Titanik'in enkazına sefer yapan denizaltıyı arama çalışmalarında su altından sesler tespit edildi

ABD Sahil Güvenlik Birimi, Kanada ordusuna bağlı ekiplerin, 1912'de buz dağına çarparak batan Titanik'in Atlas Okyanusu’ndaki enkazına turistik amaçla sefer yaparken kaybolan denizaltıyı arama çalışmalarında suyun altından sesler duyduğunu bildirdi.

Kayıp denizaltı (AP)
Kayıp denizaltı (AP)
TT

Titanik'in enkazına sefer yapan denizaltıyı arama çalışmalarında su altından sesler tespit edildi

Kayıp denizaltı (AP)
Kayıp denizaltı (AP)

ABD Sahil Güvenliğinden yapılan yazılı açıklamada, Kanada askeri arama uçağının, suyun altından denizaltıya ait olabileceğini düşündükleri birtakım sesler tespit ettiği belirtildi.

Seslerin denizaltıya ait olup olmadığı henüz kesinleşmezken, söz konusu seslerin 30 dakika aralıklarla duyulduğu ve bölgedeki aramalarda henüz olumlu sonuç alınamadığı ifade edildi.

Öte yandan ABD Sahil Güvenliği, 5 kişinin bulunduğu denizaltıda 28 saatlik oksijen kaldığı bilgisini paylaştı.

Kayıp denizaltıda 5 kişi var

Denizaltıdakilerin, havacılık sektöründe hizmet veren Action Aviation'ın sahibi İngiliz milyarder Hamish Harding, Pakistanlı iş insanı Şahzada Davud ve oğlu Süleyman Davud, denizaltının sahibi OceanGate şirketinin kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Stockton Rush ve Fransız denizaltı pilotu Paul Henry Nargeolet olduğu biliniyor.

Denizaltıyla Titanik'in enkazına dalışın dahil olduğu 8 günlük gezi biletinin 250 bin dolar olduğu belirtiliyor.

Titanik Atlantik'in sularına gömülmüştü

"Asla batmayacağı" iddia edilen lüks yolcu gemisi Titanik, 10 Nisan 1912'de 2 bin 224 yolcu ve mürettebatla New York'a gitmek üzere İngiltere'nin Southampton kentinden yola çıkmıştı.

Gemi, 15 Nisan 1912'de bir buz dağına çarptıktan sonra Kuzey Atlantik'in sularına gömülmüştü.

Kazada 1500'den fazla kişi yaşamını yitirmiş, bunlardan bazıları buz gibi soğuk sularda donarak can vermişti. Gemide sadece 1178 kişiye yetecek kadar filika bulunuyordu. Birkaç saat sonra kaza yerine ulaşan Carpathia gemisi 710 kişiyi kurtarmıştı.

Çok sayıda romana ve filme konu Titanik'in enkazı, 1985'te Newfoundland bölgesinin 645 kilometre açığında deniz bilimci Robert Ballard tarafından bulunmuştu. 1987-2004 yıllarında yapılan dalışlarda, batıktan çok sayıda eşya çıkarılmıştı.



Londra'da sağcı akımın yükselişini protesto etmek için düzenlenen gösteri

Londra'daki gösteriden (EPA)
Londra'daki gösteriden (EPA)
TT

Londra'da sağcı akımın yükselişini protesto etmek için düzenlenen gösteri

Londra'daki gösteriden (EPA)
Londra'daki gösteriden (EPA)

On binlerce protestocu dün, «Aşırı Sağ Karşısında Birlikte» adlı yürüyüşe katılmak üzere Londra sokaklarına çıktı. Protestocuların çoğu, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasını savunan ve kamuoyu yoklamalarında başı çeken Nigel Farage liderliğindeki sağcı Reform Partisi’ni kınadı.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre polis yetkilileri, işçi sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini alan “Birlikte İttifakı”nın düzenlediği gösteriye yaklaşık 50 bin kişinin katıldığını belirtti.

Reform Partisi'ne ve göç karşıtı tutumuna karşı sloganlar yazan pankartların yanı sıra, bazı İran bayrakları ile Filistinlileri destekleyen bayrak ve pankartlar da görüldü.

csdv
Londra'daki gösteriden (EPA)

Kamuoyu yoklamaları, Reform Partisi'nin Başbakan Keir Starmer'ın üyesi olduğu İşçi Partisi'nin ve diğer geleneksel İngiliz siyasi partilerinin önünde olduğunu gösteriyor. İşçi Partisi'ne rakip olan Yeşiller Partisi lideri Zak Polanski de yürüyüşe katıldı.

