AB: Ukrayna'daki baraj saldırısı savaş suçudur

Devlet Başkanı Zelenskiy: "Teröristler Ukrayna'yı su, füze ya da başka bir şeyle durduramayacaklar”

Yaşanan gelişme Zaporijya Nükleer Santrali hakkında endişeleri artırdı (Reuters)
Yaşanan gelişme Zaporijya Nükleer Santrali hakkında endişeleri artırdı (Reuters)
TT

AB: Ukrayna'daki baraj saldırısı savaş suçudur

Yaşanan gelişme Zaporijya Nükleer Santrali hakkında endişeleri artırdı (Reuters)
Yaşanan gelişme Zaporijya Nükleer Santrali hakkında endişeleri artırdı (Reuters)

Ukrayna'nın Herson bölgesinde yer alan ancak Rusların kontrol ettiği Kakhovka Hidroelektrik Santrali (HES) bombalanarak yıkıldı.

Ukrayna ordusu “Güney” Operasyonel Komutanlığı Sözcüsü Vladislav Nazarov, Rus ordusunun Herson bölgesindeki Kakhovka Barajı'nı vurduğunu iddia etti.

Nazarov sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Rus işgal birlikleri Kakhovka HES'i havaya uçurdu. Yıkımın boyutu, suyun hızı ve hacmi, olası sel bölgeleri netleştiriliyor. Tüm hizmetler çalışıyor. Durum takip ediliyor." ifadesini kullandı.

Herson Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı Aleksandr Prokudin da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sel tehdidi altındaki Dinyeper nehrinin sağ kıyısında yaşayanların tahliye edileceğini duyurdu.

Prokudin, “İşgal altında olduğu için nehrin sol kıyısındaki halkı tahliye etmek şu anda imkansız.” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Kakhovka HES’teki duruma ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Bu olayla ilgili Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyini toplayacağını belirten Yermak, “Bu bir çevre katliamıdır. Ruslar, Herson bölgesinin güneyinde ve Kırım'da insanların içme suyundan mahrum kalmasından, bazı yerleşim yerlerinin ve biyosferin yok olmasından sorumlu olacaktır.” değerlendirmesine bulundu.

"Sadece Ukrayna'nın zaferi güvenliği geri getirecektir"

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Rusların Kakhovka hidroelektrik santrali barajını yıkarak, Ukrayna topraklarının her köşesinden kovulması gerektiğini tüm dünyaya teyit ettiği” paylaşımında bulundu.

Zelenskiy, “Onlara tek bir metre bile bırakılmamalıdır çünkü onlar her metreyi terör için kullanmaktadır. Sadece Ukrayna'nın zaferi güvenliği geri getirecektir ve bu zafer gelecektir. Teröristler Ukrayna'yı su, füze ya da başka bir şeyle durduramayacaklar.” ifadesini kullandı.

Öte yandan Rusya’nın ilhak ettiği Novaya Kahovka şehri Belediye Başkanı Vladimir Leontyev, Ria Novosti haber ajansına verdiği demeçte, Kakhovka HES'in yıkılmasının ardından su seviyesinin 2,5 metre yükseldiğini ve tüm hizmetlerin yerinde olduğunu savundu.

Leontyev, Kakhovka HES'in yıkılmasının ardından olası sel tehdidi nedeniyle bazı bölgelerde tahliyelerin gerekebileceğini kaydetti.

UAEA: Kahovka HES'in yıkılması Zaporijya Nükleer Santrali'ne tehdit oluşturmuyor

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Ukrayna'daki Kahovka Hidroelektrik Santrali'nin (HES) yıkılmasının, bölgeye yakın noktadaki Zaporijya Nükleer Santrali'ne tehdit oluşturmadığını bildirdi.

UAEA'nın Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Kahovka HES'te oluşan hasarla ilgili gelişmelerin takip edildiği belirtildi.

Zaporijya Nükleer Santrali'nde UAEA uzmanlarının da durumu yakından takip ettiği kaydedilen açıklamada, "Zaporijya Nükleer Santrali'ne yönelik ivedi bir tehdit bulunmamaktadır." ifadesine yer verildi.

AB'den tepki

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın vurulmasından Rusya'yı sorumlu tutarak bunun, savaş suçu olduğu bildirdi.

Michel, Ukrayna'nın güneyindeki barajın bombalanmasıyla ilgili sosyal medyadan açıklama yaptı.

Kahovka Barajı'na düzenlenen "eşi görülmemiş" saldırı nedeniyle şoke olduğunu ifade eden Michel, sivil altyapıların tahrip edilmesinin, savaş suçu olduğunu vurguladı.

Michel, bununla ilgili Rusya'yı ve birlikte hareket edenleri sorumlu tutacaklarını kaydetti.

Charles Michel, konuyu 29-30 Haziran'daki AB Liderler Zirvesi'nde gündeme getireceğini ve su baskını alarmı verilen bölgeye daha fazla yardım gönderilmesini teklif edeceğini açıkladı.

NATO'dan Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanmasına tepki

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanarak yıkılmasının "Rusya'nın savaşının gaddarlığını" gösterdiğini belirtti.

Stoltenberg, Ukrayna'nın güneyindeki Herson bölgesinde bulunan baraja yönelik saldırı hakkında sosyal medyadan açıklama yaptı.

Barajın yıkılmasıyla binlerce sivilin tehlikeye atıldığını kaydeden Stoltenberg, bunun aynı zamanda ciddi çevre hasarına sebep olduğunu vurguladı.

Stoltenberg, "Bu, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının gaddarlığını sergileyen zalimce bir eylemdir." ifadesini kullandı.

Baltık ülkelerinden Ukrayna'daki barajın bombalanmasına tepki

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanarak yıkılmasının, "Ukrayna'nın sivil altyapısına yönelik eşi, benzeri görülmemiş bir Rus saldırısı" olduğunu belirtti.

Nauseda, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya'yı hedef aldı.

Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanarak yıkılmasının "Ukrayna'nın sivil altyapısına yönelik eşi, benzeri görülmemiş bir Rus saldırısı" olduğunu belirten Nauseda, "Büyük bir barajın yıkılması, binlerce insanı doğrudan tehdit eden bir savaş suçudur. Rusya bundan sorumlu tutulmalıdır ve Ukrayna, güvende kalmak için bu savaşı kazanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis de "Kahovka Barajı'nın havaya uçurulması, binlerce Ukraynalı sivilin hayatını tehdit edecek bir başka terör eylemidir. Bu, Moskova'nın iktidardaki suçluları için listedeki bir başka suçlama olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto ise söz konusu patlamanın siviller için büyük risk ve tehlikeye neden olduğunu vurgulayarak "Bu, büyük bir insani ve ekolojik felakettir ve su teminine büyük etkisi olabilir. Patlamanın nedeni araştırılmalıdır. Zarar gören sivillere yardım etmeye hazırız." paylaşımında bulundu.

İngiltere'den Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanmasına tepki

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, Ukrayna'daki Kahovka Barajı'nın bombalanmasıyla ilgili, özellikle sivil altyapıya kasıtlı saldırının savaş suçu olduğunu kaydetti.

Bakan Cleverly, Twitter paylaşımda, saldırıyı "korkunç bir eylem" olarak niteleyerek, "Özellikle sivil altyapıya kasıtlı olarak saldırmak bir savaş suçudur. İngiltere, Ukrayna'yı ve bu felaketten etkilenenleri desteklemeye hazırdır." değerlendirmesini yaptı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.