle çatıştı. 

"Protestolar Belgrad'dan yönetiliyor"

Kosova'nın Avrupa Entegrasyonu, Kalkınma ve Diyalogdan Sorumlu Birinci Başbakan Yardımcısı Besnik Bislimi, Independent Türkçe'ye yolladığı açıklamasında gösterilerin belediye seçimleriyle ilgisi olmadığını savunarak, eylemlerin Sırbistan'ın talimatıyla ve Kosova'daki Sırp Listesi partisi tarafından organize edildiğini ileri sürdü.

Bilsimi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

KFOR'a, Kosova polisine ve gazetecilere karşı kullanılan şiddet, bunun bir yurttaş protestosu olmadığını kanıtlamıştır. Sırp Listesi aracılığıyla Belgrad'dan yönlendirilen bu saldırı, holiganlardan ve çeşitli suç unsurlarından gelen bir saldırıdır. Protesto onlar tarafından, tam da kendi kötücül hedefleri ve amaçları doğrultusunda suiistimal edilmiştir.

 "Yurttaşlar kendilerine hizmet eden, talep ve ihtiyaçlarına cevap veren belediye başkanları istiyor. Huzur ve sükunet, istikrar ve daha iyi bir yaşam istiyorlar" diyen Bilsimi, bölgedeki durumun normale dönmesi gerektiğini söyledi.

Kosova Başbakanı Albin Kurti liderliğindeki Kendin Karar Al Hareketi'nden Arnavut milletvekili Armend Muja da gösterilerin belediye seçimleriyle ilgili olmadığını savunarak, Sırpların çoğunlukta olduğu kuzey bölgelerinde "yasadışı yapılanmaların" oluşturulduğunu öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamadaysa Batı'nın eylemlerden Sırpları sorumlu tutarak bir propaganda yürüttüğü savunuldu. 

Düzenlenen belediye seçimlerinin meşru sayılamayacağının öne sürüldüğü açıklamada, protestoya katılan Sırpların "meşru hak ve özgürlüklerini barışçıl şekilde savunmaya çalıştığı" iddia edildi. 

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic de çatışmalardan Arnavut yönetimini sorumlu tutarak, "Kurti bölgeyi kan gölüne çevirmeye çalışıyor" dedi.

Vucic, Kurti yönetiminin Sırplarla NATO arasında çatışma çıkarmaya çalıştığını savunarak, 50'den fazla Sırp'ın gösterilerde yaralandığını söyledi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek, KFOR'a takviye için 700 askerin daha bölgeye gönderileceğini duyurdu. 

Sırbistan - Kosova sorunu

Kosova, 2008'de tek taraflı olarak Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmişti. Sırbistan ise ülkenin bağımsızlığını tanımayarak Kosova'nın kendi topraklarına ait olduğunu savunuyor.

Sırbistan - Kosova gerginliğinde NATO da kilit bir rol oynamıştı. Sırp güçleriyle bağımsızlık yanlısı Kosova Kurtuluş Ordusu arasında 1998'de başlayan çatışmalar, 1999'da NATO'nun 78 gün süren operasyonuyla son bulmuştu.

Şubatta bağımsızlığının 14. yılını kutlayan Kosova, şu ana dek Türkiye, ABD, İsrail ve birçok Avrupa Birliği ülkesi tarafından tanınırken, Rusya, Çin, Yunanistan, Ermenistan ve Bosna Hersek gibi ülkelerse bunu reddediyor.  

Avrupa Birliği'nin arabuluculuğunda 2011'de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci, ilişkilerin normalleşmesini ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanımasını amaçlıyor.

Independent Türkçe, CNN, Moscow Times, BBC



ABD, Birleşik Krallık'taki Yahudilere "iltica hakkı tanımaya hazırlanıyor"

Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
TT

ABD, Birleşik Krallık'taki Yahudilere "iltica hakkı tanımaya hazırlanıyor"

Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)

7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısı sonrasında başlayan Gazze savaşının ardından Filistinlilere destek gösterilerinin en fazla yapıldığı yerlerden biri de Birleşik Krallık (BK) oldu. 

Ülkedeki İsrail destekçileriyse onbinlerce sivilin öldürülmesinin protesto edilmesinin antisemitizmden kaynaklandığını öne sürerek Yahudilere yönelik saldırıların artmasına dikkat çekiyor. 

Gazze savaşının ardından BK'de de antisemitik saldırıların arttığını bildiriyorlar. 

Donald Trump'ın avukatı Robert Garson, ABD yönetiminin Birleşik Krallık'ı terk eden ya da ülkeden ayrılma planı yapan Yahudilere iltica hakkı tanımaya hazırlandığını söyledi. 

Telegraph'a konuşan Garson, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın artan antisemitizmi gerekçe göstereceğini vurguladı. 

2008'de ABD'ye taşınana kadar Londra'da çalışan 49 yaşındaki avukat, Batı Avrupa ülkesinin artık Yahudiler için güvenli görülmediğini ve BK Başbakanı Keir Starmer'ın da politikalarıyla durumu daha da kötüleştirdiğini öne sürdü. 

Washington'ın bu yönde adım atmasının mantıklı olduğunu sözlerine ekledi:

Anadili İngilizce olan, eğitimli bir topluluk ve suçlu oranı da yüksek değil.

2025'te Yahudi Politika Araştırmaları Enstitüsü (JPR) tarafından yapılan bir anket, BK'deki Yahudi toplumunun son yıllarda güvende hissetmediğini ortaya koymuştu.

