İran ve Afganistan su anlaşmazlığı nedeniyle savaşın eşiğinde

Reisi, Helmend Nehri sınırının kuruması nedeniyle Taliban’ı tehdit etti, ancak Hareket tarafından alay konusu oldu

Görsel: Independent Arabia
Görsel: Independent Arabia
TT

İran ve Afganistan su anlaşmazlığı nedeniyle savaşın eşiğinde

Görsel: Independent Arabia
Görsel: Independent Arabia

İran ve Afganistan arasındaki su krizi kökleri onlarca yıl öncesine dayanmasına rağmen, son zamanlarda ülkeler arasındaki gerilim, sözlü tartışmalar ve buna eşlik eden saha çatışmalarıyla yeniden ortaya çıktı.

İran ve Afganistan, Helmend Nehri'nin kaynaklarından yararlanma konusundaki anlaşmazlık nedeniyle savaşın eşiğine geldi.

Helmend Nehri, Afganistan'ın dağlarından doğar, ülkenin sınırındaki birkaç eyaletten geçerek İran topraklarına girer ve İran'ın güneydoğusundaki Hâmun Gölü'ne dökülüyor.

Helmend, yaklaşık bin 150 kilometre uzunluğunda olup Fırat ve Sind Nehirleri arasında yer alan en büyük Asya nehirlerinden biri.

Yıllar boyunca Afganistan ve İran'ın farklı bölgelerinde tarım ve içme suyu kaynağı oldu.

Ancak, özellikle barajların nehri etkileyen kalkınma ve endüstri projelerinin başlatılmasıyla birlikte, iki ülke arasında anlaşmazlığa yol açan bir mesele haline geldi.

Bu projeler, nehrin su seviyesini etkileyerek nehrin rotasını değiştiriyor ve anlaşmazlıklara neden oluyor.

Son zamanlarda, İran'ın Belucistan bölgesi su kıtlığı kriziyle karşı karşıya kaldı. Nehrin kuruması, Helmend Nehri'nin döküldüğü Hâmun Gölü'nün kuruması tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.

İran halkı protesto gösterilerinde, İran yetkililerinden, Taliban'a karşı tutumlarını alarak İran'ın su payının ülkenin topraklarına ulaşmasını sağlamalarını talep etti.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Taliban'ı tehdit ederek, "Afganistan yöneticilerine, taleplerimizi normal bir şekilde ele almamalarını söylüyorum. Bizimle ciddi bir şekilde iletişime geçmeleri gerekiyor. Afganistan'daki yetkililer ve yöneticileri Sistan ve Belucistan bölgesindeki vatandaşların taleplerini hızla karşılamaları konusunda uyarıyorum" dedi.
 

Helmend Nehri, Afganistan'ın dağlarından doğar ve Afganistan'ın sınırındaki birkaç eyaletten geçerek İran topraklarına girer / Fotoğraf İran Haber Ajansı
Helmend Nehri, Afganistan'ın dağlarından doğar ve Afganistan'ın sınırındaki birkaç eyaletten geçerek İran topraklarına girer / Fotoğraf İran Haber Ajansı

 

Afganistan, Reisi’nin tehditlerini aşağılayıcı ve küçümseyici bir şekilde karşıladı. Hızlı ve İran'a karşı olumsuz bir şekilde algılanabilecek bir üslupla yanıt verildi.

Taliban hükümetinin açıklaması diplomasiden ve ülkeler arasındaki anlaşmalara atıfta bulunmaktan oluşurken, bir Afgan yetkili, İran Cumhurbaşkanı'na yönelik bir video mesaj iletmek için çaba gösterdi.

Afganistan'ın üst düzey askeri liderlerinden biri, bir nehir kenarına giderek plastik bir kap doldururken İran Cumhurbaşkanına "Bu suyu al ve tehdit etmeyi bırak. Bizi bundan daha fazla tehdit etme. Senden korkuyoruz" ifadeleriyle seslendi. 

Taliban hükümeti tarafından yapılan açıklamada, "İran ile Afganistan arasındaki su anlaşması 1972'den beri var ve İslam Emirliği taahhütlerine uyuyor. Son yıllarda Afganistan ve bölge su seviyelerini etkileyen kuraklık yaşandı. Helmend Nehri de bundan etkilendi. İran'ın suyla ilgili talepleri ve medyadaki uygunsuz açıklamalar sadece zarar getirir" ifadelerine yer verildi. 

