New York Times: Kanıtlar, Rusya’nın Kahovka Barajı’nı içeriden havaya uçurduğunu gösteriyor

Herson bölgesindeki Kahovka Barajı’nın uydu görüntüsü (Reuters)
Herson bölgesindeki Kahovka Barajı’nın uydu görüntüsü (Reuters)
TT

New York Times: Kanıtlar, Rusya’nın Kahovka Barajı’nı içeriden havaya uçurduğunu gösteriyor

Herson bölgesindeki Kahovka Barajı’nın uydu görüntüsü (Reuters)
Herson bölgesindeki Kahovka Barajı’nın uydu görüntüsü (Reuters)

Ukrayna’nın Rusya kontrolündeki Herson bölgesinde bulunan Kahovka Barajı’nda 6 Haziran’da meydana gelen patlamada Moskova’nın parmağı olduğunu gösteren kanıtlar olduğu öne sürüldü.

Şarku’l Avsat’ın, mühendisler ve patlayıcı uzmanlarından alıntı yapan New York Times gazetesinden aktardığı haberde, “Ukrayna’daki bu baraj, dışarıdan gelebilecek neredeyse her türlü saldırıya dayanacak şekilde tasarlandı. Ancak kanıtlar, Rusya’nın onu içeriden havaya uçurduğunu gösteriyor” denildi.

Söz konusu habere göre baraj, tabanında devasa bir beton blok ile inşa edildi ve içinden barajın makine dairesinden ulaşılabilen küçük bir geçit geçiyor. Kanıtlara göre, patlayıcı bu geçitte patlatıldı.

Mühendisler, çöken bölümün su hattının üzerinde görünmediğini ve temelin yapısal hasara uğradığına dair güçlü kanıtlar olduğunu söyledi.

Mühendisler ayrıca, yalnızca rezervuardan su tahliye edildikten sonra barajın tam olarak incelenmesiyle, yıkıma yol açan olayların kesin olarak belirlenebileceği konusunda uyardı.

Haberde, “Baraj tasarımının kötü olması veya betonun standartların altında olması halinde, kapılardan akan sudan kaynaklanan erozyon bir çökmeye yol açabilirdi, ancak mühendisler bunu pek olası görmüyor” ifadeleri de kullanıldı.

Ukraynalı savcıların soruşturmasına yardım eden uluslararası hukuk uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından Cuma günü açıklaman ön bulgulara göre, barajdaki çökmeye ‘büyük olasılıkla’ Ruslar tarafından yerleştirilen patlayıcıların neden oldu.

Kremlin Kiev’i, Kırım’a giden büyük bir su kaynağını kesmek ve dikkati Rus güçlerine karşı ‘bocalayan’ bir karşı saldırıdan başka yöne çevirmek amacıyla hidroelektrik barajını sabote etmekle suçladı.

Ukrayna ise, Rusya’yı geçen yıl başlattığı işgalin ilk günlerinden beri Moskova’nın kontrolünde olan ve geçmişi Sovyetler döneminden kalma barajı havaya uçurmakla suçladı.

Barajın çökmesi, suyun geniş bir alana yayılmasına, tarım arazilerinin tahrip olmasına ve sivillere su tedarikinin kesilmesine neden oldu.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Kahovka Barajı’nın yıkılması sonucu meydana gelen yıkıcı sel felaketinde 16 kişinin hayatını kaybettiğini, 31 kişinin de kayıp olduğu bilgisi verildi.



Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump bu akşam temsilcilerini İslamabad'a göndereceğini açıklayarak İran'la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı. Tahran ise müzakerelerde sınırlı ilerleme kaydedildiğini ancak nihai bir anlaşmaya ulaşmak için halen ‘büyük bir uçurumun’ olduğunu belirtti. Bu arada İran’ın iş birliği yapıp yapmayacağı ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması konusunda belirsizlik devam ediyor.

Trump, Washington’ın İran'la ‘daha fazla’ müzakerede bulunduğunu, ancak İran’ın ‘adil ve son derece makul’ olarak nitelendirdiği bir anlaşmayı reddettiğini belirtti. Diplomatik çabaların başarısız olması halinde İran'daki tüm elektrik santrallerini ve köprüleri yok etme tehdidinde bulunan Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açarak ateşkesi ‘tamamen ihlal ettiğini’ ve ‘ciddi bir ihlal’ gerçekleştirdiğini öne sürdü. ABD Başkanı bu açıklamayı yapmadan önce, çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmazsa savaşın yeniden başlayabileceği yönündeki uyarmıştı.

