ABD yeni uçan robotlarla gelecekteki savaşlara nasıl hazırlanıyor?

Düşman hatlarının gerisinde keşif yapıyor, hava savunma ağlarını bozuyor ve korunan hedefleri vuruyor

Skyborg, diğer daha ılımlı görevleri kolaylıkla üstlenebilmesi için yüksek yoğunluklu çatışmaların üstesinden gelmek üzere tasarlandı / Fotoğraf: Reuters
Skyborg, diğer daha ılımlı görevleri kolaylıkla üstlenebilmesi için yüksek yoğunluklu çatışmaların üstesinden gelmek üzere tasarlandı / Fotoğraf: Reuters
TT

ABD yeni uçan robotlarla gelecekteki savaşlara nasıl hazırlanıyor?

Skyborg, diğer daha ılımlı görevleri kolaylıkla üstlenebilmesi için yüksek yoğunluklu çatışmaların üstesinden gelmek üzere tasarlandı / Fotoğraf: Reuters
Skyborg, diğer daha ılımlı görevleri kolaylıkla üstlenebilmesi için yüksek yoğunluklu çatışmaların üstesinden gelmek üzere tasarlandı / Fotoğraf: Reuters

Tarık eş-Şami 

Geçen hafta ABD Hava Kuvvetleri, "Terminatör" adlı ünlü filmi hatırlatan, geleceğin savaş şekillerinden birini sergiledi.

Yapay zeka destekli katil insansız hava araçları, 'F-35' ve 'F-22 Raptor' gibi en yeni savaş uçaklarıyla birlikte ABD Hava Kuvvetleri pilotlarıyla yan yana savaşıyor.

Bu insansız hava araçlarının operasyonel denemelerine bu yıl sonunda başlanması planlanıyor ve bu, gelecek nesil hava üstünlüğü girişiminin bir parçası olarak 'Lockheed Martin' şirketi tarafından üretilen 'F-22 Raptor' uçağının yerine geçecek olan savaş drone ailesinin üretimine yönelik bir ilk adım.

Bu, teknoloji alanında çığır açan bir gelişme. Bu teknolojik sıçramanın doğası ne ve yapay zeka destekli bu uçaklar, hangi rolü oynuyor? Bu alanda ABD'ye rakip olan başka ülkeler var mı?

Modern savaş cephesi

Ukrayna'nın yarı otonom drone uçaklarını kullanması ve ABD ordusunun geçtiğimiz Kasım ayında otonom olarak çalışan 'Black Hawk' helikopterinin başarılı bir uçuş gerçekleştirmesi, 2020 yılında ABD U-2 casus uçaklarında yapay zeka algoritmalarının başarıyla test edilmesi, ardından, geçen aralık ayında kod adı 'Vista X-62E' olan bir F-16 otonom uçağının, ileri muharebe manevrasına katılması tamamen otonom uçaklarla yapılan hava muharebesinin, modern savaşta bir sonraki cephe olacağının açık bir işareti oldu.

Ancak bu alandaki gelişme, geçen haftanın sonunda başka bir devrimsel noktaya ulaştı. ABD Hava Kuvvetleri, yapay zeka destekli uçan robotlarla savaşan, 'Terminator' filmine benzer bir şov sergiledi.

Bu robotlar, F-35 ve F-22 Raptor gibi modern savaş uçaklarıyla yan yana hareket ederek, gelecekteki savaş alanlarını oluşturacak otonom insansız hava araçları için Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı'nın planlarına göre görev yapacak.

İşbirlikçi robotlar

İşbirlikçi katil uçaklar programı kapsamında, yapay zeka tarafından kontrol edilen deneysel bir uçak olan 'Kratos XQ-58 Valkyrie' de dahil olmak üzere insansız savaş uçakları bulunuyor.

Bu uçaklar, modern savaş uçaklarının görevlerinde eşlik etmek üzere tasarlanmış olup, hava muharebelerinde koruma ve destek sağlamak için en üst düzey yetenekleri ve güvenliği sunuyor.

Anlık savaş gelişmelerine daha fazla farkındalık sağlayarak, ateş gücünü maksimum seviyeye çıkarmak, daha esnek taktikler sağlamak ve silahların ve takip sistemlerinin dağıtımını artırmak amacıyla tasarlandı. 

ABD Hava Kuvvetleri tarafından yayınlanan bir açıklamada, bu çabaların, dijital simülasyon ve taktik platformlarla insan alternatifi testleri aracılığıyla robotik bağımsızlık kavramlarına geçiş sürecinde yapay zeka (AI) etkinleştirmenin gerekli kapsamı ve miktarını göstermede başarılı olduğu belirtildi.

Bu çabalar, Hava Kuvvetlerinin diğer ortaklarıyla birlikte, 'Skyborg Vanguard' olarak adlandırılan bir proje kapsamında operasyonel denemeler yapmak için de yürütülüyor.  

Skyborg

Bu yeni gelişme, birkaç yıl önce insan pilotlar olmadan savaşan bağımsız robotlara geçmeye karar veren ABD Hava Kuvvetleri için önemli bir gelişme.

Hava Kuvvetleri, 2023 yılına kadar Skyborg projesinin ilk uçağını uçurmayı taahhüt etmişti. Bu, akıllı uçaklar ve jet motorlu insansız hava araçlarının (İHA'lar) birbirleriyle entegre edilmesinin bir sonucu.

Skyborg sisteminin, insan pilotlarını tehlikeli görevlerden kurtarması bekleniyor.  Pilotlu uçaklardan daha ucuz olması planlanıyor. Bu, Hava Kuvvetlerinin daha fazla robotik uçak birlikleri edinmesine olanak sağlayacak.

