Nijer’de siyasi çıkmaz ve sertleşen askeri ton ortasında karar anı yaklaşıyor

ECOWAS heyeti ve askeri konsey arabuluculuğunun başarısızlığına karşı tehditlere boyun eğilmesi reddediliyor.

Eylemciler, Nijer’in başkenti Niamey’de 3 Ağustos 2023’te düzenlenen yürüyüş kapsamında, Ulusal Meclis’in girişinde ve çatısında duran eylemciler. (EPA)
Eylemciler, Nijer’in başkenti Niamey’de 3 Ağustos 2023’te düzenlenen yürüyüş kapsamında, Ulusal Meclis’in girişinde ve çatısında duran eylemciler. (EPA)
TT

Nijer’de siyasi çıkmaz ve sertleşen askeri ton ortasında karar anı yaklaşıyor

Eylemciler, Nijer’in başkenti Niamey’de 3 Ağustos 2023’te düzenlenen yürüyüş kapsamında, Ulusal Meclis’in girişinde ve çatısında duran eylemciler. (EPA)
Eylemciler, Nijer’in başkenti Niamey’de 3 Ağustos 2023’te düzenlenen yürüyüş kapsamında, Ulusal Meclis’in girişinde ve çatısında duran eylemciler. (EPA)

Nijer’deki durum, hem içeride hem de dışarıda daha fazla gerilme doğru evriliyor ve bu kontrolden çıkma tehdidi oluşturuyor. İçeride, son saatlerde darbeciler devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum’a baskı uyguluyor. Bazoum, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bir kanadına kapatılmış olmasına rağmen, birden fazla kez görüştüğü Fransa Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere Batılı liderlerle iletişim kurabiliyor. Ayrıca arabuluculuk yapmaya çalışan Çad Devlet Başkanı Mahamat Idriss Deby’yi de kabul etti.

Bazoum, eşi ve oğluyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bir kanadında tutuluyor. Niamey’den edinilen bilgiye göre alıkoyulduğu kanadın elektriği kesildi. Öyle görünüyor ki ABD merkezli Washington Post gazetesine ulaşan ve hızlı yardım çağrısı içeren makalesi, dış dünyayla son teması olacak. Aynı şekilde Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu’nun (ECOWAS) darbeci liderlerle ve devrik Cumhurbaşkanı ile görüşmek üzere Niamey’e gönderdiği heyet, hayal kırıklığıyla Abuja’ya geri döndü. Ne darbeci lider ne de Cumhurbaşkanı Bazoum ile görüşebildi. Bu da Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Tinubu’nun belirttiğine göre dostane çözüm arayışlarının çıkmaza girdiği anlamına geliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre eski Nijerya Devlet Başkanı Abdulsalami Abubakar ve üst düzey ECOWAS yetkililerinin başkanlık ettiği heyet, darbecileri hareketlerinden geri adım atmaya ikna etmek, ülkede anayasal düzeni yeniden sağlamak ve koşulları ve belki de Afrika örgütünün darbe liderlerine sağlayabileceği garantileri ve son tarihleri görüşmek üzere görevlendirildi.

Fotoğraf Altı: Nijer’de gerçekleşen darbeyi destekleyenler Rusya bayrağını dalgalandırdı.
Nijer’de gerçekleşen darbeyi destekleyenler Rusya bayrağını dalgalandırdı.

Bakanlar tutuklandı

Darbeciler bununla da yetinmeyerek, birkaç günlük tereddütten sonra bir grup bakan, güvenlik görevlisi ve politikacıyı tutuklamaya devam etti. Tutuklanan politikacılar, Cumhuriyet Sarayı yakınlarındaki sıkı korunan bir binaya yerleştirildi. Bu çerçevede askeri konsey, Nijer’in Fransa, ABD, Nijerya ve Togo’daki büyükelçilerinin görevlerine son verilmesi kararı aldı.

Dış cephede ise askeri yetkililer, hükümete bağlı iki Fransız medya kuruluşunun (France 24 TV ve Radio France Internationale) yayınını kesti. Bu bağlamda ‘France Media of the World’ adlı harici bir yayın kuruluşundan yayın yapılıyor. Bu durum, Fransa hükümetini sert bir yanıt vermeye yöneltti.

