Pakistan’da enflasyon, deve pazarlarında satın alma gücünü tüketiyor

İslamabad yakınlarında Kurban Bayramı için açılan kurban pazarı. (AFP)
İslamabad yakınlarında Kurban Bayramı için açılan kurban pazarı. (AFP)
TT

Pakistan’da enflasyon, deve pazarlarında satın alma gücünü tüketiyor

İslamabad yakınlarında Kurban Bayramı için açılan kurban pazarı. (AFP)
İslamabad yakınlarında Kurban Bayramı için açılan kurban pazarı. (AFP)

Genç Pakistanlı Emanullah Han, başkent İslamabad yakınlarındaki bir kurban pazarında müşterilerini cezbetmek için develere kına desenleri çiziyor. Bu yıl müşteriler, kurban kesmek için yüksek enflasyon nedeniyle sıkıntı çekiyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere Pakistan’daki yüzlerce hayvan yetiştiricisi, perşembe günü başlayan bayram için hayvanlarını satma umuduyla iki haftadır İslamabad ile Rawalpindi arasındaki hayvan pazarlarında kamp kurdu.

Ancak mayıs ayında yüzde 38’e ulaşan rekor enflasyonla birlikte bu yıl kurban pazarları daha tenhaydı.

Han’ın kuzeni Zekeriya, geçen yıl iyi karlar elde ettikten sonra pazara 18 deve getirdi ancak şu ana kadar sadece bir tanesini satabildi.

21 yaşındaki Zekeriya, AFP’ye yaptığı açıklamada “Halkın satın alma gücü yok oldu. Müşteriler pazara gelmiyor ve gelenler hayvanların fiyatlarının yüksek olması nedeniyle eli boş dönmeyi tercih ediyor” dedi.

Develer, keçi veya koyunlara kıyasla daha fazla sayıda ihtiyaç sahibine dağıtılabildiği için Pakistanlıların bayramlarda en tercih edilen kurban oluyordu

Ancak bu asırlık gelenek, yüksek fiyatlar nedeniyle orta sınıftan birçok insan için zor bir hal aldı.

46 yaşındaki inşaatçı alıcı Ali Ekber “Gelirimiz aynı ama fiyatlar çok yüksek. Bu kadar parayı nereden bulacağız?” diye sordu.

Tek bir devenin fiyatı 1 milyon rupiye (3 bin 200 euro) ulaşabiliyor.

Zekeriya, alıcıları cezbetmek amacıyla içlerinden birine deveyi yalnızca 700 bin rupi karşılığında vereceğini söyledi ancak 56 yaşında bir müşteri, daha ucuza satılan boğa ahırlarına gitmeyi tercih etti.

İslamabad kurban pazarında 250’den fazla deve ve binlerce inek, boğa, keçi ve koyun bulunuyor. Bir buzağının fiyatı 500 bin rupiye (Bin 600 euro) ulaşırken, bir koyunun fiyatı 50 ile 150 bin rupi arasında değişiyor.

Hayvan satıcıları, enflasyon ve sınırlı satışların yanı sıra piyasada kendilerine uygulanan vergiler, artan yem fiyatları ve hayvanları nakliyesi için kamyon kiralama maliyeti gibi başka sorunlarla da karşı karşıya kalıyor.

Zekeriya üzüntüyle, “Bu yıl milyonlarca rupi kaybedeceğim” dedi.

Birçok satıcı bu yıl büyük bir hayal kırıklığıyla evlerine dönecek. Onlardan biri olan, Pakistan’ın kuzeybatısındaki Mardan bölgesinden bir çiftçi olan Bakht Zaman, pazara 10 deve getirdi ve şimdiye kadar sadece birini 500 bin rupiye satabildi.

Diğer yandan Hak Navaz adlı müşteri, “Pakistan rupisinin değeri düştü. Bu kadar pahalı hayvanları kim alacak?” diye sorarak duruma ilişkin hoşnutsuzluğunu dile getirdi.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.