Bununla birlikte, Skyborg'un tasarımı, deneysel bir savaş uçağının parçası olarak, bir insan pilota yardım sağlayarak veya otonom bir yapay zeka uçağı olarak çalışması amaçlandığından, daha iddialı ve çok yönlüdür.

Skyborg'lar artık düşman hava savunma ağlarını bozmak, düşman hatlarının gerisinde keşif görevleri yürütmek veya yoğun şekilde korunan hava sahasındaki hedefleri vurmak gibi tehlikeli görevleri yerine getirebilen savaş hava araçları olarak görülüyor.

Bu uçaklar ayrıca gizli modda taşıyabilecekleri füze sayısıyla sınırlı gizli savaşçılar olan F-22 Raptor veya F-35 müşterek taarruz uçağı gibi gizli savaş uçakları için havadan havaya füzeler taşıyabilir.

Çeşitli görevler

Air Force dergisine göre, Skyborg uçakları, diğer uçaklar, arazi, engeller ve tehlikeli hava koşullarından bağımsız olarak uçabilen, kalkış yapabilen ve inebilen savaş uçakları olarak tasarlandı.

Bu, diğer uçaklara yakıt ikmali yapma, havacılık için bir irtibat noktası olarak hizmet etme, düşman güçleri hakkında istihbarat toplama ve arama kurtarma operasyonları yürütme gibi bir dizi başka görevi yerine getirmelerini sağlar.

Skyborg ayrıca, yüksek yoğunluklu çatışmalarla başa çıkabilecek şekilde tasarlandı, böylece daha ılımlı görevler için de kullanılabilirler.

ABD Hava Kuvvetleri, birkaç yıl önce Skyborg projesi için bir veya daha fazla şirkete yaklaşık 400 milyon dolarlık sözleşme verdi. Bu sözleşmeler, farklı türde Skyborg uçakları geliştirmeyi kapsıyordu.

XQ-58 Valkyrie insansız hava aracını üreten Kratos Defense, dahil olmak üzere dört şirketin bu programa katılması muhtemeldi.

Boeing, General Atomics ve Lockheed Martin şirketlerinin 'yapay zeka' drone'ları üretimine katılması beklenirken, bu uçakların detayları açıklanmadı.

Devrim niteliğinde konsept 

Defense News, Skyborg konseptinin ABD Hava Kuvvetlerinin büyüklüğünün giderek artması ve pahalı savaş uçaklarının sayısını azaltıp operasyon sırasında daha fazla maliyete neden olması nedeniyle devrim yaratabileceğini belirtiyor.

Ayrıca ABD Hava Kuvvetleri, satın alma seçeneklerinin giderek azalmasıyla da karşı karşıya. Hava Kuvvetleri, F-35E Joint Strike Fighter ve F-15X Advanced Eagle olmak üzere yalnızca iki savaş uçağı satın alıyor.

Her ikisi de 90 milyon doların üzerinde bir maliyete sahipken, Skyborg savaş uçağı, uzun süreli görevler için tasarlandığı için mevcut alternatiflerden çok daha az maliyetli olacak. Bu da Hava Kuvvetlerinin daha fazla para harcamadan filosunu geliştirmesine olanak sağlayacak.

ABD Hava Kuvvetleri'nin Yapay Zeka, Test ve Operasyonlar Başkanı Albay Tucker Cinco Hamilton, herkesin yapay zekanın kalıcı olduğunu ve güçlü bir araç olduğunu anlamasının önemli olduğunu söylüyor.

Skyborg'un geliştirdiği işbirliğine dayalı insansız savaş uçakları türünün devrim niteliğinde olduğunu ve gelecekteki savaş alanını şekillendireceğini ifade ediyor. 

Yeni nesil hava hakimiyeti

ABD Hava Kuvvetleri, gelecekte hava üstünlüğünü korumak için iddialı bir proje üzerinde çalışıyor. Hava Kuvvetleri Sekreteri Frank Kendall'a göre, geçen mayıs ayında Yeni Nesil Hava Hakimiyeti için Hava Üstünlüğü Girişimi'nde girişimin amacı, Lockheed Martin tarafından üretilen F-22 Raptor'un yerini alacak bir sistem ailesi yaratmak.

Yeni Nesil Hava Hakimiyeti Girişimi'nin, yerini alacağı F-22'ye göre teknolojide kuşaksal bir sıçramayı temsil eden hava hakimiyeti sistemleri ailesinin hayati bir bileşeni olduğuna işaret etti. 

Yarışı kim önde götürüyor?

Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall'a göre ABD bu alanda en iyisi, ancak şimdi ileri adım atmazsa bu avantajını kaybedebilir. Bu nedenle Hava Kuvvetleri, özellikle Doğu Asya'daki siyasi ve askeri gerilimin artmasıyla birlikte, önümüzdeki birkaç yıl içinde insansız hava araçlarını ön cephe filolarına taşımayı umuyor.

Bazı askeri yetkililer, Çin'in 2025 veya en geç 2027 yılında Tayvan'ı işgal etmeye çalışacağını öngörüyor. 
Skyborg projesi, Donanmanın otonom savaş gemileri üzerinde çalışırken, ABD'de inşa edilecek ilk askeri yapay zeka sistemi olma özelliğini taşıyor.

Uluslararası rekabet açısından, Birleşik Krallık kendi yapay zeka kontrollü savaş uçaklarını inşa ediyor. Rusya yeni yarı otonom robotik tankları ortaya çıkarırken, ABD askeri web siteleri Rusya ve Çin'in de jet motorlu benzer otonom uçaklar geliştirmek için çalıştıklarını bildirdi, ancak programlarının doğası hakkında mevcut bilgi çok az.

 

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.