Kuzey Akım sabotajı soruşturmasında gözler Polonya'ya çevrildi

Almanya'da müfettişler, saldırıya karıştığından şüphelenilen yattaki kanıtları inceliyor

Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
TT

Kuzey Akım sabotajı soruşturmasında gözler Polonya'ya çevrildi

Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)

Kuzey Akım boru hattında meydana gelen patlamayla ilgili soruşturma devam ediyor. Almanya'da yetkililer, bir sabotaj ekibinin saldırı için Polonya'yı operasyon üssü olarak kullandığını gösteren kanıtları inceliyor.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre müfettişler, sabotaja karıştığından şüphelenilen Andromeda adlı yatın iki haftalık yolculuğunun bir şemasını çıkardı.

Andromeda'nın radyo ve navigasyon ekipmanlarından, suçluların kullandığı uydu ve cep telefondan yola çıkan Alman müfettişler yatın, Polonya sularına girmek için rotasından saptığını tespit etti. Almanya, gemide tespit edilen DNA örneklerinin sabotaja karıştığından şüphelenilen Ukraynalı askere ait olup olmadığını da inceliyor.

Alman yetkililer, operasyonda kullanılan patlayıcının sekizgen diye de bilinen HMX olduğu sonucuna vardı. 

15 metrelik eğlence yatının yolculuğu hakkında bilgi sahibi olan kişilere dayandırılan habere göre sabotaj ekibi, Andromeda Polonya'ya doğru yola çıkmadan önce Kuzey Akım 1'e patlayıcıları yerleştirdi. Müfettişler, yatın Polonya'dan kuzeye doğru tekrar denize açıldıktan sonra da Kuzey Akım 2'ye patlayıcı yerleştirdiğini düşünüyor.

Soruşturmada yatın neden Polonya'nın başkenti Varşova merkezli bir seyahat acentesinin yardımıyla kiralandığı da inceleniyor. Zira yetkililer bu acentenin, Ukrayna merkezli paravan şirketler ağının bir parçası gibi göründüğünü söyledi. 

Alman müfettişler yatı ilk olarak, küçük bir Batı ülkesinin istihbarat servisi sayesinde ekimde tespit etmişti. Hem Almanya hem de Polonya'daki yetkililer, Varşova'nın Andromeda'nın hareketleri ve mürettebatına yönelik soruşturma hakkında bilgisi olmadığını WSJ'e belirtti.

Soruşturmayı yöneten Almanya Federal Başsavcılığı'nın sözcüsü, araştırmanın Polonya'ya uzanıp uzanmadığı ve Varşova'dan yardım istenip istenmediğine dair yorum yapmaktan kaçındı. Soruşturmaya aşina başka Alman yetkililerse Polonya'nın saldırıya karıştığına dair hiçbir kanıtları olmadığını belirtti.

WSJ'e konuşan Polonya makamlarıysa hükümetin Kuzey Akım saldırısında hiçbir rolü olmadığını savundu. Polonyalı yetkililer ayrıca Andromeda'nın operasyonda yer aldığı iddiasına şüpheyle yaklaştıklarını ve Rusya'nın saldırıyı Ukrayna'yı suçlamak için düzenlemiş olabileceğini savundu.

Başka bir üst düzey Polonyalı yetkili, Varşova'nın kendi soruşturmasında henüz bir şüpheli tespit edilmediğini aktardı.

WSJ, Almanya'nın soruşturmasının NATO'daki gerilimi artırabileceğini ve Berlin'le Varşova arasında tansiyonu yükseltebileceğini yazdı. Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya gibi ülkeler Kuzey Akım projesine karşı çıkıyordu. Bu ülkeler projeyi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa'yı Rus enerjisine bağımlı hale getirmek için kullandığını savunuyor.

Kuzey Akım, eski Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından 2011'de hayata geçirilmişti. Kuzey Akım 2 de Moskova'nın Kırım'ı ilhakının ardından ABD, Ukrayna ve Polonya gibi ülkelerin itirazlarına rağmen inşa edilmişti. Rusya'nın Ukrayna'yı Şubat 2022'de istila etmesinin ardından Berlin, Kuzey Akım'ı rafa kaldırmıştı.

Baltık Denizi'nin altından geçen Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarında 26 Eylül 2022'deki patlamaların ardından Batılı ülkeler Rusya'yı suçlamıştı. Sabotajda 4 ana boru hattından üçü zarar gördü.

Patlama sonucunda atmosfere Danimarka'nın yıllık emisyonundan daha fazla sera gazı salındı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise saldırıyı "uluslararası terör" diye nitelerken, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin, saldırıda Batılı ülkelerin parmağı olduğunu savunarak, "Bu terör saldırısının gerçek faillerini gizlemek için her şeyi yapıyorlar" demişti.

Moskova, saldırılardan ABD'yi sorumlu tutuyor. Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Ryabkov, Şubat 2023'te "Bizim varsayımımız, ABD ve birkaç NATO müttefikinin bu iğrenç suça karıştığı yönündeydi" demişti.

