Çevreciler, fosil yakıtı savunan Shell CEO'sunu topa tuttu: "İnsanlar ve gezegen yerine kârı seçtiniz"

Petrol devi, geçen sene 115 yıllık tarihinin kâr rekorunu açıklamıştı

Lahey Bölge Mahkemesi'nde geçen yıl görülen duruşmada, Shell'in 2030'a kadar karbon salımını yüzde 45 azaltması gerektiğine karar verilmişti (AFP)
Lahey Bölge Mahkemesi'nde geçen yıl görülen duruşmada, Shell'in 2030'a kadar karbon salımını yüzde 45 azaltması gerektiğine karar verilmişti (AFP)
TT

Çevreciler, fosil yakıtı savunan Shell CEO'sunu topa tuttu: "İnsanlar ve gezegen yerine kârı seçtiniz"

Lahey Bölge Mahkemesi'nde geçen yıl görülen duruşmada, Shell'in 2030'a kadar karbon salımını yüzde 45 azaltması gerektiğine karar verilmişti (AFP)
Lahey Bölge Mahkemesi'nde geçen yıl görülen duruşmada, Shell'in 2030'a kadar karbon salımını yüzde 45 azaltması gerektiğine karar verilmişti (AFP)

Birleşik Krallık (BK) merkezli petrol devi Shell'in CEO'su Wael Sawan, fosil yakıtla ilgili açıklamaları nedeniyle çevrecilerden tepki topladı. 

Sawan, BK'nin kamu yayımcısı BBC'ye dün verdiği söyleşide, petrol ve doğalgaz üretimini azaltmanın "tehlikeli ve sorumsuzca" olacağını söyledi. 

Hiçbir ülkenin yenilenebilir enerjiye geçişe hazır olmadığını savunan Sawan, "Dünya petrol ve doğalgaza çaresizce muhtaç" ifadelerini kullandı. 

Sawan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen yıl 24 Şubat'ta verdiği emirle başlayan Ukrayna savaşının ardından fırlayan doğalgaz ve petrol fiyatlarının bu durumu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. 

Shell CEO'su, Bangladeş ve Pakistan gibi ülkelerin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) fiyatlarını karşılayamadığına işaret ederek, temiz enerjiye geçişin henüz adil şekilde gerçekleşemeyeceğini savundu. 

İklim uzmanlarıysa uzun süredir mevcut doğalgaz ve petrol üretimi seviyelerinin azaltılması çağrısı yaparken, fosil yakıtların küresel ısınmayı da olumsuz etkilediğini söylüyor. 

73 ülkede şubesi bulunan Hollanda merkezli çevre örgütü ağı Friends of the Earth'ün iklim sorumlusu Jamie Peters, "Shell'in herhangi bir şeyi 'tehlikeli ve sorumsuz' diye nitelemesi epey ironik" dedi.

Peters, BK'nin önde gelen gazetelerinden Guardian'a şunları söyledi: 

Açıkça belirtmeliyim ki Shell gibi şirketler hem iklim krizini hem de artan enerji maliyetlerini körüklüyor. Gezegeni yok ederken insanların sefaletinden kâr ediyorlar ve bizi enerji krizinin temel nedeni olan değişken fosil yakıt piyasalarına mahkum bırakıyorlar.

ABD ve BK'de ofisleri bulunan çevreci sivil toplum kuruluşu Global Witness'ın kampanya direktörü Alice Harrison da Sawan'ın yanıldığını savunarak, "Shell bir kez daha sadakatini açıkça ortaya koydu. İnsanlar ve gezegen yerine kârı seçti" dedi.

Harrison, fosil yakıtlara bağımlılığın sona erdirilmesinin hem çevre krizini hafifleteceğini hem de herkes için enerji güvenliği sağlayacağını söyledi.

Britanyalı petrol devi, 2022'de rekor kırarak 39,9 milyar dolar kâr elde etmişti. Böylelikle şirket, Ukrayna savaşı nedeniyle artan enerji fiyatlarının da etkisiyle 2008'deki 28,4 milyar dolarlık kâr rekorunu geçip, 115 yıllık tarihinin en yüksek rakamına ulaşmıştı.

