ABD Kongresi’nin gündeminde Ukrayna'ya büyük çapta yardım göndermek varhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4478211-abd-kongresi%E2%80%99nin-g%C3%BCndeminde-ukraynaya-b%C3%BCy%C3%BCk-%C3%A7apta-yard%C4%B1m-g%C3%B6ndermek-var
ABD Kongresi’nin gündeminde Ukrayna'ya büyük çapta yardım göndermek var
Biden ve Zelenskiy, Japonya’da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında bir araya geldiler. (AP)
ABD Kongresi, 10 milyar doları bulan Ukrayna'ya yönelik yeni bir yardım paketi talebini görüşüyor. ABD Tedarik, Lojistik ve Teknolojiden Sorumlu Ordu Müsteşar Yardımcısı Douglas R. Bush, Başkan Joe Biden yönetiminin sonbaharda görüşülmek ve oylanmak üzere Kongre'ye yeni bir yardım paketi talebi göndermek için çalıştığını söyledi. Bush, ABD yönetiminin ‘Ukrayna'yı desteklemek için cephane finansmanı sağlamak ve mühimmat satın alınmasını desteklemek için Kongre'ye güçlü argümanlar sunacağına’ işaret etti. ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Ukrayna'ya göndermeyi kabul ettiği 31 Abrams tankının önümüzdeki ay teslim edilmeye başlayacağı bilgisini paylaştı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Ukrayna’ya gönderilen ABD askeri yardımı 43 milyar doları aştı. Bu durum, senatörler arasında daha fazla fon sağlama konusunda şüphelere neden oluyor. Bu da yönetimi, Tayvan'ı desteklemek ve Oaks denizaltı anlaşması gibi diğer finansman kalemlerini kapsama almaya sevk etti. Zira özellikle Temsilciler Meclisi'nde 70 milletvekilinin Ukrayna'ya ek yardım sağlanmasına karşı oy kullanmıştı.
Biden yönetiminin, Pentagon'un Kiev'e tahsis edilen yardımda yanlış hesapladığı 6 milyar dolar kapsamında Ukrayna'ya 200 milyon dolarlık askeri yardım gönderileceğini açıklaması bekleniyor. Bu miktar, beklenen yeni fon talebinin aksine Kongre onayı gerektirmiyor.
Rapor: ABD Kongresi’ndeki bir komite, Çin’in Birleşik Krallık’taki İsrail karşıtı protestoları desteklediğini iddia ediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5307020-rapor-abd-kongresi%E2%80%99ndeki-bir-komite-%C3%A7in%E2%80%99-birle%C5%9Fik-krall%C4%B1k%E2%80%99taki-i%CC%87srail-kar%C5%9F%C4%B1t%C4%B1
Rapor: ABD Kongresi’ndeki bir komite, Çin’in Birleşik Krallık’taki İsrail karşıtı protestoları desteklediğini iddia ediyor
ABD Kongresi (Arşiv – EPA)
İngiliz Telegraph gazetesinin dün bildirdiğine göre, ABD Kongresi’ndeki bir komite, ABD’de kurulan sol görüşlü feminist protesto grubu Code Pink’e yönelik gizli Çin desteği iddialarını araştırıyor. Komite üyelerinin, dış müdahale soruşturması kapsamında örgütün Birleşik Krallık’taki faaliyetlerini de incelediği belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın aktardığı haberde, Code Pink’in Birleşik Krallık’ta, ülkenin ‘Gazze Şeridi’ndeki soykırıma’ dahil olmasına karşı protestolar düzenlediği, aktivistlerini Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) üslerinin önünde gösteri yapmaya teşvik ettiği ve İngiliz liderlerin ‘Siyonizm tarafından satın alındığını’ öne süren açıklamalar yayınladığı kaydedildi.
Soruşturmanın; Pekin’in, Batı’daki tartışmalı konuları toplumsal gerilimleri tırmandırmak ve eleştirmenlerin ifadesiyle rakiplerine karşı bir ‘siyasi savaş’ yürütmek amacıyla kullanmaya çalıştığına dair endişelerin ortasında geldiği vurgulandı.