Fransa Dışişleri Bakanlığı, basın ve ifade özgürlüğünü koruma ve gazetecileri koruma konusundaki kararlılığını dile getirdi. Ayrıca Paris, basın karşıtı önlemlerin, darbeciler tarafından yürütülen otoriter baskı zemininde geldiğini dile getirdi. Bu çerçevede Nijer, iki darbeden sonra ortaya çıkan iki askeri konsey tarafından yönetilen Mali ve Burkina Faso’nun izlediği yolu takip ediyor.

Fransa’nın durumu farklı

Fransa, ABD, İngiltere veya diğer Batılı ülkelerden farklı olarak, Nijer’de siyasi, ekonomik ve askeri varlığı olan Almanya ve İtalya gibi günden güne yerel yönetimlerin hedef tahtasında beliriyor. Nijer ordusu, Paris’i ‘güvenlik durumu gerekçesiyle vatandaşlarını sınır dışı etmeye’ iten nedenlere anlam veremiyor. Darbeci liderlere göre hiçbir Fransız vatandaşı, tehdit edilmedi veya saldırıya uğramadı. Ulusal Gün münasebetiyle yapılan gösteriler, sakin geçti. Darbecilere desteklerini ifade etmek için meydanlara ve sokaklara dökülen göstericiler, güvenlik güçleri tarafından sıkı koruma sağlanan Fransa büyükelçiliğine yaklaşmadı. Paris’in kararı, diğer ülkeleri (İtalya, Almanya, ABD ve İngiltere gibi…) vatandaşlarını tamamen veya kısmen tahliye etmeye sevk etti.

Askeri konsey tarafından yapılan son duyuru, Niamey ile Paris arasında imzalanan çok sayıda askeri anlaşmanın iptali oldu. Bunlardan en önemlisi 10 yıl önce imzalanan savunma anlaşması. Bir askeri konsey üyesi, devlet televizyonu üzerinden yapılan açıklamada Fransa’nın kayıtsız tavrı karşısında olduğunu belirtti. Üye, “Ulusal Anavatanı Koruma Konseyi, bu ülke (Fransa) ile güvenlik ve savunma alanında iş birliği anlaşmalarını geçersiz kılmaya karar verdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Bazoum’un, Fransa’nın Mali’den çektiği Barkhane gücünün bir kısmını Nijer üslerine konuşlandırmasını kabul ettiğini belirtmek gerekiyor. Ayrıca daha sonra Burkina Faso’dan çekilen komando kuvvetine ev sahipliği yapmayı da kabul etti. Bu durum, Fransa açısından Nijer’i, Paris’in Sahel bölgesindeki radikalizm yanlısı ve terör örgütleriyle mücadele çabalarında kullandığı ana askeri üs haline getirdi.

Fotoğraf Altı: Protestocular, Niamey’deki Fransız Büyükelçiliği önünde Nijer ordusu lehine slogan attılar. (AFP)
Protestocular, Niamey’deki Fransız Büyükelçiliği önünde Nijer ordusu lehine slogan attılar. (AFP)

Paris reddetti

Paris, darbe makamlarının kararına, yalnızca meşru Nijer makamlarının Fransa tarafından tanındığını teyit ederek yanıt verdi.

Ancak gözlemciler, bunu beklenen bir adım olarak nitelendirdi. Niamey, daha önce Bamako ve Vagadugu’da olanları taklit ediyor. Ancak eğer gerçekleşirse, Fransız kuvvetlerinin geri çekilmesi bir gecede gerçekleşemez, bunun yerine askeri konsey ile müzakereler ve zaman çizelgesi üzerinde bir anlaşmaya varılması gerekir.

Paris’in Çad, Fildişi Sahili ve Senegal’de askeri üsleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Paris açısından zorluk, geri çekilen kuvveti alacak bir Afrika ülkesi bulmak olacaktır. Öte yandan askeri konsey tarafından Nijer’de çeşitli çerçevelerde bulunan iki ABD askeri üssü veya Alman, İtalyan ve Belçikalı askerler hakkında herhangi bir bildiri yayınlanmadı. Bu gerçeklik, yabancılaşmanın genel olarak Batı ile değil, özellikle eski sömürge ülke ile olduğunu daha açık bir şekilde gösteriyor.

Ülkedeki durumun çıkmaza girmesi, ECOWAS’ın darbecilere Muhammed Bazoum’u yeniden cumhurbaşkanlığı pozisyonuna getirmeleri için verdiği sürenin sona yaklaşması karşısında öyle görünüyor ki süreç, askeri müdahaleye doğru daha hızlı ilerliyor. Afrika Örgütü’ne üye 11 ülkenin Genelkurmay Başkanları toplantıları Abuja’da sona erdi. Nijer askeri konseyindeki ikinci adamın askeri güç kullanımı çağrısında bulunan ECOWAS cephesine karşı bir cephe kurulmasını görüşmek üzere Bamako ve Vagadugu’ya yaptığı ziyaret de sona erdi.