Washington Post, 6 Haziran tarihli haberinde CIA'in geçen haziran ayında, Avrupalı bir istihbarat servisi aracılığıyla, Ukrayna özel harekat kuvvetlerinden oluşan 6 kişilik bir ekibin Rus gazını Avrupa'ya taşıyan Kuzey Akım boru hattını sabote etmeyi planladığı bilgisine eriştiğini öne sürmüştü. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise bir gün sonra bu iddiayı reddetmişti.

 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Bloomberg, AA



Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
TT

Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)

Irak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkilerine ilişkin ciddi bir endişe ve bekleyiş içinde bulunuyor. Bu sabah başlatılan operasyon öncesinde Ketaib Hizbullah, Iraklı bir silahlı grup olarak, İran hedef alınırsa sessiz kalmayacağını açıklamıştı. Saldırının başlamasıyla birlikte Irak, hava sahasını kapatma kararı aldı.

Bu gelişmeler, Şii liderleri bir araya getiren Koordinasyon Çerçevesi üyelerinin, kritik bir toplantı öncesi yoğun ikili görüşmeler yürüttüğü bir döneme denk geldi. Toplantının gündeminde, eski Başbakan ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin başbakanlık adaylığı sürecindeki seçenekler yer alıyor. Maliki’nin ofisi, Nuri el-Maliki’nin ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüşmesinin ardından, başbakanlık adaylığından çekilmeyi reddettiğini duyurdu. Şii liderler ise bu gelişmelerin siyasi sonuçlarını değerlendirmek üzere geniş bir hareket başlattı. Şarku’l Avsat’a bilgi veren bir kaynak, Maliki’ye doğrudan siyasi kanallar aracılığıyla İran tarafından ‘hükümet kurma sürecinden çekilmemesi’ yönünde bir tavsiye iletildiğini aktardı. Kaynak, Maliki ile Bedr Örgütü lideri Hadi el-Amiri arasında cuma gecesi cumartesiye kadar süren bir görüşme gerçekleştirildiğini belirtti. Kaynak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı sonrası ne olacağı konusunda belirsizlik olduğunu ifade etti. Iraklı silahlı grupların çatışmaya dahil olması durumunda, hükümet kurma sürecinin daha da karmaşık hale geleceğini ve acil durum hükümeti kurulmasının bir seçenek olabileceğini ekledi. Ketaib Hizbullah, ABD ve İsrail’in İran’a savaş açması durumunda sessiz kalmayacaklarını açıklamıştı. Dün yayımlanan bildiride, Irak halkının kendi siyasi tercihlerini belirleme hakkının egemen bir hak olduğu vurgulandı ve ABD’ye, Iraklıların siyasi sahneyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendireceği hatırlatıldı. Bildiride ayrıca, ‘yabancı güçlerin etkisine kapılanlarla, tavrını koruyanlar arasındaki farkın tarih tarafından kaydedileceği’ ifade edilerek, ABD politikalarına uymayanların faydasını göreceği, Amerikan yanlısı veya işbirlikçi olanların ise cezalandırılacağı belirtildi.

Irak’taki silahlı grupları kapsayan Irak Direniş Grupları Koordinasyonu perşembe günü yayımladığı açıklamada, İran ile olası bir savaşta aktif rol alacağını duyurdu. Açıklamada, tüm ABD üslerinin hedef olacağı belirtilirken, Erbil’deki Amerikan üssü nedeniyle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) uyarıldı.

Bu gelişmelerin ardından Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesinde, Irak kararlarının dış müdahalelerden bağımsız olması gerektiğini vurguladı. El-Hekim’in ofisinden yapılan açıklamada, el-Hekim’in ‘ulusal çıkarlar için taviz vermenin önemini ve Irak’ın karşı karşıya olduğu zorlukların dikkate alınması gerektiğini’ ifade ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, ‘Irak kararlarının bağımsızlığı ve dış müdahalelerin engellenmesi’ ile ‘Koordinasyon Çerçevesi’nin birliği ve sağlamlığının ülkenin istikrarı için kritik öneme sahip olduğu’ vurgulandı.

El-Hekim, bölgesel gelişmelere ilişkin olarak da ‘bölgedeki tansiyonu artıran söylemler yerine diyalog dilinin öne çıkarılması için çaba gösterilmesi gerektiğini’ belirtti ve tüm taraflar arasında görüşlerin yakınlaştırılması için daha fazla toplantı yapılması çağrısında bulundu.


İranlı yetkili: Tüm Amerikan üslerini ve çıkarlarını hedef alabilecek kapasitedeyiz

ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)
ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Tüm Amerikan üslerini ve çıkarlarını hedef alabilecek kapasitedeyiz

ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)
ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

İranlı bir yetkili Reuters'e verdiği demeçte, ülkesinin tüm ABD üslerini ve çıkarlarını hedef alabilecek kapasitede olduğunu söyledi.

Bu açıklama, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Bahreyn, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin hava sahalarını kapatacağını duyurmasının ardından geldi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, ajansa verdiği demeçte, bugün İran'a yönelik ilk ABD-İsrail saldırılarının temel amacının İranlı yetkilileri hedef almak olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bu yenilenen askeri saldırganlığın, İran ve ABD'nin diplomatik çabalar içinde olduğu bir dönemde gerçekleştiği belirtildi.

