Belucistan Kurtuluş Ordusu saflarında eğitimli kadın intihar bombacıları

Pakistan, iki genç kadın tarafından gerçekleştirilen iki intihar saldırısını kaydetti

Şari Beluç (sağda) ve Semiyye Kalanderani Beluç (solda), Pakistan'da iki ölümcül saldırı gerçekleştiren iki öğrenci (İletişim siteleri)
Şari Beluç (sağda) ve Semiyye Kalanderani Beluç (solda), Pakistan'da iki ölümcül saldırı gerçekleştiren iki öğrenci (İletişim siteleri)
TT

Belucistan Kurtuluş Ordusu saflarında eğitimli kadın intihar bombacıları

Şari Beluç (sağda) ve Semiyye Kalanderani Beluç (solda), Pakistan'da iki ölümcül saldırı gerçekleştiren iki öğrenci (İletişim siteleri)
Şari Beluç (sağda) ve Semiyye Kalanderani Beluç (solda), Pakistan'da iki ölümcül saldırı gerçekleştiren iki öğrenci (İletişim siteleri)

Muhammed İştiyak 

"Beluç Kurtuluş Ordusu" örgütünün Pakistan'daki intihar operasyonlarında kadınları çalıştırma olgusunun birbirine dolanan ipleri ve büyüyen acısı...

Olayın ayrıntıları Independent Urdu'nun araştırması tarafından ortaya çıkarıldı, ancak bunların en tehlikelisi, bu Asya ülkesinde eğitimli kadınların radikal örgütlere katılımının artması olmaya devam ediyor.

Yaklaşık 14 ay içinde Pakistan, Beluç Kurtuluş Ordusu tarafından üstlenilen ve 25 ila 30 yaşları arasındaki eğitimli iki genç kadın tarafından gerçekleştirilen iki intihar saldırısına tanık oldu.

İlk saldırı Şari Beluç tarafından geçen yılın nisan ayında Karaçi şehrinde gerçekleştirildi, Semiyye Kalanderani Beluç ise geçtiğimiz haziran ayında Belucistan'daki Turbat bölgesini hedef aldı.

Ancak Belucistan'da bir kadın tarafından gerçekleştirilen ilk intihar saldırısı 2013 yılına dayanıyor.

Aynı yılın haziran ayı ortalarında bir kadın intihar bombacısı Sardar Bahadur Khan Kadın Üniversitesi'nin öğrencilerini taşıyan bir otobüsün yakınında kendini patlatarak 14 kız öğrencinin ölümüne sebep olmuştu.

Bu iki Beluç kadın intihar bombacısı kim?

Şari Beluç ve Semiyye Kalanderani Beluç, yasaklı Pakistan örgütü "Beluç Kurtuluş Ordusu"na mensuptu, ilk genç kadın öğretmenlik alanında çalışırken, ikincisi örgütün medya kanadında çalışıyordu.
Tarihsel olarak Şari, intihar saldırısı gerçekleştiren ilk Beluci kadın olarak sınıflandırıldı.

30 yaşındaki kadın, Karaçi Üniversitesi'nde Çinlileri hedef alarak üçü Çinli dört kişiyi öldürdü.

Belucistan'ın Turbat ilçesinden olan Şari, evli ve Mah Rosh (sekiz yaşında) ve Mir Hassan (dört yaşında) olmak üzere iki çocuk annesi.

Ayrıca yüksek lisans derecesine sahip ve Zooloji eğitimini Karaçi Üniversitesi'nde tamamlamayı planlanlıyor.

Öğretmen oldu ve Kalatak bölgesinde lise öğrencilerine ders veriyordu. Öğrenciliğinden beri Beluc Öğrenci Örgütü platformundan milliyetçi nitelikteki siyasi faaliyetlerde aktif olmasının yanı sıra, ailesinin de iyi bir eğitim itibarı vardı, bu nedenle kızı intihar saldırısını gerçekleştirdiğinde ilk başta şaşırdı.

Semiyye Kalanderani Beluç (25) ise Belucistan'ın Kuzdar ilçesine bağlı Totak bölgesinden ve "Beluç Kurtuluş Ordusu"nun kurucusu Eslem Beluç'un oğlunun eşi.

Dedesi, amcası ve bazı akrabalarının 2011 yılında bölgelerindeki askeri operasyon sırasında kaçırılıp kaybolduğu bildirildi.

Semiyye, gazetecilik alanıyla ilişkili eğitimli ve askeri örgütün medya kanadında çalışan bir kişiydi. Bu yılın haziran ayı sonlarında Turbat'ta güvenlik güçleri mensupları bir intihar saldırısında hedef alındı.

