Taliban, Afgan kadınlarının varlıklarını beyan ettikleri son şeyi de çalıyor

Dinin temel mefhumlarını var gücüyle uygulamaya çalışan toplumlarda, kadını dışlayan zihniyet hâlâ güçlü bir şekilde devam ediyor / Fotoğraf: AFP
Dinin temel mefhumlarını var gücüyle uygulamaya çalışan toplumlarda, kadını dışlayan zihniyet hâlâ güçlü bir şekilde devam ediyor / Fotoğraf: AFP
TT

Taliban, Afgan kadınlarının varlıklarını beyan ettikleri son şeyi de çalıyor

Dinin temel mefhumlarını var gücüyle uygulamaya çalışan toplumlarda, kadını dışlayan zihniyet hâlâ güçlü bir şekilde devam ediyor / Fotoğraf: AFP
Dinin temel mefhumlarını var gücüyle uygulamaya çalışan toplumlarda, kadını dışlayan zihniyet hâlâ güçlü bir şekilde devam ediyor / Fotoğraf: AFP

Afganistan'daki kadın kuaförlerinin arka plan görüntüleri, gri bir atmosferde ve ölüm kokan şehirlerde güzelliğin renklerinden bir parçaydı.

Bu görüntüler bize şehrin sokaklarında yüzleri açık kadınların varlığını hatırlatıyor.

Aynı zamanda bize kadınların çok sert ataerkil bir toplumdaki varlığını hatırlatıyor, ancak Taliban hareketinin liderinin son kararı onları bu tek kadın beyanından da mahrum etti.

İyiliği Emredip Kötülükten Sakındırma Bakanlığının geçen 26 Haziran'da Afganistan'ın tüm belediyelerine gönderdiği resmi bildiri ve Taliban hareketinin lideri Molla Hibatullah Ahundzada'nın verdiği sözlü emir uyarınca, "tüm kadın güzellik salonları bir ay içinde faaliyetlerini durdurmalı, aksi takdirde karara uymayanlar cezalandırılacak."

Haber, Afganistan'daki sosyal medyada ve hatta uluslararası medyada orman yangını gibi yayıldı. Ancak gerçek şu ki, Afgan kadınları bir süredir Taliban'ın böyle bir karar vermesini bekliyor.

Bazı Afgan şehirlerinde kadınların spor kulüplerine, yüzme kulüplerine, eğlence merkezlerine ve hatta restoranlara gitmelerinin engellenmesi bu düşünceyi pekiştirdi.

Kadın güzellik salonlarının faaliyet göstermesini yasaklayan kararın yayımlanmasından önce, Taliban'ın İyiliği Emredip Kötülükten Sakındırma Bakanlığı, kadınların makyajıyla ilgili başka sözlü kararlar yayımlamıştı.

Bu kararlar arasında kadınların makyaj öncesi abdest almaları, saçlarını kesmelerine ve kaşlarını yolmalarına engel olunması da yer alıyor.

Ama sonunda hareketin lideri Molla Hibatullah son kurşunu sıktı ve kadın güzellik salonlarının faaliyet göstermesini tamamen yasakladı.

Kadınların dışlanmasının kökleri

Otoriter ataerkil düşünce, temelde her zaman erkeğe öncelik vermeye çalışan ve mümkün olduğunca kadının ortaya çıkmasını engelleyen aşırı dinci zihniyetin ürünü.

Bu zihniyeti dini metinlerde daha açık ve net olarak görmekteyiz. Kadınlar her zaman erkeğe itaat etmeye ve boyun eğmeye, sadece onun istek ve ihtiyaçları doğrultusunda yaşamaya teşvik edilmekte.

Bu düşünce biçimi, yüzyıllar sonra, özellikle bilim, teknoloji ve demokrasi değerlerinin ortaya çıkmasından sonra biraz değişmiş olabilir.

Ancak dinin temel mefhumlarını var gücüyle uygulamaya çalışan toplumlarda, kadınları dışlayan zihniyet hâlâ güçlü ve ısrarcı.