Londra polisi, bu gösteri ve yine dün düzenlenen Filistinlileri destekleyen bir başka protesto kapsamında 25 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.


Kuzey Kore lideri özel kuvvetleri denetledi ve silah testlerini yönetti

Kim Jong Un, özel harekat kuvvetleri eğitim üssünde (Reuters)
Kim Jong Un, özel harekat kuvvetleri eğitim üssünde (Reuters)
TT

Kuzey Kore lideri özel kuvvetleri denetledi ve silah testlerini yönetti

Kim Jong Un, özel harekat kuvvetleri eğitim üssünde (Reuters)
Kim Jong Un, özel harekat kuvvetleri eğitim üssünde (Reuters)

Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA) bugün Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un, özel harekat kuvvetlerinin eğitim üssünü incelediğini ve savaş alanlarında doğrudan çatışma için geliştirilmiş silahların testlerine katıldığını bildirdi

vcdv
Kuzey Kore lideri, özel harekat kuvvetleri eğitim üssünü ziyaretinde (Reuters)

Kim ayrıca yeni bir ana muharebe tankının testlerini de denetledi. Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre bu tank neredeyse tüm tanksavar silahlarına karşı koyabilecek kapasitede.

sdv cd
Kuzey Kore haber ajansının yayınladığı fotoğrafta özel harekat kuvvetlerinin eğitim üssü görülüyor (Reuters)

Başka bir gelişmede Kim, karbon fiber malzemelerden üretilen katı yakıtlı yüksek itiş gücüne sahip bir roket motorunun yer testine katıldı. KCNA, motorun maksimum itme gücünün 2 bin 500 kilonewton olduğunu ve ülkenin stratejik saldırı kapasitesini modernize etmeye yönelik beş yıllık planın devamı olduğunu belirtti.


İsrail’in Gazze Şeridi’nde bulunan ‘sarı hat’ boyunca gerçekleştirdiği eylemler, Mladenov planının gidişatını tehdit ediyor

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi’nde bulunan ‘sarı hat’ boyunca gerçekleştirdiği eylemler, Mladenov planının gidişatını tehdit ediyor

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)

İsrail, Gazze Şeridi’nde ‘sarı hat’ olarak bilinen ayrım hattındaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Bu durum, Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov tarafından önerilen ve İsrail’in kademeli çekilmesini ve Gazze Şeridi’ndeki grupların silahsızlandırılmasını öngören planla çelişiyor.

Uzmanlara göre, sarı hat üzerindeki bu adımlar, Mladenov planının uygulanma sürecini ve arabulucuların Hamas ile silahsızlanma konusunda uzlaşma sağlama çabalarını tehlikeye atıyor. Aynı zamanda Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının hayata geçirilmesini de zorlaştırıyor. Uzmanlar, özellikle İran savaşının devam ettiği mevcut koşullarda İsrail’in bu politikadan geri adım atmasının beklenmediğini belirtiyor.

Sarı hat, Gazze Şeridi içinde yer alan varsayımsal bir çizgi olarak tanımlanıyor. İsrail ordusu, ateşkes anlaşması kapsamında bu hatta geçici olarak çekilmiş, ilerleyen aşamalarda yeni çekilmeler yapmayı taahhüt etmişti. Hat, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgeler ile Filistinlilerin bulunmasına izin verilen alanlar arasında bir sınır oluşturuyor.

Uluslararası Filistin Halkının Haklarını Destekleme Kurumu tarafından dün yayımlanan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde sahadaki adımlarını hızlandırarak sarı hattı fiili ve kalıcı bir sınır haline getirmeye çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, bu süreçte Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısının fiilen ilhak edilmesinin hedeflendiği ve uluslararası toplumun ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sonuçlarına odaklanmasından yararlanılarak yeni coğrafi ve siyasi gerçeklikler dayatıldığı vurgulandı.

Kuruma göre sahadaki gelişmeler, İsrail güçlerinin bu hattı kalıcı bir sınıra dönüştürmek için sistematik şekilde hareket ettiğini gösteriyor. Bu kapsamda 32 askeri nokta ve konuşlanma alanı kurulduğu, toprak setler ve askeri mühendislik yapıları inşa edildiği belirtiliyor. Bu adımların, uzun vadeli kontrolü pekiştirme ve Gazze Şeridi içindeki coğrafyayı yeniden şekillendirme yönünde açık bir eğilime işaret ettiği ifade ediliyor.

