Pentagon belgeleri: Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Biden'ın tehdidine tehditle yanıt verdi

Biden, temmuzdaki ziyaretinde Veliaht Prens'le yumruk tokuşturmuştu (AFP)
Biden, temmuzdaki ziyaretinde Veliaht Prens'le yumruk tokuşturmuştu (AFP)
TT

Pentagon belgeleri: Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Biden'ın tehdidine tehditle yanıt verdi

Biden, temmuzdaki ziyaretinde Veliaht Prens'le yumruk tokuşturmuştu (AFP)
Biden, temmuzdaki ziyaretinde Veliaht Prens'le yumruk tokuşturmuştu (AFP)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, ABD'nin tehdidine tehditle karşılık verdiği ortaya çıktı.

Sızdırılan Pentagon belgelerinde, Suudi Arabistan'la ABD arasında geçen yıl yaşanan petrol üretimi anlaşmazlığına dair yeni detaylar yer aldı. 

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'un (WP) incelediği belgelerde Veliaht Prens'in, üretim azaltma kararına karşı herhangi bir misilleme yapılması durumunda Washington yönetimiyle bağlarını koparacaklarını söylediği savunuldu. 

Pandemi ve Rusya - Ukrayna savaşı nedeniyle fırlayan petrol fiyatlarına karşı ABD ve Avrupa Birliği, Suudi Arabistan yönetiminden üretimi artırmasını talep etmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, temmuzda İsrail'deki ziyaretinden dönerken Suudi Arabistan'a da giderek, üretimin artırılması için Riyad yönetimiyle görüşmüştü.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) kurucu üyelerinden Suudi Arabistan ise talebe olumlu karşılık vermemişti.

5 Ekim'de Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen OPEC toplantısında, günlük petrol üretiminin kasım itibarıyla 2 milyon varil azaltması kararı alınmıştı.  

Washington ise karara tepki göstererek, bunun Rusya'nın elini güçlendireceğini öne sürmüş ve Riyad yönetimini Kremlin'i desteklemekle suçlamıştı. Biden, bunun ciddi sonuçları olacağını söyleyerek, Suudi Arabistan'la ikili ilişkilerin gözden geçirileceğini belirtmişti. 

Riyad ise diplomatik kanallardan ithamları reddederek, üretim azaltma hamlesini savunmuştu. 

Sızdırılan belgelerde Veliaht Prens'in, herhangi bir misillemenin "Washington için ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağını ve ABD yönetimiyle ilişkilerin kesileceğini" söylediği ileri sürüldü. 

Haberde, Veliaht Prens'in tehdidinin doğrudan Beyaz Saray'a iletilip iletilmediğinin bilinmediğine, bunun ABD istihbaratının casusluk faaliyetleriyle öğrenilmiş olabileceğine de dikkat çekildi. 

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nden kimliğini paylaşmayan bir yetkiliyse WP'ye "Suudi Arabistan'ın bu tür tehditleriyle ilgili bir bilgimiz yok" dedi. Yetkili, Washington ve Riyad'ın önemli ortaklar olduğunu ve işbirliklerinin devam ettiğini belirtti.

Washington'daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği ise WP'nin yorum talebine yanıt vermedi.

Pentagon sızıntısı

Pentagon'a ait gizli belgelerin nisanda internete sızdırılması büyük tartışma yaratmıştı. 

Discord üzerinden belgeleri sızdırdığı öne sürülen eski ABD Hava Ulusal Muhafızları çalışanı Jack Teixeira, 13 Nisan'da FBI baskınıyla tutuklanmıştı. 

19 Mayıs'ta mahkemeye çıkan 21 yaşındaki Teixeira'nın, bir sonraki duruşmaya kadar hapiste kalmasına karar verilmişti. Duruşma tarihi henüz belirlenmedi.  

Texeira, suçlu bulunması halinde 25 yıla kadar hapis cezası alabilir.

Independent Türkçe, Washington Post, BBC, AA



Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)
TT

Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) dün yayınladığı politika belgesi, bakanlığın Kuzey Kore'yi caydırmada "daha sınırlı" bir rol oynamasını ve sorumluluğun büyük bir kısmını Güney Kore'ye devretmesini beklediğini gösteriyor. Bu, Seul'de endişelere yol açabilecek bir adım.

Güney Kore, Kuzey Kore'den gelebilecek herhangi bir askeri tehdide karşı ortak savunmanın parçası olarak yaklaşık 28 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapıyor ve Seul bu yıl savunma bütçesini yüzde 7,5 artırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Pentagon politikasını yönlendiren bir belge olan Ulusal Savunma Stratejisi, "Güney Kore, ABD'nin hayati ancak daha sınırlı desteğiyle Kuzey Kore'yi caydırma konusunda birincil sorumluluğu üstlenebilecek kapasitededir" ifadesini içermekte.


Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmeden önce Ukrayna'daki savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.

 Meloni, ödülü alamadığı için hayal kırıklığını gizlemeyen Trump ile dostane ilişkiler sürdürüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Umarım bir gün Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verebiliriz" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözlerine şöyle devam etti: "Eğer Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında fark yaratırsa, biz de Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterebiliriz."

Trump, pazartesi günü yayınlanan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ye yazdığı mektupta, ödülü almamış olmanın kendisini artık "sadece barış için çalışmak" zorunda hissetmediği anlamına geldiğini belirtti.

Trump perşembe günü, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi ve Filistin topraklarının yeniden inşasını denetlemek amacıyla kurulan, ancak o zamandan beri çeşitli çatışmaları çözmeyi amaçlayan bir mekanizmaya dönüşen "Barış Konseyi"nin kurulduğunu duyurdu.

İtalya'yı Konseye katılmaya davet etti, ancak Meloni, Trump'ı "anayasal sorunlar" konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Medya haberlerine göre, İtalyan yasaları, yalnızca yabancı bir lider tarafından yönetilen kuruluşa üye olmaya izin vermiyor.

Meloni, Trump'tan konseyi "sadece İtalya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde" yeniden yapılandırmasını istediğini söyledi.


Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.