Özgürlük doğası gereği erkeğe güç verdiğinden ve erkek de gücünü dini düşünceden aldığından, kadının egemenliğini hiçbir şekilde kabul etmez.

Bu nedenle erkekler, kadınların şahit, hakim, imam olamayacağını ispatlamak için genellikle hadisleri ve hatta çeşitli Kuran ayetlerini bahane olarak kullanırlar. Sonuçta, kadınların araba kullanma yetkisi yok.

Taliban, El Kaide ve IŞİD'in pek çok ortak paydaya sahip olduğu biliniyor, en önemlisi İslam dininin ve köktendinciliğin ilk kavramlarının yeniden inşası.

Dikkate değer olan, aşırılıkçılığa karşı yarışıyorlar. Bu nedenle bu grupların düşüncesinde kadın köle veya maddi mal olarak kabul edilir ve bu nedenle bireysel özgürlüklere, zevke, eğlenceye, rahata ve kişisel arzulara ihtiyacı olmaz.

O aşırı kararlar

Taliban hareketinin çıkardığı binlerce başka yasağın yanı sıra, bugünün konusu olduğu için Afganistan'da son dönemde kadın güzellik salonlarına getirilen yasağı ele alacağız.

Tarihsel olarak, Afganistan'daki kadın güzellik salonlarının varlığı birkaç on yıl öncesine dayanmakta, ancak son yirmi yılda, birçok Afgan göçmenin ülkeye dönüşü ve deneyim ve bilgi getirmeleri nedeniyle yaygınlaştı.

Ayrıca internetin yaygınlaşması ve dış dünya ile iletişimin yaygınlaşması nedeniyle genç ve orta yaşlı insanlar arasında modaya ve güzellik modellerine olan ilgi arttı.

Özellikle son 10 yılda kadınların giyim ve makyaj biçimlerindeki büyük değişim, ülkeye dönen Afgan göçmenlerin getirdiği bu yeni deneyimlerin kaçınılmaz bir sonucu.

Bayan güzellik salonlarına pazardaki yüksek talep, arzın artmasına neden oldu ve bu, birçok kadını bu salonlarda çalışmaya sevk etti.

Bu arada, Afganistan Kadın İşleri Bakanlığı (bugün Taliban'ın İyiliği Emredip Kötülükten Sakındırma Bakanlığı), Afgan kadınlarına kadın kozmetiği sanatını öğretmek için uluslararası kuruluşların yardımıyla kadınlar için eğitim projeleri oluşturdu.

Son 20 yılda birçok kadın bu alanda eğitim sertifikaları aldı ve işgücü piyasasına girdi.

İyiliği Emredip Kötülükten Sakındırma Bakanlığı tarafından yürütülen bu projelerin sonuçları sadece kuaför sayısındaki artış, kadınların güzelliğe ve makyaja olan ilgileri, kadınların kendilerine olan saygısı ile sınırlı kalmadı, aynı zamanda Afgan aile ekonomisi üzerinde de muazzam bir etki yarattı.

Ekonomik sıkıntı yaşayan yüzlerce kadının eğitimleri tamamladıktan sonra iş bulması dikkat çekiyor.

Birçoğu, kadınları desteklemeyi amaçlayan finansal kredilerin yardımıyla kendi güzellik salonlarını kurdu ve bu da birçok Afgan kadına iş fırsatı sağladı.

Şimdi, Afgan hükümetinin düşmesinden ve "Taliban" hareketinin iktidara gelmesinden sonra ve birçok şehirde birçok kadın güzellik salonu "Taliban" hareketinin tehditleri nedeniyle çalışmayı durdurmuş olmasına rağmen, bu salonlardan bazıları aylarca ara verdikten sonra faaliyetlerine yeniden başladılar.

Kabil'de bir güzellik salonu sahibi genç bir kadın olan "Kübra", The Independent'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Taliban kadınların spor kulüplerine ve eğlence mekanlarına gitmesini yasaklayan bir karar çıkardıktan sonra, hareketin yakında kadın güzellik salonlarını kapatacağını hissettim. Bu yüzden bir gün oraya saldırıp beni tutuklarlar korkusuyla salonumu kapattım.