Independent Türkçe, Guardian, BBC



İsrail askeri istihbaratı: “İran’da rejim değişikliği koşulları yaratılamadı”

İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
TT

İsrail askeri istihbaratı: “İran’da rejim değişikliği koşulları yaratılamadı”

İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)

İsrail ordusu, Tahran'da rejim değişikliğinin sağlanması ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Financial Times'a (FT) konuşan İsrailli yetkililer, askeri istihbaratın yakın gelecekte rejimin devrilmesini sağlayacak koşulların yaratılamadığını düşündüğünü söylüyor.

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) bağlı istihbarat müdürlüğü Aman'ın brifingleri hakkında bilgi sahibi kaynaklar, hava saldırılarının İran rejimini önemli ölçüde zayıflatamadığına dair görüşlerin kuvvetlendiğini belirtiyor.

FT'nin analizine göre bu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun temel savaş hedeflerine de gölge düşürüyor.

Aman'ın eski İran uzmanı Raz Zimmt şunları söylüyor:

Rejim zayıfladı ancak firarlara veya kontrolün kaybedildiğine ilişkin herhangi bir gerçek işaret görmedik. Bu, hayatta kalmak için 47 yıl boyunca kuvvetlendirilen bir sistemin dayanıklılığını gösteriyor.

Kaynaklara göre İsrail ordusu, hava saldırılarıyla rejim değişikliğini başından beri olası görmüyordu. Yetkililerden biri şu ifadeleri kullanıyor:

Ordu, hükümete 'Bu iş bir anda hallolacak bir şey değil' dedi. Rejim değişikliği her zaman çok, çok, çok, çok zor olacaktı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ortak operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Ordusu'ndan birçok üst düzey isim öldürüldü.

İran ise İsrail'in yanı sıra ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerine misillemeyle direnişe devam ediyor.

New York Times'ın aktardığına göre İran'ın, Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne dün düzenlediği saldırıda 12 Amerikan askeri yaralandı.

Diğer yandan Yemen'deki Tahran destekli Husiler de bu sabah İsrail'e füze fırlatarak savaşa katıldı.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle başlayan ekonomik kriz, Husilerin Kızıldeniz'i kapatmaya çalışması halinde daha da derinleşebilir.

Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Farea Al-Muslimi, BBC'ye şunları söylüyor:

Bu bir kabus. Zaten bir kabus yaşıyoruz, bu da durumu daha da kötüleştirir.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'ı "mahvettiklerini" öne sürse de Tahran rejiminin, Ortadoğu'da desteklediği Şii örgütlerle direnişi sürdürmesi Beyaz Saray'ın pozisyonunu güçleştiriyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın İran savaşının başından beri yaptığı çelişkili açıklamalara dikkat çekiliyor. ABD Başkanı'nın rakibini önce tehdit edip sonra gerginliği azaltarak müzakereye başlama taktiğinin bu sefer işe yaramadığı yazılıyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Guardian, New York Times, BBC


Trump: Sırada Küba var

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
TT

Trump: Sırada Küba var

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, “Sırada Küba var” diyerek, Washington’un son dönemde gerçekleştirdiği askeri operasyonların kendisine destekçilerinin desteğini kaybetmesine mal olacağı yönündeki görüşü reddetti.

Trump, ocak ayından bu yana Küba'ya petrol ambargosu uygulayarak, ülkeye yönelik baskıyı son dönemde artırdı. Bu durum, yıllardır süren ABD ticaret ambargosu nedeniyle zaten zor durumda olan Küba ekonomisini ve yakıt tedarikini daha da boğdu.

Trump, dün Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen «FII Priority» yatırım forumunda yaptığı konuşmada, destekçilerinin «güç» ve «zafer» istediğini söyledi; ocak ayında ABD güçlerinin Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakaladığı askeri operasyona atıfta bulundu.

Trump, “Bu muhteşem orduyu ben kurdum. ‘Onu asla kullanmak zorunda kalmayacaksınız’ demiştim, ancak bazen başka seçeneğimiz olmuyor. Bu arada, sıra Küba'da. Ama sanki ben hiçbir şey söylememişim gibi davranın” ifadelerini kullandı.