Şari ve Semiyye gençti ve iki saldırının ardından isimleri Twitter'da tartışma konusu oldu.

İki kadın intihar bombacısı son mesajlarını ayrı ayrı kaydetti, ancak her biri Belucistan vilayetindeki yoksunluk hissinden ve Beluç askerlerinin yanında savaşma kararlılığından bahsetti.

Semiyye'nin böyle bir örgüte katılmasının arkasındaki sebep, ailesinin maruz kaldığı taciz ve güvenlik güçlerinin Belucistan'da Pakistanlı militanlara yönelik çeşitli operasyonları sırasında akrabalarının kaybolması olabilir. Ancak Şari Beluç aile üyelerinden hiçbiri tutuklanmadı veya kaybolmadı.

Neden özellikle kadınlar?

"Belucistan Kurtuluş Ordusu"nun oluşumu 1970 yılına dayanırken, örgütün askeri kanadı Belucistan vilayetinde özyönetim elde etmek için faaliyetlerine devam edeceğini söylüyor.

Pakistan hükümeti kendi payına, onları ulusal yola dahil etmek için Beluç Kurtuluş Ordusu ve diğer ayrılıkçı örgütlerle defalarca görüşmeye çalıştı. Ancak İslamabad beklenen büyük başarıyı yakalayamadı.

Örgütün intihar operasyonlarında kadınları kullanmasına ise örgüt şu yanıtı verdi:

Beluç hareketinde kadın ve erkek eşitliği var. Dolayısıyla kadınların neden kullanıldığı sorusu temelde yanlış ve cinsiyet ayrımcılığına dair gerici fikirlere dayanmakta.

Beluç Kurtuluş Ordusu'na göre örgüt kadınları kullanmıyor, bunun yerine Beluci kadınlar, en yüksek liderlikten savaşan askerlere kadar örgütün mücadelesinde erkekler kadar yer alıyor.

Belucistan'ın sorunları neler?

Pakistan'ın doğal kaynaklar açısından zengin güneybatı Belucistan bölgesindeki milliyetçi partiler, devletin bölgedeki geri kalmışlığı gidermek için gerçek adımlar atmadığından şikayet ediyor.

Bu adımların atılmaması Belucistan'da yaşayanlar arasında yoksunluk duygusunu artırıyor. Güvenlik durumu da her zaman soru konusu oldu.

Ayrıca İslamabad'daki merkezi hükümetler, Beluç halkı arasındaki yoksunluk hissini ortadan kaldırmak için tedbirler alındığını söylüyor.

Pakistan hükümeti, sözlerinin güvenilirliğini, sırayla bölgenin sorunlarını çözmek için tavsiyelerde bulunan parlamento komiteleri oluşturarak kanıtladı.

Bu tavsiyelerin bir kısmı da hayata geçirildi, ancak bu, Beluci milliyetçi partilerin endişelerini ve şikayetlerini gidermeye yetmedi.

Kadın intihar bombacılarının sırları

Pakistan meseleleri uzmanı Zahid Hüseyin ise Belucistan sorununun çok eski olduğunu ve zaman geçtikçe daha da karmaşıklaştığını belirterek şunları söyledi:

Silahlı örgütlerin operasyonlarını artırmasının birçok nedeni olabilir. Bunlardan en önemlisi, gençliğin devletten soyutlanmışlık duygusu ya da hayal kırıklığı ve öfke duygusudur ve kadınların bu tür operasyonlara katılması bana bir umutsuzluk işareti gibi geliyor. Bu olay aynı zamanda tehlikeli çünkü Beluciler geçmişte intihar operasyonlarına başvurmadı ve bu durum gerçekten endişe verici. Devamsız olanların sayısı artıyor, bu da devletin güç kullanarak sorunu çözmeye çalıştığı anlaşılıyor. Ancak şu ana kadar anlaşılan, terör operasyonlarının siyasi nedenlerinin üzerinde durulmadığı.

Hüseyin, Beluç çocuk ve kadınlarının, Karaçi ve İslamabad gibi büyük şehirlerde devamsızlık ve zorla kaybetmeye karşı yıllardır protesto yaptıkları konusunda uyarıda bulundu. Hüseyin, açıklamalarına şöyle devam etti:

İntihar operasyonlarındaki bu artış, asıl sebebin mevcut çaresizlik hali olduğunu gösteriyor. İnsanlar yıllardır kayıp olan yakınları hakkında hiçbir şey bilmiyorlar, ölü mü diri mi bilmiyorlar, bazen cesetlerini buluyorlar, bu sebepler diğerlerinden daha derin.

Hüseyin, diğer ülkelerin bu tür hareketlerden yararlanmaya çalıştıklarına dikkat çekti.