Kübra, açıklamasında "Geçenlerde bazı güzellik salonlarının hala çalıştığını görünce, ekonomik sıkıntılar üzerimizde çok baskı yarattığı için tekrar işe dönmem için teşvik edildim. Umudumuzu yitirdik." İfadelerini kullandı.

Kübra, kocasının seyyar satıcı olması ve gelirinin çok az olması nedeniyle ailesinin ana ekonomik finansörü olduğunu söyledi.

Aslında, kadın güzellik salonlarının Afgan aileleri üzerindeki ekonomik etkisi çok belirgin hale geldi ve artık kadınların faaliyetleri yasaklandığına göre, bu tür ekonomik faaliyetlere bağımlı olan aileler üzerindeki ekonomik baskı artacak.

Devlet ve uluslararası kuruluşlarda çalışması engellenen kadınlar gibi, binlerce Afgan ailenin sofrası da ekmeksiz kaldı.

Independent Farsça,Independent Türkçe



MAGA, İran savaşında Trump'ın arkasında

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

MAGA, İran savaşında Trump'ın arkasında

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Donald Trump'ın "Amerika'yı Yeniden Harika Yap" (Make America Great Again) tabanının destekçileri, anketlere göre İran'daki savaşı ezici bir çoğunlukla destekliyor; neredeyse yüzde 90'ı başkanın askeri saldırılarını onaylıyor.

CNN'in Baş Veri Analisti Harry Enten, salı günü MAGA'nın İran'daki askeri harekata yönelik onay oranına ilişkin son anket sonuçlarını paylaştı. Katılımcıların ortalama yüzde 89'u savaşı onaylarken, sadece yüzde 9'u karşı çıkıyor.

Enten, iki haftadan fazla süre önce başlayan ABD - İsrail saldırıları hakkında, "Bu, Cumhuriyetçi taban arasında son derece popüler" dedi.

Enten'ın verileri, Gabe Fleisher'ın geçen hafta yayımlanan Wake Up To Politics Substack gönderisine dayanıyordu. Fleisher'ın gönderisinde, MAGA destekçilerinin yüzde 90'ının askeri saldırıları desteklediğini ortaya koyan bir NBC News anketine atıfta bulunuldu.

Fleisher'ın bahsettiği CNN anketi, Cumhuriyetçilerin yüzde 77'sinin saldırıları onayladığını gösterdi. MAGA Cumhuriyetçilerinin, MAGA olmayan Cumhuriyetçilere göre Trump'ın İran'a saldırma kararına güçlü bir şekilde onay verme olasılığı 30 puan daha yüksek.

Bu anketlerdeki MAGA destekçileri saldırıları destekliyor gibi görünse de bazı önde gelen Trump yanlısı medya figürleri, ne zaman sona ereceği belirsiz savaşa karşı çıkıyor.

Tucker Carlson, 28 Şubat'ta ABC News'dan Jonathan Karl'a yaptığı açıklamada askeri harekatı "kesinlikle iğrenç ve şeytani" diye nitelendirmişti. Trump daha sonra Karl'a, "Tucker yolunu kaybetti" demişti.

Trump, eski Fox News sunucusu hakkında, "Bunu uzun zaman önce biliyordum ve o MAGA değil. MAGA ülkemizi kurtarıyor. MAGA ülkemizi yeniden harika yapıyor. MAGA, önce Amerika demektir ve Tucker bunların hiçbirini temsil etmiyor" demişti.

efvgfr
Önde gelen muhafazakar medya figürlerinin başkana karşı çıksa da MAGA, Trump'ın İran'daki savaşına destek veriyor (AFP)

Radyo sunucusu Megyn Kelly, SiriusXM'deki programının başlamasından kısa süre sonra savaş hakkında "ciddi şüpheleri" olduğunu söyledi.