Fotoğraf Altı: ECOWAS grubunun askeri yetkilileri, çarşamba günü Abuja’da Nijer krizini görüştü. (EPA)
ECOWAS grubunun askeri yetkilileri, çarşamba günü Abuja’da Nijer krizini görüştü. (EPA)

Tehditlere boyun eğme reddedildi

Bu çerçevede cumhurbaşkanlığı muhafızlarının eski başkanı, askeri konsey başkanı ve bugün fiilen komutan olan General Abdurrahman (Ömer) Tchiani, herhangi bir tehdide teslim olmayı reddettiğini, Nijer’in iç işlerine her türlü müdahaleyi reddettiğini ve güçlerinin onları hedef alan herhangi bir askeri harekata yanıt vermeye hazır olduğunu açıkladı. Konsey tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Nijer devletine yönelik herhangi bir saldırı veya saldırı girişimi, üyeliği askıya alınan dost ülkeler (Burkina Faso ve Mali) haricinde örgütün herhangi bir üyesine Nijer savunma ve güvenlik güçleri tarafından uyarı yapılmaksızın anında verilecek bir yanıta tanık olacaktır.”

Bu iki ülke daha önce, Nijer’e yönelik herhangi bir hedef almanın kendilerine karşı bir ‘savaş ilanı’ olarak kabul edileceği ve bunun da askeri müdahalelerini gerektireceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Senegal Dışişleri Bakanı Aissata Tall Sall ise ECOWAS’ın askeri müdahale kararı alması halinde ülkesinin Nijer’de düzenlenecek bir askeri operasyona katılmaya ve Nijer’e asker göndermeye hazır olduğunu açıkladı. Paris’te dolaşan bilgilere göre Fildişi Sahili ve Benin de katılmaya hazır. Nijer Cumhurbaşkanı’nın ‘dostane bir çözüme’ bağlı olduğunu belirtmesine rağmen Nijer kuvvetleri, askeri gücün ana arteri olacak.

Ancak böyle bir çözümün yokluğunda, darbelerin bulaşıcı olmasından korkan ve kendisini ‘Batı Afrika’da istikrarı koruyan, demokratik rejimleri destekleyen ve darbe seçeneğini reddeden’ etkili bir güç olarak empoze etmek isteyen Abuja, müdahaleden geri adım atmanın ECOWAS’a güvenilirliğini kaybettireceğini düşünüyor. Bu durum, yakın zamanda iktidara gelen başkanı Bola Tinubu’ya yansıyacak. Kendisi, demokratik olmayan yollarla gerçekleşen siyasi değişimi reddeden en güçlü isimlerden biri ve Sahel ve Batı Afrika’daki darbecilerin de dahil olduğu geniş bir cephenin kurulmasına da son vermek istiyor.

Fotoğraf Altı: Nijer’den tahliye edilenler, Paris’teki Charles De Gaulle Havalimanı’nda medyaya açıklamalarda bulundular. (AP)
Nijer’den tahliye edilenler, Paris’teki Charles De Gaulle Havalimanı’nda medyaya açıklamalarda bulundular. (AP)

Müdahale isteksizliği

Geriye, ilki Fransa ve ABD pozisyonlarıyla ilgili olan son bir çift soru kalıyor. Elbette Paris ve Washington, ECOWAS’ı teşvik ediyor ancak kesinlikle doğrudan müdahale etmek istemiyorlar ve ‘geriden liderlik’ ilkesiyle çalışmaya gayret gösteriyorlar. Ancak olayların gidişatını değiştirebilirler. İkinci yön ise askeri müdahaleye izin veren ‘yasal örtü’ ile ilgili. Prensip olarak, üçüncüsü olmayan iki yol var. Birincisi, Rusya ve Çin’in veya her ikisinin birlikte olası ‘vetosu’ nedeniyle pek olası olmayan Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) bir karar almaktır. İkincisi de uluslararası toplumun Nijer’in tek meşru başkanı olarak gördüğü Başkan Bazoum’un resmi talebinin ortaya çıkmasıdır. Gündemde ise şu soru var: Bazoum tarafından geçen perşembe akşamı Washington Post’ta yayınlanan, kendisini bir ‘rehine’ olarak gördüğü ve ABD hükümetini ve tüm uluslararası toplumu ‘anayasal düzeni yeniden tesis etmeye yardım etmeye’ çağıran mesaj, ülkesine askeri müdahale için resmi bir çağrı olarak kabul edilecek mi?