Şarku’l Avsat’ın Telegraph’tan aktardığına göre, ABD Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi, dünya genelinde Çin propagandasını finanse etmekle suçlanan teknoloji devi Neville Roy Singham ile bağlantılı şirketlerden, Code Pink’in Birleşik Krallık’taki uzantısıyla ilişkili bir firmaya ödeme yapıldığı iddialarını inceliyor.
Büyük Halk Salonu’nda asılı olan ABD ve Çin bayrakları (Arşiv – AP)
Komite ayrıca Singham’ı, ‘ilerici savunuculuk ile Çin Komünist Partisi (ÇKP) söylemini harmanlayan gruplara yüz milyonlarca dolar aktararak ÇKP propagandasını etkili bir şekilde beslemek ve yurt dışındaki ideolojik aşılama çabalarını finanse etmekle’ suçladı. ABD Adalet Bakanlığı da Çin ile bağlantıları nedeniyle Singham hakkında bir soruşturma başlattı.
Çin ile yakın ilişkileri bulunan Singham, Şanghay’da yabancılara ‘Çin’in küresel alanda imza attığı mucizeleri’ tanıtmayı amaçlayan devlet bağlantılı bir şirketle aynı ofisi paylaşıyor.
The New York Times tarafından yapılan bir araştırmaya göre Singham, 2023 yılında ÇKP’nin partinin uluslararası alanda tanıtımına ilişkin düzenlediği bir çalıştaya katıldı.
Singham’ın ağına yönelik incelemeler, Pekin’in yalnızca Çin hakkında olumlu bir imaj çizmekle kalmayıp, Batılı demokrasilerdeki siyasi bölünmelerden yararlanmaya çalıştığına dair geniş çaplı endişelerin ortasında yürütülüyor.
Çin, daha önce de Batı’daki mevcut gerilimleri tırmandırmak amacıyla gizli sosyal medya kampanyaları yürütmekle suçlanmıştı.
ABD Kongresi Bütçe Komitesi Başkanı Jason Smith, Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, “Komitemizin yürüttüğü soruşturma, Singham’ın parasının ve nüfuzunun ABD sınırlarıyla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Komite, Singham’ın sağladığı finansmanın yalnızca ABD’de değil, Birleşik Krallık da dahil olmak üzere yurt dışında da Hamas ve komünizm yanlısı unsurları desteklediğinin farkındadır” ifadelerini kullandı.
Kongre’den bir kaynak ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, müfettişlerin Birleşik Krallık’taki gruplara yönelik Çin finansmanı iddialarından haberdar olduğunu ve bu hususun soruşturmanın bir parçası olduğunu belirtti. Kaynak, “Çin’in Birleşik Krallık ve ABD’deki Hamas destekçilerini ve solcu grupları finanse ettiğinin farkındayız. Bu nedenle konuyu araştırıyoruz ve araştırmaya devam edeceğiz” dedi.
ABD’deki Code Pink örgütü, ağının Pekin’deki komünist rejim lehine Çin yanlısı propaganda ürettiği gerekçesiyle çok sayıda soruşturmayla karşı karşıya kalan Singham’dan milyonlarca dolar fon sağladı. Kongre Komitesi, Singham’ın eşi Jodie Evans tarafından kurulan Code Pink örgütünün “Singham ve Çin Komünist Hükümeti tarafından finanse edildiği ve yönlendirildiği” iddiasında bulundu.
Telegraph’ın aktardığına göre Code Pink ile bağlantılı İngiliz bir şirket, 2020 ve 2021 yıllarında Singham’ın ağına mensup olduğu öne sürülen kuruluşlardan 250 bin dolardan fazla ödeme aldı.
Söz konusu şirket, 2024 yılında ise Singham ağıyla ilişkili olduğundan şüphelenilen bir diğer kuruluş olan People’s Support Foundation’dan ‘danışmanlık hizmetleri’ karşılığında 94 bin 950 dolar ek finansman temin etti.
7 Ekim’in ardından binlerce Filistin destekçisi Londra sokaklarında gösteri düzenledi. (Arşiv – Reuters)
Code Pink örgütü, aktivistleri Filistin yanlısı kitlesel yürüyüşlere katılmaya teşvik ederken; Londra’da Savunma Bakanlığı ile bir savunma sanayii şirketinin ofisi önünde gösteriler düzenledi.