"Başkanı destekliyorum. Başkana oy verdim. Başkan için kampanya yürüttüm. Ama bu... Başka bir Ortadoğu savaşını sorgusuz sualsiz kabul etmeniz gerektiği anlamına gelmiyor" dedi.

Başka bir muhafazakar yorumcu Mark Levin, hafta sonu X'te Kelly'yi İran savaşı eleştirisi nedeniyle "duygusal olarak dengesiz, ahlaktan yoksun ve huysuz bir enkaz" diyerek eleştirdi.

Kelly, X'te, "Mikropenis Mark Levin, müstehcenliğin tekelini elinde tuttuğunu düşünüyor. Benim hakkımda en kaba, en iğrenç terimlerle takıntılı bir şekilde tweet atıyor" diye yanıt verdi.

Trump'la arası bozulduktan sonra istifa eden Georgia Cumhuriyetçi eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, Kelly'yi destekleyerek X'te şunları yazdı:

Megyn Kelly'nin dünyaya Mark Levin'in mikropenisi olduğunu söylemesini gönülden destekliyorum… Ve Trump'ın Levin'i muazzam boyutta savunması, tabanı daha da öfkelendirdi. İnsanlar BIKTI. MAGA, mikropenisli Mark Levin tarafından yok edildi.

Trump, Kelly'yle sosyal medyada yaşadığı tartışmanın ortasında Levin'i savunmak için Truth Social'a başvurdu ve şunları yazdı:

Gerçekten Büyük bir Amerikan Vatanseveri olan Mark Levin, çok daha az Zekaya, Yeteneğe ve Ülkemize olan sevgiye sahip diğer insanlar tarafından bir nevi kuşatma altında.

Trump, tabanının ya da en azından anketlere katılanların desteğine sahip olsa da Amerikalıların çoğu İran savaşındaki tutumunu onaylamıyor.

The Economist/YouGov'un yeni anketine göre ABD'li yetişkinlerin yüzde 56'sı Trump'ın İran'daki durumu ele alış biçimini onaylamazken, yüzde 36'sı onaylıyor.

Independent Türkçe


Zelenski alarmda: İran savaşı Ukrayna’yı füzesiz bırakabilir

Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
TT

Zelenski alarmda: İran savaşı Ukrayna’yı füzesiz bırakabilir

Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)
Zelensky, İran'daki savaş nedeniyle Ukrayna'nın füze kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi (AFP)

Volodimir Zelenski, İran savaşı nedeniyle Rusya'ya karşı savaşlarında yakında füze kıtlığı yaşayacakları uyarısını yaptı.

Ortadoğu'daki çatışma üçüncü haftasına girerken, Tahran'ın bölgedeki ABD üslerine ve varlıklarına yönelik saldırılarıyla Körfez'de de şok dalgaları hissediliyor.

Salı günü İran, Güvenlik Şefi Ali Laricani'nin İsrail hava saldırısında öldürüldüğünü doğruladı ve ölümünün intikamını "kararlı ve pişmanlık yaratacak" bir şekilde alacaklarını açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı savaşın sonu görünmediğinden ülkesinin Rusya'ya karşı savaşmak için füze eksikliğiyle karşı karşıya kalma riski taşıdığını vurguladı.

Zelenski, BBC'ye, "İran'daki savaşın uzun sürmesi Putin için bir artı. Enerji fiyatlarının yanı sıra, bu ABD rezervlerinin ve ve hava savunma sistemi üreticilerinin kaynaklarının tükenmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla biz [Ukrayna] kaynak tükenmesi yaşıyoruz" diye konuştu.

İran savaşının Ukrayna için sonuçları konusunda "çok kötü bir hisse" sahip olduğunu belirten Zelenski, barış görüşmelerinin "sürekli ertelendiğini" söyledi ve "Tek bir sebep var: İran'daki savaş" diye ekledi.

Salı günü Londra ziyaretinde parlamentoda milletvekillerine hitap eden Zelenski, Rusya ve İran'ı "nefret ve silah kardeşleri" diye niteledi.