Ancak her halükarda biri hakkında bir şikayet varsa, ona karşı hukuk çerçevesinde önlem alınmasının daha iyi olduğunu da belirtti.

Buna karşılık, Pakistan Barış Çalışmaları Enstitüsü (hükümet dışı) müdürü Muhammed Amir Rana, "eyaletteki devlet karşıtı duyarlılığın artması nedeniyle kadınların artık Belucistan'daki silahlı mücadelenin bir parçası olduğunu" belirtti.

Rana'ya göre, "kadınların intihar saldırıları yeni değil çünkü dünyadaki milliyetçi hareketler genellikle sola yöneliyor ve Belucistan'daki durum da bundan farklı değil ve buradaki savaşçıların eğilimleri de aynı yönde."

Kadınların erkekler gibi kontrol noktalarında muayene edilmediğini, bu nedenle bazen Torbet gibi operasyonların yapıldığını da sözlerine ekledi.

Rana, Beluç Kurtuluş Ordusu'nun daha fazla kadın savaşçısı olduğu iddiasıyla ilgili endişelerini dile getirdi.

Bu da örgütün Turbat'taki intihar saldırısının ardından yayınladığı, canlı bombanın fotoğrafını ve ayrıntılarını içeren bir video aracılığıyla oldu.

Çözüm nerede?

Pakistan işlerinde uzman olan Zahid Hüseyin, hükümeti yasadışı operasyonları derhal durdurmaya ve siyasi sorunları çözmeyi yeniden düşünmeye çağırarak şöyle dedi:

Beluciler birçok sorunla karşı karşıya. Radikal hareketler, daha önce böyle bir yönelime sahip olmayan bölgelerde bile ivme kazanıyor. Bu hareketlerden etkilenenlerin çoğu eğitimli sınıftandır, kimisi tutkuya yenik düşmüş, kimisi de dışarıdan kullanılmakta. Ancak devletten soyutlanma fikrini sona erdirmek için siyasi yolu kullanarak kök nedenlere odaklanmalı ve Belucilerin devlete olan güvenini yeniden tesis etmeye yardımcı olacak bir atmosfer yaratmalıyız.

Hüseyin, açıklamalarına şöyle devam etti:

Güven oluşturmak ve zorla kaybedilenlerin ailelerine yakınları hakkında bilgi vermek, kızgın Beluç ile görüşmeler yapmak için gerekli ve ekonomik sorunlara odaklanılmalı. Belucistan'da ekonomik koridor projesi çalışılırken bölge halkı haklarını alamamışken Belucistan'daki kaygı daha da artacak.

Hüseyin, Pakistan hükümetinin, sorunları siyasi olarak çözmeye çalışırsa, terör operasyonlarını ve kadınlar tarafından gerçekleştirilen intihar saldırılarını kontrol edebileceğine inanıyor.

Buna karşılık, Belucistan İçişleri Bakanı Mir Ziya Langove "kadınların bu tür operasyonlara dahil edilmesinin geleneklerimize yönelik bir saldırı olduğu ve bunun büyük bir sorun olduğu" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan, “En ciddi sorun, kadınları intihar operasyonlarına atarak, naif ve masumları bu amaçla istismar ederek geleneklerimizin çiğnenmesi” dedi.

Belucistan'da artan terör operasyonları dalgasıyla ilgili bir soruya yanıt olarak Mir Ziya, bu sorunun yerel düzeyde değil, küresel düzeyde güvenlik empoze ettiğini söyledi.

Vatandaşları korumak için askeri operasyonların hükümetin sorumluluğunda olduğunu ve bu sorumluluğu ihmal etmeyeceklerini kaydetti.

Mir Ziya, “İstihbarat bilgilerine dayalı olarak militanlara yönelik operasyonlar halen devam ediyor ve kadınları tutukladığımızda Beluci geleneklerinden söz edilmemeli, bu önlemleri insanların hayatını korumak için alıyoruz” dedi.

Militanların olası hareketini önlemeye yönelik tedbirlerle ilgili olarak, eyaletin içişleri bakanı, yasadışı hareketi önlemek için İran ve Afganistan sınırlarına bir çit çekildiğini söyledi.

Belucistan İçişleri Bakanı Mir Zia Langove geçen ay düzenlediği basın toplantısında Pakistan devletinin sorunları diyalog yoluyla çözmeye inandığını söyledi.

Bakan, “Diyalog son çare. Haklarını alamayanlar, haklarını hukuka uygun ve anayasaya uygun şekilde talep etmeli. Bizimle görüşmek isteyen olursa hazırız ama devletin temelleriyle alay edenlere, anayasaya saygı duymayanlara taviz verilmeyecek” ifadelerini kullandı.

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.