Cevabı ilerleyen günlerde belli olacak...



Trump: İran'ın yeni liderleri konuşmak istiyor, ben de kabul ettim

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Şubat 2026’da Teksas, Corpus Christi Limanı’nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaparken. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Şubat 2026’da Teksas, Corpus Christi Limanı’nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaparken. (Reuters)
TT

Trump: İran'ın yeni liderleri konuşmak istiyor, ben de kabul ettim

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Şubat 2026’da Teksas, Corpus Christi Limanı’nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaparken. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Şubat 2026’da Teksas, Corpus Christi Limanı’nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaparken. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın yeni liderliğinin kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu ve bu görüşmeyi kabul ettiğini açıkladı. Trump, söz konusu talebin gecikmiş olmasına da tepki gösterdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü The Atlantic dergisine verdiği röportajda, İran’ın yeni liderliğinin kendisiyle görüşmek istediğini belirtti. Trump, “Onlar konuşmak istiyor ve ben de görüşmeyi kabul ettim. Bu yüzden onlarla görüşeceğim. Bunu çok daha önce yapmalıydılar. Çok pratik ve kolay olan hususları daha önce yerine getirmeliydiler. Ama çok beklediler,” ifadelerini kullandı.

Trump, görüşmenin kiminle yapılacağını ya da tarihini açıklamadı. Ancak, görüşme talebinin gecikmiş olmasını eleştirdi ve İran tarafının “çok kurnazlık oynadığını” söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Ali Hamaney’in vefatı sonrası geçici olarak Yüksek Liderlik görevlerini üstlenen bir liderlik konseyinin kurulduğunu ve bu konseyin kendisi, yargı başkanı ile güçlü Devrim Muhafızları Konseyi üyelerinden oluştuğunu açıkladı.

Trump ayrıca, son dönemde ABD ile yürütülen görüşmelerde yer alan bazı kişilerin artık hayatta olmadığını belirterek, “O görüşmelerde yer alan çoğu kişi artık yok. Bazıları büyük bir darbede hayatını kaybetti,” dedi.

Röportajda Trump, İran’ın daha önce anlaşma fırsatını değerlendirmediğini vurgulayarak, “Bunu daha önce yapmalıydılar. Bir anlaşma yapabilirlerdi. Ama çok beklediler,” ifadelerini kullandı.


ABD'nin İran saldırısı üzerine milyonlarca dolarlık bahis oynanıyor

Bahisçiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarıyla ilgili tahmin piyasası bahislerine milyonlarca dolar yatırdı (ABD Merkez Komutanlığı)
Bahisçiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarıyla ilgili tahmin piyasası bahislerine milyonlarca dolar yatırdı (ABD Merkez Komutanlığı)
TT

ABD'nin İran saldırısı üzerine milyonlarca dolarlık bahis oynanıyor

Bahisçiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarıyla ilgili tahmin piyasası bahislerine milyonlarca dolar yatırdı (ABD Merkez Komutanlığı)
Bahisçiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarıyla ilgili tahmin piyasası bahislerine milyonlarca dolar yatırdı (ABD Merkez Komutanlığı)

Axios'un yeni haberine göre çevrimiçi bahis platformları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları üzerine milyonlarca doların döndüğü bahislerle, insanların savaş üzerinden para kazanması için yeni bir alan açtı

Cumartesi sabahı erken saatlerde ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a askeri saldırılar başlattığını duyurdu. Daha sonra İran, bölgedeki ABD müttefiklerine kendi drone ve füze saldırılarını başlatarak misilleme yaptı; Trump, saldırının İran Dini Lideri Ali Hamaney'i öldürdüğünü söyledi.

Bombalar düşüp insanlar ölürken, dünyanın dört bir yanında bahis oynayanlar bu kaosu paraya çevirdi.

Tahmin piyasası Kalshi'nin, İran'da rejim değişikliği olup olmayacağına ilişkin bahis hacminin 36 milyon dolar olduğu bildirildi.

Benzer bir çevrimiçi bahis sitesi Polymarket, Hamaney'in 31 Mart'ta hâlâ iktidarda olup olmayacağına ilişkin 31 milyon dolardan fazla işlem hacmi gördü.