Nefret üzerine kurulu rejimlerin hiçbir zaman, hiçbir alanda kazanmasını istemiyoruz. Ve böyle bir rejimin Avrupa'yı veya ortaklarımızı tehdit etmesini istemiyoruz.

Downing Street'te Birleşik Krallık (BK) Başbakanı, Zelenski'ye Vladimir Putin'in Ortadoğu çatışmasından faydalanmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

Sör Keir Starmer, "Odağın Ukrayna'da kalması gerektiği konusunda net olmamızın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

Elbette İran'da, Ortadoğu'da devam eden bir çatışma var ancak Ukrayna'da olup bitenlere ve desteğimize olan ihtiyaca odaklanmayı bırakamayız. Putin, İran'daki bir çatışmadan, ister petrol fiyatları olsun ister yaptırımların kaldırılmasından, fayda sağlayan kişi olamaz.

Starmer'ın mesajı, İran'a yönelik saldırılar ve Tahran'ın Körfez ülkelerine karşı misillemesi nedeniyle küresel arz üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla ABD'nin Rus petrolüne yönelik bazı kısıtlamaları geçici olarak gevşetmesiyle aynı zamana denk geliyor.

BK Başbakanı ayrıca Avrupalı ​​müttefikleri Ukrayna'nın zorlu mücadelelerle kazandığı askeri uzmanlığından yararlanmaya çağırdı. Zelenski, İran yapımı Şahid tipi saldırı drone'larına karşı koyma konusunda 201 uzmanı Ortadoğu ve Körfez bölgesine gönderdiğini söyledi.

Öte yandan BK, Kiev'de yeni bir "yapay zeka mükemmeliyet merkezi" için 500 bin sterlinlik (yaklaşık 30 milyon TL) bir yatırım yapacak; bu merkez, teknolojinin "savaş alanında avantaj" sağlamak için nasıl en iyi şekilde kullanılabileceğini araştıran uzmanlardan oluşacak.

Independent Türkçe


İsrail, Litani Nehri'nin güneyini abluka altına alırken Beyrut'un “dayanıklılığını” sınıyor

İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
TT

İsrail, Litani Nehri'nin güneyini abluka altına alırken Beyrut'un “dayanıklılığını” sınıyor

İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)
İsrail’in dün, Beyrut'un orta kesimlerindeki Başura semtinde bir binaya düzenlediği füzeli saldırı (Şarku’l Avsat)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin kuzeyinden güneyini ayırmak amacıyla nehir üzerindeki ana köprüleri hedef almaya başladı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre Lübnan'ın güneyine ilerleyerek Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeleri kontrol altına almak amacıyla sürdürülen kara harekâtı kapsamında, silahlı unsurların ve silahların naklini engellemek için geçiş noktalarının hedef alınacağı belirtildi.

Saldırılar, Beyrut'un merkezine kadar uzanan hava saldırılarının genişlemesiyle aynı zamana denk geldi. İsrail ordusu, Lübnan'ın başkentinin dayanıklılığını sınamak amacıyla birkaç saat içinde 6 saldırı düzenledi; bu saldırılar, kitlesel göç dalgalarına yol açtı.

Bir yandan gerilim tırmanırken diğer yandan diplomatik çabalar sarf ediliyor. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barou, Lübnan hükümeti ile İsrail hükümeti arasında en üst düzeyde tarihi öneme sahip olabilecek bir diyalog başlatılmasını kolaylaştırmak üzere Beyrut ve Tel Aviv'i ziyaret etmeye hazırlanıyor. Ziyaret, ateşkes için gerekli koşulları oluşturmayı, Hizbullah'ın düzenli bir şekilde silahsızlandırılmasını sağlamayı ve iki ülke arasında barış içinde bir arada yaşama ortamını tesis etmeyi amaçlıyor.

 Görüşmeleri, Lübnan tarafının kabul ettiği ancak İsrail'in henüz resmi bir yanıt vermemesi nedeniyle savaşı durdurma girişimine dönüşmeyen Fransız planını tanıtmaya odaklanıyor.