Afgan hükümetinin açıklamasında ayrıca, "Helmend suyuyla ilgili bilgilerinizi tamamlamalı ve ardından taleplerinizi uygun bir şekilde iletmelisiniz" ifadeleri kullanıldı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Son aylarda Afganistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Molla Taki'den, Helmend Anlaşması'ndaki taahhütlerini yerine getirmelerini ve teknik komitelere su seviyesini ölçme izni vermelerini talep ettim, ancak bunu yapmadılar. Sistan bölgesi kuraklıkla mücadele ediyor. Su varlığı veya su yetersizliği siyasi beyanlarla değil, teknik komiteler tarafından ortaya konulmalı" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi de "İran ve Afganistan arasındaki su sorununun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini ve Taliban'ın Kemal Khan Barajı'nı ziyaret etmek için yetkililerimize izin vermesi gerektiğini" ifade etti.

İran, Afganistan'ı Helmend Nehri üzerine barajlar inşa etmek ve nehrin akışını Afgan topraklarına çevirmekle suçluyor.

Bunun, nehrin ana yatağına bitişik topraklarda tuzluluğun artmasına ve İran'ın su payını sağlama taahhüdünün yerine getirilmemesine yol açtığını ileri sürüyor.

Tahran, nehrin akışını kanıtlayan uydu görüntülerine sahip olduğunu iddia ediyor.

Saha çatışmaları

İran ve Afganistan arasındaki sözlü çatışmalara, İran sınır güvenlik birimleri ve Afgan güçleri arasında gerçekleşen çatışmalar eşlik etti.

İki ülke, su anlaşmazlığındaki pozisyonlarını güçlendirmek için askeri teçhizatların sınıra sevkiyatını gösteren görüntüler yayımladı.

Geçen pazar günü, iki İran sınır muhafızı Taliban askerleriyle çatışma sonucunda hayatını kaybetti.

Her iki taraf da tehdit içeren tepkilerini sürdürdü. Taliban hükümetinin önde gelen isimlerinden Nasır Bedri olarak bilinen Abdulhamid Horasani, bir video yayımlayarak videoda, "Taliban askerlerinin ABD’lilere karşı yürütülen mücadeleden daha büyük bir coşkuyla savaşacaklarını" söyledi.

Geçen cumartesi günü, İran-Afganistan sınırında şiddetli çatışmalar ve silah sesleri duyuldu.

İran, çatışmaların Taliban unsurlarının İran topraklarına sızmaya çalışmasından kaynaklandığını söyledi.

Ayrıca, yayımlanan görüntüler Taliban üyelerinin İran tarafında bulunan sınır karakollarına ağır silahlarla ateş ettiğini ortaya koydu.

Geçen 27 Mayıs'ta İran-Afganistan sınırında şiddetli çatışmalar ve yoğun silah sesleri duyuldu. İran'ın Belucistan sınır güvenlik birimi, "tanımlanamayan silahlı kişilerin" Afganistan'dan İran'a girmek için plan yaptıklarını ve bu durumun çatışmalara yol açtığını açıkladı.

İran, sınırlarda olağandışı olayları işaret eden bir girişim olarak üst düzey kara kuvvetleri ve güvenlik yetkililerini sınır bölgelerine gönderdi.

İran Polis Yardımcısı Kasım Rezai, ülkesinin Taliban tarafından beklenmeyen bu adımlarıyla ilgili olarak "Afganistan'ın mevcut liderlerinin haksız ve uluslararası ilkelerle çelişen eylemlerinden dolayı hesap vermeleri gerektiğini" belirtti.

İran tarafındaki sınır bölgelerinde çok sayıda kişi evlerini boşaltırken, sınır bölgeleri iki taraf arasında yer yer çatışmalara sahne oldu.

İranlı sınır muhafızlarının ölümü, özellikle sağcı aşırılık yanlısı bir kesim tarafından İran Cumhurbaşkanı Reisi hükümetine yönelik geniş çaplı eleştirilere neden oldu.

Bu grup, Taliban hükümetini sert bir şekilde eleştirerek İran'ın su hakları konusunda haksızlık yapmakla suçluyor.

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Sistan ve Belucistan'daki temsilcisi, Reisi hükümetini "ABD’yi defalarca tehdit ettiniz, ancak Afganistan'dan haklarımızı geri alma yeteneğine sahip değilsiniz. Sorunlar konuşarak çözülmez" ifadeleriyle eleştirdi.

