Wall Street Journal, Rus hapishanesinde tutulan ABD'li mahkumlarla konuştu

Mahkumlar, af karşılığında Wagner'e katılanların öldüklerini söyledi

Tutuklu WSJ muhabiri Evan Gershkovich'in hüküm giymesi halinde IK-17'ye gönderilmesi bekleniyor (Reuters)
Tutuklu WSJ muhabiri Evan Gershkovich'in hüküm giymesi halinde IK-17'ye gönderilmesi bekleniyor (Reuters)
TT

Wall Street Journal, Rus hapishanesinde tutulan ABD'li mahkumlarla konuştu

Tutuklu WSJ muhabiri Evan Gershkovich'in hüküm giymesi halinde IK-17'ye gönderilmesi bekleniyor (Reuters)
Tutuklu WSJ muhabiri Evan Gershkovich'in hüküm giymesi halinde IK-17'ye gönderilmesi bekleniyor (Reuters)

ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Moskova'nın yaklaşık 500 kilometre doğusunda bulunan IK-17 cezaevinde tutuklu bulunan Amerikalılarla konuştu.

Rusya'da casusluktan uyuşturucu kaçakçılığına kadar birçok suçtan mahkum yabancılara ev sahipliği yapan IK-17, Mordovya bölgesindeki 14 cezaevi kompleksinden biri.

WSJ'ye göre cezaevinde en az 3 Amerikalı mahkum bulunuyor. 

Bunlardan biri casusluk suçlamasıyla 16 yıl ceza alan ABD'li emekli denizci Paul Whelan. Bir diğeri yaşı güçük birine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla aldığı 12 buçuk yıllık cezanın 6. yılını yatan Jimmy Wilgus. Diğeriyse esrar temin etmek suçundan 11 yıl hapis cezasına çarptırılan Thomas Stwalley.

Üç isim de haklarında suçlamaları reddediyor ve işlemedikleri suçlardan dolayı cezaevinde olduklarını iddia ediyor. ABD'nin New Jersey kentinden bir müzisyen olan Wilgus, tutuklanma sürecinde kendisine anlamadığı belgelerin imzatıldığını ve herhangi bir suçlama yöneltilmeden 18 ay tutuklu kaldığını söylemişti.

WSJ'ye telefonla röportaj veren Stwalley ve Wilgus, cezaevinin dış duvarlarının yerel basın için parlak şekilde boyandığını ve bu şekilde iyi bir görünüm elde edildiğini söyledi. 

Rus medyasının cezaevini görüntülemek için geldiği zamanlarda gardiyanların bahçeye bir voleybol filesi gerdiklerini ve kameralara doğru top fırlattıklarını belirten Wilgus, "Bu görüntüler buranın 'ne kadar eğlence dolu bir yer' olduğunu göstermek için. Hepsi bir yalan" ifadelerini kullandı.

Bazı mahkumlar da cezaevi yönetiminin mahkumlara gönderilen paketlerini içine uyuşturucu veya başka yasaklı maddeler yerleştirdiklerini ve bu yolla rüşvet almaya çalıştıklarını söyledi.

Eski IK-17 gardiyanı Vladimir Denisov geçen yıl yolsuzluk suçlamasıyla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı ancak konuyla ilgili detaylar açıklanmadı.

IK-17'nin içinde Rus giyim markası Techoavia'ya ait bir fabrika da bulunuyor. Mahkumlar burada pantolon ve ceketlerin dikim işlemlerini yapıyor.

Wilgus cezaevi fabrikasındaki havalandırma sisteminin düzgün çalışmadığını belirtirken, "Her yerde sintepon (bir çeşit polyester yastık içi) var. Havada yüzüyor" ifadelerini kullandı.

Mahkumlar ayrıca fabrikanın kapısında yakılan sinteponun dumanının mahkumların kaldığı bölüme doğru geldiğini söyledi.

Stwalley ve Wilgus'a göre cezaevi kompleksi içinde fabrikanın yanı sıra, 6 ceza koğuşu, revir ve yönetim binası bulunuyor.

Geçen yıl cezaevini ziyaret eden Rus insan hakları savunucusu Eva Merkacheva'ya göre koğuşlarda duş bulunmuyor ve mahkumların haftada yalnızca bir kez duş almalarına izin veriliyor.

Ukrayna savaşı gerilim yaratıyor

Stwalley'in tanıklığına göre fabrikada iş gününün tamamlanmasının ardından mahkumlar genellikle koğuşlarındaki televizyonun başında toplanıp Rus devlet kanallarını izliyor.

Bu durum bazen Ukrayna savaşını destekleyen Rus mahkumlarla yabancılar arasında sorunlara yol açıyor.

Stwalley geçen ay bir mahkumun kendisine saldırdığını ve dudağında dikiş atılmasını gerektiren bir yarık açıldığını söylüyor.

ABD'li mahkumlar IK-17'de doktor bulunmadığını, sağlık işlemlerinin hemşireler tarafından yapıldığını belirtiyor.

Yüksek tansiyon hastası olduğunu belirten Wilgus, bunun yanı sıra solunum sorunları ve sabit baş ağrısı gibi şikayetleri olduğunu ancak bunlar için herhangi bir test yaptıramadığını aktarıyor.

Wagner'in seferberliği IK-17'ye de ulaşmış

Rus paralı asker grubu Wagner'in cezaevlerindeki mahkumları af karşılığında saflarına kattığı biliniyor.

Geçen yıl IK-17 sakinlerine de bu şekilde dışarı çıkma fırsatı sunulmuş. 

Stwalley ve Wilgus eylülde mahkumlara, Ukrayna'da askeri hizmet karşılığında af teklif edildiğini ve içlerinde yabancıların da bulunduğu yaklaşık 100 kişinin gönüllü olduğunu söyledi.

Ancak Wagner savaşçıları arasındaki ölüm oranlarının yüksekliğine ilişkin söylentiler de cezaevinde hızlı yayılmış ve aralıktaki ikinci af teklifinde gönüllü olanların sayısı 9'a kadar düşmüş.

Bu 9 kişinin yakınlarıyla görüşenler olduğunu belirten Stwalley, "Esir alınan biri hariç gönüllü olan 9 kişiden 8'i şu anda ölü" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Wusa9



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.