Milyonlarca dolarlık bahis oynanan diğer sorular, ateşkes ilan edilip edilmeyeceği veya ABD'nin İran'da topyekün istila gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğiydi.

Bahisçiler, Trump'ın askeri eylemlerine bahis oynayarak daha önce de büyük paralar kazanmıştı. ABD, ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakaladığında, hesabı nispeten yeni olan biri, Maduro'nun devrileceğine 30 bin dolar yatırmıştı. Saatler sonra, Trump yönetimi Maduro'yu yakalamış ve bahisçi 436 bin dolardan fazla kazanmıştı.

Bu bahis, içeriden bilgiye sahip birinin piyasayı kendi çıkarları için kullandığı yönündeki spekülasyonları artırmıştı. Platformlarda içeriden bilgiye dayalı bahis oynamak yasak olsa da bu kuralların uygulanması düzenleyicilere değil, sitelerin kendisine bırakılmış durumda.

Şimdiyse içeriden bilgi sahibi diğer kişilerin İran saldırılarını kullanarak zenginleştiğine dair şüpheler var. CoinDesk'e göre Polymarket'taki 6 hesap, ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı düzenleyeceğini tahmin ederek yaklaşık 1,2 milyon dolar kazandı.

Blockchain analizcisi Bubblemaps, bahislerin saldırıdan sadece birkaç saat önce yapıldığını ve hesapların İran saldırısına dair bahis oynamadan önce hiçbir aktivitesinin olmadığını belirtti.

The Independent, Polymarket'tan yorum istedi.

Jeopolitik bahisler yapmak isteyenler için piyasada hâlâ birçok soru var.

Kalshi'nin İran'la ilgili ayrı bir bölümü var; burada bahisçiler Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatıp kapatmayacağına ve bir sonraki Dini Lider'in kim olacağına dair bahis oynayabiliyor. Halihazırda bu soruya verilen en yaygın yanıt, bu makamın kaldırılacağı yönünde ve bu da rejim değişikliğine inanıldığını gösteriyor.

Polymarket, Hamaney'in 31 Mart'ta İran'ı yönetip yönetmeyeceği konusunda hâlâ bahis kabul ediyor ve bahisçilerin yüzde 93'ü hayır diyor.

Gerçek kumarbazlar, ABD'nin bir sonraki saldırısının hangi ülkeye yönelteceğine dair bahis oynayabilir. Haber yazıldığı sırada bu soruya 2 milyon dolardan fazla bahis yapılmıştı ve bahisçilerin yüzde 93'ü Trump'ın bir sonraki hedefinin Somali olacağını düşünüyordu.

Independent Türkçe


İran Devrim Muhafızları, “Abraham Lincoln” uçak gemisini 4 balistik füzeyle hedef aldığını açıkladı

USS Abraham Lincoln geçen hafta Arap (Umman) Denizi’nde görev yapıyordu (Reuters).
USS Abraham Lincoln geçen hafta Arap (Umman) Denizi’nde görev yapıyordu (Reuters).
TT

İran Devrim Muhafızları, “Abraham Lincoln” uçak gemisini 4 balistik füzeyle hedef aldığını açıkladı

USS Abraham Lincoln geçen hafta Arap (Umman) Denizi’nde görev yapıyordu (Reuters).
USS Abraham Lincoln geçen hafta Arap (Umman) Denizi’nde görev yapıyordu (Reuters).

İran Devrim Muhafızları, ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’i dört balistik füzeyle hedef aldığını duyurdu.

Devrim Muhafızları, İran medyasında yayımlanan açıklamada, saldırının “İran Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen eylemlerin devamı” olduğunu ve “Amerikan-Siyonist düşman hedeflerine yönelik” gerçekleştirildiğini belirtti.

Açıklamada, “Silahlı Kuvvetlerimizin düşmanın yıpranmış askeri yapısına yönelttiği güçlü darbeler yeni bir aşamaya girdi” ifadelerine yer verildi ve “kara ve deniz, her zamankinden daha fazla saldırgan teröristlerin mezarı olacak” vurgulandı.

İlerleyen saatlerde operasyonla ilgili “ek bilgiler ve ilgili haberlerin” paylaşılacağı bildirildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) henüz bir yorum gelmedi.

“Öfke Destanı” operasyonunun başlamasından önce, USS Abraham Lincoln Arap (Umman) Denizi’nde konuşlandırılmıştı.