Sosyal medya platformları, İranlıların Taliban ile yüzleşme ve haklarını Afganistan'dan geri alma çağrılarıyla dolup taşıyor.

Yurt dışındaki muhalefetin İran sınır muhafızlarının öldürülmesi konusundaki zayıf tutum eleştirileri de bu çağrılara eşlik ediyor.

Tarihi arka plan

İran ile Afganistan arasında Helmend Nehri'nin sularının kullanımına ilişkin anlaşmazlık, uzun yıllar devam etti.

İki ülke arasında 1972 yılında imzalanan ve Helmend Anlaşması olarak bilinen bir anlaşma ile sona erdi.

Bu anlaşmaya göre, Afganistan, İran'ın Helmend Nehri'nden 820 milyon metreküp su almasını sağlama taahhüdünde bulundu.

Ancak İran, Afganistan'ı defalarca taahhütlerinden vazgeçmekle ve nehrin akış yönünü değiştirmekle suçladı.

Kajaki Barajı ve Kemal Khan Barajı’nın inşası nehirden su seviyesinin düşmesine yol açtı. Nehrin Afgan toprakları içinde sellere tanık olduğu mevsimlerde bile su İran'a ulaşmadı.

Eski Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Kemal Khan Barajı’nın açılışında, Helmend Nehri'nin yıllar boyunca Afganistan'dan çıktığını, bugün yönetiminin Afganların elinde olduğunu ve İran ile petrol karşılığında su alışverişi yapacağını vurgulamıştı.

İran, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani o dönem Eşref Gani'nin açıklamalarını protesto etmiş ve Helmend Nehri sularından payına düşeni alma hakkını savunmuştu.

Kabil'in Taliban’ın eline geçmesiyle birlikte, İran'ın Afganistan'ın Helmend Nehri boyunca üzerinde çalıştığı tesisleri ziyaret etmesi yönündeki tekrarlanan talepleri arasında mevcut yetkililer aynı yaklaşımı izliyor.

Ancak Taliban, İran delegasyonlarının kendi topraklarında keşif ziyaretleri yapmasına izin vermeyi reddediyor.

Afgan vatandaşlarının Helmend Nehri'nin nimetlerinden yararlanma haklarına bağlılığını teyit ediyor.

Independent Arabia



"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
TT

"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)

Türkiye, İsrail ve Körfez ülkelerinin devreye girmesiyle ABD'nin İran'a olası saldırıyı askıya aldığı aktarılıyor.

Guardian'ın diplomasi editörü Patrick Wintour, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Umman'ın "son dakikada lobicilik yaparak" ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a saldırıdan vazgeçirdiğini yazıyor.

Riyad yönetiminin, İran'a yönelik herhangi bir saldırı için ABD'ye hava sahasını kullanma izni vermediği vurgulanıyor.

ABD'yle görüşmeleri sürdüren Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan'ın Türkiye, İran ve Umman'daki meslektaşlarıyla perşembe günü telefonda görüştüğü belirtiliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dünkü açıklamasında İran'a askeri müdahaleye karşı çıktığı da hatırlatılıyor.

Fidan, "İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması, Türkiye'nin de menfaatine" demişti.

Analize göre, İran'a askeri müdahalenin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini olumsuz etkileme ihtimali Körfez ülkelerinde endişe yaratıyor.

Adının paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Tahran yönetiminin bölgedeki ülkelerle iletişime geçerek Washington'ı saldırı planlarından caydırmalarını istediğini savunmuştu. Tahran yönetiminin "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden Türkiye'ye kadar bölgedeki ülkelere, topraklarındaki ABD üslerini vurabileceği" uyarısı yaptığını söylemişti.

New York Times'ın (NYT) aktardığına göre, İran'a saldırı düzenlememesi için Trump'la iletişime geçen ülkeler arasında İsrail de yer alıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'la çarşamba günü konuşarak İran'a saldırı planlarını ertelemesini istediğini söylüyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dünkü açıklamasında iki liderin telefonda görüştüğünü doğrularken konuşmaya dair detay paylaşmadı.

Leavitt, 800 protestocunun idamının durdurulduğunu bildirdi ancak İran bu kişilerin asılacağına dair herhangi bir açıklama yapmamıştı.

