İngiliz Büyükelçi, tutuklu gazetecilere verdiği destek nedeniyle Tahran'ı kızdırdı

İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff’i ‘iç işlerine karışmakla’ suçladı.

 İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff 'in, Tahran'daki büyükelçiliğin duvarındaki düşmanca sloganların silinmesine yardım etti. (Shercliff'in sosyal medya hesapları)
İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff 'in, Tahran'daki büyükelçiliğin duvarındaki düşmanca sloganların silinmesine yardım etti. (Shercliff'in sosyal medya hesapları)
TT

İngiliz Büyükelçi, tutuklu gazetecilere verdiği destek nedeniyle Tahran'ı kızdırdı

 İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff 'in, Tahran'daki büyükelçiliğin duvarındaki düşmanca sloganların silinmesine yardım etti. (Shercliff'in sosyal medya hesapları)
İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff 'in, Tahran'daki büyükelçiliğin duvarındaki düşmanca sloganların silinmesine yardım etti. (Shercliff'in sosyal medya hesapları)

İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff'in İran'da Gazeteciler Günü münasebetiyle (içlerinde genç kadın Mahsa Amini'nin ölümünün ardından ülkeyi sarsan protestolar sırasında yetkililer tarafından tutuklananların da olduğu) gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunduğu açıklamasından duyduğu öfkeyi dile getirdi.

Shercliff, dün X (eski adıyla Twitter) resmi hesabından yaptığı paylaşımda tutuklu tüm gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Shercliff yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Görev yapması engellenen ve can güvenliği tehdit edilen tüm gazetecilere şükranlarımızı sunuyoruz. İran'a, tüm gazeteciler de dahil olmak üzere keyfi olarak gözaltına alınan herkesi serbest bırakma çağrımızı yineliyoruz.”

İran, her yıl 8 Ağustos'ta Gazeteciler Günü’nü kutluyor.

İngiliz Büyükelçi’nin paylaşımı İranlılar arasında farklı tepkilere yol açtı. Shercliffe’in tutumu, İranlı gazetecilerin çoğunluğu tarafından memnuniyetle karşılanırken İran Dini Lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) destekçisi aktivistler ve gazeteciler tarafından eleştirildi.

Mehr haber ajansı, ‘İran Dışişleri Bakanlığı Batı Avrupa Genel Müdürü Mecid Nili'nin Shercliffe'e paylaşımının diplomatik teamüllere aykırı, iç işlere müdahalenin açık örneği ve kabul edilemez olduğunu aktardığını’ bildirdi.

Arap Dünyası Haber Ajansı'na göre İranlı yetkili, İngiliz Büyükelçi’yle yaptığı görüşmede ‘kayıtsızlık, sorumsuzluk ve diplomatik normlardan uzaklaşmanın iç işlere müdahalenin açık örnekleri olduğunu ve bu konunun da kesinlikle kabul edilemeyeceğini’vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tahran'daki Gazeteciler Sendikası’na göre İranlı yetkililer, Eylül 2022'de genç kadın Mahsa Amini'nin ölümü üzerine protestoların başlamasından bu yana 100'den fazla gazeteciyi tutukladı.

Tahran Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Ekber Montecebi, ‘gazeteciliğin kara çağı’ olarak nitelendirdiği geçen yıl İran’da 100'den fazla gazetecinin tutuklandığını aktardı.



Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
TT

Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)

Myanmar'da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde can kaybı 3 bini geçerken, darbe yönetiminin afet bölgelerine yardım ulaştırılmasını engellediği bildiriliyor. 

BBC’nin görüştüğü sivil toplum kuruluşları (STK) ve insan hakları örgütleri, cuntanın afet bölgelerine yardım akışını kesintiye uğrattığını savunuyor. 

Myanmar merkezli uluslararası insan hakları örgütü Fortify Rights’tan John Quinley, depremin merkez üssü Sagaing ve Mandalay’de darbe yönetiminin sokağa çıkma yasağı uyguladığını söylüyor. Ayrıca yardım malzemelerinin giriş çıkışlarının yavaşlatıldığını ve kontrol noktalarında uzun kuyruklar oluştuğunu belirtiyor. Myanmar ordusunun yardım çalışanlarına kasten saldırdığını da öne sürüyor.

Depremlerin etkisi Tayland ve Çin’de de hissedilmişti. Çin, Myanmar’ın yardımına koşan ilk ülkelerden biri oldu ancak Çinli Kızılhaç ekibine ateş açılması endişeleri daha da artırdı. 

Myanmar ordusu, depremden etkilenen bölgelere yardım ulaştırmak üzere ülkenin kuzeyindeki Şan eyaletine giden Çin Kızılhaç Cemiyeti konvoyuna ateş açmıştı. Ordudan yapılan açıklamada, salı gecesi yaşanan olayda 9 araçlı konvoya “dur” çağrısına uymadığı için ateş edildiği bildirilmişti. Konvoy, saldırı sırasında cuntaya karşı mücadele eden Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (TNLA) kontrolündeki bölgeden geçiyordu. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, olayın ardından yaptığı açıklamada, yardım görevlilerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Myanmar direktörü James Rodehaver da cuntanın, isyancıları ve halkı “cezalandırmak” amacıyla yardımlara el koyduğunu iddia ediyor:

Cunta, yerel nüfus tarafından genel olarak destek görmüyor. Dolayısıyla onları insani yardımdan mahrum bırakarak hem cezalandırıyor hem de direnme kapasitelerini zayıflatıyor.

265 STK’nin ortak imzaladığı ve pazar günü yayımlanan bildiride, depremlerden en kötü etkilenen bölgelerin, cunta karşıtı direniş gruplarının kontrolündeki yerler olduğuna dikkat çekilmişti. 

Myanmar'da askeri darbeyi meşru görmeyenlerin kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin (NUG) aktardığına göre depremden kısa süre sonra savaş jetleri, isyancıların elindeki afet bölgelerine saldırı düzenledi. Operasyonlarda 50 sivilin öldüğü ileri sürülüyor. Cunta ise saldırı iddialarını yalanlamıştı. 

Öte yandan cunta lideri General Min Aung Hlaing, yardımların kolay ulaştırılmasını sağlamak için isyancıların yaptığı ateşkes teklifini başta reddetmiş, sonradan kararını değiştirip kabul etmişti. Bu kapsamda çarşamba itibarıyla 20 günlük ateşkes ilan edilmişti. General Min, depremlerin ardından uluslararası yardım çağrısı da yapmıştı. 

Independent Türkçe, BBC, Reuters