Örgüt, kendisini savaşları ve emperyalizmi sona erdirmek, barış ile insan haklarını desteklemek amacıyla faaliyet gösteren taban tabana yayılmış bir feminist kuruluş olarak tanımlıyor.
Birleşik Krallık’ın yurt dışındaki askeri üslerinin kapatılması çağrısında bulunan Code Pink, RAF’ın Gazze Şeridi üzerindeki keşif uçuşları için kullandığı Kıbrıs’taki Ağrotur Üssü’nde de protesto gösterisi düzenlemişti.
Londra’daki Parlamento Meydanı’nda Big Ben saatinin yanında dalgalanan İngiliz bayrakları (Reuters)
Geçen yılın mayıs ayında kuruluş, İngiliz hükümetinin İsrail’e verdiği desteği kınamıştı. İsrailli bakanların, askeri operasyonlarını ‘dünyanın durduramayacağına’ ilişkin açıklamalarına yanıt veren Code Pink, “Siyonizm tarafından satın alınan liderlerimiz bunu kesinlikle yapmayacak, ancak halk yapacak” ifadesini kullanmıştı.
Gazeteye göre kuruluş, finansman kaynakları ve Pekin yanlısı tutumu nedeniyle Washington’da inceleme altına alındı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili Telegraph’a yaptığı açıklamada, “Code Pink hem ABD’nin hem de müttefiklerinin çıkarlarına karşı kışkırtıcılık yapmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu iddialar, İngiliz milletvekillerinin durumun doğruluğunun yetkili makamlarca soruşturulmasını talep etmesine yol açtı. İşçi Partisi Milletvekili Sarah Champion, “Birleşik Krallık, yapılan ödemeleri, bunların etki derecesini ve nihai sorumlularını araştırmak üzere ABD ile ortak hareket etmelidir. ABD ile tek bir cephe oluşturmalı ve sıfır tolerans göstermeliyiz” dedi.
Muhafazakâr Parti Milletvekili Alicia Kearns ise, “ÇKP’nin oluşturduğu tehdit teorik ya da soyut bir tehdit değildir. Demokrasimize müdahaleyi sistematik ve geniş çaplı bir operasyona dönüştüren, ÇKP’nin kışkırtıcı söylemlerini papağan gibi tekrarlayan grupları organize edip fonlayan bu aracılarda somutlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.
Kearns ayrıca, “Sözleriyle ve eylemleriyle demokrasimizi, güvenliğimizi ve egemenliğimizi baltalıyorlar. Hükümet bu ağları acilen soruşturmalı ve ÇKP adına hareket eden kayıtsız kişileri yargılamak için Ulusal Güvenlik Yasası'nı tümüyle uygulamalıdır” çağrısında bulundu.
Elon Musk ve Donald Trump'ın arası nasıl düzeldi?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5307018-elon-musk-ve-donald-trump%C4%B1n-aras%C4%B1-nas%C4%B1l-d%C3%BCzeldi
Musk, Trump'ın seçim kampanyası için toplamda 300 milyon dolara yakın bağış yapmıştı (AFP)
ABD'de kasımda düzenlenecek ara seçim öncesi Başkan Donald Trump ve Elon Musk yeniden yakınlaşıyor.
Tesla CEO'su Musk, Trump'ın geçen yıl haziranda açıkladığı kapsamlı vergi paketine karşı çıkmış, elektrikli araçlara yönelik teşviklerin kaldırılmasının Tesla'ya zarar vereceğini söylemişti.
Daha sonra Trump'ın Jeffrey Epstein dosyalarında adının geçtiğini de öne sürmüştü. Trump ise Musk'ın SpaceX firmasının federal hükümetle yaptığı sözleşmeleri iptal etme tehdidi savurmuştu.
Trump'ın seçim kampanyasına büyük destek veren Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nda (DOGE) yaptığı kesintilerle de tartışma yaratmıştı. Trump'ın kabinesinden bazı isimler, DOGE'un faaliyetlerine karşı çıkmış, bu da ikili arasında sürtüşme yaratmıştı.
