İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan bu hafta sonu Riyad’ı ziyaret edecek

Suudi Arabistan ve İran arasındaki büyükelçi adımı yakın zamanda atılacak.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi geçtiğimiz haziran ayında Tahran’da Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile bir araya geldi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi geçtiğimiz haziran ayında Tahran’da Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile bir araya geldi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan bu hafta sonu Riyad’ı ziyaret edecek

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi geçtiğimiz haziran ayında Tahran’da Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile bir araya geldi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi geçtiğimiz haziran ayında Tahran’da Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile bir araya geldi. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın bu hafta sonu Riyad’a günübirlik bir ziyarette bulunması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Abdullahiyan Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan ile bir araya gelecek.

Abdullahiyan dün yaptığı açıklamalarda, önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan ile İran arasında büyükelçi değişimi yaşanacağını doğrulayarak, “Önümüzdeki günlerde büyükelçimiz Suudi Arabistan’a gidecek. Riyad büyükelçisi de Tahran’a gelecek” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasır Kenani haftalık basın toplantısında, “Riyad ziyareti sırasında Abdullahiyan, ikili meseleleri ve çeşitli alanları görüşecek. İki ülke içinde iyi sonuçlar elde edileceğini umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ve İran, yaklaşık yedi yıl aradan sonra Çin’in arabuluculuğuyla 10 Mart’ta diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması için anlaşma imzaladı. Çin’in himayesinde yapılan ortak üçlü açıklamada iki ülke, devletlerin egemenliğine saygı duyacağını ve iç işlerine karışmayacağını vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre açıklamada ekonomi, ticaret, yatırım, teknoloji, bilim, kültür, spor ve gençlik alanlarında iş birliği de dahil olmak üzere Suudi Arabistan ile İran arasındaki tüm ortak anlaşmaların etkinleştirildiği belirtildi.



Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
TT

Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)

Myanmar'da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde can kaybı 3 bini geçerken, darbe yönetiminin afet bölgelerine yardım ulaştırılmasını engellediği bildiriliyor. 

BBC’nin görüştüğü sivil toplum kuruluşları (STK) ve insan hakları örgütleri, cuntanın afet bölgelerine yardım akışını kesintiye uğrattığını savunuyor. 

Myanmar merkezli uluslararası insan hakları örgütü Fortify Rights’tan John Quinley, depremin merkez üssü Sagaing ve Mandalay’de darbe yönetiminin sokağa çıkma yasağı uyguladığını söylüyor. Ayrıca yardım malzemelerinin giriş çıkışlarının yavaşlatıldığını ve kontrol noktalarında uzun kuyruklar oluştuğunu belirtiyor. Myanmar ordusunun yardım çalışanlarına kasten saldırdığını da öne sürüyor.

Depremlerin etkisi Tayland ve Çin’de de hissedilmişti. Çin, Myanmar’ın yardımına koşan ilk ülkelerden biri oldu ancak Çinli Kızılhaç ekibine ateş açılması endişeleri daha da artırdı. 

Myanmar ordusu, depremden etkilenen bölgelere yardım ulaştırmak üzere ülkenin kuzeyindeki Şan eyaletine giden Çin Kızılhaç Cemiyeti konvoyuna ateş açmıştı. Ordudan yapılan açıklamada, salı gecesi yaşanan olayda 9 araçlı konvoya “dur” çağrısına uymadığı için ateş edildiği bildirilmişti. Konvoy, saldırı sırasında cuntaya karşı mücadele eden Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (TNLA) kontrolündeki bölgeden geçiyordu. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, olayın ardından yaptığı açıklamada, yardım görevlilerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Myanmar direktörü James Rodehaver da cuntanın, isyancıları ve halkı “cezalandırmak” amacıyla yardımlara el koyduğunu iddia ediyor:

Cunta, yerel nüfus tarafından genel olarak destek görmüyor. Dolayısıyla onları insani yardımdan mahrum bırakarak hem cezalandırıyor hem de direnme kapasitelerini zayıflatıyor.

265 STK’nin ortak imzaladığı ve pazar günü yayımlanan bildiride, depremlerden en kötü etkilenen bölgelerin, cunta karşıtı direniş gruplarının kontrolündeki yerler olduğuna dikkat çekilmişti. 

Myanmar'da askeri darbeyi meşru görmeyenlerin kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin (NUG) aktardığına göre depremden kısa süre sonra savaş jetleri, isyancıların elindeki afet bölgelerine saldırı düzenledi. Operasyonlarda 50 sivilin öldüğü ileri sürülüyor. Cunta ise saldırı iddialarını yalanlamıştı. 

Öte yandan cunta lideri General Min Aung Hlaing, yardımların kolay ulaştırılmasını sağlamak için isyancıların yaptığı ateşkes teklifini başta reddetmiş, sonradan kararını değiştirip kabul etmişti. Bu kapsamda çarşamba itibarıyla 20 günlük ateşkes ilan edilmişti. General Min, depremlerin ardından uluslararası yardım çağrısı da yapmıştı. 

Independent Türkçe, BBC, Reuters