NYT'nin aktardığına göre İsrailli yetkililer protestoların bastırıldığını ve önemli ölçüde azaldığını düşünüyor. İsrail'in, İran'ın güçlü bir misilleme yapmasından endişe ettiği yorumları da paylaşılıyor. 

İsrailli medya kuruluşu Kanal 12 ise Tel Aviv yönetimindeki üst düzey yetkililerin İran'a yönelik yaklaşımda anlaşmazlık yaşadığını bildiriyor.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre hem ABD'li yetkililer hem de Washington'ın Ortadoğu'daki müttefikleri, İran'a düzenlenecek bir operasyonun yönetimi devirmeyebileceği uyarısını Trump'a iletmiş.

Trump'ın danışmanları, İran yönetiminin devrilmesi için ABD'nin Ortadoğu'da daha fazla askeri güce ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Ayrıca İran'a muhtemel saldırı durumunda gelebilecek misillemelere karşı bölgedeki ABD üslerinin korunmasının da zor olabileceği aktarılıyor.

Analizde, Trump'ın Ortadoğu’ya daha fazla asker sevk etmek için zaman kazanmaya çalıştığı değerlendiriliyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Katarlı bir yetkili, geniş çaplı bir saldırı için ABD'nin 5 ila 7 güne ihtiyacı olacağını söylüyor.

İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemler, Tahran'ın diyalog çağrılarına rağmen dindirilemiyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 2 bin 677 kişi hayatını kaybetti, 19 bin 97 kişi de gözaltına alındı.

Independent Türkçe, Guardian, Times of Israel, New York Times, Wall Street Journal


Trump, "2026'da seçime gerek yok" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
TT

Trump, "2026'da seçime gerek yok" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)

Reuters'ın haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, görevdeyken elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin bu yılın gelecek aylarındaki ara seçimlerin yapılmaması gerektiğini söyledi.

Haber kuruluşuna verdiği 30 dakikalık röportajda görevdeyken çok şey başardığını, söyleyen Trump "Düşününce, 2026'da seçim yapmamamız gerek" dedi.

Reuters'a göre Trump, yaklaşan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin ABD Temsilciler Meclisi veya Senatosu'ndaki kontrolünü kaybetme ihtimalinden duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Trump, "Bu derin, psikolojik bir şey ama başkanlığı kazanan ara seçimleri kazanamıyor" dedi.

Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, perşembe günü Trump'ın açıklamalarını soran gazetecilere, Başkan'ın "şaka yaptığını" ve "esprili bir dille konuştuğunu" söyledi

Brookings'e göre tarihsel eğilimler, başkanın partisinin genellikle ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nde koltuk kaybettiğini gösteriyor. The New York Times'ın derlediği anketlere göre son anketler de Kongre için yarışan Demokratların, 2026 ara seçimlerinde halihazırda mütevazı bir avantaja sahip olduğuna işaret ediyor.

Trump bu endişelere rağmen Cumhuriyetçi parlamenterlere, "elde edecekleri epik ara seçim zaferiyle rekorlar kırmayı" beklediğini önceki haftalarda söylemişti.

Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Demokratların Trump'ın 2026 ara seçimlerine müdahale etmesine hazırlandığını kısa süre önce Associated Press'e söylemişti. Diğer yandan Beyaz Saray, bu tür açıklamaların "korku yaydığını" ifade etmişti.

Schumer bu hafta yaptığı açıklamada "Trump ne gerekiyorsa yapacak, onuru, güvenilirliği ve yasalara saygısı yok. Ancak biz buna hazırlıklıyız ve başaracağımıza inanıyoruz" demişti.

Schumer, Demokratların kasımda Senato'da çoğunluğu elde etme yolunun "şüphecilerin düşündüğünden çok daha geniş, üç ay öncesine ve kesinlikle bir yıl öncesine göre çok daha geniş" olmasını beklediğini de sözlerine eklemişti.

Aynı Reuters röportajında Trump, Danimarka'ya ait Grönland'ı alma girişimiyle ilgili halkın ve hatta bazı Cumhuriyetçilerin endişelerini de geçiştirdi.

Yayın kuruluşuna göre, Amerikalıların sadece yüzde 17'sinin bu bölgeyi alma girişimini desteklediğini ortaya koyan yakın zamanlı Reuters/Ipsos anketiyle ilgili soruya Trump, anketin "sahte" olduğunu söyleyerek cevap verdi.

