Rusya’nın Ukrayna'nın doğusundaki saldırısında 8 kişi öldü

Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'ta hedeflenen binadaki yıkımın bir kısmı (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'ta hedeflenen binadaki yıkımın bir kısmı (AFP)
TT

Rusya’nın Ukrayna'nın doğusundaki saldırısında 8 kişi öldü

Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'ta hedeflenen binadaki yıkımın bir kısmı (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'ta hedeflenen binadaki yıkımın bir kısmı (AFP)

Rus ordusunun son günlerde toprak kazanımları elde ettiğini söylediği Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'ta bir binaya iki Rus füzesinin isabet etmesi sonucu en az sekiz kişi öldü.

Pokrovsk'taki AFP muhabirleri, ağır hasar görmüş beş katlı binanın çevresinde kurtarma ekiplerinin çalıştığını aktardı. Yaralıların molozların arasından tahliye edildiği belirtilen haberde, apartmanlarda mahsur kalan sakinlerin büyük merdivenler kullanarak aşağı indirmeye çalıştığı kaydedildi.

Donetsk Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı Pavlo Kirilenko Telegram kanalından yaptığı açıklamada, saldırılarda beş kişinin öldüğünü 14 kişinin ise yaralandığını ifade etti. Kirilenko, saldırıda dokuz polis ve bir askeri personelin de yaralandığını belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy daha önce Rusya'nın "sıradan bir konut binasını" hedef aldığını söyledi. Zelenskiy sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İki füze atıldı. Sıradan bir konut binası vuruldu. Maalesef kurbanlar. Kurtarma çalışmaları sürüyor” ifadelerini kullandı

Zelenskiy, insanların üst tabakası saldırıyla tahrip olan Sovyet döneminden kalma beş katlı bir binadan moloz kaldırdığını gösteren bir video klip yayınladı.

Pokrocsk savaş önce 60 bin nüfusa sahipti.

Pokrovsk askeri yönetimi Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, “Kurtarma operasyonu devam ediyor. Bugün acı, öfke ve gözyaşıyla boğulmuş durumdayız” ifadelerine yer verdi.

Rus ilerlemesi

Rus ordusu, Ukrayna'nın kuzeydoğusundaki Kobyansk'a doğru 3 gün içinde 3 kilometre ilerlediğini doğruladı. AFP’nin haberine göre Kobyansk, son birkaç haftadır Rus saldırısı altında olan Ukrayna güçlerinin geçtiğimiz Eylül ayında kurtardığı bölgelerden biri.

Rusya Savunma Bakanlığı günlük açıklamasında, “Geçtiğimiz üç gün boyunca Rus askerleri,  11 kilometre uzunluğundaki şeritte 3 kilometreden fazla ilerleme kaydetti” ifadelerine yer verdi.

Aynı kaynak, çatışmadan önce nüfusu 26 ila 28 bin arasında olan Kobyansk şehrinin kuzeydoğusunda, Vilshana ve Berkotravnin kasabaları arasında yer alan bir bölgede ilerleme kaydedildiğini Bildirdi.

Ukrayna ordusu, Ukrayna'nın doğu ve güneyinde Rus ordusu tarafından işgal edilen bölgeleri geri almak amacıyla Haziran ayında geniş çaplı bir karşı saldırı başlattı.

Ancak Rusya savunma hatlarını siperler, tanksavar tuzakları ve mayın tarlalarıyla güçlendirdiği için şimdiye kadarki ilerleme yavaş oldu.

Geçtiğimiz Eylül ayında Kobyansk ve çevresi ile Harkov bölgesinin büyük bir bölümünün Rus ordusundan kurtarılmasına olanak sağlayan karşı saldırı oldu.

Cidde Zirvesi

Ukrayna, Moskova'nın davet edilmediği çatışmayı sona erdirmek için barışçıl bir çözümü tartışmak üzere hafta sonunda Suudi Arabistan'da düzenlenen zirveden "memnun" olduğunu teyit etti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde yapılan görüşmeler, aralarında Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan güçlerin de bulunduğu yaklaşık 40 ülkeyi bir araya getirdi, ancak her iki ülke de Batı'nın Rusya'yı cezalandırma çabalarından rahatsız görünmüyor.

ABD, Çin'in bu müzakerelere katılımını memnuniyetle karşıladı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, “Çin'in varlığının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.