Kübalı siviller Havana'da askeri eğitim tatbikatlarını izliyor (AP)Kübalı siviller Havana'da askeri eğitim tatbikatlarını izliyor (AP)

Trump bu konuda ne yapmayı planladığını belirtmese de basına “Bu açıklamayı görmezden gelin” dedi ve ardından “Sırada Küba var” diye tekrarladı; bu sözleri, salondakileri güldürdü.

Aynı konuşmada ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'nı “Trump Boğazı” olarak nitelendirdiği tartışmalı bir açıklama yaptı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel geçen hafta, herhangi bir dış saldırganın “yenilmez bir direnişle” karşılaşacağını vurgulamıştı.

Komünist ada, 1962 yılından beri ABD'nin ticari ablukası altında bulunuyor ve yıllardır uzun süreli elektrik kesintileri, yakıt, ilaç ve gıda kıtlığıyla karakterize edilen şiddetli bir ekonomik krizin içinde.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bir Küba yetkilisi son olarak, Havana'nın Washington ile diyaloğu sürdürmeye hazır olduğunu söyledi, ancak aynı zamanda siyasi sisteminin değiştirilmesinin tartışmaya açık bir konu olmadığını vurguladı.


9 gün boyunca denizde kaldılar... Yunanistan kıyılarında 22 göçmen boğuldu

Kızılhaç gönüllüleri ve kurtarma ekipleri, Girit adası açıklarında gerçekleştirilen bir kurtarma operasyonunun ardından Paleochora limanında göçmenleri taşıyan bir balıkçı teknesinin yanında duruyor (Reuters)
Kızılhaç gönüllüleri ve kurtarma ekipleri, Girit adası açıklarında gerçekleştirilen bir kurtarma operasyonunun ardından Paleochora limanında göçmenleri taşıyan bir balıkçı teknesinin yanında duruyor (Reuters)
TT

9 gün boyunca denizde kaldılar... Yunanistan kıyılarında 22 göçmen boğuldu

Kızılhaç gönüllüleri ve kurtarma ekipleri, Girit adası açıklarında gerçekleştirilen bir kurtarma operasyonunun ardından Paleochora limanında göçmenleri taşıyan bir balıkçı teknesinin yanında duruyor (Reuters)
Kızılhaç gönüllüleri ve kurtarma ekipleri, Girit adası açıklarında gerçekleştirilen bir kurtarma operasyonunun ardından Paleochora limanında göçmenleri taşıyan bir balıkçı teknesinin yanında duruyor (Reuters)

Yunan Sahil Güvenlik Teşkilatı'nın bildirdiğine göre Libya'dan yola çıktıktan sonra Akdeniz'de 6 gün boyunca lastik botlarında mahsur kalan 22 göçmen hayatını kaybetti; yetkililer, cesetlerin denize atıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı Yunan Sahil Güvenlik'in dün akşam yayınladığı kısa açıklamaya göre, aralarında bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğu, uyrukları belirlenemeyen 26 kişi, Yunanistan'ın Girit Adası açıklarında Avrupa Sınır Muhafaza Ajansı'na (Frontex) ait bir tekne tarafından kurtarıldı.

Kurtulanlardan ikisi, Girit Adası'nın başkenti Heraklion'daki hastaneye kaldırıldı.

Hayatta kalanların ifadelerine dayanarak Sahil Güvenlik, teknenin 21 Mart'ta Libya'nın doğusundaki Tobruk bölgesinden ayrıldığını ve Avrupa Birliği'ne sığınmak isteyen birçok göçmen için geçiş kapısı olan Yunanistan'a doğru yola çıktığını bildirdi.

Açıklamada, «yolcular yolculuk sırasında rotalarını kaybettiler ve 6 gün boyunca su ve yiyecek olmadan denizde kaldılar» denildi.

Ayrıca, 22 kişinin hayatını kaybettiği ve «bir kaçakçının emriyle cesetlerinin denize atıldığı» ifade edildi.

Yetkililer, kaçakçı oldukları şüphesiyle 19 ve 22 yaşlarında iki Güney Sudanlı genci gözaltına aldı.

Sahil Güvenlik'e göre kurtarma operasyonu perşembe günü gerçekleştirildi.