ABD'nin bu açılımına karşılık, İran’ın resmi haber ajansı IRNA, ikinci bir müzakere turu olacağına dair haberleri yalanladı ve ABD'nin açıklamalarını İran'a baskı uygulamak için yapılan bir ‘medya oyunu’ olarak nitelendirdi. IRNA, ABD’nin ‘aşırı’ olarak nitelenen talepleri, tutumlarındaki çelişkiler ve ‘deniz ablukasının’ devam etmesinin verimli bir ilerlemeyi engellediğine işaret etti. İslamabad'da ise Serena Oteli çevresinde hazırlıklar ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı görüldü.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ile yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı konusunda temel anlaşmazlıkların devam ettiği için nihai bir anlaşmaya henüz ulaşılamadığını açıkladı.

Hürmüz Boğazı dün neredeyse tamamen kapalı kaldı. İki petrol tankeri geri döndü. İran Dini Lideri'nin Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı olan Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nda yapılacak herhangi bir askeri harekete ‘zincirleme’ bir yanıt vereceklerini ima ederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Füze Birimi Komutanı Mecid Musevi, İran'ın ateşkes sırasında fırlatma rampalarına füze ve insansız hava araçlarını (İHA) yeniden konuşlandırma çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.


ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
TT

ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, Karayip Denizi’nde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı şüphelenilen bir tekneye daha saldırı düzenlediğini ve bu saldırıda dün üç kişinin öldüğünü açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, eylül ayı başından beri Latin Amerika açıklarında “uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen gemileri” hedef alarak yürüttüğü saldırı kampanyası sürüyor. Bu süreçte, toplamda en az 181 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Benzer saldırıların Doğu Pasifik’te de gerçekleştiği ifade edildi.

İran savaşı sürerken, geçtiğimiz haftadan itibaren saldırı dalgasının yeniden hız kazandığı ve yönetimin Batı Yarımküre’de “uyuşturucu terörizmi” olarak tanımladığı faaliyetleri durdurmaya yönelik operasyonlarının devam ettiği görülüyor. Ancak bu saldırılarda ABD ordusu, hedef alınan teknelerin uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmuyor.

Saldırılar, ABD’nin bölgede nesiller boyunca görülen en büyük askeri varlığını oluşturmasının sonrasında başladı. Bu süreç, ocak ayında gerçekleşen ve o dönemki Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun tutuklandığı saldırıdan birkaç ay önce başladı. Maduro, New York’a götürülerek uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılandı, ancak suçlamaları reddetti.

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) dün gerçekleşen saldırıda daha önce yaptığı açıklamaları yineleyerek bilinen rotalar üzerinde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen kişileri hedef aldıklarını belirtti. Komutanlığın X platformunda yayımladığı videoda, suda ilerleyen bir teknenin büyük bir patlamayla alev alarak yandığını görülüyor.


Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, İran bayraklı bir kargo gemisinin Hürmüz Boğazı yakınlarında deniz ablukasını aşmaya çalışmasının ardından ABD'nin gemiyi zorla ele geçirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığı habere göre İran Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İran silahlı kuvvetlerinin dün Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki tankeri uyarıda bulunduktan sonra geri çevirdiğini ve bu eylemin İran'a uygulanan devam eden ABD deniz ablukasından kaynaklandığını bildirdi.

Botsvana ve Angola bayraklarını taşıyan iki gemi, stratejik su yolundan "izinsiz geçiş" olarak nitelendirilen bir eylemden sonra geri dönmek zorunda kaldı.

Yarı resmi Nur News internet sitesine göre Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Mecid Musevi'nin, İran'ın şu anda füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma platformlarını ABD ve İsrail ile savaştan önceki döneme göre daha hızlı bir şekilde modernize edip yeniden donattığını ifade etti.

28 Şubat'ta başlayan Amerikan-İsrail İran savaşının amaçlarından biri de İran'ın füze yeteneklerini ortadan kaldırmaktı.

Musevi'nin açıklaması, adı belirtilmeyen bir yer altı füze tesisini incelediği video ile birlikte yayınlandı. Videoda ayrıca yer altı tesisinin içindeki İHA’lar, füzeler ve fırlatma rampalarının yanı sıra yüzeyden fırlatılan füze rampalarının görüntüleri de yer alıyordu.