İsrail gazetesi Haaretz de cuma günü yayımladığı haberde, Tel Aviv yönetiminin sarı hattı sahada kalıcı bir ayrım hattına dönüştürdüğünü aktardı. Gazete, yaklaşık 17 kilometre uzunluğunda kara bariyeri inşa edildiğini ve 32 askeri noktanın kurulduğunu belirterek, bunun Gazze Şeridi’ndeki İsrail askeri varlığının temel eksenlerinden biri haline geldiğini yazdı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Heridi ise mevcut durumda ateşkes anlaşmasını ‘dondurulmuş’ olarak nitelendirdi. Heridi, İsrail’in Gazze Şeridi’nde istediği gibi hareket ettiğini ve sarı hattı kalıcı bir ayrım hattına dönüştürmeye çalıştığını ifade etti. Ayrıca İran savaşının sona ermesinin ardından Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ateşkes anlaşması ile Mladenov ve Trump planlarının açık ihlali niteliğinde yeni durumlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

vfb
Yerinden edilmiş iki Filistinli çocuk, Han Yunus’ta şiddetli yağmurların ardından ailelerinin çadırının önündeki su birikintilerini temizliyor. (AFP)

Filistinli siyaset analisti Nizar Nazzal, Washington’un Gazze anlaşmasına verdiği desteğin, Tel Aviv’in imajını iyileştirmek, rehinelerin teslim alınmasını sağlamak ve süreci yalnızca insani ve güvenlik boyutuna indirgemek amacı taşıdığının her geçen gün daha net ortaya çıktığını belirtti. Nazzal, İsrail’in sarı hatta attığı adımların kendi çıkarlarını pekiştirmeye ve kontrol alanını genişletmeye yönelik olduğunu, bu nedenle herhangi bir anlaşmaya aldırış etmediğini ifade etti. Bu çerçevede İsrail’in, özellikle uluslararası toplumun İran savaşıyla meşgul olduğu bir dönemde, ne Trump planı ne de Mladenov planı kapsamında dayatılabilecek bir çekilmeyi kabul etmeyeceğini vurguladı.

Öte yandan, Hamas’ın silahsızlandırılması, Mladenov’un geçen hafta Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıkladığı planın temel maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Reuters tarafından aktarılan belgeye göre plan, Hamas’ın Gazze Şeridi altındaki tünel ağını imha etmesini ve sekiz ay içinde aşamalı olarak silah bırakmasını öngörüyor. Buna karşılık, ‘Gazze Şeridi’nin tamamen silahsız olduğunun nihai olarak doğrulanması’ sonrasında İsrail güçlerinin tamamen çekilmesi planlanıyor.

Ancak Uluslararası Filistin Halkının Haklarını Destekleme Kurumu, söz konusu önerinin Filistin tarafında geniş çaplı bir reddiyeyle karşılandığını bildirdi. Kurum, planın ateşkes anlaşmasının içeriğini çarpıttığını, silahsızlanmayı ön koşul olarak dayatırken İsrail’in yükümlülüklerinin göz ardı edildiğini savundu.

Reuters’a konuşan ve müzakerelere yakın bir Filistinli yetkili, Hamas’ın plan üzerinde değişiklik ve iyileştirme talep etmesinin beklendiğini söyledi. Aynı yetkili, planın İsrail’in yükümlülüklerini yerine getireceğine dair yeterli garanti sunmadığını, ayrıca yeniden inşa ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gibi konuları silahsızlanma gibi siyasi meselelerle ilişkilendirerek savaşın yeniden başlaması riskini artırdığını dile getirdi.

Hüseyin Heridi ise sorunun Hamas’tan ziyade Tel Aviv ve Washington’dan kaynaklandığını belirtti. Heridi, bu iki tarafın Hamas’ın gücünü abartarak Gazze Şeridi’nden kalıcı çekilme yükümlülüğünden kaçınmaya çalıştığını ifade etti. Mevcut durumda Hamas’ın elindeki silahların, iki yılı aşkın süren savaşın ardından büyük ölçüde hafif silahlarla sınırlı olduğunu ve tehdidin kasıtlı olarak büyütüldüğünü söyledi.

Nazzal ise Filistin’de yalnızca Hamas’ın değil, tüm direniş gruplarının, silahlarını tamamen teslim etseler dahi İsrail’in çekilmeyeceğinin farkında olduğunu belirtti. Ekim ayında varılan Gazze anlaşmasının, İsrail’in ihlallerini ve Filistin halkına yönelik saldırılarını durdurmadığını hatırlattı.

Nazzal, Mladenov planının başarısızlığa uğrayacağını ve bunun sorumlusunun Hamas ya da diğer Filistinli gruplar değil, İsrail olacağını savundu. Filistinli tarafların İsrail’in çekilmesine yönelik güvence talep edeceğini ancak bu güvencelerin sağlanmayacağını ifade eden Nazzal, İran savaşının ardından birçok konunun daha netlik kazanacağını sözlerine ekledi.