Amerikan şirketleri Çin'den ithalatı azaltıyor

Birçok şirket gerilen ilişkiler nedeniyle tedarik zincirlerini yeniden organize ediyor

Küresel üretimin yüzde 31'i Çin'de yapılıyor (Reuters)
Küresel üretimin yüzde 31'i Çin'de yapılıyor (Reuters)
TT

Amerikan şirketleri Çin'den ithalatı azaltıyor

Küresel üretimin yüzde 31'i Çin'de yapılıyor (Reuters)
Küresel üretimin yüzde 31'i Çin'de yapılıyor (Reuters)

Washington'la Pekin arasındaki ilişkilerde tansiyonun dozu artarken, ABD şirketleri de Çin merkezli tedarikçilere olan bağımlılığını azaltma yoluna gidiyor.

Amerika Birleşik Devletleri Sayım Bürosu (Census Bureau) verilerine göre, ABD şirketlerinin Çin'den yaptıkları ithalat bir önceki yıla göre yüzde 24 oranında azaldı.

ABD merkezli Washington Post gazetesi bu bağlamda HP, Stanley Black & Decker ve Lego gibi şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden organize ettiklerini yazdı.

Gazete siyasi sebepler kadar ekonomik nedenlerin de bu değişim de rol oynadığını aktardı.

Trump yönetimi döneminde Çin ürünlerinin neredeyse üçte ikisine ek gümrük tarifeleri getirilmişti. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen geçen günlerde bu tarifelerin kaldırılması için henüz erken olduğunu belirtmişti.

Çin'deki işçi maaşlarının artması ve Şi Cinping'in devlet merkezli ekonomi stratejisinin de ticari ilişkilerin gerilemesine neden olan faktörler arasında olduğu belirtiliyor.

Vietnam ve Tayland'ın bölgede kalmak isteyen Amerikan şirketleri için alternatif olarak ortaya çıktıkları belirtilirken, Meksika ise küresel tedarik zincirleri yerine bölgesel alternatiflere yönelmek isteyen şirketlerin bir numaralı tercihi oldu.

Hindistan ise iPhone'ların üretimini bu ülkeye kaydırmak isteyen Apple gibi üreticilerin ilgisini çekmeyi başarmıştı.

Londra merkezli ekonomik danışmanlık şirketi Oxford'un başekonomisti Adam Slater konuyla ilgili, "Hükümetlerin birbirlerine karşı takındıkları daha düşmanca ve çatışmacı tavır özel sektörün kararlarını da etkilemeye başladı. Çünkü bu durum risk profilini değiştiriyor" yorumunu yaptı.

Oxford'un verilerine göre Amerikalıların ithal ürünlere harcadığı her 6 dolardan biri Çin mallarına gidiyor. Bu oran pandemi öncesi dönemde 4'te 1 seviyelerindeydi. 

ABD'nin yanı sıra Japonya da Çin'den ithalatı azaltırken, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinin yaklaşımında ise bir değişiklik yaşanmadı.

ABD'li şirketler Çin'e olan bağımlılıklarını azaltma yoluna giderken, Biden yönetimiyse Pekin'le ticareti azaltma politikalarının olmadığını, sadece kritik tedarik hatlarını ABD'ye ve müttefik ülkelere taşımak istediklerini belirtiyor.
 

Independent Türkçe, Washington Post, FT



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.