Güney Asya'daki sel ve heyelanlarda en az 19 kişi hayatını kaybetti

Uzmanlar, iklim değişikliği ve yol inşaatlarındaki artışın bu olgunun şiddetlenmesinin ardındaki sebep olabileceğini düşünüyor.

Hindistan'ın Assam eyaleti, Batsala'da bir kız çocuğu taşıyan adam muson yağmurlarından sonra sular altında kalmış sokakta (AFP)
Hindistan'ın Assam eyaleti, Batsala'da bir kız çocuğu taşıyan adam muson yağmurlarından sonra sular altında kalmış sokakta (AFP)
TT

Güney Asya'daki sel ve heyelanlarda en az 19 kişi hayatını kaybetti

Hindistan'ın Assam eyaleti, Batsala'da bir kız çocuğu taşıyan adam muson yağmurlarından sonra sular altında kalmış sokakta (AFP)
Hindistan'ın Assam eyaleti, Batsala'da bir kız çocuğu taşıyan adam muson yağmurlarından sonra sular altında kalmış sokakta (AFP)

Bölgedeki bazı ülke yetkililerine göre bu hafta Güney Asya'da yıllık muson yağmurlarının neden olduğu sel ve toprak kaymalarında en az 19 kişi öldü.

Nepal'de yetkililer dün(Cuma) geçtiğimiz hafta sonunda yağan şiddetli yağmurların 14 kişinin ölümü ve yaklaşık 20 kişinin de kaybolmasına neden olduğunu, kayıpları arama çalışmalarının devam ettiğine bildirdi.

Fotoğraf Altı:  Hindistan'ın Assam eyaletine bağlı Kumarikata köyünde muson yağmurlarından sonra oluşan ani sel, köprünün bir kısmını yıktıktan sonra Dharanga Nehri üzerindeki hasarlı bir köprüde duran insanlar (AFP)
Hindistan'ın Assam eyaletine bağlı Kumarikata köyünde muson yağmurlarından sonra oluşan ani sel, köprünün bir kısmını yıktıktan sonra Dharanga Nehri üzerindeki hasarlı bir köprüde duran insanlar (AFP)

Ulusal Afet Yönetim Otoritesi sözcüsü Drupa Bahadur Khadka, “Arama ve kurtarma ekipleri hala bölgede" dedi.

Nepal ile sınır komşusu olan Hindistan bu hafta şiddetli yağışlar gördü.

Ülkenin kuzeydoğusundaki Arunaçal Pradeş eyaletinde, yerel makamların geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamaya göre sel ve toprak kaymalarında 4 kişi hayatını kaybetti. Önlem olarak yaklaşık 14 bin kişinin göç ettiği komşu eyalet Assam'da ise bir kişi boğuldu.

Bangladeş’te, ülkedeki meteorologların kuzey bölgelerdeki seller konusunda uyarmasının ardından yüksek alarm durumuna geçirildi.

Fotoğraf Altı:  Muson yağmurlarından sonra ani sellerle yıkılan Mutanga Nehri üzerindeki köprüyü izleyen bir adam (AFP)
Muson yağmurlarından sonra ani sellerle yıkılan Mutanga Nehri üzerindeki köprüyü izleyen bir adam (AFP)

Yerel yetkililere göre, Kurigram ilçesinde 20 bin ev selden etkilendi.

Kurigram bölgesindeki bir yetkili Muhammed Reza Karen AFP'ye verdiği demeçte, "Bölgedeki ana nehirlerin seviyesi yükseliyor... Durum her an daha da kötüleşebilir” dedi.

Hindistan bu hafta şiddetli yağışlara sahne oldu (AFP)
Hindistan bu hafta şiddetli yağışlara sahne oldu (AFP)

Güney Asya'da, Haziran ve Eylül ayları arasındaki muson mevsimi, bölgenin yıllık yağışının yüzde 70 ila 80'ini oluşturuyor. Bu yağışlar her yıl ölüm ve yıkıma neden oluyor ancak son yıllarda ölüme yol açan sel ve heyelanların sayısı arttı.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin ve yol inşaatlarındaki artışın bu olgunun şiddetlenmesinin ardındaki sebep olabileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz yıl muson yağmurlarının neden olduğu seller Pakistan'ın üçte birini sular altında bırakarak, iki milyon eve zarar verdi ve bin 700'den fazla insanın ölümüne yol açtı.

Fotoğraf Altı:  Güney Asya'da her yıl etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sellerde en az 19 kişi hayatını kaybetti (AFP)
Güney Asya'da her yıl etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sellerde en az 19 kişi hayatını kaybetti (AFP)

Aynı yıl, Bangladeş 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiği benzeri görülmemiş sellere sahne oldu.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.