Tahran'da meydana gelen patlamanın ardından yükselen dumanı izleyen insanlar (AP)Tahran'da meydana gelen patlamanın ardından yükselen dumanı izleyen insanlar (AP)

ABD ve İsrail, Washington'un Tahran'ı askeri harekatla tehdit etmesinden haftalar sonra bugün İran'a saldırı başlattı. ABD Başkanı Donald Trump video mesajında, "Amerika Birleşik Devletleri ordusu İran'da büyük çaplı operasyonlarına başladı" dedi. "Amacımız, İran rejiminden kaynaklanan yakın tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını korumaktır" diyen Trump, "füzelerini imha edip füze sanayilerini ve deniz kuvvetlerini yerle bir edeceğiz" ifadesini kullandı.

Trump, İran silahlı kuvvetlerine "dokunulmazlık" ve "kesin ölüm" arasında bir seçim sunarken, ulusa seslenerek, "Özgürlük saatiniz yaklaştı" dedi ve onları hükümeti "kontrol altına almaya" çağırdı.

Tahran'ın orta ve doğu kesimlerinde iki kalın duman sütunu yükselirken, devlet televizyonu bir "saldırı"yı doğruladı. ISNA haber ajansı, dumanın Tahran'ın merkezinde, Yüksek Lider Ayetullah Ali Hameney'in ikametgahı ve cumhurbaşkanlığı sarayının bulunduğu Pasteur bölgesinin yakınlarından yükseldiğini bildirdi.

İran devlet medyası, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın sağ salim olduğunu bildirdi. Mehr ve ISNA haber ajansları da aynı bilgiyi aktardı. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre genellikle kalabalık olan bölgede yoğun güvenlik önlemleri, güvenlik kordonu ve yol kapatmaları var. AFP muhabirleri patlama sesleri duyduklarını, ancak bunların hava saldırılarından mı yoksa hava savunma ateşinden mi kaynaklandığının belirsiz olduğunu belirttiler. Başkentin çeşitli yerlerinden, özellikle güney ve batıdan duman bulutları yükseldiği görüldü.

İran'da cumartesi günü iş haftasının ilk günü olması nedeniyle, birçok kişi evlerine veya çocuklarını okuldan almaya koşarken trafik sıkışıklığı ve endişe yaşandı. Fars Haber Ajansı'na göre özellikle İsfahan, Kum, Karaj ve Kirmanşah olmak üzere birçok İran şehrinde de patlama sesleri duyuldu. İsrail medyası, ilk saldırıların askeri tesisleri ve balistik füze fabrikalarını hedef aldığını bildirdi.


Medvedev: 'Barış elçisi' gerçek yüzünü gösterdi

Bu video görüntüleri koleksiyonu, İsrail-Amerikan saldırısının ardından Tahran'da meydana gelen patlamaları gösteriyor (AFP)
Bu video görüntüleri koleksiyonu, İsrail-Amerikan saldırısının ardından Tahran'da meydana gelen patlamaları gösteriyor (AFP)
TT

Medvedev: 'Barış elçisi' gerçek yüzünü gösterdi

Bu video görüntüleri koleksiyonu, İsrail-Amerikan saldırısının ardından Tahran'da meydana gelen patlamaları gösteriyor (AFP)
Bu video görüntüleri koleksiyonu, İsrail-Amerikan saldırısının ardından Tahran'da meydana gelen patlamaları gösteriyor (AFP)

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev, bugün ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a yönelik saldırı nedeniyle eleştirerek, ABD'nin Pers uygarlığına kıyasla nispeten kısa tarihini göz önünde bulundurarak, böyle bir saldırıya dayanma kabiliyetini sorguladı.

Medvedev açıklamasında, “Barış elçisi bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi… İran ile yapılan tüm müzakereler (gerçek amaçları) örtbas etmekten başka bir şey değil. Kimse bundan şüphelenmedi ve kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi” ifadelerini kullandı.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev (EPA)Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev (EPA)

Şöyle devam etti: “Soru şu ki, hangi taraf düşmanının utanç verici sonunu en uzun süre beklemeye sabır gösterecek? Amerika Birleşik Devletleri sadece 249 yaşında, oysa Pers İmparatorluğu 2 bin 500’den fazla yıl önce kuruldu. 100 yıl sonra ne olacağını göreceğiz.”

İsrail bugün İran'a karşı “önleyici bir saldırı” başlattığını duyurdu; bu hamle, İran'ın nükleer ve füze programları üzerindeki yıllardır süren çatışmada yeni bir gerilimi temsil ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg News'ten aktardığına göre Trump Truth Social'da yayınlanan bir videoda, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'da "büyük ölçekli" savaş operasyonlarına başladığını duyurdu.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'a yönelik saldırıyla ilgili olarak ülkesinin vatandaşlarına gönderdiği video mesajında, "İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri az önce İran'daki terörist rejimin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için bir operasyon başlattı" ifadesini kullandı.