Musk daha sonra DOGE'dan ayrılıp Tesla'ya odaklanmaya karar vermişti.
Ancak Wall Street Journal'ın (WSJ) analizine göre Trump ve Musk, ABD başkanının mayısta gerçekleştirdiği Çin ziyareti sırasında tekrar yakınlaştı.
New York Times da 30 Temmuz'daki haberinde Musk'ın, ara seçimde Cumhuriyetçilerin kampanyasına en az 100 milyon dolar bağış yapacağını yazmıştı.
WSJ'nin analizinde, Trump-Musk ilişkisinin onarılmasında ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Cumhuriyetçi liderin oğlu Donald Trump Jr.'ın da önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Musk'ın yeni bir siyasi parti kurma planından vazgeçmesinde Vance'le ilişkisini koruma isteğinin etkili olduğu yazılıyor.
SpaceX'in ABD yönetimi açısından stratejik önemi de Trump ve Musk arasındaki yakınlaşmanın önemli unsurlarından biri olmuş.
Trump yönetiminin, SpaceX'in Pentagon ve NASA'yla sözleşmelerini korumak istediği belirtiliyor.
SpaceX'in hazirandaki tarihi halka arzı, Musk'ı dünyanın ilk trilyoneri yapmıştı. Trump, Musk'la iletişime geçerek onu tebrik ettiğini söylemişti.
Diğer yandan analize göre Musk, 2024 seçimlerindeki kadar görünür olmayı planlamıyor.
X'in sahibi Musk, geçen hafta Economist'te yayımlanan söyleşisinde "Sanırım siyasete biraz fazla bulaştım. Kendimi kaptırdım" demişti.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times
Venezuela, Birleşik Krallık'taki altınlarını istiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5307016-venezuela-birle%C5%9Fik-krall%C4%B1ktaki-alt%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1-istiyor
Venezuela, Birleşik Krallık'taki altınlarını istiyor
Venezuela'daki depremlerde can kaybı artarken, Karakas yönetimi ekonomiyi toparlamaya çalışıyor (Reuters)
Venezuela yönetimi, Birleşik Krallık Merkez Bankası'ndaki 4 milyar dolar değerinde altınını geri almak istiyor.
Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez, dünkü açıklamasında 31 ton altının iadesini istediklerini söyledi.
Haziranda yaşanan büyük depremlerin yaralarını sarmaya çalışan Latin Amerika ülkesinde aylık enflasyon da sert yükseldi.
Venezuela Merkez Bankası, depremlerin yarattığı ekonomik sarsıntının da etkisiyle enflasyonun temmuzda yüzde 19,9'a vardığını açıkladı. Bu oran haziranda yüzde 13,8'di.
Reuters'ın Merkez Bankası verilerine dayanan hesabına göre temmuz ayı sonuçlarıyla yıllık enflasyon oranı yüzde 575,9 oldu.
Ülkenin geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez'in ağabeyi Jorge Rodriguez, yeni ev inşaatları, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, elektrik tedarikinin sağlanması ve enkazın kaldırılmasına yönelik projelere odaklanacaklarını söyledi.
Ayrıca "Venezuela'nın Birleşik Krallık Merkez Bankası'ndaki uluslararası varlıklarının geri kazanılması için çabalarını yoğunlaştıracaklarını" söyledi. Bunda hem iktidarın hem de muhalefetin mutabık kaldığını vurguladı.
Delcy Rodriguez, ABD'nin 3 Ocak'ta düzenlediği operasyonla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçmişti.
Karakas yönetimi, ilk kez 2018 sonunda Britanya'dan altınları iade etmesini istemişti. Ancak Londra yönetimi talebi reddetmişti.
Daha sonra Maduro hükümeti, pandemiyle mücadele kapsamında altınların iadesi için Mayıs 2020'de Birleşik Krallık Merkez Bankası'na karşı dava açmıştı.
Britanya Yüksek Mahkemesi ise Londra yönetiminin, Nicolas Maduro yerine muhalefet lideri Juan Guaido'yu devlet başkanı olarak tanıdığını bildirmişti. Bu gerekçeyle Maduro hükümetinin talebinin dikkate alınamayacağı vurgulanarak davanın reddine karar verilmişti.