OceanGate'in CEO'su, denizaltı Titan'a ilişkin ikazları "yersiz" bularak reddetmiş

AA
AA
TT

OceanGate'in CEO'su, denizaltı Titan'a ilişkin ikazları "yersiz" bularak reddetmiş

AA
AA

Titanik gemisinin enkazına dalışı sırasında kaybolan ve enkazının bazı parçalarına ulaşılan denizaltı Titan'ın sahibi OceanGate şirketinin CEO'su Stockton Rush'un, denizaltının güvenliğine ilişkin ikazları "yersiz" bularak reddettiği belirtildi.

BBC'nin ulaştığı elektronik postalara göre, film yapımcısı Rob McCallum, 2018'de Rush'a "müşterilerini potansiyel olarak riske attığı" uyarısında bulunup bağımsız bir kuruluş tarafından inceleninceye kadar denizaltını kullanmayı bırakmasını önerdi.

McCallum, yazışmalarında Rush'a "Testlerinizde her türlü özeni göstermenizi ve çok ihtiyatlı olmanızı rica ediyorum. Girişimciliği ve yeniliği ne kadar takdir etsem de potansiyel olarak tüm sektörü riske atıyorsunuz. Aracın (Titan'ın) deniz altı seyahatini kaldırıp kaldıramayacağını denemeler belirleyecek; dikkatli ve güvende olun." uyarılarında bulundu.

Rush ise bu çağrıya, "yeniliği durdurmak için güvenlik argümanı kullanmaya çalışan sektör oyuncularından bıktığı" cevabını verdi.

OceanGate'in CEO'su Rush, cevap mesajlarında, "'Birini öldüreceksin' şeklindeki temelsiz çığlıkları çok sık duyduk. Bunu ciddi bir kişisel hakaret olarak kabul ediyorum." ifadelerini kullandı.

McCallum, BBC'ye söz konusu yazışmaların, OceanGate'in avukatlarının yasal işlem tehdidinde bulunmasının ardından sona erdiğini söyledi.

Titanik'in yönetmeni, OceanGate'i uyarmış

Titanik filminin yönetmeni James Cameron da denizaltı Titan'ın sahibi OceanGate'i daha önce riskler hakkında uyardığını açıkladı.

Cameron, firmaya "felakete giden yolda olduklarını" anlatan bir mektup yazdığını kaydetti.

 "Denizaltıyı tam olarak dediğim yerde buldular"

Daha önce Titanik'in enkazına 33 kez dalış yapan Cameron, denizaltı ile iletişimin kesildiğini öğrendiğinde olası bir felaketten şüphelendiğini belirterek, "Aklıma ilk gelen şey patlamaydı." dedi.

1912 yılında batan Titanik ile Titan'ın kaybolması arasında "korkunç bir ironi" olduğunu anlatan Cameron, "Denizaltıyı tam olarak dediğim yerde buldular." diye konuştu.

Kayıp denizaltıdaki 5 kişinin öldüğüne inanılıyor

Buz dağına çarparak batan ve 1514 kişinin ölümüne neden olan Titanik'in enkazını göstermek için turistik amaçla kullanılan denizaltı araçlarından biri, 19 Haziran'da Atlas Okyanusu'nda kaybolmuştu.

Denizaltıdakilerin, havacılık sektöründe hizmet veren Action Aviation'ın sahibi İngiliz milyarder Hamish Harding, Pakistanlı iş insanı Şahzada Davud ve oğlu Süleyman Davud, denizaltının sahibi OceanGate şirketinin kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Stockton Rush ve Fransız denizaltı pilotu Paul Henry Nargeolet olduğu biliniyor.

OceanGate firması ve ABD Sahil Güvenlik Birimi, denizaltıya ait bazı parçalara ulaşıldığını ve araçta bulunan 5 kişinin öldüğüne inandıklarını açıklamıştı.



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.