Peru'da dang humması salgını: 248 kişi öldü, Sağlık Bakanı istifa etti

Latin Amerika halihazırda en kötü dang humması salgınını yaşıyor

(Martin Mejia/AP)
(Martin Mejia/AP)
TT

Peru'da dang humması salgını: 248 kişi öldü, Sağlık Bakanı istifa etti

(Martin Mejia/AP)
(Martin Mejia/AP)

Latin Amerika'nın bugüne kadar gördüğü en kötü dang humması salgını Peru'da 248 kişinin ölümüne yol açarken Sağlık Bakanı istifa etmek zorunda kaldı.

Salgının bu yıl içinde 150 bin civarı kişiyi etkilediği ve ölü sayısının halihazırda 248'e ulaştığı bildiriliyor. Ülkenin kuzeybatısındaki Ekvador sınırına nispeten yakın, yaklaşık 600 bin nüfuslu Piura kentinin salgının merkezi olduğu belirtiliyor.

Durumun ciddiyeti ve görünüşe göre hükümetin bunu kontrol altına alamaması, Sağlık Bakanı Rosa Gutiérrez'in 16 Haziran'da istifa etmesine yol açtı. Çok sayıda kanıt aksini işaret etse de Gutiérrez'in mayısta salgının iki hafta içinde "çözüleceğini" duyurması, Peru halkının büyük kısmının güvenini yitirmesine neden oldu.

Ancak bazı gözlemciler, hükümetin krize yetersiz müdahalesinde bir tek Gutiérrez'in sorumlu tutulamayacağına inanıyor. Peru Tabipler Birliği sözcüsü Dr. Leslie Soto, NPR'a hükümetin El Niño hava koşullarının yarattığı tehdidi göz önüne alarak kitlesel bir salgını durduracak önleyici adımlar atması gerektiğini söyledi. Dang humması, Peru kıyılarında bu baharda yaşanan gibi sıcak havalarda ve yağmurlu ortamlarda daha hızlı çoğalan sivrisineklerle yayılıyor.

Dr. Soto, NPR'a "Mesele sadece Sağlık Bakanlığı değil" dedi.

Eğitim Bakanlığı, İskan Bakanlığı, altyapı ve bölgesel yönetimler de bunun parçası.

Dr. Soto kötü etkilenen bölgelerdeki okullarda görülen, içilebilir su ve hijyen hizmetlerindeki eksikliğin dang hummasının yoğun yaşandığı noktalar yarattığını söyledi. NPR, neredeyse her 10 Peruludan birinin şebeke suyuna ve her 4 kişiden birinin de kanalizasyona erişimi olmadığını ve suyun kaplarda depolanmasının sivrisineklerin üremesine ortam hazırlayan bir işlev görebileceğini bildirdi.

Benzer şekilde Kovid-19 pademisinin etkileriyle de başa çıkmakta zorlanan Peru, dünyanın en yüksek Kovid-19 kaynaklı ölüm oranına sahip.

Geçen yılın sonunda ülke demokrasisi de kriz yaşamıştı. Görevden azil soruşturması süreci tehdidi altındaki eski Cumhurbaşkanı Pedro Castillo, Kongre'yi feshetmeye çalışınca iktidardan indirilmiş ve Hükümet Sarayı'ndaki yerini Dina Boluarte almıştı.

El Niño'nun etkilerinin yılın geri kalanında yoğunlaşması beklenirken, Peru'nun dang humması deneyimi artık bölgenin geri kalanına uyarı işlevi görebilir. Bu, iklim değişikliğinin şiddetini artırmayı sürdürmesi halinde neler beklenebileceğine dair de bir uyarı olabilir.

Dünya ısındıkça ve El Niño hava koşulları güçlendikçe, dang humması muhtemelen Güney ülkelerinin yanı sıra Kuzey'dekilerde de yaygınlaşacak.

Independent Türkçe



Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
TT

Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)

Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük vergisi tehdidine karşılık olarak dün insanları "Kanada malı satın almaya ve Kanada'yı inşa etmeye" çağırdı.

Kanada Yayın Kurumu'na (CBC) göre Carney, diğer ülkelerden gelen ekonomik tehditlere karşı koymak için her şeyi Kanada malı olarak satın alıp inşa etme hakkında kişisel sosyal medya hesabında bir video yayınladı.

Carney videonun başında, "Ekonomimiz yurt dışından gelen tehditler altındayken, Kanadalılar bir karar aldılar: Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak," dedi.

Başbakan Carney, Amerika Birleşik Devletleri'nden doğrudan bahsetmese de şunları söyledi: "Diğer ülkelerin ne yaptığını kontrol edemeyiz. Kendi kendimizin en iyi müşterisi olabiliriz. Kanada ürünlerini satın alacağız. Kanada'yı inşa edeceğiz."

Trump dün, Kanada'dan ABD'ye giren mallara yüzde 100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.


İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
TT

İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)

İran, bölgede yeni bir savaşın işaretleriyle çevrili durumda; Ankara ise İsrail'in çatışmayı yeniden alevlendirme konusunda ABD'den daha istekli olacağı görüşünde.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemeye çalıştığına dair "açık işaretler" olduğunu belirterek, herhangi bir çatışmanın "geniş belirsizlik kapıları" açacağını vurguladı.

Bu arada, İsrail'in dün yaptığı değerlendirmeler, Ortadoğu bölgesindeki Amerikan askeri varlığının bu hafta en yüksek seviyesine ulaştığını ve bu konuşlandırmanın İran'ı hedef alan büyük ölçekli bir saldırı için olası bir platform olabileceğini veya Tahran'ı daha sıkı şartlarda nükleer anlaşmaya varmaya zorlamayı amaçlayan bir tehdit olabileceğini gösterdi.

Buna karşılık, İranlı bir yetkili ülkesinin yüksek alarmda olduğunu vurgulayarak, herhangi bir hareketin benzeri görülmemiş bir karşılıkla alacağı ve "topyekün savaş" olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.


Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
TT

Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yayınlanan yeni Ulusal Savunma Stratejisi, öncelikler, tehditler ve taahhütlerde bilinçli bir siyasi değişimi yansıtıyor. ‘Vatan savunmasını’, yani ‘Önce Amerika’ sloganını öne çıkaran yeni strateji, ABD güçlerinin ‘vatan savunmasına’ ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanacağına karar vererek, ittifak felsefesinde bir değişiklik sinyali veriyor. Bu da ‘diğer yerlerdeki müttefikler ve ortakların’ kararlı, ancak daha sınırlı ABD desteği ile kendi savunmaları için birincil sorumluluğu üstlenmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Aynı zamanda, bu strateji Çin'i denklemin dışına itmiyor, aksine ona yönelik ‘çatışma değil, güç yoluyla caydırıcılık, stratejik istikrar hedefi ve sürtüşme ya da gerginlik olasılığını azaltmak için askeri iletişim kanallarının genişletilmesi’ şeklindeki yaklaşımını yeniden şekillendiriyor.

Ortadoğu'da, strateji gerektiğinde ABD'nin ‘kararlı ve odaklanmış eylem’ kapasitesini korurken, ana yükü bölgesel müttefiklere kaydırıyor. İsrail'i desteklemeye, Körfez ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeye ve Abraham Anlaşmaları'nın izinden giderek bölgesel entegrasyonu teşvik etmeye vurgu yapıyor. Öte yandan yeni strateji, İran'a karşı zaferci bir anlatı benimsiyor ve belirli bir süreç içinde nükleer programını ‘yok etmekten’ bahsediyor.