Paris’ten Lübnanlı yetkililere cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ‘ciddiyet’ çağrısı

TT

Paris’ten Lübnanlı yetkililere cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ‘ciddiyet’ çağrısı

Paris’ten Lübnanlı yetkililere cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ‘ciddiyet’ çağrısı

Fransa, Lübnanlı liderleri ülkenin sonbahardan bu yana tanık olduğu siyasi krizden kurtulmak için 14 Haziran’da yapılması planlanan parlamento oturumu fırsatını değerlendirmeye çağırdı.

Lübnan Parlamentosu, sekiz aydır boş olan cumhurbaşkanlığı koltuğuna bir isim seçmek için 14 Haziran’da oturum düzenleme çağrısı yaptı. Ancak parlamento, İran destekli Hizbullah’ı destekleyen ve adaylardan eski bakan Süleyman Franciyye’yi ‘dayatmak için’ gerekli çoğunluğa sahip olmayan bir kamp ile Uluslararası Para Fonu’nda üst düzey yetkili Cihad Azur’u destekleyen Hristiyan partiler arasında keskin bir şekilde bölünmüş durumda.

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Anne-Claire Legendre düzenlediği basın toplantısında, Fransa’nın parlamenterleri ‘bu oturumu ciddiyetle ele almaya ve krizden çıkmak için sağladığı fırsatı değerlendirmeye’ çağırdığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Anne-Claire Legendre, ülkesinin ‘sekiz aydır krizden çıkışması için Lübnan’a yönelik çağrılarını sürdürdüğünü’ vurguladı.

Fransız çabaları

Legendre, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna’nın birkaç gün önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Özel Temsilcisi olarak atanan Jean-Yves Le Drian ile cuma günü görüşeceğini duyurdu. Bakanın Lübnanlı yetkililerle son temaslarının içeriği hakkında Le Drian’a bilgi vereceğini belirten Sözcü, Bakan’ın, ‘yeni görevi’ görüşmek üzere Le Drian’ı kabul edeceğini kaydetti. Ayrıca konunun ‘Lübnan krizinden acil çıkış çabalarını sürdürmek’ olduğunu ve bu durumun Fransız diplomasisinin bu konuya verdiği önceliği yansıttığını vurguladı.

Le Drian’ın kendisine verilen görevi Dışişleri Bakanlığı ile ‘yakın koordinasyon ve istişare’ içinde yerine getireceğini söyleyen Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Le Drian’ın Lübnan’a yapacağı ziyaretin tarihinin ise henüz ‘bildirilmediğini’ ifade etti. Legendre, Lübnan için Paris’te bir konferans düzenleme olasılığıyla ilgili bir soruya “Önce yarın yapılacak meclis oturumunun değerlendirmesini yapmalıyız” sözleriyle yanıt verdi. Macron geçen hafta, özellikle 4 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut Limanı’ndaki patlamanın ardından daha da kötüleşen Lübnan krizine ‘uzlaşıya dayalı ve etkili’ bir çözüm bulmak amacıyla yeni bir girişim çerçevesinde, Jean-Yves Le Drian’ı ‘Lübnan Özel Temsilcisi’ olarak atadı.

‘Terazinin denge merkezi’

Oturuma birkaç saat kala sayıları 20’yi bulan bir milletvekilleri bloğunun, bir yanda Şii İkili’nin ve müttefiklerinin ve diğer yanda da muhalif güçlerin ve Özgür Yurtsever Hareket’in temsil ettiği iki çatışma kanadının aynı mesafede durması kararı aldı.

Bu milletvekilleri arasında birinci ekibin adayı Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye’ye veya ikinci ekibin adayı eski bakan Cihad Azur’a oy vermeyeceğini açıkça beyan edenler var. Diğer milletvekilleri ise halen çekimser. Söz konusu isimlerden bir kısmı, birinci turda belirli bir slogan altında, kazanma şansının olmadığını bildikleri halde ismini açıklamadıkları bir adaya oy kullanmaya karar verdiler. Bu milletvekilleri, belirli bir partinin lehine oy kullanırsa, bu turda 65 oyla bu adayın zaferine de karar vermeleri mümkün.

Özellikle de muhalefet ve Yurtsever Hareket Azur’un ilk turda 65 oy alacağına güvendiği için hem Azur’un hem de Franciyye’nin destekçileri, söz konusu bu milletvekillerine adaylarına oy vermeleri yönünde bir baskı uyguluyor. Yapılan değerlendirmelere göre Franciyye’ye 50, Azur’a da 60 oy gitmesi bekleniyor.



Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

TT

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Devrim Muhafızları, İsrail ve ABD ile süren savaşın 16’ncı gününe girilirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu takip edip öldürmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, “Eğer bu çocuk katili suçlu hâlâ hayattaysa, onu takip etmeye ve tüm gücümüzle öldürmeye çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, şu aşamada İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir anlaşma yapılmasını reddettiğini açıkladı. Trump, “Tahran savaşı sona erdirmek için bir uzlaşma arıyor, ancak şu anda bunu istemiyorum çünkü sundukları şartlar henüz yeterince iyi değil” dedi.

Trump ayrıca, gelecekte yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesini garanti altına alması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan haber platformu Semafor, cumartesi günü ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, İsrail’in İran ile devam eden çatışmalar sırasında balistik füze önleme sistemlerinde ciddi bir eksiklik yaşadığını birkaç gün önce Washington’a bildirdiğini aktardı.


İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
TT

İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)

İsviçre hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, ABD’nin askeri ve resmi uçaklarda ülkenin hava sahasını kullanma taleplerini değerlendirdiği, İsviçre'nin tarafsızlık yasası uyarınca iki talebi reddettiği ve üç talebi kabul ettiği belirtildi.

Hükümet, haber ajansı Reuters’ın aktardığı açıklamada, tarafsızlık yasasının, savaşa ilişkin askeri amaçlara hizmet eden çatışan taraflara ait uçakların hava sahasını kullanmasını yasakladığı vurgulandı. Öte yandan aynı yasa, yaralıların nakledilmesi de dahil olmak üzere insani ve tıbbi amaçlı geçişlere ve çatışmayla ilgili olmayan uçuşlara izin veriyor.

İran dün, Washington'ın ülkenin ana enerji merkezini bombalamasının ardından, Ortadoğu'da süren savaşı daha fazla tırmandırmakla tehdit ederek, bölgedeki ABD ile bağlantılı tüm tesisleri hedef alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise ‘birçok ülkenin’ bölgeye savaş gemileri göndereceğini öngördü.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, üçüncü haftasına girerken, İran, ABD güçlerinin İran petrolünün yüzde 90’ının ihraç edildiği, Basra Körfezi'deki Hark Adası’nda bulunan askeri mevzileri bombalamasının ardından adeta meydan okudu.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından bu yana, savaşta çoğu İran'da olmak üzere 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda petrol arzında şimdiye kadarki en büyük aksaklığa yol açarak küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

ABD Başkanı Trump, birçok ülkenin, dünya enerji arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişine izin vermek için savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.


Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
TT

Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)

ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken, çatışma doğrudan hava saldırılarından, özellikle de Hark, Ebu Musa ve Keşm adalarının başlıca savaş sahası olduğu deniz çatışmalarının şiddetlendiği bir çatışmaya evrildi.

Washington dün, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının çıkış yaptığı Hark Adası'ndaki askeri hedefleri bombaladığını duyurdu.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyon Merkezi Sözcüsü, ‘ABD ordusunun Ebu Musa Adası'na füzelerle vurduğunu’ açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın girişinde bulunan ve İran'ın en büyük adası olan Keşm Adası'nın Valisi ise ABD-İsrail saldırısının adadaki ‘turistik rıhtımları ve balıkçı limanlarını’ hedef aldığını söyledi.

Tahran, Körfez ve Hürmüz Boğazı boyunca benzer tehditlerle karşılık verirken Fuceyre Emirliği'ndeki bir limana saldırdı. Emirlik hükümetinin basın ofisi tarafından Instagram üzerinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin bir insansız hava aracını (İHA) başarıyla düşürmesi sonucu düşen şarapnel parçalarının yol açtığı yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını belirtildi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran kıyılarına yönelik bombardımanı yoğunlaştıracağını ve İran’a ait tekneleri ve gemileri hedef almaya ve imha etmeye devam edeceğini söyledi. Trump ayrıca, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaması halinde, Hark Adası’ndaki petrol altyapısına saldıracakları tehdidinde bulundu. Trump, ABD'nin saldırılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını hedef almadığını ancak “İran veya başka herhangi bir taraf, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararı derhal yeniden gözden geçireceğim” ifadelerini kullandı. Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için savaş gemileri göndereceğini öne süren Trump, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'nin bölgeye gemiler göndermesini umduğunu ifade etti.

Diğer taraftan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, savaşla ilgili olarak “Gerekli olduğu sürece devam edecek olan kritik bir aşamaya giriyoruz” açıklamasında bulundu.