Yunanistan'da seçmenler bir ay sonra genel seçim için tekrar sandık başında

Fotoğraf: Costas Baltas - AA
Fotoğraf: Costas Baltas - AA
TT

Yunanistan'da seçmenler bir ay sonra genel seçim için tekrar sandık başında

Fotoğraf: Costas Baltas - AA
Fotoğraf: Costas Baltas - AA

Yunanistan'da genel seçimler için oy kullanma işlemi başladı.

Seçmenler oylarını 07.00 ile 19.00 saatleri arası kullanabilecek.

Sandık başına giden seçmenler 26 siyasi parti, 4 parti ittifakı ve 2 bağımsız aday arasında tercih yapacak.

Sandıkların kapanmasıyla sandık çıkış anketleri de yayınlanabilecek.

Ülkede seçmen kütüğüne kayıtlı 9 milyon 813 bin 595 seçmen bulunuyor.

- Katılım

AA muhabirine konuşan sandık görevlisi Vasilis Kritikos, günün ilk saatlerinde seçime katılım oranının 21 Mayıs'taki genel seçime oranla düşük olduğunu aktardı.

Kritikos, "İlk 3 saatte katılım bir hayli azdı. İlerleyen saatlerde katılım oranının artmasını ve daha çok kişinin sandığa gelmesini umuyorum. Yaz tatilinin başlamış olması da katılımın düşük olmasında etkili olabilir." diye konuştu.

21 Mayıs'taki genel seçim sonuçlarının sürpriz olduğunu, anket firmalarının büyük oranda yanıldığını kaydeden Kritikos, özellikle seçim yarışında geride kalan partilerin seçmenlerinin yaşadıkları hayal kırıklığı nedeniyle de sandığa gelmediğini ifade etti.

Kritikos, "Bu durum, ilk seçimde kaybeden partilerin seçmenlerini etkilerse, sonuç bu partiler için daha kötü olacaktır." dedi.

- Birinci partiye fazladan milletvekilliği

Yunanistan'da ilk kez bu yıl uygulanan seçim sistemine göre, genel seçim sonucu hükümet kurulamaması halinde, seçmenler ikinci kez sandığa gidiyor.

Sandığa ikinci kez gidildiğinde, birinci olan partiye, en az yüzde 25 oy almak kaydıyla, aldığı oy oranına göre 300 sandalyelik mecliste fazladan 20 ila 50 milletvekilliği veriliyor.

- 21 Mayıs seçimleri

21 Mayıs'ta yapılan genel seçime katılım oranı yüzde 61,10 olmuştu.

Merkez sağda yer alan ve son dört yıldır tek başına iktidarda olan Yeni Demokrasi Partisi aldığı yüzde 40,79'luk oy ile 300 sandalyelik meclise 146 milletvekili göndermiş ancak tek başına iktidara gelmek için gerekli 151 milletvekili sayısına ulaşamamıştı.

Yeni Demokrasi Partisi'ni 2019-2023 döneminin ana muhalefet partisi Radikal Sol İttifak (SYRIZA), yüzde 20,07'lik oy ve 71 milletvekiliyle takip etmişti.

Onlarca yıldır Yeni Demokrasi'nin bir numaralı rakibi olan ancak ekonomik kriz sürecinde oy oranı gerileyen merkez soldaki Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) ise kaybettiği gücünü kısmen toplayarak yüzde 11,46'lık oy ve 41 milletvekiliyle üçüncü sıraya yerleşmişti.

Yunanistan Parlamentosunun kemikleşmiş partilerinden Yunanistan Komünist Partisi (KKE) yüzde 7,23 oy ve 26 milletvekili, aşırı sağcı tutumuyla bilinen Yunan Çözümü Partisi ise yüzde 4,45 oy ve 16 milletvekiliyle parlamentoda temsil hakkını kazanmıştı.

Yüzde 3'lük seçim barajını aşarak parlamentoya girmeye hak kazanan parti sayısı 5 olmuştu.

21 Mayıs'taki genel seçimde hiçbir parti tek başına iktidara gelecek oy oranına ulaşamayınca, partilerin koalisyon seçeneğine de yanaşmaması nedeniyle 25 Haziran'da tekrar sandığa gidileceği duyurulmuştu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.