Independent Türkçe


Venezuela muhalefet lideri Trump ile görüştü ve Nobel Barış Ödülü'nü "takdim etti"

Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
TT

Venezuela muhalefet lideri Trump ile görüştü ve Nobel Barış Ödülü'nü "takdim etti"

Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Venezüella muhalefet lideri Maria Corina Machado ile ABD başkanının Güney Amerika ülkesinin siyasi geleceğini nasıl şekillendireceğini etkileyebilecek önemli toplantıda bir araya geldi.

Öğle yemeğinde gerçekleştirilen toplantı, ikili arasında ilk yüz yüze görüşme oldu.

Yerel saatle 14:40 civarında Beyaz Saray'dan ayrılan Machado, gazetecilere toplantının “harika” geçtiğini söyledi. Machado dün, Nobel Barış Ödülü madalyasını ABD başkanına takdim ettiğini duyurdu. Beyaz Saray'da Trump ile görüşmesinin ardından Kongre binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Nobel Barış Ödülü madalyasını ABD başkanına takdim ettim” dedi.

Buna yanıt olarak ABD başkanı, Truth Social platformunda şöyle yazdı: “Maria, yaptığım çalışmaların takdir edilmesi için kazandığı Nobel Barış Ödülü'nü bana takdim etti. Karşılıklı saygıyı yansıtan ne kadar harika bir jest. Teşekkürler Maria!” Ziyaret sürerken, Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın Machado ile tanışmayı dört gözle beklediğini, ancak Machado'nun şu anda ülkeyi kısa vadede yönetmek için gerekli desteğe sahip olmadığı yönündeki “gerçekçi” değerlendirmesine sadık kaldığını belirtti.

Aralık ayında deniz yoluyla cesur bir kaçışla Venezuela'dan ayrılan Machado, Trump'ın desteğini almak için Venezuela hükümeti üyeleriyle rekabet ediyor ve ülkenin gelecekteki yönetiminde rol almasını sağlamaya çalışıyor.

Demokratik Geçiş

Amerika Birleşik Devletleri'nin bu ay hızlı bir operasyonla uzun süredir ülkeyi yöneten Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu tutuklamasının ardından, ABD ve Latin Amerika genelindeki bir dizi muhalif figür, Venezuela diasporası üyesi ve politikacı, Venezuela'nın demokratik bir geçiş sürecine başlayacağı umudunu dile getirdi.

Toplantıdan önce yapılan brifingde Leavitt, “Başkanın bu toplantıyı sabırsızlıkla beklediğini ve Venezuela halkının çoğu için gerçekten güçlü ve cesur bir ses olan Bayan Machado ile iyi ve olumlu bir görüşme olmasını umduğunu biliyorum” dedi.

Leavitt, “Bu nedenle Başkan, ülkedeki gerçekler ve orada neler olup bittiği hakkında onunla konuşmayı sabırsızlıkla bekliyor” diye ekledi.

dfrgthy
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)

Trump, Venezuela ekonomisini yeniden inşa etmeye ve ABD'nin ülkenin petrolüne erişimini sağlamaya odaklandığını söylüyor.

3 Ocak operasyonunun ertesi günü, Machado'nun ülkeye dönüp yönetmek için gerekli desteğe sahip olduğundan şüphe duyduğunu ifade ederek gazetecilere şunları söyledi: “O, ülke içinde destek ve saygı görmüyor.”

Trump, Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delsa Rodríguez'i birkaç kez övdü ve çarşamba günü Reuters'a verdiği röportajda “onunla çalışmak çok iyi” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray'da dün yapılan toplantıda görülülen bir diğer konu ise Trump'ın uzun süredir kazanmak istediği Nobel Barış Ödülü'nün geçen ay Machado'ya verilmesi oldu.

Machado, Maduro'yu görevden aldığı için ödülü ABD başkanına sunacağını belirtmişti, ancak Norveç Nobel Enstitüsü ödülün devredilemeyeceğini, paylaşılamayacağını veya iptal edilemeyeceğini açıkladı.

Trump ile görüşmesinden sonra Machado, ödülü başkana takdim edip etmediğini söylemeyi reddetti.

Şarku!l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre çarşamba günü röportajda Machado'nun kendisine ödülü takdim etmesini isteyip istemediği sorulduğunda Trump, “Hayır, öyle demedim. O Nobel Barış Ödülü'nü kazandı” dedi.

Trump, “O çok hoş bir kadın. Sanırım sadece temel konulardan bahsedeceğiz” ifadesini kullandı.