2023'te Büyük Britanya'daki Yahudilerin yüzde 9'u tehlike altında olduğunu düşünürken bu oran 2025'te yüzde 35'e çıktı. 

Bu topluluğun antisemitizmi "çok büyük" bir problem olarak görme oranı 2012'de yüzde 11'di. Geçen seneyse yüzde 47 bu kanıda olduğunu bildirdi. 

Donald Trump yönetimi ABD'nin kabul edeceği mülteci sayısını büyük oranda azaltma sözü veriyor. Diğer yandan Güney Afrika'daki beyazlara kucak açılıyor. 

Independent Türkçe, Telegraph, Guardian


Trump'tan Grönland mesajı: Nobel verilmediyse, artık barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum

ABD Başkanı Donald (AP)
ABD Başkanı Donald (AP)
TT

Trump'tan Grönland mesajı: Nobel verilmediyse, artık barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum

ABD Başkanı Donald (AP)
ABD Başkanı Donald (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’a bir mektup göndererek, “Nobel Barış Ödülü'nü almadığı için artık yalnızca barışı düşünme yükümlülüğünün kalmadığını ve Amerikan çıkarlarına öncelik vereceğini” belirtti. Trump, Grönland üzerinde kontrol sağlama yönündeki ısrarını bu konuya bağladı.

ABD merkezli yayın kanalı PBS Newshour’ın ulaştığı ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından yazıldığı söylenen bir mektupta, ABD’nin Grönland üzerindeki kontrol arzusunu Nobel Barış Ödülü ile ilişkilendirdiği ileri sürüldü. PBS Newshour’ın haberinde aktardığına göre, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’ye hitaben kaleme alınan mektup, ABD’nin Ulusal Güvenlik Konseyi personeli tarafından Washington’daki çok sayıda Avrupalı büyükelçiye de iletildi.

Habere göre, mektupta Trump, “Norveç’in kendisine Nobel Barış Ödülü vermeme kararının, onu yalnızca diplomasiye odaklanma yükümlülüğünden kurtardığını” savundu. Trump, mektubunda,“Ülkenizin, sekiz savaşı durdurmuş olmama rağmen bana Nobel Barış Ödülü vermemeyi tercih ettiğini göz önüne alırsak, artık sadece barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum” ifadesini kullandı. “Barışın her zaman öncelikli bir hedef olacağını” belirten Trump, buna karşın artık “ABD için iyi ve doğru olanı” önceleyebileceğini dile getirdi.

Danimarka’nın egemenliği ve NATO vurgusu

Trump, "Danimarka’nın Grönland’ı Rusya ya da Çin’e karşı savunamayacağını” öne sürerek, Kopenhag’ın ada üzerindeki egemenliğinin hukuki temelini sorguladı. “Yüzyıllar öncesine dayanan tarihsel iddiaların yeterli olmadığını” ileri süren Trump, “Grönland’ın, küresel güvenlik açısından vazgeçilmez olduğunu” belirtti.

Trump, “Grönland üzerinde tam ve mutlak kontrolümüz olmadıkça dünya güvende değil” ifadesini kullanarak konuyu NATO ile ilişkilendirdi. NATO için kuruluşundan bu yana en fazla katkıyı kendisinin yaptığını ileri süren Trump, ittifakın da ABD için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Avrupa’dan uyarılar

Mektup, Trump’ın son haftalarda Grönland konusundaki söylemini sertleştirdiği bir dönemde ortaya çıktı. Bu süreçte Trump, Avrupalı müttefiklere ekonomik baskı uygulanabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuş, Grönland üzerinde kontrol sağlanmaması halinde ABD’nin ulusal güvenliğinin tehlikeye gireceğini dile getirmişti.

Danimarka, Grönland’ın satılması fikrini kesin bir dille reddederken, Avrupalı yetkililer adanın zorla ele geçirilmesine yönelik herhangi bir girişimin transatlantik ilişkiler açısından ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

Piyasalara yansıma

PBS Newshour, mektubun Washington’daki Avrupalı diplomatlar arasında geniş biçimde dolaşıma sokulduğunu ve bunun müttefik başkentlerde Trump’ın Grönland’ı NATO ve daha geniş güvenlik düzenlemeleriyle ilişkilendirme yaklaşımına dair endişeleri artırdığını belirtti.

Öte yandan Trump’ın, Grönland konusunda sekiz Avrupa ülkesine yeni gümrük tarifeleri uygulama tehdidinde bulunmasının ardından spot altın fiyatları pazartesi günü yüzde 1,6’ya kadar yükselerek rekor seviyelere ulaştı.

Independent Türkçe


Rusya: Bir Amerikalı silah kaçakçılığından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Rus bayrağı (Reuters)
Rus bayrağı (Reuters)
TT

Rusya: Bir Amerikalı silah kaçakçılığından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Rus bayrağı (Reuters)
Rus bayrağı (Reuters)

Rusya'nın Krasnodar kentindeki bir bölge mahkemesi, bugün bir Amerikalı’yı yasa dışı silah ve mühimmat taşıma suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırdı. Silahlar, geçen haziran ayında Rusya'nın güneyindeki Soçi limanında demirli olan yatında bulunmuştu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre mahkeme, Charles Wayne Zimmerman olarak açıklanan kişinin silah ve mühimmat kaçakçılığından suçlu bulunarak beş yıl hapis cezasına çarptırıldığını duyurdu. Rus yetkililer henüz resmi olarak tutuklandığını doğrulamadı.